Köylünün Tarlasına ve Merasına RES Olmaz!
Köylünün Tarlasına ve Merasına RES Olmaz!
Or Enerji A.Ş. tarafından yürütülen Ilgardere RES kapasite artışı projesinin 4. ÇED dosyasına karşı açılan davada duruşma tamamlandı. Davacılar, projenin tarım ve mera alanlarını yok edeceğini belirterek 'ÇED Olumlu' kararının iptalini istedi.
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Cemaller, Söğütlü ve Keçikaya köyleri yakınlarında Or Enerji A.Ş. tarafından başlatılan Ilgardere Rüzgâr Enerji Santralı (RES) Projesi’ne karşı köylülerin ve çevrecilerin hukuk mücadelesi sürüyor. 2020 yılında 3 türbinlik Faz-I projesiyle başlayan ve ardı ardına yapılan kapasite artışlarıyla büyüyen projeye karşı açılan iptal davasının duruşması gerçekleştirildi. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, köy muhtarları ve yöre halkının katılımıyla görülen davada, köylülerin yaşam alanlarını ve geçim kaynaklarını tehdit eden projeye verilen "ÇED Olumlu" kararının iptali talep edildi.
YÜKSEK YARGILAMA GİDERLERİNE TEPKİ
Duruşmada söz alan davacı taraf yetkilileri ve köylüler, şirketlerin ÇED Yönetmeliği'nin arkasından dolanarak projeleri parçalar halinde sunduklarını ve bu durumun hak arama mücadelesini zorlaştırdığını dile getirdi. Sürekli keşif ve bilirkişi incelemelerinin yapılması ile astronomik seviyelere ulaşan dava harçlarının köylüler üzerinde ağır bir maddi yük oluşturduğu vurgulandı.
17 Şubat 2026 tarihinde bölgede yapılan 3. keşif ve bilirkişi incelemesine de değinen dernek yöneticileri, daha önceki raporların aksine şirket lehine düzenlenen yeni bilirkişi raporuna ve yürütmeyi durdurma talebinin reddedilmesine tepki gösterdi.
“ÇED OLUMLU KARARININ İPTAL EDİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ”
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği üyeleri, duruşma sonrasında basın açıklaması düzenleyerek süreç hakkında bilgi verdiler. Dernek avukatı tarafından yapılan açıklamada; “Dördüncü proje için açtığımız dava kapsamında duruşma gerçekleştirildi. Bizler, davacılar olarak, köylülerin yaşam alanlarının hemen bitişiğinde, meralarında, tarlalarında ısrarla yapılmak istenen projeye karşı bir kez daha itirazımızı yaptık. Köylülerin geçim kaynaklarının ellerinden alınmasının köylüleri ekonomik gelirlerinden mahrum bırakacağını, göçe zorlayacağını belirttik ve ÇED Olumlu kararının iptal edilmesini talep ettik. Mahkemeden haktan, hukuktan, doğadan, köylüden yana bir karar vermesini bekliyoruz.
“PROJEYİ PARÇALAYARAK ÇED YÜRÜTÜLMESİNE DEVAM EDİYORLAR”
Şirketin bir an önce faaliyete geçmek için projeyi parçalara böldüğüne dikkat çeken Dernek yönetimi “ÇED Yönetmeliği’nin arkasından dolanarak kısa yollara başvurmak ve bir an önce alana yerleşmek için şirketler projeleri parçalamakta ve ayrı ayrı ÇED süreçleri yürütmekteler. Bu durumda ÇED süreçlerini takip etmek ve her birine ayrı ayrı davalar açmak bizler için oldukça yorucu ve masraflı olmaktadır. Dava harçları ve bilirkişi ücretlerinin astronomik rakamlara ulaşmış olması da hak arama mücadelemizde büyük bir engel olarak karşımıza çıkmakta ve caydırıcı olmaktadır. Masraflar ve bilirkişi ücretleri karşılanamaz hale gelmektedir” bilgisini verdiler.
“KÖYLÜNÜN TARLASINA, MERASINA RES TÜRBİNİ OLMAZ”
Dernek yönetimi yaptıkları basın açıklamasının devamında; “Şirketler “Yeşil Dönüşüm” kisvesi ile Rüzgar Enerji Santralleri için köylülerin tarlalarını, meralarını, ormanlarımızı gasp etmektedir. Bölgemizde ve ülkemizde çok fazla sayıda ruhsat ve lisans verilmektedir. Yenilebilir enerjinin ve elektrikli araçların ihtiyacı için de bakır, lityum, nikel gibi madenlere ihtiyaç duyulmaktadır. Tüm bu madenlerin çıkartılması da çok ciddi ekolojik yıkımlara yol açmaktadır” ifadeleri yer aldı.
“GERÇEK İHTİYAÇ BELİRLENMELİ, ENERJİ ÜRETİMİ PLANLAMASI YAPILMALI”
Dernek yönetimi Türkiye’de ciddi bir enerji tasarrufu yapılmasının yanı sıra iktidarın da enerji üretimi planlamasını yapması gerektiğinin altını çizdi. Dernek yönetimi “İktidar tarafında halkın gerçek enerji ihtiyacı dikkate alınmadan, şirketlerin karını önceleyen enerji politikaları yürütülmektedir. Projeler için tarım alanları, meralar, ormanlık alanlar, köylülerin yaşam alanları gözden çıkartılmakta ve şirketlere peşkeş çekilmektedir. Önce enerji tasarrufu gerçekleştirilmeli, kayıp kaçaklar önlenmeli, halkın gerçek enerji ihtiyacı belirlenerek enerji üretimi planlaması yapılmalıdır. Halihazırda ülkemizdeki kurulu enerji gücünün ihtiyaç duyulan güçten daha fazla olduğu bilinmektedir” açıklamasında bulundu.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
