Tartışmalı Maden Yasasına Tepkiler Büyüyor
Tartışmalı Maden Yasasına Tepkiler Büyüyor
Tepkilere rağmen TBMM Genel Kurulu'ndan geçen yeni maden yasası, çevre ve tarım alanlarının geleceğini tehdit ettiği gerekçesiyle Çanakkale Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri tarafından sert şekilde eleştirildi.
Tepkilere rağmen TBMM Genel Kurulu'ndan geçen yeni maden yasası, çevre ve tarım alanlarının geleceğini tehdit ettiği gerekçesiyle Çanakkale Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri tarafından sert şekilde eleştirildi. TBMM'de yapılan oylamada 199 hayır oyuna rağmen yasa, 255 kabul oyuyla geçti. Sivil toplum örgütleri tarafından yapılan park nöbetleri, açlık grevleri ve çeşitli protestolar hükümeti geri adım attıramadı.
“ZEYTİNLİKLER VE ORMANLAR MADENCİLİK SAHASI OLUYOR”
Çanakkale Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri yeni düzenlemeyle birlikte zeytinliklerin ve ormanların maden faaliyetlerine açılabileceği belirtilirken, TEMA Vakfı’nın raporuna göre zaten Çanakkale’nin yüzde 79’u maden sahası ilan edilmiş durumda olduğunu; 2020 yılında yüzde 54 olan ormanlık alan oranı, 2024’te yüzde 35’e gerilediğine dikkat çektiler.
AKP MİLLETVEKİLİ VARANK’A TEPKİ
AKP Bursa Milletvekili Mustafa Varank’ın “Zeytin her yerde yetişir, biz de geçireceğiz” sözleri kamuoyunda tartışma yaratırken, doğa savunucuları bu yaklaşımı “barbar madencilik” politikası olarak değerlendirdi. Çanakkale Emek, Barış ve Demokrasi güçleri yaptıkları açıklamada Varank’ı da eleştirerek “AKP Bursa Milletvekili, Sanayi ve Teknoloji Eski Bakanı Mustafa Varank “siz yaptırmam deyince bizde tabiî ki yapacağız diyoruz, siz geçirmeyeceğiz dedikçe biz de geçireceğiz diyoruz. Bakın enerji santrallerinde 5 bin kişi işsiz mi kalsın, zeytin ağaçları ne ki uzmanına sorduk taşınır her yerde yetişir dedi, siz daha mı iyi biliyorsunuz?’’ diyerek halkla nasıl inatlaştığını ve barbar madencilikten yana nasıl tavır aldıklarını kendi söylemiyle dile getirmiş oldu” ifadelerine yer verdiler.
ANAYASAL HAKLARA VURGUSU
Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Anayasa’nın 56. ve 67. maddelerini hatırlatarak, “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşın ödevidir der. Yeterli besin ve temiz suya ulaşma hakkını düzenleyen 67.maddenin birinci cümlesi; “Hiç kimse yaşamını sürdürmeye yetecek ölçüde gıda ve temiz suya ulaşma hakkından yoksun bırakılamaz” der. Sularımızı, tarım arazilerimizi madenci şirketlere hediye ederek bizim anayasal haklarımızı unutacağımızı düşünüyorsunuz. Siz Anayasa’ya aykırı hareket ediyorsunuz. Biz Anayasal Haklarımız ve itiraz etme hakkımızı sonuna kadar kullanacağız” ifadelerine yer verildi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
