“YAN YANA YÜRÜDÜĞÜM HİÇ KİMSEYİ SATMADIM”

Siyaset (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 13.08.2014 - 17:32, Güncelleme: 13.08.2014 - 17:32 3109+ kez okundu.
 

“YAN YANA YÜRÜDÜĞÜM HİÇ KİMSEYİ SATMADIM”

Dobra ve lafını esirgemez kişiliği ile tanınan Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan, son günlerde basına ve kamuoyuna yansıyan konular hakkında basın mensuplarına açıklamada bulundu. Ömer Faruk Mutan, yaptığı açıklamalarda CHP Kepez Belde Başkanı Birol Arslan arasında yaşananlara da açıklık getirdi. Kepez Belediye hizmet binasında düzenlenen basın toplantısına katılan çok sayıda partili de Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan’a destek verdi.
Başkan Ömer Faruk Mutan sözlerine yaşanan olayların temelini anlatarak başladı; “Türkiye’de siyaset kurumu sağıyla ve soluyla bir bütündür. Bu sadece CHP’de olan bir hastalık değil, MHP’sinde de böyle AKP’sinde de böyle, BDP’sinde de böyle ÖDP’sinde de böyle. Birileri bir şeyleri üfürünce bize de bu işin detayını paylaşmak kalıyor” diyerek başladı ve şöyle devam etti; “Kepezimizde ana teması çocukları sünnet ettirdiğimiz bir şölen gerçekleştirildi. Bu şenlikte yaptığım konuşmada organizasyon ile ilgili ve yerel seçimler öncesin teşekkürü unuttuğum bir arkadaşım; Adnan Köse’ye teşekkür ettim. Bu esnada 1-2 ay önce partiden istifa etmiş adı Hüseyin Dalkıran olan ve onun bulunduğu bir grup içinde kendisi yuhalamaya başladı. Yuhalarken de ben mikrofondayım ‘CHP Örgütü’ne niye teşekkür etmiyorsun? Birol Arslan’a niye teşekkür etmiyorsun?’ gibi laflar etti. Bende ‘burası yeri ve zamanı değil, her şeyin yeri ve zamanı var’ dedim. Çok da uzatmadık ve Coşkun Bey geldi sahne aldı. Güvenlikçilere de bunu bu alandan çıkartın dedim.”   “HER YERDE VE HERKESE TEŞEKKÜR ETTİM”   Başkan Ömer Faruk Mutan oğlu Recai Mutan’ın da grup içerisinde olduğunu belirterek açıklamalarına şöyle devam etti; “O grup içerisinde oğlumda vardı. Eğlence öncesi alkol almışlar. Hatta bir iddia o ki, oğlum ‘Çok içtik girmeyelim bu konsere’ diyor ama diğerleri dinlemeyince oda onlarla geliyor. Yuhalama olayından sonra Hüseyin Dalkıran denilen şahıs alandan uzaklaştırıldı. Hatta o yuhalarken, eşi hanımefendi de ağzını kapatmaya çalıştı. Ama bir yandan da yanındaki bir kaç kişi de buna gaz vererek devam et dediler. Arada hep telefonuma bakarım ve baktım. Seyfettin Kapucu’dan bir mesaj gelmiş. Okuyorum mesajı ‘Menfaatsiz emek verenlere bir teşekkürü çok gördün başkanım tebrikler.’ Ben seçim sattı mahallinde hep örgüte teşekkür ettim. Seçim sattı mahallinde önce mikrofonu belde başkanıma verdim. Seçim daha demokratik olsun diye her mahallenin muhtarına dâhil mikrofon verdim. Gençlik Kolları’na ve Kadın Kolları’na hep teşekkür ettim. Bütün kahve toplantılarında ettim. Hatta seçim gecesi kutlamayı farklı bir noktaya ve gerginliğe taşımama adına meydanda bir kutlama programı yapalım dedik. Burada da örgüte, gençlik kollarına, kadın kollarına ve eşime teşekkür ettim” dedi.   OĞLUMLA ŞİDDETLİ TARTIŞMA YAŞADIK   Olay gecesinin akşamında oğlundan bir mesaj aldığını belirten ve mesaj üzerine oğluyla tartıştıklarını belirten Başkan Mutan; “Olay gecesi ikinci bir mesajda oğlumdan geldi; oğlum bu mesajda bana hitabı başkanım diyor. Ben onun babasıyım, ama başkanım diyor. Mesajda bir isim var onu söylemeyeceğim. Bu mesajda da oğlum ‘Ben yokum artık. Mutfaktaki falan filanı bana tercih ettin sana başarılar’ diyor. Bu mesajlardan sonra oğlumu aradım buluştuk. Şiddete varan bir tartışma yaşadık. Bunu uyguladığım için kamuoyunun önünde özür diliyorum. Çünkü kendisinden de hanımının, kayınpederinin ve çocuğunun yanında özür diledim. Bu benim yanlışımdı. Benim oğlum tören sürerken ayağa kalktı ve terk etti orayı. Aynı akşam belde başkanını aradım. Dedim ki çok iyi bir provokasyon zemini hazırlamışsın dedim. İçlerindeki en defolu adam bir anda patladı. Girmeyelim çok içtik demişler demek ki bir şeyler konuşulmuş” şeklinde konuştu.   “YUHALANACAK NE YAPTIM”   Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan yaşananlara bir anlam veremediğini ifade etti; “Neyi hak ettim? Bu olay Cumartesi günü oluyor. Pazartesi günü belde başkanı işyerinde toplantı yapıyor. Toplantıda oğlum, Seyfettin Kapucu, Ergin Arıcan ve Hüseyin Dalkıran var. Belde başkanıyla bu süreçte yüz yüze de görüştüm. Bütün mesajları ona da verdim. O da gördü. Belde başkanı, Hüseyin Dalkıran’a ‘sen benim belde başkanımı nasıl yuhalarsın? Burayı terk et’ diyemez miydi? Belde başkanı ‘Ben sadece Recai’yi çağırdım’ diyor. Peki diğer üçü nereden geldi. Veya partinin belde başkanı diğer üçüne ‘Arkadaşlar kusura bakmayın ben sadece Recai’yi davet ettim. Onunla görüşeceğim’ diyebilir miydi?’ diyebilirdi. Ama demedi. Birol başkanı aradım ve geldi. Öyle dedikodularda dendiği gibi bunları at demedim ben. Kol kırılır yen içinde kalır dedim. Beni yuhalayan grup içinde iki tane yönetim kurulu üyem var dedim. Biri canım oğlum diğeri ise Seyfettin Kapucu. Şu mesajlar o yuhalama zihniyetine ve aklına destek veren mesajlardır. Bunların istifalarını talep et dedim. Bunları at falan diyen yok zaten yetkileri de yok. İstifalarını rica et ve yoluna devam et dedim” diye konuştu.   ARKADAŞLARLA GÖRÜŞÜP DURUMU ANLATTIM   Başkan Mutan sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Aynı haftanın Perşembe günü yine belde başkanını aradım. Dedim ki ne yaptın? Tabi bu ara Merkez İlçe Başkanı, sayın başkanı bilgilendiriyor. Yol haritasını da büyük ihtimalle o çiziyor. Cumartesi günü 8 kişiyle yönetimi topluyor. Tek taraflı anlatıyor. Mesaj diyor ama mesajın içeriğinden bahsetmiyor. Faturayı Hüseyin Dalkıran’a kesiyorlar kendi içlerinde. Diyorlar ki, bu arkadaşların atılmasına gerek yok. Bir, bu arkadaşların atılmasını ben talep etmedim, iki azıcık açta CHP tüzüğünü oku. Aradan bir süre geçiyor; Mehmet Girgin arkadaşta şahit. Hatta Mehmet Girgin; ‘Ya sen bu konuyu anlatıyorsun ama bir de Belediye Başkanını çağıralım onu da dinleyelim’ diyor. ‘ileri de bir araya geliriz’ diyerek konuyu geçiştiriyor. Pazartesi arıyorum ve sevgili başkan o Çarşamba günü bitti. Bundan sonra ben gereğini yapacağım diyorum. Artık kavgaya girdik ve ben facebooka ‘Yönetimi tanımıyorum’ diye not düşüyorum. Arkadaşlarımla görüşüyorum ve durumu anlatıyorum bize böyle anlatılmadı diyorlar. Desteklerini istedim sağolsunlar onlarda desteklerini esirgemediler; İstifa verir misiniz dedim veririz dediler. 5 tanesi istifasını verdi. Sonra diğer bir arkadaş geldi durumu ona da anlattım ve oda istifasını verdi. İşleme sokmadık ama elimizde duruyor. Ben Küçükkuyu’ya gittim. O ara yönetim kurulu üyesi Makbule Yaşar hanımefendi ile görüştük. Ben zaten üç ay önce istifa etmiştim dedi. Olsun abla dedim istifanın çoğundan zarar mı gelir. Çift dikiş atalım dedim. O da istifasını verdi. Bu ara belde başkanı arkadaşları arıyor. İlçe başkanı belde yönetimiyle toplantı yapacağını söylüyor. Beni aradılar biz katılmak istemiyoruz dediler. Sence nasıl dediler. Valla katılmazsanız iyi olur dedim. Ve katılmadılar.”   CHP’DE ŞUNCULAR VE BUNCULAR VAR   CHP Merkez İlçe Başkanı Nehat Önder’in 4 kişi ile toplantı yaptığını kaydeden Başkan Mutan; “İlçe başkanım; Birol, Hasan Hüseyin, Recai ve Seyfettin Kapucu ile 4 kişilik toplantı yapıyor. Ama burada istifalar duruyor. İşleme girmiyor hala süreç iyi niyetle çalışıyor. Çünkü ben ondan iki kişinin istifasını istedim. Çünkü bu yuhalayan zihniyetin arkasından o alan terk ediliyor ve o zihniyete destek veriliyor. Bir belediye organizasyonunda partiye teşekkür edilmez. Yok, böyle bir şey. Orada partili de var, partisiz de var. Başka partiden insanlar da var. Küçükkuyu’da iken Nejat başkanla temasa geçtim. Bir Perşembe günü geldi ve birçok konuyu konuştuk. Konuştuklarımızdan bir tanesi de konu sırf bu olduğu için buna gireceği ama bir diğer konuya da kısa başlık atacağım. O ara kendi cevap verir. CHP’de şuncular ve buncular var. Bir grup Serdar’cı, bir grup belediyeci, bir grup Ali’ci. Biz hiç bir zaman hiç bir grubun elemanı olmadık. Nejat bey önce Küçükkuyu Belediye Başkanını ziyaret ediyor. Konuştuk beldeyle olan sıkıntıyı nasıl aşarız dedik. Seçim yapalım dedi. Bende ‘hay hay’ dedim. ‘Peki, bu konuyla ilgili ben Pazartesi günü Ankara’yı arayacağım bana destek verir misin’ dedi. ‘Tabi ki’ dedim. Ben demokratik zeminle bütün Çanakkale şahittir ki, bütün ilçe kongrelerinde seçim ve çarşaf liste dedim. Bakın Birol Arslan ve ekibi bu beldede ilk defa yapılan bir seçimle gelmiştir. Ama bu temayüldür. Bu süreçte aday olmak isteyen diğer arkadaşlar, benden açık destek istemiştir bende hayır dedim. Açık ve net söylüyorum. Birol’a da destek vermemişimdir. Seçim oradadır ve sandık oradadır. Girersiniz ve yarışırsınız kim çıkarsa başımın üzerinde taşırım dedim. Tek listeyle girildi. Biz hep örnek olduk. Biz burada yapılan bir Kepez belde etkinliğinde bir panel sonrası haksız ve hukuksuz bir şekilde görevden alınan belde başkanıyla Genel Başkana gittik. Odasına girdik. O gün de Soydancılar ile Nejatcılar işbirliği halindeler. Biri diyor ki görevden o da onu görevden alıyor. Bakın yetmedi. Meclise gittik ve Adnan Keskin ile görüştük. Tamam, haksız ve hukuksuz bir uygulama yapılmış ama tüzük gereği oynayabileceğimiz çok fazla bir şey yok dediler” ifadelerini kullandı.   YOL HARİTASINI ÇİZENLER AKIL VERMEYE DEVAM EDİYOR   Atamanın arkasından facebook’una ‘Atanan yönetimleri tanımıyorum’ şeklinde not düştüğünü anımsatan Başkan Mutan; “Süreç sürerken hala istifaları devreye sokmadık, bekliyoruz. Hastanede yattığımın ikinci günümüydü yâda çıktıktan sonraki haftamıydı; dedik ki bu istifaları devreye sokalım toplu bir şekilde götürün dedik. Toplu alınmazmış nasıl alınacakmış; ya tek tek alınacakmış yâda iadeli taahhütlü olacakmış. İadeli taahhütlü yollayın dedik, istifalar iadeli taahhütlü gitti, ertesi gün ellerine gitmiş alındı belgesi geldi. Yönetim düştü.  Birol beyin liste oluşturduğunu öğrendim; atama usulü ile yeni yönetimi oluşturmak istiyormuş. Bunun üzerine Nejat Başkanımı aradım duyumlarımı ilettim kendisine. Kendisi de buna şaşırdığını öyle bir şeyin olmadığını ifade etti. Gazetelerde okudum galiba ertesi hafta başında Kepezin yeni belde yönetimi Hasan Hüseyin Cerrah! Tabi yol haritasını çizen akılda neler akıl vermeye devam ettiler. Bayram haftası yeni yönetimden arkadaşlarım geldi; “Bayram kırgınlık dargınlık falan olmasın” diye rica ettiler. Tabi ben bu atamanın arkasından facebook’uma not düştüm; ‘Atanan yönetimleri tanımıyorum’ diye. Tanımıyorum kardeşim. Seçim dediniz atadınız. Ben bu yönetimi gördükten sonra Nejat başkana tekrar döndüm; Başkanım bana seçim demiştiniz, atama yapmışsınız! Kendisi de bana genel merkezin 2015’e kadar seçim yapılmayacağı talimatı olduğunu söyledi. Genel merkez genel kurul yapmayacağım dedi 2015’e kadar ama bu süreçte bu tür olağanüstü durumlarda işte İzmir’de 7 ilçede kongre oldu arkadaşlar. Sen bana seçim dedin Küçükkuyu’da sonra geldin yok öyle bir şeyler falan dedin her zamanki edanla. Gazetelerde öğrendik ki atama yapmışsın. Dedim ki senin atadığın belde yönetimini tanımıyorum atayanlarda bundan nasibini alacak. Bana dedi ki senin için hayırlı olmaz. Bende ona dedim ki senin için hiç hayırlı olmaz. Telefonları kapattık kardeşim” dedi.   “BEN BU HALKIN BELEDİYE BAŞKANIYIM”   CHP Merkez İlçe’nin davet ettiği ilin de mesaj çektiği bayramlaşma gününe de değinen Başkan Mutan; “Yeni yönetimden arkadaşlar tekrar geldiler küskünlük olmasın diye; bizim belediyenin standart klasik bayramlaşması var. Bayramın ikinci günü saat 2’de buyurun bütün yurttaşlar ile bayramlaşıyoruz, selamlaşıyoruz Ama dedim ki sizi belde yönetimi olarak tanımıyorum arkadaşlar dedim. Sizin hiçbir etkinliğinizde bulunmayacağım dedim O ana kadar olanların hepsini anlattım. Nejat Başkanla olan konuşmam da dâhil. Bir partinin belediye başkanıyım ama ben bu halkın belediye başkanıyım. Herkese hizmet vermekle de hükümlüyüm. Bu hükümlülüğümü herkese karşı yerine getirmeye devam ediyorum devam da edeceğim. Bayramın birinci günü. Bakın dini bayramlarda herkesin büyükleri var. Anası var babası var dadası var. Yıllarca bunu da eleştirdim. Dedim ki birinci günü yapmayın kardeşim bunu ikinci günü yapın. Akşamüzeri yapın. Toplu yapın. İlçeleri çağırın. Zannediyorum milletvekilleri ilçeleri gezsin diye böyle bir program yapıyorlar. Merkez ilçenin davet ettiği ilin de mesaj çektiği bayramlaşma gününü basın takip etmiştir. Arkadaşlar davet eden kişi yok ortada ilçe başkanı yok. Gelen grup yalancıktan orada iki el sıkışıyor gidiyor dışarıya oturuyor. Bir grup karşıya oturuyor. Toplasanız 50-60 kişi yok. Nasıl bir etkinlik nasıl bir organizasyon. Hani Ramazan kardeşliğin, birliğin, dirliğin olduğu bir aydı. Böyle bir şey yok arkadaşlar. Kusura bakmasınlar. İftar programlarına ile ilçeye imsakiyemizi yolladık. Davet ettik. Şifai olarak da zaman zaman tek tek davet ettiklerim oldu. Gelenler oldu gelmeyenler oldu. Gelenlerde sağ olsun gelmeyenlerde sağ olsun. Basın arşivini tarar kimlerin gelip gelmediğini oradan takip eder. Ama Kepez halkı takip etti. Bitirdik” diye konuştu.   SİZİN PARTİYİ ZAYIF GÖSTERMEYE HAKKINIZ VAR MI   Yaşadıklarını anlattığı için suçlu olabileceğini belirten Başkan Mutan, suç işleme özgürlüğü olduğunu belirterek açıklamalarına şöyle devam etti; “Bunun karşılığı neyse ona da katlanırım arkadaşlar. Parti orada, disiplin kurulu da orada ama bunları bütün kamuoyu ile paylaşmak istedim arkadaşlar. Bu sadece bu partiye bağlı bir hastalık değil. Bütün partilerde açıp bakın yerel gazeteleri, ulusal gazeteleri siyaset bu ülkede yeniden durulanmalı, arıtılmalı. Şu bugün sizlerle birlikte olan geyik muhabbeti kıvamındaki bu bilgiler kahve köşelerinde yapılıyor biliyor musunuz? Parti etkinlik yapıyor kahvede 25 kişisiniz, miting diyorsun 65 kişiyle miting yapıyorsun.  Sizin partiyi zayıf göstermeye hakkınız var mı kardeşim. Sen suç işlemiyor musun siz hangi mitingde sandalyede otururken miting yapıldığını gördünüz? Miting heyecanla olur coşkuyla olur ne mitingi ya Ekmeleddin bahane birilerini yanında gezdiriyorlar. Vatandaş her şeyin farkında her şeyi de biliyor. Parti içi demokrasiyi hayata geçireceksin ki, bunu ilçe danışma kurulunda gözler önünde gördük bir tane il genel meclisi üyesi konuşmak istedi ismini yazdı bakın ona itiraz edenler oldu orda konuşturulmadı. Hicri bey bir açıklama yaptı! İnsanlar düşüncelerini açıklar ve düşünceler etrafında örgütlenirler, bir şey daha oldu orda aslında siyasetin temayül durumu var. Siyaset silsile şeklinde konuşulur. En son partinin büyükleri sıralanır; divan başkanı, ilçe başkanı, ben konuştum. Benden sonra konuşması gereken eski vekiller var, sonra belediye başkanı var. En son mevcut milletvekilleri konuşur; bakın kendisini seviyorum sayıyorum ama araya Tuygan Çalıkoğlu’nu ittirdi, biliyorsunuz değil mi? Ankara’nın ikinci listesinde birileri müdahale ettiğinde müdahale edenlerde o aralar araları iyiydi. Şimdi araları iyimi değil mi bilmiyorum. Bakın bu siyasi nezaketsizliktir. Bunu da yaptı, hatta ben dedim önemli değil ben böyle protokol falanda önem vermem ama arkadaşlarımı çok rahatsız etti. O konuda da Nejat beyi aradım ya başkan bu kadar yapıyorlar bu kadar oluyor dedi iyi niyetli değil” şeklinde konuştu.   “YAN YANA YÜRÜDÜĞÜM HİÇ KİMSEYİ SATMADIM”   Bugüne kadar hiç kimseyi satmadığını dile getiren Başkan Mutan; “Şu belde örgütünün bütün masraflarını şu belediye meclisinin huzur haklarından, sağdan soldan esnaftan toplayıp ta ödüyoruz, kiralarını da.  Televizyon aldım diyormuş. Bakın bir avukat arkadaş aynı sitede oturan meclis üyesi arkadaşımız Erhan Bektaş’a diyor ki ya Recai Mutan hakkında bir yerden alınmış icra başlayacak icra. Oğlumu arıyorum diyorum ki oğlum bu televizyonun parasını ödediniz mi. Ödemişizdir diyor. Bir gün, iki gün, üç gün arkadaşlar ödenmemiş. Onun belgesi de burada. Sevgili Erhan Bektaş ödüyor arkadaşlar. Evet ödeme mödeme hepsi burada karttan ödeniyor çünkü. Onu da belirteyim bu arada. Atıp tutuyor ya ikide bir. Taşıdıkları masaları sandalyeleri de biz aldık. O bilgisayarı da Hüseyin Karaman’a rica ettim, partiye o bağışladı. O taşınma işini biz organize ettik belediye olarak. Öyle tokmak sende davul bende yok öyle arkadaşlar. Ben sana yapılan yanlışa sonuna kadar sahip çıktım. Ben senden kol kırılır yen içinde kalır dedim iki kişinin istifasını istedim. Atın falan demedim, atmaya da hakkınız yok zaten ama siz işi sulandırdınız. Siyasetin temel kuralıdır. Önce etrafındakileri boşaltırsın kim bu Adnan tukaka, kim Erhan tukaka kim Haklan tukaka kim öteki tukaka sonra seni boşluğa çekerler boğarlar. Böyle değil bu işler. Siyasette böyle yapılmaz. Ahde vefa diye bir şey vardır. Eğer yaşam terbiyeniz birbirine karışacaksa yan yana yürüdüğüm hiç kimseyi satmadım bugüne kadar. Hiç kimseyi satmadım” dedi.
Dobra ve lafını esirgemez kişiliği ile tanınan Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan, son günlerde basına ve kamuoyuna yansıyan konular hakkında basın mensuplarına açıklamada bulundu. Ömer Faruk Mutan, yaptığı açıklamalarda CHP Kepez Belde Başkanı Birol Arslan arasında yaşananlara da açıklık getirdi. Kepez Belediye hizmet binasında düzenlenen basın toplantısına katılan çok sayıda partili de Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan’a destek verdi.

Başkan Ömer Faruk Mutan sözlerine yaşanan olayların temelini anlatarak başladı; “Türkiye’de siyaset kurumu sağıyla ve soluyla bir bütündür. Bu sadece CHP’de olan bir hastalık değil, MHP’sinde de böyle AKP’sinde de böyle, BDP’sinde de böyle ÖDP’sinde de böyle. Birileri bir şeyleri üfürünce bize de bu işin detayını paylaşmak kalıyor” diyerek başladı ve şöyle devam etti; “Kepezimizde ana teması çocukları sünnet ettirdiğimiz bir şölen gerçekleştirildi. Bu şenlikte yaptığım konuşmada organizasyon ile ilgili ve yerel seçimler öncesin teşekkürü unuttuğum bir arkadaşım; Adnan Köse’ye teşekkür ettim. Bu esnada 1-2 ay önce partiden istifa etmiş adı Hüseyin Dalkıran olan ve onun bulunduğu bir grup içinde kendisi yuhalamaya başladı. Yuhalarken de ben mikrofondayım ‘CHP Örgütü’ne niye teşekkür etmiyorsun? Birol Arslan’a niye teşekkür etmiyorsun?’ gibi laflar etti. Bende ‘burası yeri ve zamanı değil, her şeyin yeri ve zamanı var’ dedim. Çok da uzatmadık ve Coşkun Bey geldi sahne aldı. Güvenlikçilere de bunu bu alandan çıkartın dedim.”

 

“HER YERDE VE HERKESE TEŞEKKÜR ETTİM”

 

Başkan Ömer Faruk Mutan oğlu Recai Mutan’ın da grup içerisinde olduğunu belirterek açıklamalarına şöyle devam etti; “O grup içerisinde oğlumda vardı. Eğlence öncesi alkol almışlar. Hatta bir iddia o ki, oğlum ‘Çok içtik girmeyelim bu konsere’ diyor ama diğerleri dinlemeyince oda onlarla geliyor. Yuhalama olayından sonra Hüseyin Dalkıran denilen şahıs alandan uzaklaştırıldı. Hatta o yuhalarken, eşi hanımefendi de ağzını kapatmaya çalıştı. Ama bir yandan da yanındaki bir kaç kişi de buna gaz vererek devam et dediler. Arada hep telefonuma bakarım ve baktım. Seyfettin Kapucu’dan bir mesaj gelmiş. Okuyorum mesajı ‘Menfaatsiz emek verenlere bir teşekkürü çok gördün başkanım tebrikler.’ Ben seçim sattı mahallinde hep örgüte teşekkür ettim. Seçim sattı mahallinde önce mikrofonu belde başkanıma verdim. Seçim daha demokratik olsun diye her mahallenin muhtarına dâhil mikrofon verdim. Gençlik Kolları’na ve Kadın Kolları’na hep teşekkür ettim. Bütün kahve toplantılarında ettim. Hatta seçim gecesi kutlamayı farklı bir noktaya ve gerginliğe taşımama adına meydanda bir kutlama programı yapalım dedik. Burada da örgüte, gençlik kollarına, kadın kollarına ve eşime teşekkür ettim” dedi.

 

OĞLUMLA ŞİDDETLİ TARTIŞMA YAŞADIK

 

Olay gecesinin akşamında oğlundan bir mesaj aldığını belirten ve mesaj üzerine oğluyla tartıştıklarını belirten Başkan Mutan; “Olay gecesi ikinci bir mesajda oğlumdan geldi; oğlum bu mesajda bana hitabı başkanım diyor. Ben onun babasıyım, ama başkanım diyor. Mesajda bir isim var onu söylemeyeceğim. Bu mesajda da oğlum ‘Ben yokum artık. Mutfaktaki falan filanı bana tercih ettin sana başarılar’ diyor. Bu mesajlardan sonra oğlumu aradım buluştuk. Şiddete varan bir tartışma yaşadık. Bunu uyguladığım için kamuoyunun önünde özür diliyorum. Çünkü kendisinden de hanımının, kayınpederinin ve çocuğunun yanında özür diledim. Bu benim yanlışımdı. Benim oğlum tören sürerken ayağa kalktı ve terk etti orayı. Aynı akşam belde başkanını aradım. Dedim ki çok iyi bir provokasyon zemini hazırlamışsın dedim. İçlerindeki en defolu adam bir anda patladı. Girmeyelim çok içtik demişler demek ki bir şeyler konuşulmuş” şeklinde konuştu.

 

“YUHALANACAK NE YAPTIM”

 

Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan yaşananlara bir anlam veremediğini ifade etti; “Neyi hak ettim? Bu olay Cumartesi günü oluyor. Pazartesi günü belde başkanı işyerinde toplantı yapıyor. Toplantıda oğlum, Seyfettin Kapucu, Ergin Arıcan ve Hüseyin Dalkıran var. Belde başkanıyla bu süreçte yüz yüze de görüştüm. Bütün mesajları ona da verdim. O da gördü. Belde başkanı, Hüseyin Dalkıran’a ‘sen benim belde başkanımı nasıl yuhalarsın? Burayı terk et’ diyemez miydi? Belde başkanı ‘Ben sadece Recai’yi çağırdım’ diyor. Peki diğer üçü nereden geldi. Veya partinin belde başkanı diğer üçüne ‘Arkadaşlar kusura bakmayın ben sadece Recai’yi davet ettim. Onunla görüşeceğim’ diyebilir miydi?’ diyebilirdi. Ama demedi. Birol başkanı aradım ve geldi. Öyle dedikodularda dendiği gibi bunları at demedim ben. Kol kırılır yen içinde kalır dedim. Beni yuhalayan grup içinde iki tane yönetim kurulu üyem var dedim. Biri canım oğlum diğeri ise Seyfettin Kapucu. Şu mesajlar o yuhalama zihniyetine ve aklına destek veren mesajlardır. Bunların istifalarını talep et dedim. Bunları at falan diyen yok zaten yetkileri de yok. İstifalarını rica et ve yoluna devam et dedim” diye konuştu.

 

ARKADAŞLARLA GÖRÜŞÜP DURUMU ANLATTIM

 

Başkan Mutan sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Aynı haftanın Perşembe günü yine belde başkanını aradım. Dedim ki ne yaptın? Tabi bu ara Merkez İlçe Başkanı, sayın başkanı bilgilendiriyor. Yol haritasını da büyük ihtimalle o çiziyor. Cumartesi günü 8 kişiyle yönetimi topluyor. Tek taraflı anlatıyor. Mesaj diyor ama mesajın içeriğinden bahsetmiyor. Faturayı Hüseyin Dalkıran’a kesiyorlar kendi içlerinde. Diyorlar ki, bu arkadaşların atılmasına gerek yok. Bir, bu arkadaşların atılmasını ben talep etmedim, iki azıcık açta CHP tüzüğünü oku. Aradan bir süre geçiyor; Mehmet Girgin arkadaşta şahit. Hatta Mehmet Girgin; ‘Ya sen bu konuyu anlatıyorsun ama bir de Belediye Başkanını çağıralım onu da dinleyelim’ diyor. ‘ileri de bir araya geliriz’ diyerek konuyu geçiştiriyor. Pazartesi arıyorum ve sevgili başkan o Çarşamba günü bitti. Bundan sonra ben gereğini yapacağım diyorum. Artık kavgaya girdik ve ben facebooka ‘Yönetimi tanımıyorum’ diye not düşüyorum. Arkadaşlarımla görüşüyorum ve durumu anlatıyorum bize böyle anlatılmadı diyorlar. Desteklerini istedim sağolsunlar onlarda desteklerini esirgemediler; İstifa verir misiniz dedim veririz dediler. 5 tanesi istifasını verdi. Sonra diğer bir arkadaş geldi durumu ona da anlattım ve oda istifasını verdi. İşleme sokmadık ama elimizde duruyor. Ben Küçükkuyu’ya gittim. O ara yönetim kurulu üyesi Makbule Yaşar hanımefendi ile görüştük. Ben zaten üç ay önce istifa etmiştim dedi. Olsun abla dedim istifanın çoğundan zarar mı gelir. Çift dikiş atalım dedim. O da istifasını verdi. Bu ara belde başkanı arkadaşları arıyor. İlçe başkanı belde yönetimiyle toplantı yapacağını söylüyor. Beni aradılar biz katılmak istemiyoruz dediler. Sence nasıl dediler. Valla katılmazsanız iyi olur dedim. Ve katılmadılar.”

 

CHP’DE ŞUNCULAR VE BUNCULAR VAR

 

CHP Merkez İlçe Başkanı Nehat Önder’in 4 kişi ile toplantı yaptığını kaydeden Başkan Mutan; “İlçe başkanım; Birol, Hasan Hüseyin, Recai ve Seyfettin Kapucu ile 4 kişilik toplantı yapıyor. Ama burada istifalar duruyor. İşleme girmiyor hala süreç iyi niyetle çalışıyor. Çünkü ben ondan iki kişinin istifasını istedim. Çünkü bu yuhalayan zihniyetin arkasından o alan terk ediliyor ve o zihniyete destek veriliyor. Bir belediye organizasyonunda partiye teşekkür edilmez. Yok, böyle bir şey. Orada partili de var, partisiz de var. Başka partiden insanlar da var. Küçükkuyu’da iken Nejat başkanla temasa geçtim. Bir Perşembe günü geldi ve birçok konuyu konuştuk. Konuştuklarımızdan bir tanesi de konu sırf bu olduğu için buna gireceği ama bir diğer konuya da kısa başlık atacağım. O ara kendi cevap verir. CHP’de şuncular ve buncular var. Bir grup Serdar’cı, bir grup belediyeci, bir grup Ali’ci. Biz hiç bir zaman hiç bir grubun elemanı olmadık. Nejat bey önce Küçükkuyu Belediye Başkanını ziyaret ediyor. Konuştuk beldeyle olan sıkıntıyı nasıl aşarız dedik. Seçim yapalım dedi. Bende ‘hay hay’ dedim. ‘Peki, bu konuyla ilgili ben Pazartesi günü Ankara’yı arayacağım bana destek verir misin’ dedi. ‘Tabi ki’ dedim. Ben demokratik zeminle bütün Çanakkale şahittir ki, bütün ilçe kongrelerinde seçim ve çarşaf liste dedim. Bakın Birol Arslan ve ekibi bu beldede ilk defa yapılan bir seçimle gelmiştir. Ama bu temayüldür. Bu süreçte aday olmak isteyen diğer arkadaşlar, benden açık destek istemiştir bende hayır dedim. Açık ve net söylüyorum. Birol’a da destek vermemişimdir. Seçim oradadır ve sandık oradadır. Girersiniz ve yarışırsınız kim çıkarsa başımın üzerinde taşırım dedim. Tek listeyle girildi. Biz hep örnek olduk. Biz burada yapılan bir Kepez belde etkinliğinde bir panel sonrası haksız ve hukuksuz bir şekilde görevden alınan belde başkanıyla Genel Başkana gittik. Odasına girdik. O gün de Soydancılar ile Nejatcılar işbirliği halindeler. Biri diyor ki görevden o da onu görevden alıyor. Bakın yetmedi. Meclise gittik ve Adnan Keskin ile görüştük. Tamam, haksız ve hukuksuz bir uygulama yapılmış ama tüzük gereği oynayabileceğimiz çok fazla bir şey yok dediler” ifadelerini kullandı.

 

YOL HARİTASINI ÇİZENLER AKIL VERMEYE DEVAM EDİYOR

 

Atamanın arkasından facebook’una ‘Atanan yönetimleri tanımıyorum’ şeklinde not düştüğünü anımsatan Başkan Mutan; “Süreç sürerken hala istifaları devreye sokmadık, bekliyoruz. Hastanede yattığımın ikinci günümüydü yâda çıktıktan sonraki haftamıydı; dedik ki bu istifaları devreye sokalım toplu bir şekilde götürün dedik. Toplu alınmazmış nasıl alınacakmış; ya tek tek alınacakmış yâda iadeli taahhütlü olacakmış. İadeli taahhütlü yollayın dedik, istifalar iadeli taahhütlü gitti, ertesi gün ellerine gitmiş alındı belgesi geldi. Yönetim düştü.  Birol beyin liste oluşturduğunu öğrendim; atama usulü ile yeni yönetimi oluşturmak istiyormuş. Bunun üzerine Nejat Başkanımı aradım duyumlarımı ilettim kendisine. Kendisi de buna şaşırdığını öyle bir şeyin olmadığını ifade etti. Gazetelerde okudum galiba ertesi hafta başında Kepezin yeni belde yönetimi Hasan Hüseyin Cerrah! Tabi yol haritasını çizen akılda neler akıl vermeye devam ettiler. Bayram haftası yeni yönetimden arkadaşlarım geldi; “Bayram kırgınlık dargınlık falan olmasın” diye rica ettiler. Tabi ben bu atamanın arkasından facebook’uma not düştüm; ‘Atanan yönetimleri tanımıyorum’ diye. Tanımıyorum kardeşim. Seçim dediniz atadınız. Ben bu yönetimi gördükten sonra Nejat başkana tekrar döndüm; Başkanım bana seçim demiştiniz, atama yapmışsınız! Kendisi de bana genel merkezin 2015’e kadar seçim yapılmayacağı talimatı olduğunu söyledi. Genel merkez genel kurul yapmayacağım dedi 2015’e kadar ama bu süreçte bu tür olağanüstü durumlarda işte İzmir’de 7 ilçede kongre oldu arkadaşlar. Sen bana seçim dedin Küçükkuyu’da sonra geldin yok öyle bir şeyler falan dedin her zamanki edanla. Gazetelerde öğrendik ki atama yapmışsın. Dedim ki senin atadığın belde yönetimini tanımıyorum atayanlarda bundan nasibini alacak. Bana dedi ki senin için hayırlı olmaz. Bende ona dedim ki senin için hiç hayırlı olmaz. Telefonları kapattık kardeşim” dedi.

 

“BEN BU HALKIN BELEDİYE BAŞKANIYIM”

 

CHP Merkez İlçe’nin davet ettiği ilin de mesaj çektiği bayramlaşma gününe de değinen Başkan Mutan; “Yeni yönetimden arkadaşlar tekrar geldiler küskünlük olmasın diye; bizim belediyenin standart klasik bayramlaşması var. Bayramın ikinci günü saat 2’de buyurun bütün yurttaşlar ile bayramlaşıyoruz, selamlaşıyoruz Ama dedim ki sizi belde yönetimi olarak tanımıyorum arkadaşlar dedim. Sizin hiçbir etkinliğinizde bulunmayacağım dedim O ana kadar olanların hepsini anlattım. Nejat Başkanla olan konuşmam da dâhil. Bir partinin belediye başkanıyım ama ben bu halkın belediye başkanıyım. Herkese hizmet vermekle de hükümlüyüm. Bu hükümlülüğümü herkese karşı yerine getirmeye devam ediyorum devam da edeceğim. Bayramın birinci günü. Bakın dini bayramlarda herkesin büyükleri var. Anası var babası var dadası var. Yıllarca bunu da eleştirdim. Dedim ki birinci günü yapmayın kardeşim bunu ikinci günü yapın. Akşamüzeri yapın. Toplu yapın. İlçeleri çağırın. Zannediyorum milletvekilleri ilçeleri gezsin diye böyle bir program yapıyorlar. Merkez ilçenin davet ettiği ilin de mesaj çektiği bayramlaşma gününü basın takip etmiştir. Arkadaşlar davet eden kişi yok ortada ilçe başkanı yok. Gelen grup yalancıktan orada iki el sıkışıyor gidiyor dışarıya oturuyor. Bir grup karşıya oturuyor. Toplasanız 50-60 kişi yok. Nasıl bir etkinlik nasıl bir organizasyon. Hani Ramazan kardeşliğin, birliğin, dirliğin olduğu bir aydı. Böyle bir şey yok arkadaşlar. Kusura bakmasınlar. İftar programlarına ile ilçeye imsakiyemizi yolladık. Davet ettik. Şifai olarak da zaman zaman tek tek davet ettiklerim oldu. Gelenler oldu gelmeyenler oldu. Gelenlerde sağ olsun gelmeyenlerde sağ olsun. Basın arşivini tarar kimlerin gelip gelmediğini oradan takip eder. Ama Kepez halkı takip etti. Bitirdik” diye konuştu.

 

SİZİN PARTİYİ ZAYIF GÖSTERMEYE HAKKINIZ VAR MI

 

Yaşadıklarını anlattığı için suçlu olabileceğini belirten Başkan Mutan, suç işleme özgürlüğü olduğunu belirterek açıklamalarına şöyle devam etti; “Bunun karşılığı neyse ona da katlanırım arkadaşlar. Parti orada, disiplin kurulu da orada ama bunları bütün kamuoyu ile paylaşmak istedim arkadaşlar. Bu sadece bu partiye bağlı bir hastalık değil. Bütün partilerde açıp bakın yerel gazeteleri, ulusal gazeteleri siyaset bu ülkede yeniden durulanmalı, arıtılmalı. Şu bugün sizlerle birlikte olan geyik muhabbeti kıvamındaki bu bilgiler kahve köşelerinde yapılıyor biliyor musunuz? Parti etkinlik yapıyor kahvede 25 kişisiniz, miting diyorsun 65 kişiyle miting yapıyorsun.  Sizin partiyi zayıf göstermeye hakkınız var mı kardeşim. Sen suç işlemiyor musun siz hangi mitingde sandalyede otururken miting yapıldığını gördünüz? Miting heyecanla olur coşkuyla olur ne mitingi ya Ekmeleddin bahane birilerini yanında gezdiriyorlar. Vatandaş her şeyin farkında her şeyi de biliyor. Parti içi demokrasiyi hayata geçireceksin ki, bunu ilçe danışma kurulunda gözler önünde gördük bir tane il genel meclisi üyesi konuşmak istedi ismini yazdı bakın ona itiraz edenler oldu orda konuşturulmadı. Hicri bey bir açıklama yaptı! İnsanlar düşüncelerini açıklar ve düşünceler etrafında örgütlenirler, bir şey daha oldu orda aslında siyasetin temayül durumu var. Siyaset silsile şeklinde konuşulur. En son partinin büyükleri sıralanır; divan başkanı, ilçe başkanı, ben konuştum. Benden sonra konuşması gereken eski vekiller var, sonra belediye başkanı var. En son mevcut milletvekilleri konuşur; bakın kendisini seviyorum sayıyorum ama araya Tuygan Çalıkoğlu’nu ittirdi, biliyorsunuz değil mi? Ankara’nın ikinci listesinde birileri müdahale ettiğinde müdahale edenlerde o aralar araları iyiydi. Şimdi araları iyimi değil mi bilmiyorum. Bakın bu siyasi nezaketsizliktir. Bunu da yaptı, hatta ben dedim önemli değil ben böyle protokol falanda önem vermem ama arkadaşlarımı çok rahatsız etti. O konuda da Nejat beyi aradım ya başkan bu kadar yapıyorlar bu kadar oluyor dedi iyi niyetli değil” şeklinde konuştu.

 

“YAN YANA YÜRÜDÜĞÜM HİÇ KİMSEYİ SATMADIM”

 

Bugüne kadar hiç kimseyi satmadığını dile getiren Başkan Mutan; “Şu belde örgütünün bütün masraflarını şu belediye meclisinin huzur haklarından, sağdan soldan esnaftan toplayıp ta ödüyoruz, kiralarını da.  Televizyon aldım diyormuş. Bakın bir avukat arkadaş aynı sitede oturan meclis üyesi arkadaşımız Erhan Bektaş’a diyor ki ya Recai Mutan hakkında bir yerden alınmış icra başlayacak icra. Oğlumu arıyorum diyorum ki oğlum bu televizyonun parasını ödediniz mi. Ödemişizdir diyor. Bir gün, iki gün, üç gün arkadaşlar ödenmemiş. Onun belgesi de burada. Sevgili Erhan Bektaş ödüyor arkadaşlar. Evet ödeme mödeme hepsi burada karttan ödeniyor çünkü. Onu da belirteyim bu arada. Atıp tutuyor ya ikide bir. Taşıdıkları masaları sandalyeleri de biz aldık. O bilgisayarı da Hüseyin Karaman’a rica ettim, partiye o bağışladı. O taşınma işini biz organize ettik belediye olarak. Öyle tokmak sende davul bende yok öyle arkadaşlar. Ben sana yapılan yanlışa sonuna kadar sahip çıktım. Ben senden kol kırılır yen içinde kalır dedim iki kişinin istifasını istedim. Atın falan demedim, atmaya da hakkınız yok zaten ama siz işi sulandırdınız. Siyasetin temel kuralıdır. Önce etrafındakileri boşaltırsın kim bu Adnan tukaka, kim Erhan tukaka kim Haklan tukaka kim öteki tukaka sonra seni boşluğa çekerler boğarlar. Böyle değil bu işler. Siyasette böyle yapılmaz. Ahde vefa diye bir şey vardır. Eğer yaşam terbiyeniz birbirine karışacaksa yan yana yürüdüğüm hiç kimseyi satmadım bugüne kadar. Hiç kimseyi satmadım” dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.