Saim Yavuz; ‘Bu Gazetecilik Değil Şebeklik’
Saim Yavuz; ‘Bu Gazetecilik Değil Şebeklik’
Çanakkale Kent Konseyi Genel Sekreteri Gülay Sarışen kendisi hakkında gazetesinde hakaret ettiği gerekçesi ile Kerem İriç hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Gülay Sarışan’e destek olmak amacıyla Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanı ve Yürütme Kurulu üyeleri de Çanakkale’ye geldiler. Gülay Sarışen ile ilgili yazılan köşe yazısını değerlendiren Kent Konseyi Başkanı Saim Yavuz, yazılan yazının gazetecilik değil şebeklik olduğunu ifade etti.
Kerem İriç adlı gazetecinin Kent Konseyi Genel Sekreteri Gülay Sarışen hakkında gazetesinde maksadını aşan ifadeler kullanarak hakaret etmesi üzerine bugün Çanakkale Kent Konseyi’nde önce basın toplantısı düzenlendi. Ardından da Gülay Sarışen Çanakkale Adliyesine giderek Avukatı Ufuk Bozdoğan ile birlikte Kerem İriç hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Kent Konseyi’nde düzenlenen basın açıklamasında Gülay Sarışen’e destek vermek amacıyla Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanı Hasan Soygüzel ve Yürütme Kurulu üyeleri de katıldılar.
Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanı Hasan Soygüzel yaşanan olayların son derece üzüntü verici olduğunu belirterek yaptığı basın açıklamasında; “Çanakkale Kent Konseyimizi ve Çanakkale Belediyemizi ziyaret etmek; çok değerli arkadaşlarımız Sayın Saim Yavuz ve Değerli Gülay Sarışen'e desteklerimizi ifade etmek; Ülkemizin demokrasi standardı yüksek şehirlerinden biri olan Çanakkale'nin Kıymetli Belediye Başkanı Sayın Ülgür Gökhan'a kent konseyine ve arkadaşlarımıza destekleri nedeniyle teşekkürlerimizi sunmak üzere geldik.”
“Kent Konseyleri, yerel demokrasinin ve kentlilerin yönetime katılmasının en önemli araçlarından biridir. Meşruiyetini Belediye Kanunu’ndan alan Kent Konseyleri, Hemşerilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım, yönetişim ve yerinden yönetim gibi kent ve yerel demokrasi için hayati öneme sahip ilke ve değerleri yaşama geçirmek için çalışmaktadır. Tüm Türkiye'de kent konseyi çalışmaları büyük özveri ve gönüllülük ruhu ile yürütülmektedir. Kadınlar, Gençler, Engelliler başta olmak üzere kentteki diğer tüm kesimler kent konseyleri aracılığıyla yönetime katılma ve fikirlerini kentin gündemine taşıma imkânı bulmaktadırlar.”
“ELEŞTİRİ DEMOKRASİNİN EN ÖNEMLİ ENSTRÜMANLARINDAN BİRİDİR”
“Saim Yavuz ve Gülay Sarışen gibi dostlarımıza teşekkür borçluyuz. Çünkü demokrasiye, kente ve şehrin sakinlerine inanan bu insanlar sayesinde sadece Çanakkale'de değil, Ülkemizde de kent konseyleri ve kent konseylerinin temsil ettiği anlayış güçlenmekte ve kökleşmektedir. Elbette eleştiri de demokrasinin en önemli enstrümanlarından biridir. Hele hele, kentin en önemli dinamiklerinden olan ve bu özelliği ile kentte bir demokrasi gücü işlevi gören Yerel Basının eleştirileri, bizim için daima yol gösterici olmuştur. Ancak takdir edesiniz ki özveriyle görevlerini yürüten insanların kişilik haklarını da korumak başta siz basın mensupları olmak üzere hepimizin sorumluluğudur. Bizler de bu sorumluluğun bir gereği olarak bugün buradayız.”
“Geçtiğimiz günlerde Türkiye Kent Konseyleri Birliği Yürütme Kurulu Üyeleri ve arkadaşlarımız; Sayın Saim Yavuz ve Sayın Gülay Sarışen'in kişiliklerini hedef alan; içeriğine değinmeyi bile ahlaki bulmadığımız malum yazıyı kaleme alanları huzurlarınızda güçlü bir biçimde kınıyoruz. Ayrıca; görevlerini etik ve mesleki değerlere bağlı olarak sürdüren tüm basın mensuplarına ve Çanakkale Kent Konseyi’nin ve değerli arkadaşlarımızın yanında duran tüm Çanakkalelilere de teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.
“ZAVALLI BİR DURUM, ORTADA BİR ŞEBEKLİK VAR”
Basın toplantısının ardından basın mensuplarının soruları da yanıtlandı. Kent Konseyi Başkanı Saim Yavuz kendisine sorulan ‘Bu yazıyı kaleme alan şahıs ile aranızda bir şeyler mi var? Yazıya baktığımızda buna ne köşe yazısı ne makale denir, çok kişisel bir yazı yazılmış, gazetecilik mesleğinin hiçbir kavramına uymayan bir yazı. Kamuoyunun bilmediği ikinizin arasında bir sorun mu var” şeklindeki soru üzerine şu cevabı verdi; “Gazetecilikte öyle bir başlık atmak nasıl olur bilmiyorum ama Kerem İriç denilen kişiyle ben ne çelik-çomak oynadım ne de herhangi bir kahvede pişpirik oynamadım. Ne bileyim ne bir masayı paylaştık beraber ne de bir selam alıp vermişliğimiz var, ben kendisini tanımam etmem. Böyle bir şey için bir selamlaşma ne bileyim bir samimiyetiniz olması gerekir. Kendisi bir şaka yaptım demiş ama böyle bir şaka yapmanın yeri bir gazete köşesi değildir. Böyle bir şakayı da birine yapabilmeniz için iki insan arasında bir muhabbetiniz olması gerekir. Bu başlığı atan şahsın kendimle alakalı olarak söylemiyorum ama Kent Konseyi’ne Vali’nin, Belediye Başkanı gibi devlete ait on adet kurumların olduğu, tüm siyasi partilerin meclisinde yer aldığı bir yapının başkanıyım ben. Orada atılan başlık benim için olduğu kadar diğer kurum ve daire amirleri içinde atılmış bir başlıktır.”
“BURADA BİR MAKSAT VAR, ONA ULAŞMAK İÇİN..”
“Söylemek istemiyorum o kelimeyi ama hakikatten gazetecilik demek, gazeteciyim deme konusunda sorumlu davranmak” gerekiyor diyen Saim Yavuz sözlerine şöyle devam etti; “Bu kişinin gazetecilik kavramı ile ilgili uzaktan yakından bir ilişkisi olmadığı gibi kötü de bir senarist, kötü bir hikâyeci. Yazdığı yazının başlangıcı ortası sonu da birbiri ile uymuyor, tutmuyor. Ama bir maksat var ki; o maksata ulaşmak için bu maksutu yapıyor, yerine getiriyor. Dolayısıyla bu durumla ilgili çok da söylenecek bir şey yok, zavallı bir durum, bir şebeklik var ortada. Fazlasını da söylemek istemiyorum.”
GÜLAY SARIŞEN GÖZYAŞLARINA ZOR HÂKİM OLDU
Kent Konseyi Genel Sekreteri Gülay Sarışen ise hakkında yazılan ifadeler ile ilgili duygu ve düşüncelerini şu şekilde açıkladı; “İlk göreve başladığımda kadınlarla çalışmaya başlamıştım. Kentlilerimize ‘Kadına Şiddet’ konusunu anlatırken şiddetin sadece fiziksel olmadığını, aynı zamanda psikolojik etkilerinin de insanlar üzerinde etkileri olduğunu söylüyor bu konuda dikkatli olmamız gerektiğini anlatırdım. Ailelerimizle, arkadaşlarımızla, sosyal çevremizde de buna son derece dikkat etmemiz gerektiğini ifade ediyordum. Açıkçası yaşadığım durumu anlatamıyor, anlamlandıramıyorum. Yaşadığımız psikolojik şiddet benim insanlara yapmamalarını söylediğim özetlediğim bir şiddet türüydü. Bunun kendi başıma gelmiş olması beni en çok etkileyen durum oldu” dedi. Gülay Sarışen’in son derece üzgün olduğu ve gözyaşlarına güçlükle hâkim olduğu dikkatleri çekti.
Basın toplantısının ardından Çanakkale Kent Konseyi üyeleri, Sendika Temsilcileri ile Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanı ve Yürütme Kurulu üyeleri eşliğinde Çanakkale Adliyesine geçen Gülay Sarışen avukatı Ufuk Bozdoğan ile birlikte Kerem İriç hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


