Taban Fiyatlara Tepki: '16.50 TL Dediler, Buğdayı 14 Liradan Alıyorlar'
Taban Fiyatlara Tepki: '16.50 TL Dediler, Buğdayı 14 Liradan Alıyorlar'
İl Genel Meclisi toplantısında konuşan CHP’li Can Algönül, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) haftada sadece 3 gün alım yaparak üreticiye eziyet ettiğini belirtti. Hasat döneminde ayçiçeği ithalat vergisinin sıfırlanmasına da sert tepki gösteren Algönül, "İktidarın elinde çiftçiye karşı ithalat sopası var" dedi.
Çanakkale İl Genel Meclisi’nin temmuz ayı oturumlarına CHP’li Meclis Üyesi Can Algönül’ün tarım sektöründeki krizleri ve üretici mağduriyetlerini hedef alan konuşması gündem oldu. Haziran ayında hükümetin açıkladığı arpa ve buğday taban fiyatlarının TÜİK enflasyonunun ve tarımsal girdi maliyetlerinin çok altında kaldığını hatırlatan Algönül, sahada yaşanan gerçeklerin açıklanan rakamlardan bile daha vahim olduğunu söyledi.
Hükümetin buğday taban fiyatını 16 lira 50 kuruş olarak ilan ettiğini belirten Algönül, "Taban fiyat, altına düşülmeyecek en son fiyattır. Ancak bugün Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) üreticinin buğdayını 14 ile 15.75 TL arasında değişen fiyatlarla almaktadır. Eğer ürün ilan edilen fiyatın altında alınıyorsa, burada bir aldatmaca var demektir" dedi.
"ÇİFTÇİ YETİŞTİRİRKEN DEĞİL, TMO'YA SATARKEN EZİYET ÇEKİYOR"
TMO’nun hamleleriyle adeta ürün almamak için her türlü bürokratik ve lojistik zorluğu çıkardığını iddia eden Can Algönül, alım noktalarındaki keyfi uygulamaları ve çalışma takvimini şu sözlerle deşifre etti: "Pazartesi, salı ve çarşamba günleri ürün alımı yapılırken, haftanın diğer dört günü kapılar kapatılıyor. Alım saatleri ise sabah 08:30 ile öğleden sonra 16:00 arasına sıkıştırılmış durumda. Daha da garibi; düşük değerli 'yemlik' buğday ile yüksek değerli 'ekmeklik' buğday sınıflandırılmasına rağmen aynı yığınlara dökülüyor. Aynı tarladan, aynı römorktan çıkan ürün bir alım noktasında 14 lira 75 kuruştan değerlendirilirken, başka bir noktada 15 lira 75 kuruştan alınabiliyor. İnanın bu çiftçi, 8 ay boyunca gece gündüz bu ürünü yetiştirirken çektiği zorluktan çok daha fazlasını, malını devlete satmaya çalışırken yaşıyor. Devletin görevi zorluk çıkarmak değil, üretimi kolaylaştırmaktır."
HASAT DÖNEMİNDE AYÇİÇEĞİ İTHALATINA "SIFIR VERGİ" DARBESİ
Konuşmasında sadece buğday üreticisinin değil, ayçiçeği üreticisinin de sırtından vurulduğunu ifade eden Algönül, 4 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine dikkat çekti. Tam hasat başlangıcında ayçiçeğinde yüzde 27 olan ithalat vergisinin sıfırlandığını, ayçiçek yağında ise yüzde 36'lık verginin yüzde 20'ye düşürüldüğünü belirten Algönül, bu karar kapsamında 1 milyon 250 bin ton ayçiçeği ile 500 bin ton ayçiçek yağı ithalatına izin verilmesini "kendi üreticisine ihanet" olarak nitelendirdi.
"İKTİDARIN ELİNDE ÜÇ SOPA VAR: İTHALAT, POLİS VE YARGI"
Hükümetin ekonomi ve yönetim politikasını sert sözlerle eleştiren CHP’li İl Genel Meclis Üyesi Can Algönül, sözlerini şu manifesto ile noktaladı: "Buradan iktidara açıkça soruyorum: Türk çiftçisinden ne istiyorsunuz? Bugün iktidarın elinde üç büyük sopa var; çiftçiye karşı 'ithalat sopası', hakkını arayan öğretmene, memura, işçiye karşı 'polis sopası', muhalefet belediyelerine ve partilerine karşı ise 'yargı sopası' kullanılıyor. Ancak unutulmamalıdır ki hiçbir baskı düzeni sonsuza kadar sürmez. Her başlangıcın bir sonu vardır. Milletimiz, üreticimiz, emekçimiz zamanı geldiğinde o sandıkta hem emeğinin hem de gasp edilen demokrasinin hesabını mutlaka soracaktır."
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
