Vatikan'ı sayarsak dünyada 195 ülke var. Ancak dilimize böyle yerleşmiş. 72 millet.
Sorum şu: İnsanlık kurulduğu gün dünya üzerindeki tüm milletler birbirinin aynı ancak farklı dünyalarda yer alsaydı ve doğal olarak başka milletlerin varlığından bile haberdar olmasalardı günümüzde her bir millet nasıl bir hayat sürerdi.
ABD’liler, Çinliler, Ruslar, Türkler. Ve diğerleri.
Örneğin yazıyı önce kim bulur ve kullanırdı. Elektriği. Antibiyotikleri, aşıları. Asma köprüleri, çimentoyu. Mikroçipleri, LCD ekranları, mumu, ampulü. Birayı. Saç boyasını, Gezegenleri. Muscarin zehirlenmesini, Botulinismus toksinini, Sezaryeni, Uçağı, denizaltını, nükleer santrali, Balık çiftliklerini, Cola'yı ve dondurmayı.
Kültür Çipurasını, Manyetik Rezonansı, Cep telefonunu, Lithium pilini.
Burada bir mola verip düşünün isterseniz.
Bu kadar düşünmek yeter.
Günümüzde 72 millete 72 gezegen mevcut değil. Ulaşım olanakları, öğrenci değişimleri, ithalat, gibi olanaklar mevcut. Dünyanın ulaştığı teknolojiye ait sırlar internette wiki'de bile yer alıyor. Evlerimizdeki en küçük tabletin bile işlemci gücü aya ilk ayak basan Apollo 11 in bilgisayarından binlerce defa daha güçlü. Şarkının dediği gibi, "Onlar nerede biz neredeyiz."
Gerçek bir soru. Dünyanın ulaştığı teknoloji seviyesine 100 dersek biz neredeyiz?
"Biz" derken Anadolu topraklarında Anadolu insanının kendi bilgi birikimi ile gerçekleştirdiği bilimsel seviyeden bahsediyorum.
Örneğin Microchip üretiyor muyuz? Helikopter, Manyetik rezonans cihazı, Tomografi cihazı veya tüpü. Lazer. Lazer topu.
Tek tek düşünüldüğünde belki bazılarını üretiyoruz veya üretmek sorun değil. Ancak konu 72 millete 72 gezegen olunca her şart ve durumda, ele güne muhtaç olmayacak teknolojiyi üretmek gerekir.
Nitekim 23 Aralık 2014 de Türkiye’nin ilk nano çip üretecek fabrikasının temeli atıldı.
Türkiye her konuda olduğu gibi bu konuda da geç kaldı diyebilirim. Bu fabrikada üretilecek çiplerle Türkiye dünyanın çip üreten bir kaç ülkesinden birisi olacak. Türkiye bu konuya çok önem veriyor ve bu işlerle ilgilenen çok değerli bilim adamlarımız var. Ancak yukarıda saydıklarımı içinde bile çip tek bir kelimeden ibaret. 72 millete 72 gezegen olacaksa evrende yer alan tüm teknolojilerde var olmamız gerekir. Ticari değeri düşünmeden her teknolojide biz de yer almalıyız ve hatta ilk yaratıcısı olmalıyız.
Bunu sağlamanın elbet birçok yolu var. Esas olan dünyanın en gelişmiş ülkesi olacak mıyız olmayacak mıyız? Teknolojiyi biz mi üreteceğiz ithal mi edeceğiz. Bu kararı verdikten sonra gerisi an meselesi.
Zaten Bilim ve teknoloji Bakanı Fikri Işık Türkiye’de seri üretim Microchip yapabilmek için gerekli çalışmalara başlandığını açıkladı. Bu amaçla Malezya'da yer alan Çip Fabrikasını inceledi.
Bu noktada bir kere daha durmamız ve yazının başlığına ve ilk paragrafına dönmemiz gerekiyor. Kastettiğim teknoloji seviyesi tüm milletlerin birbirinden habersiz farklı gezegenlerde yaşadığı durumla ilgili idi. Bu durumda bir başka ülkeden teknoloji transferi ile ancak ve en fazla onların müsaade ettiği kadar olabileceğimiz açıktır.
Sonsöz, teknoloji transferi ile en fazla ikinci ülke olunur. Lider olmak için transfer değil keşif gerekir. Keşif Kâşiflerce yapılır. Kâşiflik doğal yetenek değil özel bir eğitim sisteminin son ürünüdür.
Lider ülke olacaksak Kâşif yetiştirmek gerekir. Teknoloji transferi veya aşırması ile arzu ettiklerinde kafamıza vurabilecekleri arkalarda bir yerlerde oluruz ancak.

