Okyay: “Sanayicinin Teşviklere İhtiyacı Var”
Okyay: “Sanayicinin Teşviklere İhtiyacı Var”
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Kasım ayı toplantısında ekonomi gündemini değerlendiren Meclis Başkanı Osman Okyay, üreticilerin artan faiz oranları ve krediye erişimde yaşadıklarını sorunlara değindi. Okyay yaptığı değerlendirmede sanayicilerin teşviklere ihtiyacı olduğunu belirterek; bölgesel ve ürünlere yönelik yeni bir teşvik sisteminin hayata geçirileceğini açıkladı.
ÇTSO olağan Kasım ayı meclis toplantısında ekonomik gündemi değerlendiren Meclis Başkanı Osman Okyay enflasyonla mücadele sürerken sanayici ve üreticilerin yaşadığı sorunlara değindi. Okyay; “Küresel ekonomideki belirsizlikler, jeopolitik sorunlar ve yurt içindeki gelişmelerin gölgesinde yaşanan 2024 yılının artık sonuna doğru yaklaşıyoruz. 2024 yılı boyunca birçok önemli gelişme yaşandı ve bu gelişmeler ekonomiyi yakından etkiledi. Bu yıl da Merkez Bankası'nın faiz kararları ve hükümetin enflasyonla mücadeleye yönelik politikaları yakından takip edildi. Yüksek enflasyon, siyasi belirsizlikler ve küresel ekonomideki yavaşlama, yatırımlar üzerinde olumsuz etki yaptı. Bildiğiniz gibi, böyle dönemlerde sanayicinin teşvik talepleri de artıyor. Sanayici omuzlarındaki yükü azaltmak, sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlamak için çeşitli teşviklere ihtiyaç duyuyor. Örneğin, yüksek katma değerli ürünler üretebilmek için daha fazla Ar-Ge desteğine ihtiyaç var. Teknolojik yatırımların ve yenilikçi projelerin artırılması için vergi indirimleri ve hibelerin genişletilmesine ihtiyaç var. Sanayicinin bir başka beklentisi de enerji verimliliğini artıracak yatırımların desteklenmesi ve enerji teşviklerinin artırılması” dedi.
“YENİ BİR TEŞVİK MODELİNE GEÇİLECEK”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın geçtiğimiz günlerde açıkladığı yeni teşvik modelini olumlu bulduğunu ifade eden Osman Okyay; “Artan faiz oranları ve krediye erişim zorlukları, işletmelerin verimli büyümesini yavaşlatıyor. Uygun maliyetli finansman olanakları ve uzun vadeli kredi imkanlarının sağlanması ise yine hayati derecede önemli. Bu teşviklerin hayata geçirilmesi, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırırken, aynı zamanda sanayi sektöründe sürdürülebilir büyümeyi destekleyecektir. Bu konuda güzel haber, geçtiğimiz günlerde Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’dan geldi. Bakanımız, ‘şehir-ürün, şehir-sektör, bölge-sektör’ eşleşmesine dayanan yeni bir teşvik modeline geçileceğini açıkladı. Yatırımcılara selektif ve program bazlı olarak cazip teşvikler sunulacağını söyledi. Detayların önümüzdeki günlerde belirginleşmesini büyük heyecanla bekliyoruz. Ümit ediyoruz, sanayicimiz için, ülke ekonomimiz için güzel sonuçlar getirecek bir teşvik modeli açıklanır ve yolumuz açılır” dedi.
“450 MİLYON DOLAR BÜTÇELİ TÜRKİYE YEŞİL SANAYİ PROJESİ HAYATA GEÇİRİLDİ”
Karbon salınımını azaltmak ve sanayi tesislerinde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırma amaçlı olarak hayata geçirilen Avrupa Yeşil Mutabakat’ının önemine değinen Osman Okyay; “Bildiğiniz gibi son dönemde en önemli gündem maddelerimizden biri, Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum konusu. Burada sanayimiz için çok önemli zorluklar ve paralelinde çok değerli fırsatlar olduğunu her zaman konuşuyoruz. Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum için, çevre dostu üretim teknolojilerine geçişte destek programları önemli. Karbon ayak izini azaltan teknolojilere yapılan yatırımlarda sanayicinin ek teşvik beklentisi var. Sanayi Bakanlığımızın verilerine göre, bu yılın 10 ayında enerji verimliliği ve geri kazanımı, yenilenebilir enerji, atık geri kazanımı ve bertarafı, çevre yatırımları konularında 165 milyar lira tutarında 1.865 yatırıma teşvik verildi. Yine Bakanlık ve Dünya Bankası ile iş birliği halinde, 450 milyon dolar bütçeli ‘Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’ hayata geçirildi. Demir-çelik, çimento ve alüminyum sektörleri için, 30 yılda 70 milyar dolara yakın karbonsuzlaşma yatırımının hayata geçirilebilmesi amacıyla rehber niteliği taşıyan bir plan da açıklandı. EBRD tarafından finanse edilen bu plan, söz konusu sektörlerin üretim süreçlerinde köklü değişiklikler öngörüyor. TÜBİTAK desteğiyle yeşil teknolojilerin Türkiye'de geliştirilmesine yönelik 600 milyon lira bütçeli 74 Ar-Ge projesinin hayata geçirileceği açıklandı. Bu tür proje ve teşvikler, ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında büyük katkı sağlayacaktır. Eğer sanayici ve is insani desteklenirse, yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve uygulanmasında dünyada öncü rol oynayabilecek yetenek ve kapasiteye sahiptir” ifadelerini kullandı.
“TRUMP, BU KEZ DAHA KUVVETLİ VE DAHA CESARETLİ ŞEKİLDE DÖNÜYOR”
ABD seçim sonuçlarının dünya, Türkiye ve ekonomi üzerine etkilerine dair görüşlerini paylaşan Osman Okyay; “Yurt içindeki gelişmeler bir yana, ABD'deki faiz artışları, Çin ekonomisindeki yavaşlama gibi küresel gelişmeler de Türkiye ekonomisini doğrudan etkiliyor. Küresel ekonomi 2024'te büyümeye devam ediyor, ancak büyüme oranları, pandemi sonrası toparlanmanın ardından yavaşlama eğilimi gösteriyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki artış, tedarik zincirindeki sorunlar ve jeopolitik riskler, büyümeyi olumsuz etkiliyor. IMF’nin tahminlerine göre, 2024'te küresel büyüme yüzde 3,2 olarak öngörülüyor, bu da birçok bölgedeki ekonomik zorluklara rağmen hala pozitif bir büyüme işareti. Rusya-Ukrayna savaşı gibi jeopolitik gerilimler, enerji ve gıda fiyatlarını artırarak küresel ekonomide belirsizlik yaratıyor. Bu durum, yatırımcı güvenini zayıflatarak ekonomik büyümeyi olumsuz etkiliyor. Şimdi tüm dünyanın önünde çok büyük bir sınav var; 2020 yılında oldukça sıkıntılı bir şekilde ABD Başkanlığını bırakan Donald Trump, bu kez daha kuvvetli ve daha cesaretli şekilde dönüyor. ABD’nin küresel siyasal ve ekonomik liderliğinin nasıl şekilleneceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz. Trump 2.0 diye tanımlanan bu yeni dönemin Türkiye ekonomisi üzerinde de doğrudan ve dolaylı etkileri olacağı muhakkak” dedi.
“HEDEFİMİZ; DAHA REKABETÇİ, SÜRDÜRÜLEBİLİR VE YENİLİKÇİ BİR EKONOMİ”
Türk ekonomisi ve sanayisi üzerine temennilerde bulunan Osman Okyay; “Bugün üzerinde durduğumuz ekonomik gerçekler, bize sadece zorlukları değil, bu zorlukları fırsata çevirme gücümüzü de gösteriyor. Unutmayalım ki, is dünyamızın geleceği, bugünkü sorunlara karşı geliştirdiğimiz çözümlerin yanı sıra yarını daha güçlü bir şekilde inşa etme kararlılığımızla da şekillenecek. Hedefimiz net: Daha rekabetçi, sürdürülebilir ve yenilikçi bir ekonomi inşa etmek. Bu yolda ortaya koyduğumuz gayretin, ekonomimizi ve ülkemizi daha parlak bir geleceğe taşıyacağına yürekten inanıyorum” dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
