Sende Mi Kılıçdaroğlu?
Sende Mi Kılıçdaroğlu?
Kazdağları'ndaki siyanür ile altın madenciliği konusunda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan kadar dik duramadı
ÜLGÜR GÖKHAN "DERHAL DURDURUN" DEMİŞTİ
Sektörün sorunlarını STK yöneticilerinden dinleyen Kılıçdaroğlu, “CHP olarak madenlerin çıkarılmasına karşı değiliz. Çevre örgütleriyle sektör olarak diyalog kurmanızda yarar var. Bunun için biz parti olarak hakem olmaya hazırız” dedi. Oysa CHP'li Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, geçtiğimiz hafta kendisini ziyarete gelen Maden Firmasına "Faaliyetlerinizi derhal durdurun" demişti.... Kılıçdaroğlu'nun sözleri 50 gündür Su ve Vicdan nöbeti tutan çevre gönüllüleri arasında endişe yarattı. Su ve Vicdan nöbetine bir çok siyasetçi katılarak destek verirken, Kılıçdaroğlu Bandırmaya , Burhaniye'ye kadar gelmesine rağmen, su ve vicdan nöbetine katılmaması dikkat çekti. Oysa İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, eylemlerin ilk günlerinde programını değiştirerek Kirazlıya gelmiş ve destek vermişti.
CHP LİDERİ KILIÇDAROĞLU MADENCİLERLE GÖRÜŞTÜ
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çanakkale Kirazlı’da bir maden şirketine karşı başlatılan ve giderek yurt geneline yayılan eylemlerin ardından madencilik sektörü sivil toplum kuruluşlarının yöneticileriyle sürpriz bir görüşme gerçekleştirdi. Sektörün sorunlarını STK yöneticilerinden dinleyen Kılıçdaroğlu, “CHP olarak madenlerin çıkarılmasına karşı değiliz. Çevre örgütleriyle sektör olarak diyalog kurmanızda yarar var. Bunun için biz parti olarak hakem olmaya hazırız” dedi. Kılıçdaroğlu, STK yöneticilerinin talebi üzerine Türkiye’deki madenleri incelemek ve sektörün sorunlarını yerinde tespit etmek için komisyon kurulması sözünü verdi.
GÖRÜŞMEDE ALTINCILARDA VARDI
Kılıçdaroğlu, dün CHP Genel Merkezi’ndeki makamında gerçekleşen görüşmeye, Altın Madencileri Derneği Başkanı Hasan Yücel, Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Ali Emiroğlu, İstanbul Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Aydın Dinçer, Türkiye Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Yılmaz ile CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal katıldı. Edinilen bilgiye göre yaklaşık 45 dakika süren görüşmede madencilik sektörü yöneticileri, Çanakkale Kirazlı’da bir altın madenine karşı başlatılan eylemin giderek yurt genelinde bütün madenlere karşı linç kampanyasına dönüşmesinden duydukları endişeyi dile getirerek, sektörün içinde bulunduğu durum, yapılan çalışmalar ve dünyadaki uygulamalar hakkında ayrıntılı rapor ve fotoğraflar eşliğinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na ayrıntılı bilgi verdi.
"11 BİN TON SİYANÜR KULLANILACAK..RİSK VAR!"
Başkanı Ülgür Gökhan Altın Madenciliği firması yetkililerinin kendisini ziyaret ettiğini açıklamış madenci firmanın temsilcileri ile yaptığı görüşmeyi ayrıntılarını kamuoyu ile paylaşmıştı. Gökhan; "Risk var mı? Hayır risk yok olmalıdır benim için. Burada risk var mı? Vardır. Bu alan bizim fay hattına kuş uçuşu 5 kilometre uzaklıktadır. 7-9 derece depreme dayanıklı havuzda yapılır, her şey dört dörtlük yapılacaktır. Kesinlikle inanırım. Ancak deprem bölgesinde toprak hareketinin nasıl gerçekleşeceğine kimse garanti veremez. Her şeyi tam yapsanız bile deprem olur, depremin neyi nasıl hareket ettireceğini kimse kestiremez. En ufacık bir çatlakta neler olacağını hayal bile edemeyiz. Burada 11 bin ton Siyanür kullanılacak. O topraklara değecek olan siyanürün miktarı budur. Bizim mücadelemiz o topraklara bir damla siyanür bulaşmaması içindir. Tepe alındığı zaman tespit edilmiş ağır metaller gün yüzüne çıkacak ve bu daha da tehlikeli olacaktır bizler için. Madenciliğe karşı değiliz ama; şöyle bir durum var. Çanda termik santrallerde gece vakti, bacalardan zehirli gaz salıyorlar. Çevre kontrol filan deniyor ama fotoğraflı tespitler. Hani kontrol ediliyordu, hani gaz salınmıyordu? Hem toprak, hem hava hem de su kalitemiz bozulmasın istiyoruz. 800 milyon dolar, dediler. Yüzde 10 kalacakmış Türkiye'ye. 80 milyon dolar için gerek var mı.. biz gerekirse bunu devlet için toplarız. Şimdi 8 milyar dolar bize kalsa anlarım. 80 milyon dolar. 865 bin liralık teşvik verdiler. Maddiyat açısından da garip bir durum. Bu siyasi değil içme suyu, yörenin değerleri ile ilgili bir sorun var. İlgililer de bunu teyit ettiler. Buradan sağlığa zararlı metaller çıkacağını firma da kabulleniyor. Buradan alıp götüreceklermiş. Benim kafama yatmayan; bunu bizim su kaynağımızın tepesinde olmasıdır. Şurada iki barajımız daha olsa eyvallah diyelim bu riski kabullenelim" dedi.
“YANLIŞ BİLGİLERLE SEKTÖR LİNÇ EDİLİYOR”
Görüşmede, son günlerde yurt geneline yayılan eylemlerin madencilik sektöründeki bütün işletmelere yönelik haksız ve olumsuz bir tepkinin oluşmasına yol açtığına dikkat çeken madencilik sektörünün yöneticileri, “Özellikle sosyal medyada yayılan, madencilik tekniği, bilimsel verilerden uzak, çarpıtılmış bilgiler ve veriler yüzünden madencilik sektörünün tümüne karşı bir linç kampanyası başlatılmıştır. Yanlış ve çarpıtılmış bilgilerle başlatılan bu olumsuz kampanyayla adeta madencilik sektörü yargısız infaza tabi tutulmuş ve sektörün bütünü zan altında bırakılmıştır. Konu bir firmaya gösterilen yerel tepki boyutunu aşarak bütün madencilik sektörünü hedef gösteren ve madenciliği toptan reddeden ulusal bir nitelik kazanmaya başlamıştır. Nitekim son günlerde Çanakkale dışındaki bazı maden işletmelerine sirayet eden muhtelif toplumsal tepkiler, bu kaygımızı doğrulamaktadır. Acil ve etkili tedbirler alınmaması halinde mevcut toplumsal hareketlerin ülkemizde madencilik faaliyeti yapılamaz hale getireceğinden kaygı duymaktayız” uyarısında bulundukları öğrenildi.
“LOKOMOTİF DURURSA TREN İLERLER Mİ?”
Madencilik sektörünün, 2019 yılının ilk çeyreğinde yüzde 9,2 küçüldüğünü, sektörde ciroların düştüğünü, ihracatta da 5 milyar dolardan 4 milyar dolarlara gerilediğini, işletmelerin “yarın endişesini” taşıdıkları, sektörün binbir sorunla boğuştukları bir ortamda bu eylemlerin başlatılmasını manidar bulduklarını belirten STK yöneticileri, “Çanakkale’deki gelişmelerin madencilik sektörü dışında, hammaddelerini madenlerden temin eden seramik, cam, çimento, mermer, boya, alçı fabrikaları, demir-çelik, kâğıt, soda, gübre-yem sanayileri, beton santralleri ve benzeri gibi onlarca sektörü de tehlikeye düşüreceğine kuşku yoktur. Bu durum, ülkemizi madencilik bakımından dışa bağımlı ve kaçınılmaz olarak ithalatçı yapacaktır. Madenler, bir ülkenin kalkınmasının lokomotifidirler. Lokomotif durursa, tren ilerler mi? Samimi duygularla başlayan ancak son günlerde farklı bir boyuta taşınan eylemler durmazsa Türkiye’nin kalkınmasında öncü rolü üstlenebilecek en önemli sektör durma noktasına gelecek. Çünkü linç kampanyasıyla birlikte sektörde yatırımlar bıçak gibi kesildi” bilgisini Kılıçdaroğlu’na aktardıkları bildirildi.
“KOMİSYON KURUN MADENLERİ İNCELEYİN”
Türkiye’de her sektörde olduğu gibi madencilik sektöründe de hataların ve yanlışların bulunabileceğine dikkat çeken sektör yöneticileri, “Biz içimizdeki yanlışlıkları, kötü örnekleri kesinlikle savunmuyoruz. Birkaç yanlış uygulama yüzünden madencilik sektörünün tümünün infaz edilmesi doğru değildir. Sektörü temsil eden STK’lar olarak madencilik faaliyeti yürüten bütün firmaların yüksek iş güvenliği standartlarıyla çevreye ve topluma duyarlı faaliyet göstermesi gerektiğine inanıyor ve bunu teşvik ediyoruz. Bu çerçevede ülkemizin eşsiz tabiatını korumak ile yeraltı zenginliklerimizi ekonomiye kazandırma hedefleri arasında optimum bir denge kurulması gerektiğine inanıyoruz. Devam etmekte olan madencilik karşıtı gelişmelere kısa vadeli bir bakış açısından uzak şekilde, sağduyu ve sükûnetle yaklaşılmalıdır. Bunun için biz her türlü katkıyı yapmaya hazırız. İyi örnekleri incelemek, madencilik sektörünün içinde bulunduğu sorunları tespit etmek için, uygun görürseniz TBMM Çevre Komisyonu üyeleri başta olmak üzere uygun göreceğiniz sayıda milletvekillerinden oluşan bir komisyon kurarak, madenlerimizi yerinde incelemesinin faydalı olacağına inanıyoruz. Eğer, böyle bir komisyon oluşturulursa kamuoyunda oluşan bilgi kirliliğinin de önüne geçilir” önerisinde bulundukları öğrenildi.
“DİYALOG İÇİN HAKEM OLMAYA HAZIRIZ”
STK yöneticilerinin sorunlarını ve taleplerini dinleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise, insan yaşamını yakından ilgilendiren madencilik sektörünün sıcak siyasetin kavga alanı değil, partilerüstü bir anlayışla ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Anayasımıza göre, madenlerin tasarrufu devletindir. Bu yüzden, madenlerimizin, çıkarılmasına, ekonomiye kazandırılmasına parti olarak kesinlikle karşı değiliz. Aksine, çevre hassasiyetlerini dikkate alan, iş sağlığı ve güvenliğine özen gösteren her türlü madenin üretilerek ekonomiye kazandırılmasından yanayız. Son dönemde gelişen çevre hareketlerinde de parti olarak bu çerçevede hareket ettik. Ancak parti olarak, çevre hassasiyetlerini ön plana çıkaran sivil toplum kuruluşlarıyla, madencilik sektörü arasında diyalog kurulmasından yanayız. Madencilik sektörüyle, çevre örgütleri arasında faydalı olacağına inandığımız bu iletişimin kurulması noktasında biz hakem rolü üstlenmeye, her türlü katkıyı sunmaya da hazırız. Diyalog olursa, kamuoyunda madenlerimiz konusunda oluşan bilgi kirliliğinin de önüne geçilir” tavsiyesinde bulunduğu öğrenildi.
KOMİSYON ÖNERİSİNE YEŞİL IŞIK YAKTI
Madencilik sektörü yöneticilerinin CHP’den milletvekillerinden oluşacak bir komisyonun, Türkiye’deki maden ocaklarını gezmesi talebine de yeşil ışık yakan Kılıçdaroğlu, “Madem böyle bir talepte bulunuyorsunuz bunu gerçekleştirebiliriz. Milletvekili arkadaşlarımızdan bir komisyon kuralım ve Türkiye’deki madenlerde bir inceleme yapalım. Madem, madenciliğin uluslararası standartlarda, çevreye gerekli özeninin gösterilerek üretilmesinden yanayız, bunu sağlayacak adımların atılması aşamasında elimizden gelen her türlü katkıyı parti olarak sunarız. Böyle bir komisyonun kurulması bu aşamada faydalı olabilir. Umarım kamuoyunda madencilik sektörü konusundaki yanlış bilgilerin düzeltilmesine de katkı yapar. Biz milletvekilli arkadaşlarımızla görüşerek bir komisyon kuralım ve o komisyon yurt genelinde madenlerde incelemelerde bulunsun” sözünü verdiği bildirildi.
SEKTÖR TEMSİLCİLERİ RAPOR SUNDU
Görüşmede sektör temsilcileri ayrıca, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na, madencilik sektörünün karşı karşıya bulunduğu sorunların aktarıldığı; ruhsat güvencesi, maden ruhsat ve izin işlemleri (ÇED, GSM, Orman, Mera vb.), yüksek orman bedelleri, uzun bürokratik işlemlerin azaltılması, maden kanunun yeniden düzenlenmesi gibi taleplerinin de yer aldığı “Sektör Sorunları ve Çözüm Önerileri” başlıklı ayrıntılı bir rapor sundukları da kaydedildi. Madencilik sektörü yöneticilerinin önümüzdeki günlerde İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile de bir görüşme yapmaları bekleniyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
