Malzemeler :
Ruhunuzun alabildiği kadar:
Hayal gücü
Sevgi
Sanat
Geçmiş
Gelecek
Kültür
Erdem
Hoşgörü
Ve ihtiyacınıza göre diğer tüm duygular…
Hazırlanışı:
İnsanlığın binlerce yıllık birikiminin sonucunda meydana gelen evrensel müzik bahçesinde yetişen ve gelişen, olumlu-olumsuz, güzel-çirkin, gerçek-sahte gibi hayata dair tüm olguların meyveleri geçmişin dallarından itinayla toplanır. Bu meyveler insan ilişkileri ile şekillendiğinden sadece hissederek ve aşkla algılanabilir. Toplanana meyveler, sanatın zengin anlatım ve ifade sepetine geleceğe dair beklentilerle birlikte yerleştirilir.
Tüm malzemeler popülist ve ticari kaygı taşıyan yaklaşımlar kalmayana kadar, düşünsel olgu süzgecinden geçirilir. Elde edilen karışım, kendi değer yargılarımızda bir müddet dinlendirildikten sonra, evrensel platform sahanında harmanlanır. Müzik okyanusunun derinlerinden çıkarılan gizemli güzelliklerden bir tutam ilave edilir. Seslerle insanı kendine ifade etme ölçeği kullanarak, kaynama kabına alınır. Hoşgörü, barış ve dünya kardeşliği sıcaklığında pişmesi için umut kıvılcımı ile ocağın ateşi yakılır.
İnsanların özbenliğine yansıyan, bireyin özdüşüncesiyle tasarladığı bu iksire neler katabileceğimizi, nasıl hizmet edeceğimizi düşünerek yaratı özgürlüğü ile kaynayıncaya kadar karıştırılır. Hayal gücü sosu ilave edilir.
Toplulukları hiçbir engel tanımadan buluşturan ve kaynaştıran bu eserin buharına karışan enfes kokusu, tüm çağları ve coğrafyaları aşarak evrene yayılınca kıvama gelmiş demektir. Bireylerin ruhlarına sevgi tabağında servis yapılır.
Bu iksir değerli orkestra şefi Rengim Gökmen tarafından hazırlanmış ve bizlerin beğenisine sunulmuş. Bu iksirde binlerce yıllık birikim, evrensellik, özen, aşk, sanatın zengin anlatımı, gizemli güzellikler, barış, dünya kardeşliğinin sıcaklığı, ümit kıvılcımları, yaratı özgürlüğü, engel tanımamadaki kararlılık inanılmaz incelikle harmanlanmış ve sevgi tabağında sunuma hazır beklemektedir. Bize bu iksir içindeki derinliği hissetmeye, anlamaya çalışmak için çaba sarf etmek düşüyor.
Midemiz doyarken ruhumuzu doyurmak için yeterince çaba sarf ediyor muyuz acaba diye düşünmek geçti içimden. Bugün sizlerle ruhumuzu doyuracak bir iksir tarifini paylaşmak istedim.
Her yıl 18 Mart yaklaşırken içimi buruk bir sevinç kaplar. Bu olağan üstü coğrafyada yaşama hakkını elde edebilmek için hepsi ayrı ayrı birer destan olan büyük savaşlar yaşanmış, çok kan dökülmüş.
Tarihten ders alarak özgürce adalet içinde, küçük hesaplarımızı bir yana bırakmış, dünyanın hayranlığını kazanacak nitelikli sanatlar üreterek ve nihayetinde bu coğrafyada yaşamayı gerçekten hak etmek için birbirimize kenetlenmemizin zamanı gelmedi mi?
Ağız tadınızın bozulmaması dileklerimle…
Aynur Tartan’ın ‘Bak Mutfakta Hayat Var!’ isimli kitabından yararlanılmıştır.

