Mahkeme, Koza Altın Projesini Oy Birliğiyle Durdurdu!

Çanakkale (Web Sitesi) - Web Sitesi | 10.07.2026 - 11:04, Güncelleme: 10.07.2026 - 11:04 784 kez okundu.
 

Mahkeme, Koza Altın Projesini Oy Birliğiyle Durdurdu!

Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı Atikhisar Barajı havzasında yapılmak istenen Koza Altın Madeni projesine mahkemeden bir kez daha durdurma çıktı. Çanakkale 2. İdare Mahkemesi, telafisi imkansız zararlar doğurabileceği gerekçesiyle ÇED Olumlu kararının yürütmesini, üst mahkemeye itiraz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak durdurdu.
Çanakkale'nin tek içme ve kullanma suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı koruma mesafesindeki Serçiler ve Terziler köyleri civarında kurulması planlanan maden projesine yargıdan bir durdurma kararı daha geldi. Koza Altın İşletmeleri A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi Projesi" için verilen "ÇED Olumlu" kararının iptaline yönelik açılan davada, Çanakkale 2. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi.   PROJENİN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK HUKUKİ ENGEL OLDU! Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, EGEÇEP, Ayvalık, Burhaniye ve Bergama Çevre Platformları ile Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği ve çok sayıda vatandaşın açtığı davada verilen bu karar, projenin önündeki en büyük hukuki engellerden biri oldu. Daha önce Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) ve Çanakkale Belediyesi'nin açtığı davalarda da Çanakkale 1. İdare Mahkemesi tarafından iptal ve yürütmeyi durdurma kararları verilmişti. MAHKEMEDEN OY BİRLİĞİYLE "KESİN" KARAR: İTİRAZ YOLU KAPALI! Çanakkale 2. İdare Mahkemesi, 25 Haziran 2026 tarihinde oy birliğiyle aldığı kararda ÇED Raporu’nun teknik ve bilimsel açıdan sakat olduğunu vurguladı. Mahkemenin gerekçeli kararında şu çarpıcı ifadelere yer verildi: "ÇED Raporu’nun teknik ve bilimsel yönden yetersiz olduğu, olası olumsuz etkilere karşı koruma tedbirlerinin nasıl gerçekleştirileceği ile ilgili belirsizlikler içerdiği anlaşılmıştır. Dava konusu işlemin uygulanması halinde, projenin çevreye olacak etkileri açısından telafisi güç veya imkansız zararların doğabileceği açıktır. 2577 sayılı Kanun uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, işbu karara karşı itiraz yolu kapalı olmak üzere (kesin olarak) karar verilmiştir."   KORKUTAN RAPOR: "MADEN SIZINTISI İÇME SUYUNU VE TARIMI MAHVEDER" Mahkemenin kararına esas oluşturan bilirkişi raporunda, maden projesinin bölge coğrafyası, tarımı ve su kaynakları üzerinde yaratacağı yıkıcı etkiler bilimsel verilerle ortaya konuldu. Raporda öne çıkan korkutucu detaylar şunlar oldu:   Fay Hatları ve Su Kirliliği: Bölgenin yoğun bir fay ve çatlak sistemine sahip olduğu, gözenekli volkanik kayaç yapısı nedeniyle ağır metal yüklü sızıntı sularının kontrol edilemeyeceği belirtildi. Bu kirli suların Atikhisar Barajı'na ve kilometrelerce ötedeki tarım arazilerine ulaşma riskinin bulunduğu, bunun 167 sayılı Yeraltı Suları Kanunu'na aykırı olduğu aktarıldı.   Yarım Asırlık Ocak Gölü Tehlikesi: Projenin yüksek asit maden drenajı potansiyeli barındırdığı, yarım asrı aşacak bir ocak gölü kirlilik baskısı yaratacağı ve havza su kalitesi üzerinde "geri döndürülemez etkiler" oluşturacağı mütalaa edildi.   Şev Kaymaları ve Heyelan Riski: Maden ocağının basamak açılarının beyan edilenden fazla olması sebebiyle şev kaymalarına (heyelan) yol açabileceği, bunun da iş kazaları ve çevre felaketlerine kapı aralayacağı not düşüldü.   Flora, Fauna ve Tarım Körlüğü: ÇED raporunda projenin çevresindeki tarım alanlarına, sit alanlarına ve bölgedeki ekolojik unsurlar ile yaban hayatına (fauna) olan kümülatif etkilerinin yeterince incelenmediği saptandı. Bilirkişi heyeti sonuç bölümünde, projenin uygulanmasında hiçbir kamu yararı bulunmadığını açıkça beyan etti. ÇEVRECİLER SEVİNÇLİ: "YAŞAM ALTINDAN DEĞERLİDİR" Kararın ardından davacı çevre örgütleri ve yurttaşlar ortak bir açıklama yaparak karardan duydukları büyük mutluluğu dile getirdi. Önümüzdeki günlerde yapılacak duruşmanın ardından "ÇED Olumlu" kararının tamamen iptal edilmesini beklediklerini ifade eden çevre savunucuları, açıklamalarında: "Bu kadar açık ve net bilimsel gerçekliğe rağmen, bu projenin 2009/7 Sayılı Genelge gibi arkadan dolanma yöntemleriyle ısıtılıp yeniden önümüze getirilmesine asla izin vermeyeceğiz. Emeği geçen tüm uzmanlarımıza ve avukatlarımıza teşekkür ediyoruz. Yaşam altından değerlidir!"
Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı Atikhisar Barajı havzasında yapılmak istenen Koza Altın Madeni projesine mahkemeden bir kez daha durdurma çıktı. Çanakkale 2. İdare Mahkemesi, telafisi imkansız zararlar doğurabileceği gerekçesiyle ÇED Olumlu kararının yürütmesini, üst mahkemeye itiraz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak durdurdu.

Çanakkale'nin tek içme ve kullanma suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı koruma mesafesindeki Serçiler ve Terziler köyleri civarında kurulması planlanan maden projesine yargıdan bir durdurma kararı daha geldi. Koza Altın İşletmeleri A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi Projesi" için verilen "ÇED Olumlu" kararının iptaline yönelik açılan davada, Çanakkale 2. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi.

 

PROJENİN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK HUKUKİ ENGEL OLDU!

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, EGEÇEP, Ayvalık, Burhaniye ve Bergama Çevre Platformları ile Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği ve çok sayıda vatandaşın açtığı davada verilen bu karar, projenin önündeki en büyük hukuki engellerden biri oldu. Daha önce Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) ve Çanakkale Belediyesi'nin açtığı davalarda da Çanakkale 1. İdare Mahkemesi tarafından iptal ve yürütmeyi durdurma kararları verilmişti.

MAHKEMEDEN OY BİRLİĞİYLE "KESİN" KARAR: İTİRAZ YOLU KAPALI!

Çanakkale 2. İdare Mahkemesi, 25 Haziran 2026 tarihinde oy birliğiyle aldığı kararda ÇED Raporu’nun teknik ve bilimsel açıdan sakat olduğunu vurguladı. Mahkemenin gerekçeli kararında şu çarpıcı ifadelere yer verildi: "ÇED Raporu’nun teknik ve bilimsel yönden yetersiz olduğu, olası olumsuz etkilere karşı koruma tedbirlerinin nasıl gerçekleştirileceği ile ilgili belirsizlikler içerdiği anlaşılmıştır. Dava konusu işlemin uygulanması halinde, projenin çevreye olacak etkileri açısından telafisi güç veya imkansız zararların doğabileceği açıktır. 2577 sayılı Kanun uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, işbu karara karşı itiraz yolu kapalı olmak üzere (kesin olarak) karar verilmiştir."

 

KORKUTAN RAPOR: "MADEN SIZINTISI İÇME SUYUNU VE TARIMI MAHVEDER"

Mahkemenin kararına esas oluşturan bilirkişi raporunda, maden projesinin bölge coğrafyası, tarımı ve su kaynakları üzerinde yaratacağı yıkıcı etkiler bilimsel verilerle ortaya konuldu. Raporda öne çıkan korkutucu detaylar şunlar oldu:

 

Fay Hatları ve Su Kirliliği: Bölgenin yoğun bir fay ve çatlak sistemine sahip olduğu, gözenekli volkanik kayaç yapısı nedeniyle ağır metal yüklü sızıntı sularının kontrol edilemeyeceği belirtildi. Bu kirli suların Atikhisar Barajı'na ve kilometrelerce ötedeki tarım arazilerine ulaşma riskinin bulunduğu, bunun 167 sayılı Yeraltı Suları Kanunu'na aykırı olduğu aktarıldı.

 

Yarım Asırlık Ocak Gölü Tehlikesi: Projenin yüksek asit maden drenajı potansiyeli barındırdığı, yarım asrı aşacak bir ocak gölü kirlilik baskısı yaratacağı ve havza su kalitesi üzerinde "geri döndürülemez etkiler" oluşturacağı mütalaa edildi.

 

Şev Kaymaları ve Heyelan Riski: Maden ocağının basamak açılarının beyan edilenden fazla olması sebebiyle şev kaymalarına (heyelan) yol açabileceği, bunun da iş kazaları ve çevre felaketlerine kapı aralayacağı not düşüldü.

 

Flora, Fauna ve Tarım Körlüğü: ÇED raporunda projenin çevresindeki tarım alanlarına, sit alanlarına ve bölgedeki ekolojik unsurlar ile yaban hayatına (fauna) olan kümülatif etkilerinin yeterince incelenmediği saptandı. Bilirkişi heyeti sonuç bölümünde, projenin uygulanmasında hiçbir kamu yararı bulunmadığını açıkça beyan etti.

ÇEVRECİLER SEVİNÇLİ: "YAŞAM ALTINDAN DEĞERLİDİR"

Kararın ardından davacı çevre örgütleri ve yurttaşlar ortak bir açıklama yaparak karardan duydukları büyük mutluluğu dile getirdi. Önümüzdeki günlerde yapılacak duruşmanın ardından "ÇED Olumlu" kararının tamamen iptal edilmesini beklediklerini ifade eden çevre savunucuları, açıklamalarında: "Bu kadar açık ve net bilimsel gerçekliğe rağmen, bu projenin 2009/7 Sayılı Genelge gibi arkadan dolanma yöntemleriyle ısıtılıp yeniden önümüze getirilmesine asla izin vermeyeceğiz. Emeği geçen tüm uzmanlarımıza ve avukatlarımıza teşekkür ediyoruz. Yaşam altından değerlidir!"

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.