Prof.Dr.Perinçek: “Şarköy-Bandırma-Ezine Üçgeninden Endişeliyim”

Bölgesel (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 02.07.2016 - 07:23, Güncelleme: 02.07.2016 - 07:23 3773+ kez okundu.
 

Prof.Dr.Perinçek: “Şarköy-Bandırma-Ezine Üçgeninden Endişeliyim”

Ayvacık, Gülpınar, Babakale ve Behramlı açıklarında önceki gün meydana gelen 20’nin üzerinde deprem uzmanları endişelendirdi. Prof. Dr. Doğan Perinçek, “Deprem için zaman veremiyorum fakat Bandırma, Ezine, Şarköy üçgeni için endişeliyim” derken, ÇOMÜ’lü öğretim görevlisi Doç. Dr. Murat Erduran, “Depremlerin felakete dönüşmemesi için; bölgede depreme dayanıklı yapılar tasarlanmalı, riskli alanlar imara açılmamalıdır ve zemin etüd raporlarının kontrolü ve denetimleri artırılmalıdır” dedi.
Çanakkale’de, merkez üsleri Ayvacık, Gülpınar, Babakale ve Behramlı açıkları olan depremlerin ardından açıklamada bulunan Prof. Dr. Doğan Perinçek, “Ayvacık yakınlarında denizde, sabah erken saatlerde (6.42 ve 6.44) 3.3 ve 3.7 büyüklüğündeki öncü depremler ardından saat 9.49 da 4 büyüklüğündeki ana depremi yaşadık. Ardından 21 artçı deprem oldu. Son artçı deprem 18.47 de kaydedildi. Tehlike bu alan için geçti fakat artçıları yaşamaya devam edeceğiz. Ayvacık güneybatısında Ege Denizi’nde olan bu depremler bölgede olması beklenen daha büyük (6 ya da 6,5 büyüklükte) depremlerin ayak sesleri gibi geliyor bana. Son bir ay içinde Marmara denizinde 3`ten büyük 5, Ayvacık batısında ve güneybatısında Ege Denizi’nde 3`ten büyük 5 deprem yaşadık. (haritada yeşil ve turuncu renkli). İkinci haritada görüldüğü gibi Marmara ile Ege Denizi arasında Çanakkale, Şarköy, Bolayır, Çan, Ezine ve Bandırma dolayında ise depremlerin büyüklüğü 2`den az. Buralarda hatırı sayılır faylar var ve enerji biriktirmeye devam ediyor. Sayfamı takip edenler hatırlarlar, Gökçeada depreminden 2 hafta önce bir harita yayınlamıştım ve son bir ay içinde Marmara ve Saroz Körfezinin her birinde üçer adet 3`ten büyük depremler yaşadığımızı belirtmiştim ve endişeli olduğumu yazmıştım. Şu an Gökçeada olayının bir benzerini ve üçlü değil beşli olanını yaşıyoruz. Deprem için zaman veremiyorum fakat Bandırma, Ezine, Şarköy üçgeni için endişeliyim” ifadelerini kullandı.   “DEPREM GERÇEĞİMİZ”   Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Deprem Araştırma Uygulama ve Araştırma Merkezi (DAUM) Müdürü Doç. Dr. Murat Erduran ise; “Çanakkale Ayvacık açıklarında Çanakkale Merkezden yaklaşık 85-90 km uzaklıkta 28.06.2016 tarihinde yerel saat 04:40 ile 17:05 arasında aletsel büyüklükleri 1.6-4.0 arasında değişen 22 adet küçük deprem meydana gelmiştir. Çanakkale ve civarının tektonik unsurları ve deprem aktivitesi dikkate alındığında ard arda gelen depremler yaşam çevrelerinde panik ve korkuya neden olmamalıdır. Depremler, ülkemizin gerçeğidir ve kentlerimizin çok büyük bir kısmında etkin bir doğa olayıdır. Bu vesileyle; yapı üretim kalitesinde yüksek bir standardı sağlamak için, denetim mekanizmalarını etkili bir şekilde işletmek gerekir. Bu sebeple yerel yönetimlere, meslek odalarına, sivil toplum kuruluşlarına, mimar ve mühendislere çok büyük sorumluluk ve görevler düşmektedir. Depremlerin felakete dönüşmemesi için; bölgede depreme dayanıklı yapılar tasarlanmalı, niteliksiz yapılar üretilmemeli, riskli alanlar imara açılmamalıdır ve yerel idarelerde zemin etüd raporlarının kontrolü ve denetimleri artırılmalıdır” ifadelerini kullandı.  
Ayvacık, Gülpınar, Babakale ve Behramlı açıklarında önceki gün meydana gelen 20’nin üzerinde deprem uzmanları endişelendirdi. Prof. Dr. Doğan Perinçek, “Deprem için zaman veremiyorum fakat Bandırma, Ezine, Şarköy üçgeni için endişeliyim” derken, ÇOMÜ’lü öğretim görevlisi Doç. Dr. Murat Erduran, “Depremlerin felakete dönüşmemesi için; bölgede depreme dayanıklı yapılar tasarlanmalı, riskli alanlar imara açılmamalıdır ve zemin etüd raporlarının kontrolü ve denetimleri artırılmalıdır” dedi.

Çanakkale’de, merkez üsleri Ayvacık, Gülpınar, Babakale ve Behramlı açıkları olan depremlerin ardından açıklamada bulunan Prof. Dr. Doğan Perinçek, “Ayvacık yakınlarında denizde, sabah erken saatlerde (6.42 ve 6.44) 3.3 ve 3.7 büyüklüğündeki öncü depremler ardından saat 9.49 da 4 büyüklüğündeki ana depremi yaşadık. Ardından 21 artçı deprem oldu. Son artçı deprem 18.47 de kaydedildi. Tehlike bu alan için geçti fakat artçıları yaşamaya devam edeceğiz. Ayvacık güneybatısında Ege Denizi’nde olan bu depremler bölgede olması beklenen daha büyük (6 ya da 6,5 büyüklükte) depremlerin ayak sesleri gibi geliyor bana. Son bir ay içinde Marmara denizinde 3`ten büyük 5, Ayvacık batısında ve güneybatısında Ege Denizi’nde 3`ten büyük 5 deprem yaşadık. (haritada yeşil ve turuncu renkli). İkinci haritada görüldüğü gibi Marmara ile Ege Denizi arasında Çanakkale, Şarköy, Bolayır, Çan, Ezine ve Bandırma dolayında ise depremlerin büyüklüğü 2`den az. Buralarda hatırı sayılır faylar var ve enerji biriktirmeye devam ediyor. Sayfamı takip edenler hatırlarlar, Gökçeada depreminden 2 hafta önce bir harita yayınlamıştım ve son bir ay içinde Marmara ve Saroz Körfezinin her birinde üçer adet 3`ten büyük depremler yaşadığımızı belirtmiştim ve endişeli olduğumu yazmıştım. Şu an Gökçeada olayının bir benzerini ve üçlü değil beşli olanını yaşıyoruz. Deprem için zaman veremiyorum fakat Bandırma, Ezine, Şarköy üçgeni için endişeliyim” ifadelerini kullandı.

 

“DEPREM GERÇEĞİMİZ”

 

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Deprem Araştırma Uygulama ve Araştırma Merkezi (DAUM) Müdürü Doç. Dr. Murat Erduran ise; “Çanakkale Ayvacık açıklarında Çanakkale Merkezden yaklaşık 85-90 km uzaklıkta 28.06.2016 tarihinde yerel saat 04:40 ile 17:05 arasında aletsel büyüklükleri 1.6-4.0 arasında değişen 22 adet küçük deprem meydana gelmiştir. Çanakkale ve civarının tektonik unsurları ve deprem aktivitesi dikkate alındığında ard arda gelen depremler yaşam çevrelerinde panik ve korkuya neden olmamalıdır. Depremler, ülkemizin gerçeğidir ve kentlerimizin çok büyük bir kısmında etkin bir doğa olayıdır. Bu vesileyle; yapı üretim kalitesinde yüksek bir standardı sağlamak için, denetim mekanizmalarını etkili bir şekilde işletmek gerekir. Bu sebeple yerel yönetimlere, meslek odalarına, sivil toplum kuruluşlarına, mimar ve mühendislere çok büyük sorumluluk ve görevler düşmektedir. Depremlerin felakete dönüşmemesi için; bölgede depreme dayanıklı yapılar tasarlanmalı, niteliksiz yapılar üretilmemeli, riskli alanlar imara açılmamalıdır ve yerel idarelerde zemin etüd raporlarının kontrolü ve denetimleri artırılmalıdır” ifadelerini kullandı.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.