Roman mı, İtirafname mi? Herkes Suskun!

Aynalı Pazar (Web Sitesi) - Web Sitesi | 05.04.2026 - 12:58, Güncelleme: 05.04.2026 - 12:58 1282 kez okundu.
 

Roman mı, İtirafname mi? Herkes Suskun!

Ezine Belediyesinin eski çalışanı bir roman yazdı… Romanda isim verilmeden bir belediyedeki yolsuzluk ve usulsüzlük sarmalı konu edildi ….. Tarif edilenler ile Ezine de yaşananların bir birine benzemesi dikkat çekti… Bu benzerlikler ve yazar Seyfettin Demirkıran'ın eski Ezine Belediyesi çalışanı olması, Ezine Belediye yönetimin zan altında bıraktı.
Belediyeden yolsuzluk yaptığı için işten çıkartıldığı iddia edilen, işten çıkartıldıktan sonra da Ezine Belediyesindeki yolsuzlukları politik roman tarzında kaleme alan Seyfettin Demirkıran’ın ‘Zeytin Sızısı’ isimli kitabı konuşuyor. Muhalif bir beleye hakkında olsa kitaptaki iddialar ülke gündemine taşınırken; ne polis ne yargı da en ufak bir soruşturma açmadı! İşin ilginç yanı ise; Ama ne AK Parti yönetimi, ne CHP ne de İYİ Parti yönetimleri ve milletvekilleri de bu kitabı konuşmuyor!   İstanbul Sancaktepe Belediyesinde çalışırken iddialara göre; 2020 yılında Danışmanın referansı ile Ezine Belediyesinde işe sokulan Harita Mühendisi Seyfettin Demirkıran uzun yıllar boyunca Ezine Belediyesinde çalıştı. 2025 yılı Nisan ayında da emeklilik hakkı kazanan Demirkıran, dilekçesini vererek emekliye ayrıldı.   KİTABIN YAZARI HAKKINDA “YOLSUZLUK YAPTI” İDDİASI! Ancak ne oldu ise Harita Mühendisi Seyfettin Demirkıran emekliye ayrıldıktan bir süre sonra hakkında soruşturma açıldı. Ezine Belediyesi tarafından açılan soruşturmada Harita Mühendisi Seyfettin Demirkıran’ın yolsuzluk yaptığı ve Belediyeye zarara uğrattığı belirtildi.  iddialara göre; açılan yolsuzluk soruşturması bir süre sonra geri çekilerek dosya kapatıldı.   İŞTEN ÇIKARTILINCA ŞAHİT OLDUKLARINI ROMANINA YAZDI! Emekli olan ve hakkında yolsuzluk yaptığı gerekçesi ile soruşturma başlatılan ancak ne oldu ise soruşturma dosyası daha sonra geri çekilen Demirkıran’ın yakın çevresinden edinilen bilgiye göre bu duruma çok öfkelendiği belirtildi. Hatta “Politik Roman” olarak tanımladığı “Gölgede Kalanlar: Zeytin Sızısı” isimli 320 sayfalık kitabı da bu sebeple kaleme aldığı iddia ediliyor. KİTAPTA KENDİSİ VE YAŞADIKLARINI MI ANLATIYOR! Seyfettin Demirkıran’ın hangi motivasyonla kaleme aldığı bilinmese de kitabın içerisinde anlattıkları bir romandan çok itirafnameyi andırıyor. “Zeytin Sızısı” kitabının ana karakteri olan Mimar Serkan, hikayeye göre milletvekilinin danışmanı tarafından Truva adında bir belediyeye transfer ediliyor. Ancak ilk andan itibaren, siyasi gücünü başkentte ki bakandan sonra ikinci adam konumunda ki “Üst düzey abisinden” alan başkanın gayri ciddi tavırları, keyfi kararları ve kanunsuz uygulamaları ile Mimar Serkan’ın aldığı devlet terbiyesi, iş ciddiyeti ve ahlaki değerleri çatışıyor.   ANA KARAKTERDE MİLLETVEKİLİ DANIŞMANI TARAFINDAN BELEDİYEYE TRANSFER OLUYOR! Kitabın ana teması bir kasabada, imar rantı uğruna zeytin ağaçlarının kanunsuzca kesilmesiyle başlayan süreçte doğa kıyımı ve insanların susturulması ekseninde gelişiyor. Şahsi tanıdık, siyasi yakınlık ve ekonomik bağımlılıkla şekillenen ilişkiler çerçevesinde kaçak yapılara göz yumuluyor, sistemin dışında kalanlar yıkılıyor. İmar planlarında ve inşaat işlerinde ranta dayalı usulsüzlükler yapılıyor. Bağış adı altında milyon dolarlık rüşvet çarkı dönüyor. Seçimleri kazanmak için kanunsuzca seçmen transfer ediliyor. Fonlanan gazetecilerle rakipleri itibarsızlaştıracak algı operasyonları yönetiliyor. Adam kayırma ve torpil ise en basit sıradan işler olarak yer alıyor. Bu rant çarkında dönen kirli menfaat düzenine kaşı çıkanlar ise tehdit, şantaj ve kumpaslarla susturuluyor, yalnızlaştırılıyor ve uzaklaştırılıyor.   KİTAPTAKİ ŞİFRELER VE İPUÇLARI… Ocak ayında piyasaya çıkan kitabın gördüğü bu büyük ilginin ardında ki neden ise iddiaya göre yazılanların tamamının yaşanmış gerçeklerden oluşması. Yazar Seyfettin Demirkıran, her ne kadar; “Bu hikayede adı geçen bütün kişiler, yerler, olaylar ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür” dese de, kitapta yer alan isimlerin okuyuculara ip uçları verircesine benzerleriyle değiştirildiği ve olayların yaşanmış gerçeklerle örtüştüğü ileri sürülüyor.   Şifreleri kolaylıkla çözen yöre halkı, kitapta geçen konuların şahitler ve belgelerle desteklenen, hatta mahkeme yoluyla da tescillenen gerçek olaylar olduğunu iddia ediyor. Kitap eleştirmenlerinin; “Bazı hikâyeler vardır; yalnızca anlatmaz, hesap sorar. Gölgede Kalanlar: Zeytin Sızısı işte tam da böyle bir roman” şeklinde ki değerlendirmesi ise adeta bu iddiaları destekliyor. AK PARTİ İÇİNDE ÇATIŞMAYA SEBEP OLDU! Seyfettin Demirkıran her ne kadar kitabı için “Bu hikayede adı geçen bütün kişiler, yerler, olaylar ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür” dese de, işin aslının öyle olmadığı belirtiliyor. AK Parti içerisindeki çatışmalara da konu olan iddialar parti yönetiminden tabana kadar ciddi tartışmaları da beraberinde getirdi.   MUHALİF BELEDİYENİN BAŞINA GELSE YER YERİNDEN OYNARDI! Ezine belediyesine danışman tarafından işe sokulan Demirkıran’ın yazdığı romanın içerisindeki bilgiler ise AK Partilerce de tepkiyle karşılandığı belirtiliyor. Parti yönetiminden bazı isimler “Şu kitapta yazılanlar muhalif bir belediye tarafından gündeme getirilse; şuan o belediye başkanı ve yönetimi şafak operasyonu ile gözaltına alınır ve tutuklanırdı” yorumunu yapıyorlar. Partili yöneticilerin sadece kavga ettikleri ancak konuyu dışarıya yansıtmamak için görmezden geldikleri belirtiliyor.   MUHALİF PARTİ YÖNETİCİLERİ VE MİLLETVEKİLLERİ DE SUSKUN! İşin ilginç yanı ise bugün kendi belediye başkanları hakkında her gün yeni bir operasyon ve gözaltı yapılan CHP’den kitap ile ilgili herhangi bir açıklama yapılmaması. Kitabın içeriği hakkında hiçbir şey konuşmayan CHP yönetiminin yanı sıra, iki milletvekili de suskun. Aynı şekilde İYİ Parti yönetimi ve milletvekili de suskunluk içerisindeler! Roman tarzında kaleme alınan iddialar ile ilgili ise ne polis soruşturması ne de yargı tarafından da harekete geçilemiyor. Kitabın içerisinde yaşanan olaya şahit olan, mağdur olanlar bile konuyu yargıya taşımadılar!   DEMİRKIRAN KİTABINI ÖZGÜR ÖZEL’E HEDİYE ETTİ! Çanakkale’nin siyasi koridorlarında, Ezine’nin sokaklarında gündem olan kitap için herkes hiç bir şey olmamış gibi davranırken; Seyfettin Demirkıran’ın harekete geçtiği ise biliniyor. 27 Mart 2026 Cumartesi günü Özgür Özel, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması talebiyle başlattığı 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginin 100'üncüsü Çanakkale'de miting düzenlemişti. Mitingin ardından Seyfettin Demirkıran’ın CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ulaştığı, bir süre konuştukları ve Demirkıran’ın kitabını Özgür Özel’e hediye ettiği öğrenildi! Zeytin Sızısı isimli kitabı ekibine teslim eden Özgür Özel’in ise kitaptaki iddiaları Türkiye gündemine taşıyıp taşımayacağı önümüzdeki günlerde belli olacak! Kitabın ana karakteri Mimar Serkan, sahil bölgesinde yaptığı denetimde denize sıfır olarak yapılmış, Yunan adalarına kadar manzarası olan ve yalıyı andıran kaçak bir bina tespit eder. Sayfa 34…“Herkesi kıskandıracak güzellikte ki bu yerde inşaat nasıl olmuştu. Nasıl olmuştu da ceza kesilip, yıkılmamıştı. Bu kadar güzel konuma sahip bir bina başkan beyin gözünden kaçmış olamazdı. Mutlaka bir ilişkisi vardı.”   Sayfa 35… “Hemen Tapu Kütüğüne baktı, kaçak yapı olduğu ve yıkılması gerektiği bilgisi şerh edilmişti. Ama bir şey daha dikkatini çekti. Binanın sahibi yeni el değiştirmişti. Yeni sahibi kimdi?”   Sayfa 36… “Bölgede bulunan birkaç yapı için yıkım kararı alınmıştı. Başkan beyin gözü Serkan’ın sahilde yapılmış yalı için çektiği resimlere takıldı. –Bunu nereden çıkardınız? Kim dedi sana yıkın diye? Burası benim akrabamın yeri, burayı yıkmayacaksınız! Ama diğerlerini yıkın.”   Sayfa 179… “Serkan’ın öğrendiğine göre Erkan Urfalı, komşu belde başkanının yakın arkadaşıydı. Başkan beyinde orada denize sıfır yalısı vardı. Acaba yalı kaçaktı da bu işlemler karşılığında yıkılmasın, göz yumulsun pazarlığı mı dönüyordu?”   “Nitekim başkan bey yalıyı aldıktan sonra boya badanayla kalmamış kolon kiriş gibi taşıyıcı sistemleri bile yeniden inşa ettirmiş, komşu beldeden izin almamış, harç-vergi ödememişti. Dosyada ki kirli ilişkiler gün geçtikçe belirginleşiyordu.”     Zeytin Sızısı romanının ana karakterlerinden olan biri olan belediye başkanının bazı gazetecilerle kurduğu menfaat ilişkisi üzerinden yönettiği algı operasyonları ve itibar suikastları da konu ediliyor. Sayfa 164… “Aklına bölgenin önde gelen gazetecileriyle bir toplantı yapmak geldi. Onlara, -İstediğim gibi yayın yaparsanız maddi ve manevi destek olurum, demişti.”   Sayfa 165… “Toplantıdan sonra bölgenin en çok takipçisi olan yerel gazetecisi başkan beyden randevu istedi. Görüşmede maliyetlerin yüksekliğinden, yayın ve reklam gelirlerinin giderleri karşılamamasından dert yandı.” “Sayın abim dedi başkan, -Geçen toplantıda anlattım. Bizi destekleyen yayın ve haber yaparsanız bu sorunlarınız ortadan kalkar.” “Karşılıklı mesajlar alınmıştı. Başkan bey lehte algı oluşturacak her şeyi gazeteye aktaracak, gazetenin sosyal medya hesabından da duyurulacaktı. Aleyhte bir haber çıktığında ise -Muhaliflere de denetleme var, diye yazılacak, böylece kamuoyu yönlendirilecekti.   Sayfa 166… “Başkan bey gazeteci arkadaşını çağırmıştı. O gelene kadar muhalif belediyelerin de denetleneceğine dair bir haber yaptırmak istiyordu.” “Muhalif vilayet beldelerine de müfettiş gelecek. Bunun haberini bir hafta boyunca yayınla. Bu ayki bütün masraflar benden.”   Sayfa 167… “Vilayette en çok takip edilen gazetenin manşetinde muhalif belde başkanlıkları hakkında şikayetler olduğu, bakanlığın yeni müfettiş heyeti görevlendirdiği, belediyelerin meclis ve encümen kararlarının denetleneceği yazıyordu. Bir hafta boyunca aralıklarla bu haber canlı tutuldu. Truva’da ki usulsüz konut satışları vatandaşın gündeminden yavaş yavaş düştü.
Ezine Belediyesinin eski çalışanı bir roman yazdı… Romanda isim verilmeden bir belediyedeki yolsuzluk ve usulsüzlük sarmalı konu edildi ….. Tarif edilenler ile Ezine de yaşananların bir birine benzemesi dikkat çekti… Bu benzerlikler ve yazar Seyfettin Demirkıran'ın eski Ezine Belediyesi çalışanı olması, Ezine Belediye yönetimin zan altında bıraktı.

Belediyeden yolsuzluk yaptığı için işten çıkartıldığı iddia edilen, işten çıkartıldıktan sonra da Ezine Belediyesindeki yolsuzlukları politik roman tarzında kaleme alan Seyfettin Demirkıran’ın ‘Zeytin Sızısı’ isimli kitabı konuşuyor. Muhalif bir beleye hakkında olsa kitaptaki iddialar ülke gündemine taşınırken; ne polis ne yargı da en ufak bir soruşturma açmadı! İşin ilginç yanı ise; Ama ne AK Parti yönetimi, ne CHP ne de İYİ Parti yönetimleri ve milletvekilleri de bu kitabı konuşmuyor!

 

İstanbul Sancaktepe Belediyesinde çalışırken iddialara göre; 2020 yılında Danışmanın referansı ile Ezine Belediyesinde işe sokulan Harita Mühendisi Seyfettin Demirkıran uzun yıllar boyunca Ezine Belediyesinde çalıştı. 2025 yılı Nisan ayında da emeklilik hakkı kazanan Demirkıran, dilekçesini vererek emekliye ayrıldı.

 

KİTABIN YAZARI HAKKINDA “YOLSUZLUK YAPTI” İDDİASI!

Ancak ne oldu ise Harita Mühendisi Seyfettin Demirkıran emekliye ayrıldıktan bir süre sonra hakkında soruşturma açıldı. Ezine Belediyesi tarafından açılan soruşturmada Harita Mühendisi Seyfettin Demirkıran’ın yolsuzluk yaptığı ve Belediyeye zarara uğrattığı belirtildi.  iddialara göre; açılan yolsuzluk soruşturması bir süre sonra geri çekilerek dosya kapatıldı.

 

İŞTEN ÇIKARTILINCA ŞAHİT OLDUKLARINI ROMANINA YAZDI!

Emekli olan ve hakkında yolsuzluk yaptığı gerekçesi ile soruşturma başlatılan ancak ne oldu ise soruşturma dosyası daha sonra geri çekilen Demirkıran’ın yakın çevresinden edinilen bilgiye göre bu duruma çok öfkelendiği belirtildi. Hatta “Politik Roman” olarak tanımladığı “Gölgede Kalanlar: Zeytin Sızısı” isimli 320 sayfalık kitabı da bu sebeple kaleme aldığı iddia ediliyor.

KİTAPTA KENDİSİ VE YAŞADIKLARINI MI ANLATIYOR!

Seyfettin Demirkıran’ın hangi motivasyonla kaleme aldığı bilinmese de kitabın içerisinde anlattıkları bir romandan çok itirafnameyi andırıyor. “Zeytin Sızısı” kitabının ana karakteri olan Mimar Serkan, hikayeye göre milletvekilinin danışmanı tarafından Truva adında bir belediyeye transfer ediliyor. Ancak ilk andan itibaren, siyasi gücünü başkentte ki bakandan sonra ikinci adam konumunda ki “Üst düzey abisinden” alan başkanın gayri ciddi tavırları, keyfi kararları ve kanunsuz uygulamaları ile Mimar Serkan’ın aldığı devlet terbiyesi, iş ciddiyeti ve ahlaki değerleri çatışıyor.

 

ANA KARAKTERDE MİLLETVEKİLİ DANIŞMANI TARAFINDAN BELEDİYEYE TRANSFER OLUYOR!

Kitabın ana teması bir kasabada, imar rantı uğruna zeytin ağaçlarının kanunsuzca kesilmesiyle başlayan süreçte doğa kıyımı ve insanların susturulması ekseninde gelişiyor. Şahsi tanıdık, siyasi yakınlık ve ekonomik bağımlılıkla şekillenen ilişkiler çerçevesinde kaçak yapılara göz yumuluyor, sistemin dışında kalanlar yıkılıyor. İmar planlarında ve inşaat işlerinde ranta dayalı usulsüzlükler yapılıyor. Bağış adı altında milyon dolarlık rüşvet çarkı dönüyor. Seçimleri kazanmak için kanunsuzca seçmen transfer ediliyor. Fonlanan gazetecilerle rakipleri itibarsızlaştıracak algı operasyonları yönetiliyor. Adam kayırma ve torpil ise en basit sıradan işler olarak yer alıyor. Bu rant çarkında dönen kirli menfaat düzenine kaşı çıkanlar ise tehdit, şantaj ve kumpaslarla susturuluyor, yalnızlaştırılıyor ve uzaklaştırılıyor.

 

KİTAPTAKİ ŞİFRELER VE İPUÇLARI…

Ocak ayında piyasaya çıkan kitabın gördüğü bu büyük ilginin ardında ki neden ise iddiaya göre yazılanların tamamının yaşanmış gerçeklerden oluşması. Yazar Seyfettin Demirkıran, her ne kadar; “Bu hikayede adı geçen bütün kişiler, yerler, olaylar ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür” dese de, kitapta yer alan isimlerin okuyuculara ip uçları verircesine benzerleriyle değiştirildiği ve olayların yaşanmış gerçeklerle örtüştüğü ileri sürülüyor.

 

Şifreleri kolaylıkla çözen yöre halkı, kitapta geçen konuların şahitler ve belgelerle desteklenen, hatta mahkeme yoluyla da tescillenen gerçek olaylar olduğunu iddia ediyor. Kitap eleştirmenlerinin; “Bazı hikâyeler vardır; yalnızca anlatmaz, hesap sorar. Gölgede Kalanlar: Zeytin Sızısı işte tam da böyle bir roman” şeklinde ki değerlendirmesi ise adeta bu iddiaları destekliyor.

AK PARTİ İÇİNDE ÇATIŞMAYA SEBEP OLDU!

Seyfettin Demirkıran her ne kadar kitabı için “Bu hikayede adı geçen bütün kişiler, yerler, olaylar ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür” dese de, işin aslının öyle olmadığı belirtiliyor. AK Parti içerisindeki çatışmalara da konu olan iddialar parti yönetiminden tabana kadar ciddi tartışmaları da beraberinde getirdi.

 

MUHALİF BELEDİYENİN BAŞINA GELSE YER YERİNDEN OYNARDI!

Ezine belediyesine danışman tarafından işe sokulan Demirkıran’ın yazdığı romanın içerisindeki bilgiler ise AK Partilerce de tepkiyle karşılandığı belirtiliyor. Parti yönetiminden bazı isimler “Şu kitapta yazılanlar muhalif bir belediye tarafından gündeme getirilse; şuan o belediye başkanı ve yönetimi şafak operasyonu ile gözaltına alınır ve tutuklanırdı” yorumunu yapıyorlar. Partili yöneticilerin sadece kavga ettikleri ancak konuyu dışarıya yansıtmamak için görmezden geldikleri belirtiliyor.

 

MUHALİF PARTİ YÖNETİCİLERİ VE MİLLETVEKİLLERİ DE SUSKUN!

İşin ilginç yanı ise bugün kendi belediye başkanları hakkında her gün yeni bir operasyon ve gözaltı yapılan CHP’den kitap ile ilgili herhangi bir açıklama yapılmaması. Kitabın içeriği hakkında hiçbir şey konuşmayan CHP yönetiminin yanı sıra, iki milletvekili de suskun. Aynı şekilde İYİ Parti yönetimi ve milletvekili de suskunluk içerisindeler! Roman tarzında kaleme alınan iddialar ile ilgili ise ne polis soruşturması ne de yargı tarafından da harekete geçilemiyor. Kitabın içerisinde yaşanan olaya şahit olan, mağdur olanlar bile konuyu yargıya taşımadılar!

 

DEMİRKIRAN KİTABINI ÖZGÜR ÖZEL’E HEDİYE ETTİ!

Çanakkale’nin siyasi koridorlarında, Ezine’nin sokaklarında gündem olan kitap için herkes hiç bir şey olmamış gibi davranırken; Seyfettin Demirkıran’ın harekete geçtiği ise biliniyor. 27 Mart 2026 Cumartesi günü Özgür Özel, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması talebiyle başlattığı 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginin 100'üncüsü Çanakkale'de miting düzenlemişti. Mitingin ardından Seyfettin Demirkıran’ın CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ulaştığı, bir süre konuştukları ve Demirkıran’ın kitabını Özgür Özel’e hediye ettiği öğrenildi! Zeytin Sızısı isimli kitabı ekibine teslim eden Özgür Özel’in ise kitaptaki iddiaları Türkiye gündemine taşıyıp taşımayacağı önümüzdeki günlerde belli olacak!

Kitabın ana karakteri Mimar Serkan, sahil bölgesinde yaptığı denetimde denize sıfır olarak yapılmış, Yunan adalarına kadar manzarası olan ve yalıyı andıran kaçak bir bina tespit eder.

Sayfa 34…“Herkesi kıskandıracak güzellikte ki bu yerde inşaat nasıl olmuştu. Nasıl olmuştu da ceza kesilip, yıkılmamıştı. Bu kadar güzel konuma sahip bir bina başkan beyin gözünden kaçmış olamazdı. Mutlaka bir ilişkisi vardı.”

 

Sayfa 35… “Hemen Tapu Kütüğüne baktı, kaçak yapı olduğu ve yıkılması gerektiği bilgisi şerh edilmişti. Ama bir şey daha dikkatini çekti. Binanın sahibi yeni el değiştirmişti. Yeni sahibi kimdi?”

 

Sayfa 36… “Bölgede bulunan birkaç yapı için yıkım kararı alınmıştı. Başkan beyin gözü Serkan’ın sahilde yapılmış yalı için çektiği resimlere takıldı. –Bunu nereden çıkardınız? Kim dedi sana yıkın diye? Burası benim akrabamın yeri, burayı yıkmayacaksınız! Ama diğerlerini yıkın.”

 

Sayfa 179… “Serkan’ın öğrendiğine göre Erkan Urfalı, komşu belde başkanının yakın arkadaşıydı. Başkan beyinde orada denize sıfır yalısı vardı. Acaba yalı kaçaktı da bu işlemler karşılığında yıkılmasın, göz yumulsun pazarlığı mı dönüyordu?”

 

“Nitekim başkan bey yalıyı aldıktan sonra boya badanayla kalmamış kolon kiriş gibi taşıyıcı sistemleri bile yeniden inşa ettirmiş, komşu beldeden izin almamış, harç-vergi ödememişti. Dosyada ki kirli ilişkiler gün geçtikçe belirginleşiyordu.”

 

 

Zeytin Sızısı romanının ana karakterlerinden olan biri olan belediye başkanının bazı gazetecilerle kurduğu menfaat ilişkisi üzerinden yönettiği algı operasyonları ve itibar suikastları da konu ediliyor.

Sayfa 164… “Aklına bölgenin önde gelen gazetecileriyle bir toplantı yapmak geldi. Onlara, -İstediğim gibi yayın yaparsanız maddi ve manevi destek olurum, demişti.”

 

Sayfa 165… “Toplantıdan sonra bölgenin en çok takipçisi olan yerel gazetecisi başkan beyden randevu istedi. Görüşmede maliyetlerin yüksekliğinden, yayın ve reklam gelirlerinin giderleri karşılamamasından dert yandı.”

“Sayın abim dedi başkan, -Geçen toplantıda anlattım. Bizi destekleyen yayın ve haber yaparsanız bu sorunlarınız ortadan kalkar.”

“Karşılıklı mesajlar alınmıştı. Başkan bey lehte algı oluşturacak her şeyi gazeteye aktaracak, gazetenin sosyal medya hesabından da duyurulacaktı. Aleyhte bir haber çıktığında ise -Muhaliflere de denetleme var, diye yazılacak, böylece kamuoyu yönlendirilecekti.

 

Sayfa 166… “Başkan bey gazeteci arkadaşını çağırmıştı. O gelene kadar muhalif belediyelerin de denetleneceğine dair bir haber yaptırmak istiyordu.”

“Muhalif vilayet beldelerine de müfettiş gelecek. Bunun haberini bir hafta boyunca yayınla. Bu ayki bütün masraflar benden.”

 

Sayfa 167… “Vilayette en çok takip edilen gazetenin manşetinde muhalif belde başkanlıkları hakkında şikayetler olduğu, bakanlığın yeni müfettiş heyeti görevlendirdiği, belediyelerin meclis ve encümen kararlarının denetleneceği yazıyordu. Bir hafta boyunca aralıklarla bu haber canlı tutuldu. Truva’da ki usulsüz konut satışları vatandaşın gündeminden yavaş yavaş düştü.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.