Dr. Naci Hasanefendi
Köşe Yazarı
Dr. Naci Hasanefendi
 

Sosyal Bir Olgu Olarak Toplu Yemek

Sosyal yaşamın gereği oldukça sık toplu yemeklere katılmak durumundayız. Bu tarz yemekler meslek odaları her türden sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlendiği gibi düğün, nişan, sünnet benzeri bir tören vesilesi ile de geçekleşiyor olabilir. Toplumsal yaşamın oldukça önemli etkinlikleri sayılabilir.   İlimizde yaklaşık olarak otellerin tamamında ve toplu yemek sunma kapasitesine sahip mekânlarda kim bilir kaç yıldır ( benim bildiğim 27-28 yıl) ısrarla sürdürülen bir yemek disiplini (!) ve sıralaması mevcut. Ordövr tabağının değişmez elemanları çoğu zaman sıralamaları bile değişmeden uzun yıllar yerlerini korumaktadır. Gösterişli tabaktaki salam dilimi, Rus Salatası, acılı ezme, ançüez,1/2 haşlanmış yumurta, haydari,1/4domates,1/4 salatalık, peynir ve fava meze kadrosunu oluşturur. Bu mezeler ülkemizin sözü edilen mozaik yapısının hoş bir göstergesi gibidir.   Acılı ezme Güneydoğu’yu, peynir, domates, salatalık, fava Çanakkale ve Ege Bölgesi’ni, salam batı yaşam tarzına olan merakımızı, haydari, ançuez bu toprakların eski konukları Rum’ları ve Ermenileri, Rus Salatası Ekim Devrimi sonrası İstanbul’a gelen Rus dostlarımızı (Soğuk savaş döneminde komünizm korkusu ile salata Amerikan Salatası olarak anılmış, menüsünde Rus Salatası bulunan lokanta sahipleri hapse atılırmış.) temsil eder.   Bu mezeler kompleksinin asıl adı Fransızca Hors-d’ouvre olan zamanla kentlerimizde ordövr, köylerimizde ordev, mizah dünyasında, orduevi tabağı olarak tescillenmiş. Oysa bu meze tabağı, aslında şefin düş gücüne göre ülkeden ülkeye, kültürden kültüre değişen, heyecan verici süprizlerle dolu olmalıdır. Nedense ülkemizde çok uzun yıllardır yerinde sayan can sıkıcı bir hal almıştır.   Toplu yenilen yemeklerde bir başka önemli sorun; gecenin bütün konuklara aynı yemekleri yeme zorunluluğu getirmesidir. Yeme içme kültürüne az çok aşina, yemek-içki uyumunun farkında olan ve bunu yaşam biçimi haline getirmiş bir konuğa bu tarz bir yemek sunumu masaya oturur oturmaz büyük bir sürpriz hazırlamaktadır. Toplu yemeğe katılmaya karar vermiş ve gecesini bir kadeh şarap ile süsleme hayali kuran bir konuk için meze tabağı ile karşılaşmak büyük bir hayal kırıklığına dönüşebilir. Alkol alacaksa tercihi rakıdan başka bir içki olamaz. Gecenin sürprizleri ana yemeğin sofraya gelmesi ile zirveye ulaşır. Kırmızı etin yanında rakı içmek sıkıntılı olacağından ne yapacağını bilemez hale gelir.   Sonuç olarak bu sofralarda ağır bir tekdüzelik ve heyecan eksikliği mevcuttur. Sorunlar yemek çeşitlerinin ve niteliğinin sorgulanır olması, yemeğe eşlik eden müziğin yüksek sesli ve çoğu zaman niteliksiz olması, katılımcıların karşılıklı sohbetlerini engellemesi, yemeklerde yemek-içki uyumuna dikkat edilmemesi gibi başlıklar altında toplanabilir.   Neler yapılabilir?   Müzik konusu tekrar gözden geçirilebirlir. Özellikle yemek müziği konusu tekrar tartışılmalıdır. Bu toplu yemek sofralarında bir heyecan bir canlılık yaratmak zorunlu hale gelmiştir. İnsanlara, mezelerde, ara sıcakta, ana yemekte seçenekler sunmak çok uygun olabilir. Mezeler serpme olarak, ara sıcak 3-4 seçenekli, ana yemek (kırmızı et, beyaz et, balık) seçenekleri ile sunulabilir.   Bu sunum şekli masalara büyük bir hareke getirecektir. Bu seçenekleri sunmak konuklara yeme-içme kültürü konusundaki deneyimlerini, bilgilerini ve çok temel kurallara uyarak yemek-içki uyumunu gözetme şansı verebilir. Böylece gecenin başarı grafiği yükselebilir, konuklar keyif ve mutluluk içinde geceden ayrılabilirler.   Bütün bunların gerçekleşmesinin önünde bir takım engeller mevcuttur. Karşılıklı fiyat baskısı ile toplu yemeği düzenleyen kişinin sıkı bir pazarlık sonucu en düşük fiyatı önermesi, hizmeti sunanın ise müşteriyi kaçırmamak uğruna fiyat kırması yemeğin niteliğinin azalmasına ve sunumun basitleşmesine, özensizleşmesine sebep olabilmektedir   Şu gerçek acı bir şekilde yaşamımızın her eyleminde yüzümüze çarpmaktadır. Daha nitelikli bir yaşam için daha iyi bir ekonomiye ihtiyaç var. Daha kaliteli yiyeceklerin ve eğlence için, kültürel birikim, deneyim, daha yüksek yaşama sevincinin yanında daha çok paraya ihtiyaç var. Toplu yemeklerde ödenen para ile müziğin, yemeğin, servisin en iyisine ulaşmak zor gözüküyor. Aynı zamanda bu hizmeti sunan dostlarımızın işin kolayına kaçmadan, daha çok yorularak daha özverili olmaları gerekiyor.         
Ekleme Tarihi: 21 Aralık 2025 -Pazar

Sosyal Bir Olgu Olarak Toplu Yemek

Sosyal yaşamın gereği oldukça sık toplu yemeklere katılmak durumundayız. Bu tarz yemekler meslek odaları her türden sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlendiği gibi düğün, nişan, sünnet benzeri bir tören vesilesi ile de geçekleşiyor olabilir. Toplumsal yaşamın oldukça önemli etkinlikleri sayılabilir.

 

İlimizde yaklaşık olarak otellerin tamamında ve toplu yemek sunma kapasitesine sahip mekânlarda kim bilir kaç yıldır ( benim bildiğim 27-28 yıl) ısrarla sürdürülen bir yemek disiplini (!) ve sıralaması mevcut. Ordövr tabağının değişmez elemanları çoğu zaman sıralamaları bile değişmeden uzun yıllar yerlerini korumaktadır. Gösterişli tabaktaki salam dilimi, Rus Salatası, acılı ezme, ançüez,1/2 haşlanmış yumurta, haydari,1/4domates,1/4 salatalık, peynir ve fava meze kadrosunu oluşturur. Bu mezeler ülkemizin sözü edilen mozaik yapısının hoş bir göstergesi gibidir.

 

Acılı ezme Güneydoğu’yu, peynir, domates, salatalık, fava Çanakkale ve Ege Bölgesi’ni, salam batı yaşam tarzına olan merakımızı, haydari, ançuez bu toprakların eski konukları Rum’ları ve Ermenileri, Rus Salatası Ekim Devrimi sonrası İstanbul’a gelen Rus dostlarımızı (Soğuk savaş döneminde komünizm korkusu ile salata Amerikan Salatası olarak anılmış, menüsünde Rus Salatası bulunan lokanta sahipleri hapse atılırmış.) temsil eder.

 

Bu mezeler kompleksinin asıl adı Fransızca Hors-d’ouvre olan zamanla kentlerimizde ordövr, köylerimizde ordev, mizah dünyasında, orduevi tabağı olarak tescillenmiş. Oysa bu meze tabağı, aslında şefin düş gücüne göre ülkeden ülkeye, kültürden kültüre değişen, heyecan verici süprizlerle dolu olmalıdır. Nedense ülkemizde çok uzun yıllardır yerinde sayan can sıkıcı bir hal almıştır.

 

Toplu yenilen yemeklerde bir başka önemli sorun; gecenin bütün konuklara aynı yemekleri yeme zorunluluğu getirmesidir. Yeme içme kültürüne az çok aşina, yemek-içki uyumunun farkında olan ve bunu yaşam biçimi haline getirmiş bir konuğa bu tarz bir yemek sunumu masaya oturur oturmaz büyük bir sürpriz hazırlamaktadır. Toplu yemeğe katılmaya karar vermiş ve gecesini bir kadeh şarap ile süsleme hayali kuran bir konuk için meze tabağı ile karşılaşmak büyük bir hayal kırıklığına dönüşebilir. Alkol alacaksa tercihi rakıdan başka bir içki olamaz. Gecenin sürprizleri ana yemeğin sofraya gelmesi ile zirveye ulaşır. Kırmızı etin yanında rakı içmek sıkıntılı olacağından ne yapacağını bilemez hale gelir.

 

Sonuç olarak bu sofralarda ağır bir tekdüzelik ve heyecan eksikliği mevcuttur. Sorunlar yemek çeşitlerinin ve niteliğinin sorgulanır olması, yemeğe eşlik eden müziğin yüksek sesli ve çoğu zaman niteliksiz olması, katılımcıların karşılıklı sohbetlerini engellemesi, yemeklerde yemek-içki uyumuna dikkat edilmemesi gibi başlıklar altında toplanabilir.

 

Neler yapılabilir?

 

Müzik konusu tekrar gözden geçirilebirlir. Özellikle yemek müziği konusu tekrar tartışılmalıdır. Bu toplu yemek sofralarında bir heyecan bir canlılık yaratmak zorunlu hale gelmiştir. İnsanlara, mezelerde, ara sıcakta, ana yemekte seçenekler sunmak çok uygun olabilir. Mezeler serpme olarak, ara sıcak 3-4 seçenekli, ana yemek (kırmızı et, beyaz et, balık) seçenekleri ile sunulabilir.

 

Bu sunum şekli masalara büyük bir hareke getirecektir. Bu seçenekleri sunmak konuklara yeme-içme kültürü konusundaki deneyimlerini, bilgilerini ve çok temel kurallara uyarak yemek-içki uyumunu gözetme şansı verebilir. Böylece gecenin başarı grafiği yükselebilir, konuklar keyif ve mutluluk içinde geceden ayrılabilirler.

 

Bütün bunların gerçekleşmesinin önünde bir takım engeller mevcuttur. Karşılıklı fiyat baskısı ile toplu yemeği düzenleyen kişinin sıkı bir pazarlık sonucu en düşük fiyatı önermesi, hizmeti sunanın ise müşteriyi kaçırmamak uğruna fiyat kırması yemeğin niteliğinin azalmasına ve sunumun basitleşmesine, özensizleşmesine sebep olabilmektedir

 

Şu gerçek acı bir şekilde yaşamımızın her eyleminde yüzümüze çarpmaktadır. Daha nitelikli bir yaşam için daha iyi bir ekonomiye ihtiyaç var. Daha kaliteli yiyeceklerin ve eğlence için, kültürel birikim, deneyim, daha yüksek yaşama sevincinin yanında daha çok paraya ihtiyaç var. Toplu yemeklerde ödenen para ile müziğin, yemeğin, servisin en iyisine ulaşmak zor gözüküyor. Aynı zamanda bu hizmeti sunan dostlarımızın işin kolayına kaçmadan, daha çok yorularak daha özverili olmaları gerekiyor.

        


Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleaynalipazar.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.