Rektöre Yol Görününce...
Rektöre Yol Görününce...
Ak Partinin desteği ile 4 yıl önce Rektör olan Sedat Laçiner, Ak Partinin desteğini kaybedince “Üniversitelerin üzerindeki devlet baskısında” bahseder oldu…
Sedat Laçiner’in Rektör olduğu 4 yıl boyunca; yüzlerce öğrenci ve öğretim elemanına soruşturmaların açıldığı, onlarca öğretim elamanının kendilerine mobbing uygulandığı gerekçesi ile üniversiteye dava açtığı, siyasi olarak üniversite yönetimi ile aynı görüşte olmayan personelin işten çıkartıldığı, davaları kazanmalarına rağmen işe alınmadığı, Başta Laçiner ailesi olmak üzere Üniversite yöneticilerinin akrabalarının torpille öğretim elamanı yapıldığı ya da işe alındığı, Kitap Okuma eylemi yapan öğretim elamanlarına soruşturma açıldığı ve meslekten men cezalarının verildiği, Öğrencilerin demokratik eylemlerine polis müdahalesi için üniversite yöneticilerinin emir verdiği, kanser tedavisi gören öğretim elemanının işe gelmediği gerekçesi ile işten çıkartıldığı, ÇOMÜ’nün açılış töreninde Rektör Sedat Laçiner’in özerklik ve akademik özgürlük nutku ciddiye alınmadı…
ÇOMÜ’de 2014-2015 akademik yılı açılış töreninde konuşan ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, siyasetin üniversitelerin içinde de var olduğunu söyledi. Rektör Sedat Laçiner, Akademik yıl açılış töreninde yaptığı konuşmada üniversitelerin devlet üniversitesi değil, bağımsız olması gerektiğini söylerken, Üniversitelerin tanımını ise şu sözlerle yaptı; “Üniversitelerin tanımı eğer internet üzerinden de araştırılabilirse görülecektir ki; kendi kararlarını kendisi alan ve bunu da kendi koyduğu kurallarla alan, akademik mülahazalarla işlerini yapan, kimselerin karışmadığı bir evrenden bahseder.”
Konuşmasının devamında üniversitelerin özerlik konusuna değinen Rektör Laçiner; üniversitelerin Osmanlı hatta Selçuklu dönemlerinde bir özerk bir yapıya sahip olmadığını ifade etti; “Bu açıdan Türkiye’nin Osmanlı ve Selçukludan bu yana bazı talihsizliklerle karşılaştığını görüyoruz. İşin aslı büyük devlet adamlarının üniversitelere önem vermemesi değildir. Fatih Sultan Mehmet gibi, Yavuz Sultan Selim, Kanuni’nin, Selçuklu Devletinin büyük hükümdarlarının hepsi eğitime çok büyük önem vermişlerdir. Hükümdarlıklarının dışında fikir adamı, hatta bilim insanı, sanatkâr olacak kadar ileri gidenlerde vardır.
Bizim üniversiteler olarak, olarak en büyük talihsizliğimiz; devletin merkezi olması çok kuvvetli olması ve üniversitelerin üzerinde elini çok sıkı bir şekilde tutmasıdır. Osmanlı devletinde bir tek Fatih Sultan Mehmet vardır; ikinci bir insan yoktur. Fatih Sultan Mehmet’i çıkardığımızda da devlet üniversite üzerinden elini çekmez, tepesine de biner. Aynı dönemde Avrupa da merkezi devlet çok güçlü olmadığından bir kasabada bu fikir savunulabilirken, komşu kasaba da başka bir fikir savunulabilmiştir. Bir prensten kaçıp başka bir prensin himayesine girebilmişlerdir bilim insanları. Bu da çoğulculuğu getirmiş, üniversitelerde fikirlerin yayılmasına ve gelişmesini sağlamıştır.”
Cumhuriyet kurulduğu zaman ise ülkenin başka sorunları vardı. Cumhuriyetin derdi bir ideolojiyi yerleştirmekti. Üniversiteler hiçbir zaman cumhuriyet döneminde özerk bir yapı haline dönüşememiştir. Kendi akademik kurulları ile kendi kararlarını alan bir yer olamamıştır. Ayrıca Türk toplumunun siyaseti her yere bulaştırma hastalığı, üniversitelerin de içine girmiştir. Üniversiteler ülkeye yön göstereceğine, maalesef kendisine gösterilen yollarda yolunu kaybetmiştir. Bugün de halen Türkiye bu hastalıklardan çıkmış değildir. İşinizi yaptırabilmek için tanıdık bulma veya siyasi bir görüşe yakın olma, bir ideolojiye yakın olma hastalıkları hala Türkiye’nin damarlarında dolaşmaktadır. Bu üniversiteyi de ziyadesi ile olumsuz yönde etkilemektedir. Akademik unvanların alınmasında, görevlerin tahsisine kadar bu sıkıntılar her yerde karşımıza çıkmıştır, bugün de çıkmaktadır. Bundan siyasetle tek başına ilişkisi yoktur. Bu bir Osmanlı hastalığıydı, bu cumhuriyet hastalığı olarak devam etmiştir. Fakat bu bir intihardır aynı zamanda. Toplumsal intihardır, israftır. İnsan kaynaklarını israf etmektir. İnsanı kendini israf etmektir. Buna dur denmesi gerekir” dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

