Sarıbal: “Ekonomik Kriz Gittikçe Derinleşiyor”

Siyaset (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 29.12.2021 - 14:09, Güncelleme: 29.12.2021 - 14:09 891+ kez okundu.
 

Sarıbal: “Ekonomik Kriz Gittikçe Derinleşiyor”

Bir dizi ziyaret için Çanakkale’ye gelen CHP Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP İl Başkanlığını ziyaret etti. Gündemi değerlendiren Sarıbal, Türkiye’nin ekonomik ve tarımsal kriz yaşadığına dikkat çekti. Sarıbaş, Türkiye’nin bir gıda krizine doğru gittiğini belirterek, “Çiftçinin mazota verdiği para, devletin çiftçiye ayırdığı paradan neredeyse 8-9 Milyar lira fazla. Türkiye bu modelle üretim krizine gitmektedir” dedi.
CHP Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Çanakkale’de İl Başkanlığında düzenlediği basın açıklamasında ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizi değerlendirdi. İktidarın tarım politikasını eleştiren Sarıbal, “Türkiye elbette çok sıkı bir süreçten geçmekte. Ne yazık ki Türkiye’de yoksulluğun, işsizliğin en yüksek olduğu tarihsel bir dönemden geçmekteyiz. Ama iktidar hala toplumun gerçek gündemini konuşmak yerine, toplumu başka gündemlerle oyalayıp, öbür taraftan üçkâğıt ekonomisinin dinamiklerini yerine getirmeye çalışmakta. Bir gecede 18 Liradan 12 Liraya inen Dolar’ı bir başarı öyküsü gibi söyleyen iktidar, 6-7 Liradan 12 Liraya çıkaran 6 ayda %50 gibi bir devalüasyon olduğundan hiç bahsetmedi. Kendi yandaş medyaları ile ne yazık ki ölümü gösterip sıtmaya razı etme çabasında. Dolar’ın 18 Lira’dan 12 Lira’ya düştüğünde kim kazandı, kim kaybetti? Bunun toplumsal faydası nerededir? Ne zamandan beri Merkez Bankası ve Hazine sadece bir grup sermayecinin para garantisini yapmaya çalışmaktadır. Merkez Bankası artık faizleri belirleme yetisini kaybetmiştir. Dövizin yarattığı yükseliş ve alçalış Merkez Bankası üzerinden faizi belirlemeye karar vermiştir. Bir tarafta helal faiz, bir tarafta haram faiz. Peki, bu yaşanan sürecin işsizliğe bir etkisi var mı? Yoksulluğu gideren bir tarafı var mı? İş dünyası üretimi ikiye mi katladı? Çiftçinin mazot, ilaç, yem fiyatları mı düştü? Çiftçi üretemediğinden perişan, sütçü sütünü alamamasından perişan. Ama İktidar hala toz pembe hikâyesi yaratmak üzere sokaklara çıkıp eğlenen, döviz düştü diye kahramanlık eden insanlar var. Ama Türkiye ciddi bir gıda, işsizlik, sosyal krizin, ciddi bir madde bağımlılığı ile karşı karşıyadır” dedi.   “EKONOMİK KRİZ GİTTİKÇE DERİNLEŞİYOR” Türkiye’de ekonomik krizin giderek derinleştiğini, hükümetin bunun farkında olduğunu ve her zaman olduğu gibi iki silahı olan inanç ve terör silahlarına davrandığını belirten Sarıbal, “Bir ülkenin üniversite mezunlarının %30’dan fazlası işsizse, geri kalan çok büyük bir kısmı da kendi meslekleri dışında mecburen asgari ücretle çalışmak zorunla kalıyorsa, yine bu ülkenin çiftçisinin Bağ-Kur primi bin 660 Liraysa ve bu gün bir Bağ-Kur emeklisi çiftçimizin maaşı bin 500 lira ise bu ülkede büyük kriz vardır. Vatandaşlar kalan ürünler ucuzlamıştır diye akşam pazara gidiyorsa, ya da atılan sebze ve meyveleri topluyorsa bu ülkede kriz vardır. İktidar tüm bunların farkındadır. Bunları örtmek için de her zaman iki silaha davrandı. Bir tanesi ne yazık ki insanların inançları ile ilgilenmek ve onun üzerinden siyaseti götürmek, diğeri de terör. Şimdi de İstanbul Büyükşehir Belediyesine saldırmakla siyasi gününü kurtarmaya çalışıyor. Bütün dertleri toplumu gerçek gündemden koparmak, yapay ve suni bir gündem oluşturmak. Artık toplum bunları yutmuyor. Toplum yaşadığı sorunlarla yüz yüze kalmış durumda. Vatandaş hastaneye gidiyor 3 ay bir MR için sıra bekliyor. İnsanlar Marketlerde sadece adetle ürün almak zorunda kalıyor. Günün sonunda ciddi bir sorun var ve bu sorunun temel kaynağı iktidarın güven kaybetmesidir. Bu sorunun temel kaynağı, İktidarın dış politikada yanlış iş yapmasıdır. Bu sorunun temel kaynağı iktidarın içerde ve dışarda yönetme kabiliyetini kaybetmesidir. Bu sorunun temel adı ise liyakat yerine sadakatli kamu kurumlarına yandaşları atamasıdır” dedi.   “ÜLKENİN SORUNU EKONOMİKTİR, İKTİSADİDİR. ÇÖZÜM ERKEN SEÇİMDİR” CHP’li Sarıbal açıklamalarının devamında acilen ülkenin seçime gitmesi gerektiğini ifade ederek; “Bu ülkede sorun iktidarın bizzat kendisidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin krizi atlatması için Türkiye’de halkın tekrar devletine güven sağlayabilmesi için derhal ve acil seçime ihtiyaç vardır. Çünkü Türkiye’de sorun ekonomiktir. Sabah yatağından kalkan bir çocuk bile ilk olarak Dolar'ın kaç olduğuna bakıyor. Bu ülkenin sorunu ekonomiktir, iktisadidir ama çözüm siyasidir. Bu çözümün adı bir an önce seçimdir. Yoksa iktidar bu ülkeyi çok ağır bir şekilde uçurumdan atmıştır. Bu ülkenin tutunabileceği tek bir dalı kalmıştır. Ya o dala tutunup sürünerek tekrar yukarı çıkacaktır, ya da uçurumdan aşağı düşüp param parça olacaktır. Bunun çözümü de derhal erkenden seçimdir” dedi.   “TÜRKİYE ÜRETİM KRİZİNE DOĞRU GİDİYOR” İktidarın tarım politikası ve gıda üretimine de değinen Sarıbal, “Türkiye’nin değil, dünyanın en önemli konusunun tarım ve gıda olduğunu coronavirüs döneminde dünyadaki bütün ülkeler çok net bir biçimde ortaya koydular. Bu nedenle tarıma çok ciddi yeni kaynaklar ayırdılar. Örneğin Çin, gıda stokunu %50 arttırma kararı aldı. Hindistan ciddi anlamda yeni destekler ayırdı. Rusya çiftçisini koruyan sabit fiyatlara gitti. Biz bütün bu yaşananlardan hiç ders almadığımız gibi, bu olumsuzluğa körükle gidiyoruz. Buğday ekim zamanı geçti, yalvardık, yüksek sesle anlattık duymamakla mümkün değil. Ama eğer bir insan gözlerini kapatıp, kulaklarını tıkamışsa yapacak bir şey yok. Duvar duydu onlar duymadı. Dedik ki derhal seferberlik ilan edin, buğday tohumu dağıtın, çünkü Türkiye şu anda bir gıda krizi yaşıyor. Ancak bu kriz şu anda parası olanın gıdaya ulaştığı bir dönem. Ama yarın üretim olmazsa gıda olmayacak. Zenginlerin de aç kalacağı bir gıda krizine doğru gidiyoruz. Türkiye şu anda iki kriz yaşamakta. Ama asıl en büyük kriz üretim krizidir ve Türkiye bu modelle üretim krizine gitmektedir” dedi.   “HÜKÜMETİN DESTEK İÇİN AYIRDIĞI PARADAN DAHA ÇOK ÇİFTÇİ MAZOT PARASI ÖDÜYOR” CHP’li Orhan Sarıbal, “Mazot geçen seneden bu seneye %50’den fazla zam aldı. Türkiye’de Çiftçiler 3 milyar litre mazot kullanıyor bir yılda 6.70 kuruştu geçen yıl bu zamanlarda mazot. Çarptığını zaman 21 milyar kadar mazota giden para var. Şu anda 11,5 lira, 3 Milyarla çarptığınız zaman 34 Milyar çiftçinin cebinden para çıkacak. Koca Türkiye Cumhuriyeti devletinin bütçesinden tarıma ayırdığı para ne kadar? 25. 8 Milyar. Yani çiftçinin mazota verdiği para, devletin çiftçiye ayırdığı paradan neredeyse 8-9 Milyar fazla. Bugün çiftçi bir litre süt sağdığı sattığında 1,5 kilo yem alması lazım. Ne yazık ki sadece 900 gram yem almakta. Her litre sütte 1 ile 2,5 lira arasında zarar etmekte. Bu nedenle süt hayvanları artık kesime gidiyor” dedi.
Bir dizi ziyaret için Çanakkale’ye gelen CHP Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP İl Başkanlığını ziyaret etti. Gündemi değerlendiren Sarıbal, Türkiye’nin ekonomik ve tarımsal kriz yaşadığına dikkat çekti. Sarıbaş, Türkiye’nin bir gıda krizine doğru gittiğini belirterek, “Çiftçinin mazota verdiği para, devletin çiftçiye ayırdığı paradan neredeyse 8-9 Milyar lira fazla. Türkiye bu modelle üretim krizine gitmektedir” dedi.

CHP Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Çanakkale’de İl Başkanlığında düzenlediği basın açıklamasında ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizi değerlendirdi. İktidarın tarım politikasını eleştiren Sarıbal, “Türkiye elbette çok sıkı bir süreçten geçmekte. Ne yazık ki Türkiye’de yoksulluğun, işsizliğin en yüksek olduğu tarihsel bir dönemden geçmekteyiz. Ama iktidar hala toplumun gerçek gündemini konuşmak yerine, toplumu başka gündemlerle oyalayıp, öbür taraftan üçkâğıt ekonomisinin dinamiklerini yerine getirmeye çalışmakta. Bir gecede 18 Liradan 12 Liraya inen Dolar’ı bir başarı öyküsü gibi söyleyen iktidar, 6-7 Liradan 12 Liraya çıkaran 6 ayda %50 gibi bir devalüasyon olduğundan hiç bahsetmedi. Kendi yandaş medyaları ile ne yazık ki ölümü gösterip sıtmaya razı etme çabasında. Dolar’ın 18 Lira’dan 12 Lira’ya düştüğünde kim kazandı, kim kaybetti? Bunun toplumsal faydası nerededir? Ne zamandan beri Merkez Bankası ve Hazine sadece bir grup sermayecinin para garantisini yapmaya çalışmaktadır. Merkez Bankası artık faizleri belirleme yetisini kaybetmiştir. Dövizin yarattığı yükseliş ve alçalış Merkez Bankası üzerinden faizi belirlemeye karar vermiştir. Bir tarafta helal faiz, bir tarafta haram faiz. Peki, bu yaşanan sürecin işsizliğe bir etkisi var mı? Yoksulluğu gideren bir tarafı var mı? İş dünyası üretimi ikiye mi katladı? Çiftçinin mazot, ilaç, yem fiyatları mı düştü? Çiftçi üretemediğinden perişan, sütçü sütünü alamamasından perişan. Ama İktidar hala toz pembe hikâyesi yaratmak üzere sokaklara çıkıp eğlenen, döviz düştü diye kahramanlık eden insanlar var. Ama Türkiye ciddi bir gıda, işsizlik, sosyal krizin, ciddi bir madde bağımlılığı ile karşı karşıyadır” dedi.

 

“EKONOMİK KRİZ GİTTİKÇE DERİNLEŞİYOR”

Türkiye’de ekonomik krizin giderek derinleştiğini, hükümetin bunun farkında olduğunu ve her zaman olduğu gibi iki silahı olan inanç ve terör silahlarına davrandığını belirten Sarıbal, “Bir ülkenin üniversite mezunlarının %30’dan fazlası işsizse, geri kalan çok büyük bir kısmı da kendi meslekleri dışında mecburen asgari ücretle çalışmak zorunla kalıyorsa, yine bu ülkenin çiftçisinin Bağ-Kur primi bin 660 Liraysa ve bu gün bir Bağ-Kur emeklisi çiftçimizin maaşı bin 500 lira ise bu ülkede büyük kriz vardır. Vatandaşlar kalan ürünler ucuzlamıştır diye akşam pazara gidiyorsa, ya da atılan sebze ve meyveleri topluyorsa bu ülkede kriz vardır. İktidar tüm bunların farkındadır. Bunları örtmek için de her zaman iki silaha davrandı. Bir tanesi ne yazık ki insanların inançları ile ilgilenmek ve onun üzerinden siyaseti götürmek, diğeri de terör. Şimdi de İstanbul Büyükşehir Belediyesine saldırmakla siyasi gününü kurtarmaya çalışıyor. Bütün dertleri toplumu gerçek gündemden koparmak, yapay ve suni bir gündem oluşturmak. Artık toplum bunları yutmuyor. Toplum yaşadığı sorunlarla yüz yüze kalmış durumda. Vatandaş hastaneye gidiyor 3 ay bir MR için sıra bekliyor. İnsanlar Marketlerde sadece adetle ürün almak zorunda kalıyor. Günün sonunda ciddi bir sorun var ve bu sorunun temel kaynağı iktidarın güven kaybetmesidir. Bu sorunun temel kaynağı, İktidarın dış politikada yanlış iş yapmasıdır. Bu sorunun temel kaynağı iktidarın içerde ve dışarda yönetme kabiliyetini kaybetmesidir. Bu sorunun temel adı ise liyakat yerine sadakatli kamu kurumlarına yandaşları atamasıdır” dedi.

 

“ÜLKENİN SORUNU EKONOMİKTİR, İKTİSADİDİR. ÇÖZÜM ERKEN SEÇİMDİR”

CHP’li Sarıbal açıklamalarının devamında acilen ülkenin seçime gitmesi gerektiğini ifade ederek; “Bu ülkede sorun iktidarın bizzat kendisidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin krizi atlatması için Türkiye’de halkın tekrar devletine güven sağlayabilmesi için derhal ve acil seçime ihtiyaç vardır. Çünkü Türkiye’de sorun ekonomiktir. Sabah yatağından kalkan bir çocuk bile ilk olarak Dolar'ın kaç olduğuna bakıyor. Bu ülkenin sorunu ekonomiktir, iktisadidir ama çözüm siyasidir. Bu çözümün adı bir an önce seçimdir. Yoksa iktidar bu ülkeyi çok ağır bir şekilde uçurumdan atmıştır. Bu ülkenin tutunabileceği tek bir dalı kalmıştır. Ya o dala tutunup sürünerek tekrar yukarı çıkacaktır, ya da uçurumdan aşağı düşüp param parça olacaktır. Bunun çözümü de derhal erkenden seçimdir” dedi.

 

“TÜRKİYE ÜRETİM KRİZİNE DOĞRU GİDİYOR”

İktidarın tarım politikası ve gıda üretimine de değinen Sarıbal, “Türkiye’nin değil, dünyanın en önemli konusunun tarım ve gıda olduğunu coronavirüs döneminde dünyadaki bütün ülkeler çok net bir biçimde ortaya koydular. Bu nedenle tarıma çok ciddi yeni kaynaklar ayırdılar. Örneğin Çin, gıda stokunu %50 arttırma kararı aldı. Hindistan ciddi anlamda yeni destekler ayırdı. Rusya çiftçisini koruyan sabit fiyatlara gitti. Biz bütün bu yaşananlardan hiç ders almadığımız gibi, bu olumsuzluğa körükle gidiyoruz. Buğday ekim zamanı geçti, yalvardık, yüksek sesle anlattık duymamakla mümkün değil. Ama eğer bir insan gözlerini kapatıp, kulaklarını tıkamışsa yapacak bir şey yok. Duvar duydu onlar duymadı. Dedik ki derhal seferberlik ilan edin, buğday tohumu dağıtın, çünkü Türkiye şu anda bir gıda krizi yaşıyor. Ancak bu kriz şu anda parası olanın gıdaya ulaştığı bir dönem. Ama yarın üretim olmazsa gıda olmayacak. Zenginlerin de aç kalacağı bir gıda krizine doğru gidiyoruz. Türkiye şu anda iki kriz yaşamakta. Ama asıl en büyük kriz üretim krizidir ve Türkiye bu modelle üretim krizine gitmektedir” dedi.

 

“HÜKÜMETİN DESTEK İÇİN AYIRDIĞI PARADAN DAHA ÇOK ÇİFTÇİ MAZOT PARASI ÖDÜYOR”

CHP’li Orhan Sarıbal, “Mazot geçen seneden bu seneye %50’den fazla zam aldı. Türkiye’de Çiftçiler 3 milyar litre mazot kullanıyor bir yılda 6.70 kuruştu geçen yıl bu zamanlarda mazot. Çarptığını zaman 21 milyar kadar mazota giden para var. Şu anda 11,5 lira, 3 Milyarla çarptığınız zaman 34 Milyar çiftçinin cebinden para çıkacak. Koca Türkiye Cumhuriyeti devletinin bütçesinden tarıma ayırdığı para ne kadar? 25. 8 Milyar. Yani çiftçinin mazota verdiği para, devletin çiftçiye ayırdığı paradan neredeyse 8-9 Milyar fazla. Bugün çiftçi bir litre süt sağdığı sattığında 1,5 kilo yem alması lazım. Ne yazık ki sadece 900 gram yem almakta. Her litre sütte 1 ile 2,5 lira arasında zarar etmekte. Bu nedenle süt hayvanları artık kesime gidiyor” dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.