Sakız Baklası ve Eceabat Susamı Coğrafi İşaret Alacak

Çanakkale (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 04.05.2023 - 07:01, Güncelleme: 04.05.2023 - 07:01 2734+ kez okundu.
 

Sakız Baklası ve Eceabat Susamı Coğrafi İşaret Alacak

Çanakkale Belediyesi öncülüğünde ÇOMÜ, Ticaret Borsası ve Ziraat Odaları ile muhtarlarında katılımıyla yok olmaya yüz tutmuş Çanakkale Sakız Baklası ve Eceabat Susamı’nın üretiminin arttırılması, kırsal kalkınmayı teşvik etmek için Coğrafi İşaret çalışması başlatıldı.
Çanakkale Sakız Baklası ve Eceabat Susamının coğrafi tescilinin yapılması için düzenlenen basın toplantısına Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ev sahipliği yaptı. Çanakkale Ticaret Odası Başkanı Abdullah Deniz ile ilçe Ziraat Odası başkanları, ÇOMÜ’lü akademisyenler ile muhtarların katılım gösterdiği toplantıda Çanakkale Sakız Baklası ile Eceabat Susamının geleceği için Coğrafi İşaret ve markalaşma çalışmasının tanıtım toplantısı gerçekleştirildi.   OSMANLI’DAN CUMHURİYETE “ÇANAKKALE SAKIZ BAKLASI” ÇOMÜ ziraat fakültesi öğretim üyesi Seçkin Kaya, coğrafi işaretinin önemine dikkat çeken bir konuşma yaptı. Çanakkale Sakız Baklası’nın Osmanlı döneminden bu yana çok önemli bir ekonomik gelir kaynağı olmasının yanı sıra insan ve hayvan beslenmesindeki önemine dikkat çeken Seçkin Kaya; “Menşei ve Mahreç işareti olarak ürünü iki farklı kıstasta değerlendiriyoruz. Bu iki özellikten birine sahip olması ürüne Coğrafi İşaret verilmesi için yeterlidir. Coğrafi işaret; ürünün pazarlanması açısından da ürünün iyi fiyat bulması açısından dünya genelinde kabul gören en önemli göstergelerden birisidir. Coğrafi işareti aldıktan sonra ürünün taklit edilmesi de engelleniyor. Coğrafi işaret ayrıca kırsal kalkınma ve yerel küçük işletmelerin güçlendirilmesi açısından önemlidir. Sanayi ve mülkiyet hakkı olarak da kullanılabilmektedir” bilgisini verdi. “ÇANAKKALE’DE 10 BİN HEKTAR ALANDA BAKLA EKİLİYOR” Öğretim Görevlisi Seçkin Kaya, Çanakkale bölgesinde üretilen Bakla ile ilgili olarak; “Çanakkale belediyesinin öncülüğünde Çanakkale Baklasının değerini artırmak için çalışma başlattık. Bu bölgede yaklaşık 10255 hektar alanda üretim yapılıyor. Çanakkale Baklası uzun yıllar öncesinden bu yana yüksek üretime sahip olduğu; tarihi belgelerde bu ürünlerin insan, hayvan beslenmesinin yanı sıra kozmetik ürünü olarak yurtdışına da ihraç edildiği görülüyor. 1948-1952 yılları arasında en fazla üretilen ürünün de bakla olduğunu tespit ettik. Çanakkale Sakız Baklasının özellikleri ise; hasada uygun, göbek bağı kalıntısı büyük, tohum çizgisi kolay ayrılmamakta, tohum bütün halde kalmaktadır. Tohum kalınlığı orta kalınlıkta, toplam karbonhidrat, toplam protein, tat ve aroma yönünden zengindir” bilgisini verdi. “1850’Lİ YILLARDA SUSAMLA VERGİ ÖDENİYORDU” ÇOMÜ Öğretim Görevlisi Mehmet Ali Gündoğdu ise yaptığı konuşmasında Eceabat Susamı’nın özellikleri ve önemini anlattı. Gündoğdu yaptığı konuşmada; “Coğrafi işaret belli unsurların temelinde duran bir dayanaktır. Ürün, ürünün karakteristik durumu ve yetiştirildiği gibi kavramlar sayesinde Coğrafi işaret ortaya çıkıyor. Eceabat Susamı menşei açısından bir üründür. Çanakkale’de şuanda Susam üretimi 6 bin 609 tondur. Bu üretim aynı zamanda Türkiye’nin susam üretiminin yüzde 3’üne tekabül etmektedir. Eceabat’ta üretim geleneksel yöntemlerle yapılmaktadır. 1850 yıllarda çıkartılan bir kanunnamede vergi tahsilatının Susam ile yapılabileceği belirtilmiştir. 1940 ve 1950’li yıllarda Eceabat’ta üretimine başlanan Susam birçok tatlı ürünün de hammaddeleri arasındadır. Şeker asit dengesi, yüksek protein içeriği, hoş kokulu bileşiklerinin sentezlenebilir olması, hastalıkların daha az görülmesi Eceabat Susamı’nın en bilinir özelliklerindendir. Eceabat bu susam üretimi açısından oldukça verimli bir coğrafyadır” bilgisini verdi.   “KIRSAL KALKINMAYI ÇOK ÖNEMSİYORUZ” Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise yaptığı konuşmada; “Çanakkale Sakız Baklası ve Eceabat Susamının markalaşması için bir araya geldik. Üreticilerimize, oda ve borsamıza, üniversitemiz öğretim görevlilerine teşekkür ediyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çanakkale’de kırsal kalkınmayı son derece önemsiyoruz. Çanakkale’nin ticari ve ekonomik kalkınmasında kırsalın çok büyük önemi olduğunu biliyoruz. Sanayi ve üretimimiz kırsalın ağırlıklı desteği ile karşılanıyor. Sanayicimizin üretimi ne kadar artarsa kent ekonomisine yansıyor. Bunun içinde kırsalda geçmişte ancak günümüzde bitme noktasına gelen 2 ürünün yeniden canlandırılması ve markalaşması için çalışma başlattık” dedi. “ÜNİVERSİTEMİZ VE ODALARIMIZLA İŞ BİRLİĞİ İÇERİSİNDE ÇALIŞIYORUZ” Çanakkale’de üretimi son derece azalan Sakız Baklası ve Eceabat Susamı’nın üretiminin arttırılması için çalıştıklarını ifade eden Ülgür Gökhan; “Bakla biliyorsunuz geçmişte bizim ihraç ürünümüz idi. Çok sayıda onlarca gemi Çanakkale Baklasını ihraç etmek için iskelede beklerler idi. Önce bizim Çanakkale Baklası ihraç edilir, ardından Balıkesir baklası ihraç edilmek üzere beklerdi. Tahin helvamızın da meşhur olmasında katkısı olan Eceabat Susamı bence dünyanın en iyi susamı noktasındaydı. Ancak tarıma verilen önemin azalması ile ülkemizde; bu ürünler yok olma aşamasına geldi. Kumkale ovasında artık pamuk üretimi yapılmama noktasına geldi” dedi. “KIRSAL KALKINMANIN ÖNEMİNİ PANDEMİ’DE GÖRDÜK” Yerel Yönetimlerin kırsal kalkınmayı öncelik haline getirmesinin elzem olduğunu ifade eden Ülgür Gökhan; “Bu coğrafyanın çok değişi bir iklim yapısına sahip olmasından kaynaklı, Kazdağları olması, oradan gelen suların bitkilere olan katkısını unutmamalıyız. Bu coğrafya çok çeşitli ürünlerin üretimine katkı sunuyor. 11 üründe coğrafi işaret almış durumdayız. Bu bir tesadüf olamaz. Çanakkale Sakız Baklası ve Eceabat Susamını tekrar gündeme getirmek, kırsalın kalkınmasına öncelik etmek için çalışma başlattık. Pandemi sürecinde ve savaş nedeniyle yaşadığımız gıda krizi bize kırsal kalkınmanın önemini bir kez daha göstermiştir” dedi.   “TARIMA YETERİNCE ÖNCELİK VERİLMİYOR” Türkiye’de son yıllarda yaşanan Gıda enflasyonu ve kıtlıklara dikkat çeken Ülgür Gökhan; “Bugün soğan fiyatını konuşuyorsak; etin kilosunun 400 TL’ye gelmesini konuşuyorsak bunun sebebi tarıma yeterince önem verilmemesinden kaynaklanıyor. Biz üreticilerimizin kazanması, gelirlerinin artması için çalışıyoruz. Bu ülkenin kendi tohumunu mutlaka ama mutlaka geliştirmesi gerekiyor. Bize özgü tohumların yetiştirilmesi önemlidir; ama biz hibrit tohum kullanmaya çalışıyoruz. Çanakkale Domatesi diye bilenen domates bizim bildiğimiz şey değildi. Şuan Çanakkale domatesi sadece burada yetişen bir bitkidir. Karakılçık buğdayı yetiştiriyoruz. Bu projede kırsal kalkınma anlayışımızın bir parçasıdır” dedi.   “DİJİTAL TARIM PROJESİ ONAYLANDI” Gelişmiş ülkelerde dijital tarım uygulandığına dikkat çeken ve Çanakkale Belediyesi tarafından hazırlanan içeriğinde drone kullanılarak tarımsal ilaçlama yapılmasını öngören projeye GMKA’dan destek çıktığını açıklayan Ülgür Gökhan; “GMKA ile yaptığımız proje ile dijital tarıma geçmeyi teşvik ediyoruz. Bu proje içerisinde drone ile ilaçlama için çalışma başlattık. Yerel yönetimlerde tarımın kalkınması için çaba göstermesi gerekiyor. Fide dağıtımı, aromatik bitki üretimi gibi destekleme yapıyoruz. Kırsaldan kente göçü azalmamız gerekiyor. Kırsaldaki sosyal yaşamı hareketlendirmeli, yaşam şartlarını iyileştirerek teşvik etmeli insanlarımızın kırsalda üretimini arttırmamız lazım. Genç çiftçilerin tarıma ve üretime özendirilmesi gerekiyor diye düşünüyoruz. Biz istemesek de bazı şeyler oluyor; pandemiden sonra bizim köylerimize metropollerden büyük göç yaşanıyor. Bu yetmez, bu köylerin alt yapılarının iyileştirilmesi gerekiyor. Hem turizme açmamız hem de tarımsal üretimi arttırmamız gerekiyor diye düşünüyorum. İnşallah bu proje sonucunda yeniden bir yoğun bakla ve susam üretimine katkı sağlamış olacağız” dedi.  
Çanakkale Belediyesi öncülüğünde ÇOMÜ, Ticaret Borsası ve Ziraat Odaları ile muhtarlarında katılımıyla yok olmaya yüz tutmuş Çanakkale Sakız Baklası ve Eceabat Susamı’nın üretiminin arttırılması, kırsal kalkınmayı teşvik etmek için Coğrafi İşaret çalışması başlatıldı.

Çanakkale Sakız Baklası ve Eceabat Susamının coğrafi tescilinin yapılması için düzenlenen basın toplantısına Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ev sahipliği yaptı. Çanakkale Ticaret Odası Başkanı Abdullah Deniz ile ilçe Ziraat Odası başkanları, ÇOMÜ’lü akademisyenler ile muhtarların katılım gösterdiği toplantıda Çanakkale Sakız Baklası ile Eceabat Susamının geleceği için Coğrafi İşaret ve markalaşma çalışmasının tanıtım toplantısı gerçekleştirildi.

 

OSMANLI’DAN CUMHURİYETE “ÇANAKKALE SAKIZ BAKLASI”

ÇOMÜ ziraat fakültesi öğretim üyesi Seçkin Kaya, coğrafi işaretinin önemine dikkat çeken bir konuşma yaptı. Çanakkale Sakız Baklası’nın Osmanlı döneminden bu yana çok önemli bir ekonomik gelir kaynağı olmasının yanı sıra insan ve hayvan beslenmesindeki önemine dikkat çeken Seçkin Kaya; “Menşei ve Mahreç işareti olarak ürünü iki farklı kıstasta değerlendiriyoruz. Bu iki özellikten birine sahip olması ürüne Coğrafi İşaret verilmesi için yeterlidir. Coğrafi işaret; ürünün pazarlanması açısından da ürünün iyi fiyat bulması açısından dünya genelinde kabul gören en önemli göstergelerden birisidir. Coğrafi işareti aldıktan sonra ürünün taklit edilmesi de engelleniyor. Coğrafi işaret ayrıca kırsal kalkınma ve yerel küçük işletmelerin güçlendirilmesi açısından önemlidir. Sanayi ve mülkiyet hakkı olarak da kullanılabilmektedir” bilgisini verdi.

“ÇANAKKALE’DE 10 BİN HEKTAR ALANDA BAKLA EKİLİYOR”

Öğretim Görevlisi Seçkin Kaya, Çanakkale bölgesinde üretilen Bakla ile ilgili olarak; “Çanakkale belediyesinin öncülüğünde Çanakkale Baklasının değerini artırmak için çalışma başlattık. Bu bölgede yaklaşık 10255 hektar alanda üretim yapılıyor. Çanakkale Baklası uzun yıllar öncesinden bu yana yüksek üretime sahip olduğu; tarihi belgelerde bu ürünlerin insan, hayvan beslenmesinin yanı sıra kozmetik ürünü olarak yurtdışına da ihraç edildiği görülüyor. 1948-1952 yılları arasında en fazla üretilen ürünün de bakla olduğunu tespit ettik. Çanakkale Sakız Baklasının özellikleri ise; hasada uygun, göbek bağı kalıntısı büyük, tohum çizgisi kolay ayrılmamakta, tohum bütün halde kalmaktadır. Tohum kalınlığı orta kalınlıkta, toplam karbonhidrat, toplam protein, tat ve aroma yönünden zengindir” bilgisini verdi.

“1850’Lİ YILLARDA SUSAMLA VERGİ ÖDENİYORDU”

ÇOMÜ Öğretim Görevlisi Mehmet Ali Gündoğdu ise yaptığı konuşmasında Eceabat Susamı’nın özellikleri ve önemini anlattı. Gündoğdu yaptığı konuşmada; “Coğrafi işaret belli unsurların temelinde duran bir dayanaktır. Ürün, ürünün karakteristik durumu ve yetiştirildiği gibi kavramlar sayesinde Coğrafi işaret ortaya çıkıyor. Eceabat Susamı menşei açısından bir üründür. Çanakkale’de şuanda Susam üretimi 6 bin 609 tondur. Bu üretim aynı zamanda Türkiye’nin susam üretiminin yüzde 3’üne tekabül etmektedir. Eceabat’ta üretim geleneksel yöntemlerle yapılmaktadır. 1850 yıllarda çıkartılan bir kanunnamede vergi tahsilatının Susam ile yapılabileceği belirtilmiştir. 1940 ve 1950’li yıllarda Eceabat’ta üretimine başlanan Susam birçok tatlı ürünün de hammaddeleri arasındadır. Şeker asit dengesi, yüksek protein içeriği, hoş kokulu bileşiklerinin sentezlenebilir olması, hastalıkların daha az görülmesi Eceabat Susamı’nın en bilinir özelliklerindendir. Eceabat bu susam üretimi açısından oldukça verimli bir coğrafyadır” bilgisini verdi.

 

“KIRSAL KALKINMAYI ÇOK ÖNEMSİYORUZ”

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise yaptığı konuşmada; “Çanakkale Sakız Baklası ve Eceabat Susamının markalaşması için bir araya geldik. Üreticilerimize, oda ve borsamıza, üniversitemiz öğretim görevlilerine teşekkür ediyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çanakkale’de kırsal kalkınmayı son derece önemsiyoruz. Çanakkale’nin ticari ve ekonomik kalkınmasında kırsalın çok büyük önemi olduğunu biliyoruz. Sanayi ve üretimimiz kırsalın ağırlıklı desteği ile karşılanıyor. Sanayicimizin üretimi ne kadar artarsa kent ekonomisine yansıyor. Bunun içinde kırsalda geçmişte ancak günümüzde bitme noktasına gelen 2 ürünün yeniden canlandırılması ve markalaşması için çalışma başlattık” dedi.

“ÜNİVERSİTEMİZ VE ODALARIMIZLA İŞ BİRLİĞİ İÇERİSİNDE ÇALIŞIYORUZ”

Çanakkale’de üretimi son derece azalan Sakız Baklası ve Eceabat Susamı’nın üretiminin arttırılması için çalıştıklarını ifade eden Ülgür Gökhan; “Bakla biliyorsunuz geçmişte bizim ihraç ürünümüz idi. Çok sayıda onlarca gemi Çanakkale Baklasını ihraç etmek için iskelede beklerler idi. Önce bizim Çanakkale Baklası ihraç edilir, ardından Balıkesir baklası ihraç edilmek üzere beklerdi. Tahin helvamızın da meşhur olmasında katkısı olan Eceabat Susamı bence dünyanın en iyi susamı noktasındaydı. Ancak tarıma verilen önemin azalması ile ülkemizde; bu ürünler yok olma aşamasına geldi. Kumkale ovasında artık pamuk üretimi yapılmama noktasına geldi” dedi.

“KIRSAL KALKINMANIN ÖNEMİNİ PANDEMİ’DE GÖRDÜK”

Yerel Yönetimlerin kırsal kalkınmayı öncelik haline getirmesinin elzem olduğunu ifade eden Ülgür Gökhan; “Bu coğrafyanın çok değişi bir iklim yapısına sahip olmasından kaynaklı, Kazdağları olması, oradan gelen suların bitkilere olan katkısını unutmamalıyız. Bu coğrafya çok çeşitli ürünlerin üretimine katkı sunuyor. 11 üründe coğrafi işaret almış durumdayız. Bu bir tesadüf olamaz. Çanakkale Sakız Baklası ve Eceabat Susamını tekrar gündeme getirmek, kırsalın kalkınmasına öncelik etmek için çalışma başlattık. Pandemi sürecinde ve savaş nedeniyle yaşadığımız gıda krizi bize kırsal kalkınmanın önemini bir kez daha göstermiştir” dedi.

 

“TARIMA YETERİNCE ÖNCELİK VERİLMİYOR”

Türkiye’de son yıllarda yaşanan Gıda enflasyonu ve kıtlıklara dikkat çeken Ülgür Gökhan; “Bugün soğan fiyatını konuşuyorsak; etin kilosunun 400 TL’ye gelmesini konuşuyorsak bunun sebebi tarıma yeterince önem verilmemesinden kaynaklanıyor. Biz üreticilerimizin kazanması, gelirlerinin artması için çalışıyoruz. Bu ülkenin kendi tohumunu mutlaka ama mutlaka geliştirmesi gerekiyor. Bize özgü tohumların yetiştirilmesi önemlidir; ama biz hibrit tohum kullanmaya çalışıyoruz. Çanakkale Domatesi diye bilenen domates bizim bildiğimiz şey değildi. Şuan Çanakkale domatesi sadece burada yetişen bir bitkidir. Karakılçık buğdayı yetiştiriyoruz. Bu projede kırsal kalkınma anlayışımızın bir parçasıdır” dedi.

 

“DİJİTAL TARIM PROJESİ ONAYLANDI”

Gelişmiş ülkelerde dijital tarım uygulandığına dikkat çeken ve Çanakkale Belediyesi tarafından hazırlanan içeriğinde drone kullanılarak tarımsal ilaçlama yapılmasını öngören projeye GMKA’dan destek çıktığını açıklayan Ülgür Gökhan; “GMKA ile yaptığımız proje ile dijital tarıma geçmeyi teşvik ediyoruz. Bu proje içerisinde drone ile ilaçlama için çalışma başlattık. Yerel yönetimlerde tarımın kalkınması için çaba göstermesi gerekiyor. Fide dağıtımı, aromatik bitki üretimi gibi destekleme yapıyoruz. Kırsaldan kente göçü azalmamız gerekiyor. Kırsaldaki sosyal yaşamı hareketlendirmeli, yaşam şartlarını iyileştirerek teşvik etmeli insanlarımızın kırsalda üretimini arttırmamız lazım. Genç çiftçilerin tarıma ve üretime özendirilmesi gerekiyor diye düşünüyoruz. Biz istemesek de bazı şeyler oluyor; pandemiden sonra bizim köylerimize metropollerden büyük göç yaşanıyor. Bu yetmez, bu köylerin alt yapılarının iyileştirilmesi gerekiyor. Hem turizme açmamız hem de tarımsal üretimi arttırmamız gerekiyor diye düşünüyorum. İnşallah bu proje sonucunda yeniden bir yoğun bakla ve susam üretimine katkı sağlamış olacağız” dedi.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.