"Yargı Paketi İfade Özgürlüğünü Geliştirmiyor, Geri Götürüyor"

Siyaset (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 28.09.2019 - 07:18, Güncelleme: 28.09.2019 - 07:18 1472+ kez okundu.
 

"Yargı Paketi İfade Özgürlüğünü Geliştirmiyor, Geri Götürüyor"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, canlı yayınlanan HaberTürk Manşet programında sunucu Mehmet Akif Ersoy'a konuk olarak Siyasi Yargı Reform Paketi değişikliklerini değerlendirdi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, canlı yayınlanan HaberTürk Manşet programında sunucu Mehmet Akif Ersoy'a konuk olarak Siyasi Yargı Reform Paketi değişikliklerini değerlendirdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, Yargı Reform Paketinin bir reform olmadığını, ifade özgürlüğü açısından mevcut yasalardan daha geriye doğru bir gidiş olacağını açıkladı. Pasaport iadesi için kolluk kuvvetlerinin ve İçişleri Bakanlığının olur vermesine bağlanmasına itirazları olduğunu belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek; " Biz bu taslağı inceledik. Metinde ciddi eksiklikler var. Kamuoyunda oluşan intibaının aksine bizde çok büyük eksiklikler yaratmıştır. Örneğin Anayasanın 23.maddesi uyarınca hiçbir vatandaşın seyahat özgürlüğü engellenemez. Bir şahsın yurtdışına çıkış prosedürleri bellidir. Yurtdışına çıkış yasağı ancak Hakim kararıyla sınırlandırılabilirken; bu paket ile bu karar kolluk kuvvetleri ve İçişleri Bakanlığınca sınırlandırılma getirilmesi öneriliyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak getirilen olumlu değişiklikleri memnuniyetle karşılıyoruz ancak bazı değişikliklere ise kamuoyu menfaatleri gereğince karşı çıkmak durumundayız" dedi.   İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNDE GELİŞTİRİLMİYOR, GERİYE GÖTÜRÜYOR! Dünya'da en çok tutuklu gazetecinin Türkiye'de olduğuna dikkat çeken Muharrem Erkek; mevcut taslağın Türkiye'yi ileri değil daha da geriye götüreceğini belirtti. Erkek; "Düşünce özgürlüğünü anayasaya yazmak bir şey ifade etmemektedir. Anayasamızda zaten düşünce ve fikirlerini açıkladığı gerekçesiyle kimse suçlanamaz ifadeleri yer almaktadır. Önemli olan Anayasanın hak ve özgürlükler ile ilgili maddelerini uygulamaktır. Samimi olarak gerçek bir yargı reformu istiyorsak Hakimler, Savcılar Kuruluna üye seçimleri ile Anayasa Mahkemesine üye seçimleri yeniden düzenlenmek zorundadır. OHAL döneminde KHK ile ihraç edilmiş kamu görevlileri var. Bunlar hakkında soruşturma olmayanlar, soruşturma olup da takipsizlik kararı verilenler mutlaka görevlerine iade edilmelidirler. Siz mahkeme kararı ile aklanmış herhangi bir terör örgütü ile irtibatı bulunmadığı yargı kararıyla tespit edilmemiş kişiyi görevine iade etmek zorundasınız. Bu konularda düzenleme yapılmadı" dedi.   CUMHURBAŞKANI OLARAK MI, PARTİ BAŞKANI OLARAK MI KONUŞUYOR? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın aynı zamanda bir siyasi parti lideri olduğuna dikkat çeken Muharrem Erkek; "Cumhurbaşkanına hakaret suçu denen bir şey var. TCK'nın 299'un artık mevzuattan çıkartılması gerekmektedir. Zaten kamu görevine hakaret suçu mevcut, eğer Cumhurbaşkanına bir hakaret suçu var ise; bu suçtan hakim uygun cezayı verir. Ama siyasi parti genel başkanı sıfatı ile mi konuşuyor, yoksa Cumhurbaşkanı sıfatı ile mi konuşuyor belli değil. Büyük bir eşitsizlik var burada. Kanun önünde eşitliği sağlamamız gerekiyor. Düşünce, ifade ve basın özgürlüklerini sağlayarak korumamız gerekiyor" dedi.   "KUVVETLER AYRILIĞI ZEDELENDİ, EGEMENLİK ŞAHSİLEŞTİRİLDİ" Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin Türkiye'nin önündeki en büyük sorun olduğunu belirten Muharrem Erkek; "Avukatlara yeşil pasaport olarak 2015 yılında teklif vermiştik. Yargıda eşitlik sağlayamazsanız reforma yapamazsınız. En son bir siyasi parti başkanı olan aynı zamanda Cumhurbaşkanı olan Erdoğan, Anayasa mahkemesine üye olarak bir AKP'li vekili atadı. Bu atama meclisin onayına tabi değil, anayasaya uygunluğu tartışmalıdır. Hiç kimsenin onayını aramadan böyle bir atamayı yapmakta bir behis görmemektedir. Asıl bu sistem adına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen Türkiye'nin yargı açısından en büyük sorunudur. Kuvvetler ayrılığı zedelendi, egemenlik şahsileştirilmiştir. Devletin temeli adalettir, adaleti zarara uğratırsanız devleti ayakta tutamazsınız. O yüzden hakim ve savcıların bağımsızlığını sağlamak zorundayız. Demokrasi gelişmiş ülkelerde ki bunu bizlerde hak ediyoruz; Yüksek Yargıya yapılan atamalar da parlamentoların önemi çok önemlidir" dedi.  
CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, canlı yayınlanan HaberTürk Manşet programında sunucu Mehmet Akif Ersoy'a konuk olarak Siyasi Yargı Reform Paketi değişikliklerini değerlendirdi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, canlı yayınlanan HaberTürk Manşet programında sunucu Mehmet Akif Ersoy'a konuk olarak Siyasi Yargı Reform Paketi değişikliklerini değerlendirdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, Yargı Reform Paketinin bir reform olmadığını, ifade özgürlüğü açısından mevcut yasalardan daha geriye doğru bir gidiş olacağını açıkladı. Pasaport iadesi için kolluk kuvvetlerinin ve İçişleri Bakanlığının olur vermesine bağlanmasına itirazları olduğunu belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek; " Biz bu taslağı inceledik. Metinde ciddi eksiklikler var. Kamuoyunda oluşan intibaının aksine bizde çok büyük eksiklikler yaratmıştır. Örneğin Anayasanın 23.maddesi uyarınca hiçbir vatandaşın seyahat özgürlüğü engellenemez. Bir şahsın yurtdışına çıkış prosedürleri bellidir. Yurtdışına çıkış yasağı ancak Hakim kararıyla sınırlandırılabilirken; bu paket ile bu karar kolluk kuvvetleri ve İçişleri Bakanlığınca sınırlandırılma getirilmesi öneriliyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak getirilen olumlu değişiklikleri memnuniyetle karşılıyoruz ancak bazı değişikliklere ise kamuoyu menfaatleri gereğince karşı çıkmak durumundayız" dedi.

 

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNDE GELİŞTİRİLMİYOR, GERİYE GÖTÜRÜYOR!

Dünya'da en çok tutuklu gazetecinin Türkiye'de olduğuna dikkat çeken Muharrem Erkek; mevcut taslağın Türkiye'yi ileri değil daha da geriye götüreceğini belirtti. Erkek; "Düşünce özgürlüğünü anayasaya yazmak bir şey ifade etmemektedir. Anayasamızda zaten düşünce ve fikirlerini açıkladığı gerekçesiyle kimse suçlanamaz ifadeleri yer almaktadır. Önemli olan Anayasanın hak ve özgürlükler ile ilgili maddelerini uygulamaktır. Samimi olarak gerçek bir yargı reformu istiyorsak Hakimler, Savcılar Kuruluna üye seçimleri ile Anayasa Mahkemesine üye seçimleri yeniden düzenlenmek zorundadır. OHAL döneminde KHK ile ihraç edilmiş kamu görevlileri var. Bunlar hakkında soruşturma olmayanlar, soruşturma olup da takipsizlik kararı verilenler mutlaka görevlerine iade edilmelidirler. Siz mahkeme kararı ile aklanmış herhangi bir terör örgütü ile irtibatı bulunmadığı yargı kararıyla tespit edilmemiş kişiyi görevine iade etmek zorundasınız. Bu konularda düzenleme yapılmadı" dedi.

 

CUMHURBAŞKANI OLARAK MI, PARTİ BAŞKANI OLARAK MI KONUŞUYOR?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın aynı zamanda bir siyasi parti lideri olduğuna dikkat çeken Muharrem Erkek; "Cumhurbaşkanına hakaret suçu denen bir şey var. TCK'nın 299'un artık mevzuattan çıkartılması gerekmektedir. Zaten kamu görevine hakaret suçu mevcut, eğer Cumhurbaşkanına bir hakaret suçu var ise; bu suçtan hakim uygun cezayı verir. Ama siyasi parti genel başkanı sıfatı ile mi konuşuyor, yoksa Cumhurbaşkanı sıfatı ile mi konuşuyor belli değil. Büyük bir eşitsizlik var burada. Kanun önünde eşitliği sağlamamız gerekiyor. Düşünce, ifade ve basın özgürlüklerini sağlayarak korumamız gerekiyor" dedi.

 

"KUVVETLER AYRILIĞI ZEDELENDİ, EGEMENLİK ŞAHSİLEŞTİRİLDİ"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin Türkiye'nin önündeki en büyük sorun olduğunu belirten Muharrem Erkek; "Avukatlara yeşil pasaport olarak 2015 yılında teklif vermiştik. Yargıda eşitlik sağlayamazsanız reforma yapamazsınız. En son bir siyasi parti başkanı olan aynı zamanda Cumhurbaşkanı olan Erdoğan, Anayasa mahkemesine üye olarak bir AKP'li vekili atadı. Bu atama meclisin onayına tabi değil, anayasaya uygunluğu tartışmalıdır. Hiç kimsenin onayını aramadan böyle bir atamayı yapmakta bir behis görmemektedir. Asıl bu sistem adına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen Türkiye'nin yargı açısından en büyük sorunudur. Kuvvetler ayrılığı zedelendi, egemenlik şahsileştirilmiştir. Devletin temeli adalettir, adaleti zarara uğratırsanız devleti ayakta tutamazsınız. O yüzden hakim ve savcıların bağımsızlığını sağlamak zorundayız. Demokrasi gelişmiş ülkelerde ki bunu bizlerde hak ediyoruz; Yüksek Yargıya yapılan atamalar da parlamentoların önemi çok önemlidir" dedi.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.