Sedat Laçiner’in ‘Sözde’ Demokratik Üniversitesi
Sedat Laçiner’in ‘Sözde’ Demokratik Üniversitesi
Prof. Dr. Sedat Laçiner, 4 yıl önce rektörlüğe aday olurken ne dediyse bugüne kadar tam tersini yaptı. 4 yıl önce ‘Demokratik Üniversite’ teminatı veren Laçiner, 4 yıl sonra ‘Gezi Direnişi’ne destek amaçlı kitap okuma eylemi yapanlara soruşturma açtı, ceza verdi. Bu antidemokratik uygulamaya YÖK bile tahammül edemedi, cezayı iptal etti. ‘Demokratik Üniversite’ söylemi Rektör Laçiner’in yüzüne vurulur bir söz olarak kaldı.
Laçiner ne demişti? 4 yıl önce Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde Rektör Ali Akdemir’e karşı aday olan isimler arasında Prof. Dr. Sedat Laçiner’de vardı. Laçiner o dönemde seçim bildirgesinde bakın ne diyordu? “Atanmamız halinde yönetimimizde görev vermede ve üniversite olanaklarını kullandırmada tek kriter liyakat olacaktır. Tüm öğretim üyelerimizin ve diğer personelimizin hakları önce yasalara ardından bize emanettir. Hiç kimse dili, dini, mezhebi, siyasi görüşleri, arkadaş ilişkileri, aile bağlan, cinsiyeti veya diğer kişisel özellikleri nedeniyle ayrımcılığa uğramayacaktır. Atanmam halinde hangi görevlere kimin geleceğini ben dahi bilmiyorum. Şu aşamada bilmem de söz konusu değildir. Bu görevler seçimden sonra liyakat’e göre öğretim üyelerimize teklif edilecektir. Görev vermede ve ÇOMÜ olanaklarını öğretim üyelerine kullandırmada objektif ve standart kriterler olacaktır. Geçmiş dönemlerin hataları tekrarlanmayacaktır. Yönetim etrafında öbekleşmelere, diğer insanların yöneticilerine ulaşmasını engelleyecek insan duvarlarının oluşmasına asla müsaade edilmeyecektir”
“Demokratik Üniversite” Vurgusu
Sedat Laçiner seçim bildirgesinin sonuç bölümünde ise ‘Demokratik Üniversite’ sözünü verip şöyle diyordu: “Seçim demokrasinin en önemli göstergesidir ve insanların hür olduklarını adeta haykırmalarıdır. Cuma günü oyunuzu kime verirseniz verin, oy kullanarak Demokratik Üniversite idealinin inşa edilmesine katkı vermiş olacaksınız. Bugüne kadar kimseyi kırmamaya, seçim rekabetini şahsi hesaplaşma ve husumetlere alet etmemeye büyük bir özen gösterdim. Bugünden sonra da bu konuda kılı kırk yaran bir hassasiyet içinde olacağımın bilinmesini isterim. Biz kalp kırmak için görevlere talip olmuyoruz, bizim işimiz sevgi işidir, kınk kalpleri onarmaya, meslektaşlarımızı kucaklamaya gelmek istiyoruz Eğer istemeden bir kalp kırdıysak, yapmak istediklerimizi tam olarak yapamamışız demektir”
‘Demokratik Üniversite’ Örneği Bu Mu?
ÇOMÜ’de 2013 yılındaki Gezi Parkı direnişi sürecinde Rektörlük Binası önünde ‘Kitap okuma’ eylemi gerçekleştiren akademisyenlere yönelik olarak verilen cezalar YÖK’e bağlı Yüksek Disiplin Kurulu’nda görüşüldü. ÇOMÜ Rektörlüğü’nün 28 Nisan 2014 tarihli yazısı ekinde Yüksek Disiplin Kurulu’na 21 Nisan 2014 tarihli dilekçe ile başvuran ÇOMÜ Turizm Fakültesi’nde görevli Öğretim üyesi Doç. Dr. Ekrem Tufan’ın ÇOMÜ tarafından hakkında yapılan soruşturma sonucunda, yükseköğretim Kurumlan Yönetici, öğretim Elemanı ve Memurlar Disiplin Yönetmeliğinin 9/t maddesi uyarınca ‘Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası’ ile ve bu cezanın uygulama alanı bulunmadığından aynı Yönetmeliğin 13.maddesi uyarınca ‘1/4 Oranında Aylıktan Kesme Cezası ile cezalandırıldığı, Teknik bilimler Meslek Yüksek Okulu’nda görevli Öğretim Görevlisi Ömer Faruk Kırnıç ise Yönetmeliğin 9/t maddesine Yönetmeliğin 16’ncı maddesi hükmü uygulanmak suretiyle bir alt ceza olan ‘1/30 Oranında Aylıktan Kesme Cezası’ ile cezalandırıldığı, belirtilerek, söz konusu cezaların kaldırılmasını talep ettikleri YÖK Yüksek Disiplin Kurulu tarafından ifade edildi. Kurul bunun üzerine konuyu görüşerek karara bağlandığını ifade etti.
‘Ceza Veren’ Demokratik Üniversite!
YÖK’e bağlı Yüksek Disiplin Kurulu’nun aldığı kararda yer alan ÇOMÜ soruşturmacısının talebi üzerine, Personel Daire Başkanlığınca gönderilen 16 Aralık tarihli yazıda; “öğretim görevlilerinden Doç. Dr. Ekrem Tufan için ‘Aylıktan kesme cezası’ aldığının bildirildiği, öğretim görevlisi Ömer Faruk Kırnıç için ise ‘Kamu Görevinden Çıkarma Cezası’ ile cezalandırıldığı, Soruşturmacı Prof. Dr. Olcay Hisar tarafından düzenlenen 17 Aralık 2013 tarihli soruşturma raporunda; öğretim görevlilerinin 21 Haziran 2013 tarihinde Rektörlük binası A-Blok önünde gerçekleştirilen eyleme katıldığım kabul ettiği, adı geçenlerin ifadesinde yer aldığı gibi T.C. Anayasasının 51.maddesine dayanılarak çıkarılan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikalar Kanununun 18.maddesinin ‘Kamu görevlileri, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde sendika veya konfederasyonlarının bu Kanunda belirtilen faaliyetlerine katılmalarından dolayı farklı bir işleme tabi tutulamaz ve görevine son verilemez’ şeklindeki düzenlemesinin açık olduğu, ayrıca şüphelilerin, Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun 18.maddesinde düzenlenen ‘izin müessesesinin T.C. Anayasasının 90. maddesi uyarınca yok hükmünde olduğu iddialarının yersiz olduğu, ilgili kanun maddesinin yalnızca izin müessesini değil aynı zamanda sendikal faaliyetlerin istenirse iş saatleri dışında serbestçe yapılabileceğini bildirdiği, bu doğrultuda başlatılan disiplin soruşturması sonucunda öğretim görevlilerinin 21 Haziran tarihinde mesai saatleri içerisinde, herhangi bir izin talebi olmaksızın Rektörlük Binası A Blok önünde gerçekleştirilen eyleme katılmalarından dolayı Yükseköğretim Kuramları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurlar Disiplin Yönetmeliği’nin 9/t maddesinde belirtilen ‘Siyasal ve ideolojik amaçlar dışında olan boykot, işgal, işi yavaşlatma gibi eylemlere teşebbüs etmek veya kamu hizmetlerini aksatacak davranışlarda bulunmak’ disiplin suçu kapsamında ‘Kademe ilerlemesinin Durdurulması Cezası’ ile cezalandırılmaları, Doç. Dr. Ekrem Tufan’ın daha önce herhangi bir disiplin cezası olmamış olması nedeni ile adi geçene anılan yönetmeliğin 16’ncı maddesinin uygulanarak bir alt ceza olan ‘Aylıktan Kesme Cezası’ uygulanmasının teklif edildiği, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Disiplin Kurulunun 7 Nisan 2014 tarih 2014/11- Ol sayılı Kararında; Doç. Dr. Ekrem Tufan’ın, Yönetmeliğin 9/t maddesinde düzenlenen suçu işlediğinin sabit olduğunun görüldüğü belirtilerek, adı geçenin maaş, derecesi ve kademesinin 1/4 olması nedeniyle, soruşturmacı tarafından önerilen ‘Kademe ilerlemesinin Durdurulması Cezası’nın uygulanması mümkün olmadığından, daha önceden disiplin cezası olması nedeniyle Yükseköğretim Kurumlan Yönetici Öğretim Elemanı ve Memurlar Disiplin Yönetmeliği’nin 16’ncı maddesinin lehine uygulanmasına yer olmadığına, 13’ncü maddesi gereğince ‘1/4 Oranında Aylıktan Kesme Cezası’ ile cezalandırılmasına karar verildiği, Rektörlüğün 15.04.2014 tarihli yazısı ile adı geçene bildirildiği, adı geçenin söz konusu cezaya (21.04.2014) süresinde itiraz ettiği, Çanakkale Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunun 15. Yüks04.2014 tarih ve 2014/13 sayılı Yönetim Kumlu Kararında; Öğr.Gör. Ömer Faruk Kırnıç’ın, Yönetmeliğin 9/t maddesinde düzenlenen disiplin suçunu işlediğinin sabit olduğu değerlendirildiğinden ‘Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası’ ile cezalandırılmasına, ancak daha önce almış olduğu disiplin cezası bulunmamış olması sebebiyle Yönetmeliğin 16.maddesinin lehine uygulanması suretiyle bir alt ceza olan ‘1/30 Oranında Aylıktan Kesme Cezası’ ile cezalandırılmasına karar verildiği, Çanakkale Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunun tarihli yazısı ile adı geçene bildirildiği, adı geçenin söz konusu cezaya (22.04.2014) süresinde itiraz ettiği, anlaşılmıştır” ifadelerine yer verildi.
YÖK’ten ‘Demokratik Üniversite’ye Hukuk Dersi
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörlüğü tarafından iki öğretim görevlisine Gezi eylemleri sürecinde, ÇOMÜ Rektörlüğü karşısında kitap okuma eylemi yapmaları nedeni ile verilen cezalar YÖK tarafından bozuldu. Kararlan iptal ederek, ÇOMÜ haksız, öğretim üyelerini ise haklı bulduğu kararında, Anayasa, Türk Ceza Kanunu, İnsan Hakları sözleşmeleri ve İLO gibi, ulusal ve uluslar arası sözleşmeleri hatırlattı. YÖK kısaca, “Bu eylem anayasal ve yasaldır, söz konusu eylemde suç unsuru yoktur” dedi. YÖK’e bağlı Yüksek Disiplin Kurulu’nun aldığı kararın sonuç kısmında, "Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörlüğünce adı geçenlere verilmiş olan cezaların itirazen kaldırılması talebinin karara bağlanması amacıyla, Üniversite Rektörlüğünün 28 Nisan 2014 tarihli yazısı ekinde alınan soruşturma dosyası Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nca Kurulumuza tevdii edilmiştir. Kurulumuzda konuya ilişkin yapılan açıklamalardan ve Doç. Dr. Ekrem Tufan ve Öğr.Gör.Ömer Faruk Kırnıç’ın itiraz dilekçelerinin okunmasından sonra yapılan görüşmeler neticesinde; hakkında soruşturma yapılan adı geçenlerin Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası üyesi oldukları, 21 Haziran 2013 tarihinde Rektörlük Binası A-Blok önünde gerçekleştirilen kitap okuma eylemine katıldıkları ve Anayasanın 34.maddesinin birinci fıkrasında belirtilen ‘Herkes önceden izin almadan silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir’ hükmü, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkında Kanunun 3.maddesi hükmü ve 4688 sayılı n Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun 18.maddesi ı göz önüne alındığında adı geçenlere isnat edilen Yönetmeliğin 9.maddesinin (t) bendinde belirtilen ‘Siyasi ve ideolojik amaçlar dışında olan boykot, işgal, ışı yavaşlatma gibi eylemlere teşebbüs etmek veya kamu hizmetlerini aksatacak davranışlarda bulunmak’ disiplin suçunun oluştuğunun söylenemeyeceği, bu nedenle adı söz konusu disiplin suçu kapsamında verilen cezaların kaldırılması yönündeki taleplerinin kabulünün gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yapılan görüşmeler neticesinde; Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Ekrem Tufan ve Teknik bilimler Meslek Yüksek Okulu’nda görevli Öğretim Görevlisi Ömer Faruk Kırnıç’ın Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Eleman’ ve Memurları Disiplin Yönetmeliği’nin 9/t maddesi kapsamında üniversitece taraflarına verilen cezaların kaldırılmasına İlişkin taleplerinin kabulüne ve üniversitece verilen cezaların kaldırılmasına oy binliği ile karar verildi" denildi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

