Tabipler Odası IŞİD'i Lanetledi

Siyaset (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 15.08.2014 - 23:15, Güncelleme: 15.08.2014 - 23:15 3826+ kez okundu.
 

Tabipler Odası IŞİD'i Lanetledi

Çanakkale tabipler Odası, IŞİD militanlarınca Irak'ta yaşayan Ezidilere karı yapılan saldırıları lanetlediklerini açıkladılar. Düzenlenen basın toplantısına Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan'da katılarak destek verdi.
Çanakkale Tabipler Odası Başkanı Dr. Hülya Görgün yaptığı basın açıklamasında; "Ortadoğu’da yaşayan, kadim Mezopotamya halkları 21. yüzyılda bir insanlık trajedisi ile karşı karşıyalar. Dünyanın gözleri önünde, sınırlarımızın dibinde dost ve kardeş halklar İŞİD çetelerinin hedefinde barbarca katliama uğratılıyorlar. Son aylarda ve günlerde Gazze’de, Rojava’da, Şengal’de yaşananların ve yaşatılanların her biri ayrı bir insanlık trajedisi olmanın yanında artık bir soykırım niteliğine bürünmüştür."   "Şengal bölgesi; Ezidi halkına tarih boyunca ev sahipliği yapmıştır. Kültürlerinin beşiği, bilindiği kadarıyla da inançları gereği Ezidilerin Adem’den beri yuvalarıdır. Ezidiler vahşice katledilirken, kadınlar kaçırılıp tecavüz edilirken, katliamdan kaçarak dağlara sığınan on binlerce insan aç, susuz, barınaksız, çöl sıcağı altında ölürken, dünyanın efendileri silahlandırdıkları çetelerin vahşi cinayetlerini sessizce izliyorlar. IŞİD çetelerinin, Şengal bölgesinde başta Ezidi halkı olmak üzere bölge halklarına yönelik gerçekleştirdikleri katliamdan kaçan binlerce kişi Silopi’de yaşam mücadelesi veriyorlar. Şengal, Mahmur, Rumus, Tel Efer ve Musul’daki insanlar ölmemek  için göç ediyorlar. Ancak son bilgilere göre İŞİD’in korku saldığı diğer bölgelerden de insanlar göçe başlamışlar."   "Göç eden insanlar yoğunlukla Kürt’lerden ve özellikle Ezidi Kürtlerinden oluşuyor. Bunun yanında Arap ve Türkmenlerin de huzurlu bölge olarak gördükleri Federe Kürdistan Bölgesi ve Türkiye’ye göç etmek istedikleri bildiriliyor. Yeryüzünde bir milyon kadar olan Ezidiler, kendi ifadeleri ile 72 kez baskı, zulüm ve katliamlara maruz kaldılar. Bugünkü IŞİD katliamını 73. Ferman olarak tarihlerine not aldılar. Ezidi milletvekili Fian Dehil, geçen hafta Irak Parlamentosu'nda basın toplantısı düzenlemiş, Ezidi katliamına dikkat çeken konuşmasında, gözyaşlarını tutamayarak 500 Ezidi genç ve erkeğin boğazlanarak öldürüldüğünü söylemiştir. “Kadınlarımız esir alınarak pazarlarda satılıyor. Akrabalarım boğazlanıyor. Akrabalarım tüm Iraklılar gibi boğazlanıyor, Şiiler, Sünniler, Hıristiyanlar, Türkmenler ve Şebaklar boğazlandı” ifadelerini kullanmıştır."   "İŞİD saldırıları nedeniyle Irak Şengal’den kaçarak Türiye’ye sığınan Ezidiler için, başta Diyarbakır olmak üzere, Silopi, Mardin, Van, Dersim Belediyeleri yardım kampanyaları düzenlemektedir. Halen 3.000 mülteci Türkiye’ye sığınmış ve Silopi, Midyat, Diyarbakır, Batman, Urfa Viranşehir gibi illere göç etmişlerdir. Bunlar daha çok pasaportu olan ve siyasi temsilcilerin araya girip sorunlarını çözdükleri ailelerden oluşmaktadır. Bazıları ise akrabaları tarafından karşılanıp misafir edilmektedirler. Musul’un Sincar bölgesinden kaçan Ezidiler, Dohuk'ta kurulan kamplarda kalmaktalar. Sıcak havaların hakim olduğu bölgede en fazla çocuklar olumsuz etkilenmekte, kampta yiyecek sıkıntısı çekilmekte ve binlerce kişi hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Tedbir alınmazsa, kamplarda ya da kötü şartlar altında göç etmek zorunda kalan insanların salgın hastalıklarla karşı karşıya kalmaları kaçınılmazdır."   “Ezidi halkıyla dayanışmak, uluslararası alanda sürdürülen emperyalist politikaları teşhir etmek, Ortadoğu’da yanan ateşin söndürülmesine katkıda bulunarak kalıcı barışın sağlanması amacıyla” DİSK-KESK-TMMOB-TTB Genel Başkan ve yöneticileri bölgeye giderek izlenimlerini 14 Ağustos 2014 perşembe günü (dün) kamuoyuyla paylaşmışlardır. Bizler Çanakkale halkı ve örgütlü kesimleri olarak bir kez daha haykırıyoruz ki; sessiz kalmak bu insanlık suçuna ve vahşete ortak olmaktır. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm uluslararası kurumları ve ülke yöneticilerini duruma bir an önce müdahil olmaya, akan kanı durdurmaya, IŞİD çetelerine tavır almaya davet ediyoruz."   "Ortadoğu halkları emperyalizmin kendilerini mahkûm etmek istediği bu barbarlığa, bu karanlığa teslim olmayacaktır! Türkiye halklarının yüreği direnen halkların yanındadır! Türkiye Cumhuriyetini yönetenlerin Ortadoğu politikaları ise iflas etmiştir. Çocukların, sivillerin katledilmesi savaş suçudur, uluslararası antlaşmaların ve hukukun ihlalidir. İnsanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Demokratik kamuoyunu bu tür eylemler karşısında duyarlı olmaya ve dünyanın her yerinde halkların eşit ve kardeşçe bir arada yaşama istencini yükseltmeye davet ediyoruz. Saldırıyı bir kez daha lanetlerken herkesi Ezidi, Kürt, Süryani, Arap, Türkmen ve Filistinli halklara destek olmaya, dayanışmaya çağırıyoruz."   "Ve direnen Ortadoğu halklarına sesleniyoruz: Diren Filistin! Diren Rojova! Diren Şengal! Yalnız değilsiniz. Çanakkale’de işçiler, emekçiler duyarlı Çanakkale halkı direnen Ortadoğu halklarının yanında olmaya devam edecek! Yaşasın emeğin ve doğanın kardeşliği! Kahrolsun emperyalizm" diyerek tamamladı. basın toplantısının ardında bir süre slogan atan grup daha sonra olaysız bir şekilde dağılırken; Dr. Hülya Görgün yaptıkları basın açıklamasını DİSK Genel İş Çanakkale Temsilciliği, KESK Çanakkale Şubeler Platformu, TMMOB Çanakkale İl Koordinasyon Kurulu, TTB Çanakkale Tabip Odas, TDB Çanakkale Diş Hekimleri Odası, Çanakkale Eczacılar Odası, Çanakkale Mimarlar Odası, Çanakkale İnşaat Mühendisleri Odası, Çanakkale Kadın Platformu, Çanakkale Çevre Platformu, TUKODER Çanakkale Şubesi ve Çanakkale Sağlık Çalışanları ve Emeklileri Derneklerinin desteklediklerini belirtti.
Çanakkale tabipler Odası, IŞİD militanlarınca Irak'ta yaşayan Ezidilere karı yapılan saldırıları lanetlediklerini açıkladılar. Düzenlenen basın toplantısına Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan'da katılarak destek verdi.

Çanakkale Tabipler Odası Başkanı Dr. Hülya Görgün yaptığı basın açıklamasında; "Ortadoğu’da yaşayan, kadim Mezopotamya halkları 21. yüzyılda bir insanlık trajedisi ile karşı karşıyalar. Dünyanın gözleri önünde, sınırlarımızın dibinde dost ve kardeş halklar İŞİD çetelerinin hedefinde barbarca katliama uğratılıyorlar. Son aylarda ve günlerde Gazze’de, Rojava’da, Şengal’de yaşananların ve yaşatılanların her biri ayrı bir insanlık trajedisi olmanın yanında artık bir soykırım niteliğine bürünmüştür."

 

"Şengal bölgesi; Ezidi halkına tarih boyunca ev sahipliği yapmıştır. Kültürlerinin beşiği, bilindiği kadarıyla da inançları gereği Ezidilerin Adem’den beri yuvalarıdır. Ezidiler vahşice katledilirken, kadınlar kaçırılıp tecavüz edilirken, katliamdan kaçarak dağlara sığınan on binlerce insan aç, susuz, barınaksız, çöl sıcağı altında ölürken, dünyanın efendileri silahlandırdıkları çetelerin vahşi cinayetlerini sessizce izliyorlar. IŞİD çetelerinin, Şengal bölgesinde başta Ezidi halkı olmak üzere bölge halklarına yönelik gerçekleştirdikleri katliamdan kaçan binlerce kişi Silopi’de yaşam mücadelesi veriyorlar. Şengal, Mahmur, Rumus, Tel Efer ve Musul’daki insanlar ölmemek  için göç ediyorlar. Ancak son bilgilere göre İŞİD’in korku saldığı diğer bölgelerden de insanlar göçe başlamışlar."

 

"Göç eden insanlar yoğunlukla Kürt’lerden ve özellikle Ezidi Kürtlerinden oluşuyor. Bunun yanında Arap ve Türkmenlerin de huzurlu bölge olarak gördükleri Federe Kürdistan Bölgesi ve Türkiye’ye göç etmek istedikleri bildiriliyor. Yeryüzünde bir milyon kadar olan Ezidiler, kendi ifadeleri ile 72 kez baskı, zulüm ve katliamlara maruz kaldılar. Bugünkü IŞİD katliamını 73. Ferman olarak tarihlerine not aldılar. Ezidi milletvekili Fian Dehil, geçen hafta Irak Parlamentosu'nda basın toplantısı düzenlemiş, Ezidi katliamına dikkat çeken konuşmasında, gözyaşlarını tutamayarak 500 Ezidi genç ve erkeğin boğazlanarak öldürüldüğünü söylemiştir. “Kadınlarımız esir alınarak pazarlarda satılıyor. Akrabalarım boğazlanıyor. Akrabalarım tüm Iraklılar gibi boğazlanıyor, Şiiler, Sünniler, Hıristiyanlar, Türkmenler ve Şebaklar boğazlandı” ifadelerini kullanmıştır."

 

"İŞİD saldırıları nedeniyle Irak Şengal’den kaçarak Türiye’ye sığınan Ezidiler için, başta Diyarbakır olmak üzere, Silopi, Mardin, Van, Dersim Belediyeleri yardım kampanyaları düzenlemektedir. Halen 3.000 mülteci Türkiye’ye sığınmış ve Silopi, Midyat, Diyarbakır, Batman, Urfa Viranşehir gibi illere göç etmişlerdir. Bunlar daha çok pasaportu olan ve siyasi temsilcilerin araya girip sorunlarını çözdükleri ailelerden oluşmaktadır. Bazıları ise akrabaları tarafından karşılanıp misafir edilmektedirler. Musul’un Sincar bölgesinden kaçan Ezidiler, Dohuk'ta kurulan kamplarda kalmaktalar. Sıcak havaların hakim olduğu bölgede en fazla çocuklar olumsuz etkilenmekte, kampta yiyecek sıkıntısı çekilmekte ve binlerce kişi hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Tedbir alınmazsa, kamplarda ya da kötü şartlar altında göç etmek zorunda kalan insanların salgın hastalıklarla karşı karşıya kalmaları kaçınılmazdır."

 

“Ezidi halkıyla dayanışmak, uluslararası alanda sürdürülen emperyalist politikaları teşhir etmek, Ortadoğu’da yanan ateşin söndürülmesine katkıda bulunarak kalıcı barışın sağlanması amacıyla” DİSK-KESK-TMMOB-TTB Genel Başkan ve yöneticileri bölgeye giderek izlenimlerini 14 Ağustos 2014 perşembe günü (dün) kamuoyuyla paylaşmışlardır. Bizler Çanakkale halkı ve örgütlü kesimleri olarak bir kez daha haykırıyoruz ki; sessiz kalmak bu insanlık suçuna ve vahşete ortak olmaktır. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm uluslararası kurumları ve ülke yöneticilerini duruma bir an önce müdahil olmaya, akan kanı durdurmaya, IŞİD çetelerine tavır almaya davet ediyoruz."

 

"Ortadoğu halkları emperyalizmin kendilerini mahkûm etmek istediği bu barbarlığa, bu karanlığa teslim olmayacaktır! Türkiye halklarının yüreği direnen halkların yanındadır! Türkiye Cumhuriyetini yönetenlerin Ortadoğu politikaları ise iflas etmiştir. Çocukların, sivillerin katledilmesi savaş suçudur, uluslararası antlaşmaların ve hukukun ihlalidir. İnsanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Demokratik kamuoyunu bu tür eylemler karşısında duyarlı olmaya ve dünyanın her yerinde halkların eşit ve kardeşçe bir arada yaşama istencini yükseltmeye davet ediyoruz. Saldırıyı bir kez daha lanetlerken herkesi Ezidi, Kürt, Süryani, Arap, Türkmen ve Filistinli halklara destek olmaya, dayanışmaya çağırıyoruz."

 

"Ve direnen Ortadoğu halklarına sesleniyoruz: Diren Filistin! Diren Rojova! Diren Şengal! Yalnız değilsiniz. Çanakkale’de işçiler, emekçiler duyarlı Çanakkale halkı direnen Ortadoğu halklarının yanında olmaya devam edecek! Yaşasın emeğin ve doğanın kardeşliği! Kahrolsun emperyalizm" diyerek tamamladı. basın toplantısının ardında bir süre slogan atan grup daha sonra olaysız bir şekilde dağılırken; Dr. Hülya Görgün yaptıkları basın açıklamasını DİSK Genel İş Çanakkale Temsilciliği, KESK Çanakkale Şubeler Platformu, TMMOB Çanakkale İl Koordinasyon Kurulu, TTB Çanakkale Tabip Odas, TDB Çanakkale Diş Hekimleri Odası, Çanakkale Eczacılar Odası, Çanakkale Mimarlar Odası, Çanakkale İnşaat Mühendisleri Odası, Çanakkale Kadın Platformu, Çanakkale Çevre Platformu, TUKODER Çanakkale Şubesi ve Çanakkale Sağlık Çalışanları ve Emeklileri Derneklerinin desteklediklerini belirtti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.