"Odun Yapılı Yöneticiler Var..! Okyanus Ötesi Haydutlar!"

Aynalı Pazar (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 31.10.2019 - 07:06, Güncelleme: 31.10.2019 - 07:06 816+ kez okundu.
 

"Odun Yapılı Yöneticiler Var..! Okyanus Ötesi Haydutlar!"

Prof.Dr. İlber Ortaylı Fox TV'de yayınlanan İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat programında Kazdağları ve Murat Dağı'nda yapılacak olan Siyanürlü Altın Madenciliği hakkında konuştu. Cumhuriyet Bayramı'nı konuşmak için programa katılan ünlü Profesör Ortaylı; "Cumhuriyeti başkaları anlatsın. Bir kere yurdunu koruma safhasında Türkiye. Bunun farkında değil" diyerek Vahşi Madencilik konusunda Türkiye'nin karşı karşıya olduğu tehdidi izleyicilerle paylaştı.
İlker Küçükkaya'nun sunduğu Çalar saat programına konuk olan Prof.Dr. İlber Ortaylı, Cumhuriyet Bayramı'nı konuşmayı başkalarına bırakarak Kazdağları ve Murat Dağları'nda yapılması planlanan Siyanürlü Altın Madenciliği konusunu izleyicilere anlattı. Altın madenciliğinin Türkiye için Yurt Savunması haline geldiğini söyleyerek Çevre konusunun önemine değinen Prof.Dr. İlber Ortaylı; "Çevre mücadelesi yeterli değil. İnsanlar bir takım mücadele verdiler ama yetmez. Mücadeleyi mülk sahipliği ile verilecek oylar ile yapmak gerekiyor" sözleri dikkat çekti.   "BUNLAR ORTALIĞI KURUTURLAR. KİMSE SES ÇIKARTMIYOR" Prof.Dr. İlber Ortaylı konuk olduğu programda; "Tabiatın orta yerine Taş Ocağı açamayız derken; herifler Altın Ocakları açmaya başladılar. Son aylarda Kazdağları ön plana çıktı. Kazdağları'ndan sonra Uşak da Murat Dağlarında arıyorlar. Bunlar ortalığı kuruturlar. Buna kimse ses çıkartmıyor. Özellikle bir bölgenin insanları.. Ki bunlar çok kolaycı ve tembel yatırımcılardır. Fazla bilgili insanlarda değillerdir. Yani 20.yüzyılda bunların çoğunun çerçilik yapması lazım böyle büyük işlere girmektense. Kolay yatırım  peşindeler, maalesef Türkiye'de muasır sermayedarlığın muasır girişimin kuralları da işlemiyor. Başka türlü mekanizmalar var. Bu işlerin bitmesi lazım. Yoksa aksi takdirde insanların hayatları, ömürleri kısalacak. Başka problemler çıkacak" uyarısında bulundu. "ODUN YAPILI YÖNETİCİLER VAR AMA BUNA KARŞI BİR ZİHNİYET OLMALI" Doğa katliamları karşısında yöneticilerin duyarsızlığına dikkat çeken Prof.Dr. İlber Ortaylı; "Bu işten duygulanmayacak kadar katı yapılı, odun yapılı yöneticiler var ama buna karşı bir zihniyette olması lazım. Ve o zihniyetinde uğraşması lazım bazı şeylerle. Arkası gelmiyor. Arkası gelmiyor maalesef. Fazıl Say çıktı orada enteresan bir konser verdi. Çok kalabalık gitti, o kaldı. Bu arkadaşlar, oraya gidenler Fransa'daki Sarı Yelekliler gibi ilelebet orada kamp kuracak değiller. Bunun arkası gelmiyor" dedi.   "BUNLAR OKYANUS ÖTESİ HAYDUTLAR" Verilen mücadelenin yetersiz olduğunu, Vahşi madenciliği yapanların devam ettiğine dikkat çeken Prof.Dr. İlber Ortaylı; "Öbürleri de arsızca işe devam ediyorlar. Verilen hesaplara göre; bunlardan Maliyeye de pek bir şey kalmıyor. Bunlar okyanus ötesi haydutlar, kendi memleketlerinde bir şey yapamıyorlar, buralara geliyorlar. Söylediğim gibi; Türkiye tabiatı ve kalabalıklaşan nüfusun vatandaşın hayat ve sağlığı oradan gelecek birinin veya kabinedeki bir bakanın işine gelecek imza atacak bilir bilmez. Bu atılan imzayla bitmiyor; gitmiyor" dedi. "TÜRKİYE MADENCİLİKLE ZENGİN OLACAK MEMLEKETE BENZEMİYOR" Türkiye'nin yer altı kaynaklarının çeşitlilik bakımından zengin olduğunu fakat bunun işletilmesinin karlı olup olmadığına dikkat çeken Prof.Dr. İlber Ortaylı; "Türkiye Madencilikle zengin olacak bir memlekete benzemiyor. Bunun var raporları. Yani burası geç bir jeolojik oluşum olduğu için burada her şey var. Sorarsan her madene eleman bulunabiliyor. Fakat rantabl bir işletme midir? İşte örneğin Kömür işletmeleri bile rantabl değil. Kömür madenlerimiz bile işletmesi kolay bir yatırım değil. Türkiye'de her şey bulunur ama bu rezervlerin ne kadar zengin olduğu belli değildir. Arama yapan insanların, bunu ne kadar süreyle işletme eğilimleri olduğu da su götürür. Beni ilgilendiren bir de; Devletin ortaklığı zayıftır. Bunu ileri sürüyorlar. Bunların hepsi suç teşkil eder aslında.   "O SULAR KESİLDİKÇE DAHA KÖTÜ OLACAK" Dünya'nın çeşitli yerlerinde madencilik yapan Türklerin gittikleri ülkede son derece başarılı madencilik yaptıklarını fakat Türkiye'de bunu yapmayarak Vahşi Madenciliğe yöneldiklerini hatırlatan İsmail Küçükkaya'ya Prof.Dr. İlber Ortaylı şöyle yanıt verdi; "Buradakiler zaten vahşi. Yani bu çok kötü bir şey. Türkiye'nin seçkinleri maalesef seçkin değiller. Bunu hazırlayan mekanizmalar var toplumda. İnsanlar doğal olarak rahatsız oluyorlar. Çevreleri kirleniyor, tarım arazileri, suları zehirleniyor. O sular kesildikçe daha kötü olacak. Uşak mesela koca dağı yok ediyorlar. Uşak'ın iklimi bozkır iklimine yakındır, onun şu anki bereketi gider. Tüm bunların üzerinde durmamız gerekir. Yurt coğrafyasını bilmeyen bir milletle karşı karşıyayız. Anlamıyorlar; zeytin nedir? Zeytinlik nedir? İstikbali nedir? Gerçekten bilen bir memleket olsak; herkes birer ikişer dönüm zeytinlik alırız. Memleketin zeytinlerini koruruz" dedi. "ÇEVREYİ TAHRİP EDEN İNSANLAR SİLAHLI DÜŞMANLAR DEĞİL, İÇİMİZDEKİ.." Çevre katliamlarının yurdu koruma aşamasına geldiğine dikkat çeken Prof.Dr. İlber Ortaylı tehlikeyi şu sözlerle açıkladı; "Bir kere yurdunu koruma safhasında Türkiye. Bunun farkında değil. Çevreyi tahrip eden insanlar; zırhlı ve silahlı gelen düşmanlar değil; içimizdeki bir takım ne idüğü belirsiz yatırımcılar. Bu fevkalade ciddi bir sorun. Tabiatına, memleketine, doğana sahip çıkacaksın. Bu da böyle lafazanlıkla, kavgayla dövüşle değil; işe girişeceksiniz. Tabiattan kopmayacaksınız, koptuğunuz doğaya yeniden sahip çıkacaksınız."   "ÇEVREYE KAVGAYLA DÖVÜŞLE DEĞİL.. OYLARINIZLA SAHİP ÇIKACAKSINIZ" Prof.Dr. İlber Ortaylı, çevre mücadelesinin yurdun topraklarını savunmak anlamına geldiğini belirterek, mücadeleyi kavga dövüşle değil; vatandaşın oylarıyla sahip çıkması gerektiğine dikkat çekerek; "Hem de tapulu bir şekilde, tapunuz olacak yani. Ki oralarda rastgele işler yapılmasın. Herif gelecek orada taş ocağı açacak, bilmem nerede altın arayacak, doğayı tahrip edecek. İnsanın bunlara karşı çıkması için önce canının yongasının yanması lazım. Kendi malının tehlikede olması lazım. Üç beş köylünün bunları savunması hiç bir şey ifade etmez. Siz hepiniz orada olacaksınız. Kavgayla değil; düpedüz mülk sahipliğiniz ile, oylarınızla bunu göstereceksiniz. Bunu yapmadığınız takdirde iş biter" dedi.
Prof.Dr. İlber Ortaylı Fox TV'de yayınlanan İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat programında Kazdağları ve Murat Dağı'nda yapılacak olan Siyanürlü Altın Madenciliği hakkında konuştu. Cumhuriyet Bayramı'nı konuşmak için programa katılan ünlü Profesör Ortaylı; "Cumhuriyeti başkaları anlatsın. Bir kere yurdunu koruma safhasında Türkiye. Bunun farkında değil" diyerek Vahşi Madencilik konusunda Türkiye'nin karşı karşıya olduğu tehdidi izleyicilerle paylaştı.

İlker Küçükkaya'nun sunduğu Çalar saat programına konuk olan Prof.Dr. İlber Ortaylı, Cumhuriyet Bayramı'nı konuşmayı başkalarına bırakarak Kazdağları ve Murat Dağları'nda yapılması planlanan Siyanürlü Altın Madenciliği konusunu izleyicilere anlattı. Altın madenciliğinin Türkiye için Yurt Savunması haline geldiğini söyleyerek Çevre konusunun önemine değinen Prof.Dr. İlber Ortaylı; "Çevre mücadelesi yeterli değil. İnsanlar bir takım mücadele verdiler ama yetmez. Mücadeleyi mülk sahipliği ile verilecek oylar ile yapmak gerekiyor" sözleri dikkat çekti.

 

"BUNLAR ORTALIĞI KURUTURLAR. KİMSE SES ÇIKARTMIYOR"

Prof.Dr. İlber Ortaylı konuk olduğu programda; "Tabiatın orta yerine Taş Ocağı açamayız derken; herifler Altın Ocakları açmaya başladılar. Son aylarda Kazdağları ön plana çıktı. Kazdağları'ndan sonra Uşak da Murat Dağlarında arıyorlar. Bunlar ortalığı kuruturlar. Buna kimse ses çıkartmıyor. Özellikle bir bölgenin insanları.. Ki bunlar çok kolaycı ve tembel yatırımcılardır. Fazla bilgili insanlarda değillerdir. Yani 20.yüzyılda bunların çoğunun çerçilik yapması lazım böyle büyük işlere girmektense. Kolay yatırım  peşindeler, maalesef Türkiye'de muasır sermayedarlığın muasır girişimin kuralları da işlemiyor. Başka türlü mekanizmalar var. Bu işlerin bitmesi lazım. Yoksa aksi takdirde insanların hayatları, ömürleri kısalacak. Başka problemler çıkacak" uyarısında bulundu.

"ODUN YAPILI YÖNETİCİLER VAR AMA BUNA KARŞI BİR ZİHNİYET OLMALI"

Doğa katliamları karşısında yöneticilerin duyarsızlığına dikkat çeken Prof.Dr. İlber Ortaylı; "Bu işten duygulanmayacak kadar katı yapılı, odun yapılı yöneticiler var ama buna karşı bir zihniyette olması lazım. Ve o zihniyetinde uğraşması lazım bazı şeylerle. Arkası gelmiyor. Arkası gelmiyor maalesef. Fazıl Say çıktı orada enteresan bir konser verdi. Çok kalabalık gitti, o kaldı. Bu arkadaşlar, oraya gidenler Fransa'daki Sarı Yelekliler gibi ilelebet orada kamp kuracak değiller. Bunun arkası gelmiyor" dedi.

 

"BUNLAR OKYANUS ÖTESİ HAYDUTLAR"

Verilen mücadelenin yetersiz olduğunu, Vahşi madenciliği yapanların devam ettiğine dikkat çeken Prof.Dr. İlber Ortaylı; "Öbürleri de arsızca işe devam ediyorlar. Verilen hesaplara göre; bunlardan Maliyeye de pek bir şey kalmıyor. Bunlar okyanus ötesi haydutlar, kendi memleketlerinde bir şey yapamıyorlar, buralara geliyorlar. Söylediğim gibi; Türkiye tabiatı ve kalabalıklaşan nüfusun vatandaşın hayat ve sağlığı oradan gelecek birinin veya kabinedeki bir bakanın işine gelecek imza atacak bilir bilmez. Bu atılan imzayla bitmiyor; gitmiyor" dedi.

"TÜRKİYE MADENCİLİKLE ZENGİN OLACAK MEMLEKETE BENZEMİYOR"

Türkiye'nin yer altı kaynaklarının çeşitlilik bakımından zengin olduğunu fakat bunun işletilmesinin karlı olup olmadığına dikkat çeken Prof.Dr. İlber Ortaylı; "Türkiye Madencilikle zengin olacak bir memlekete benzemiyor. Bunun var raporları. Yani burası geç bir jeolojik oluşum olduğu için burada her şey var. Sorarsan her madene eleman bulunabiliyor. Fakat rantabl bir işletme midir? İşte örneğin Kömür işletmeleri bile rantabl değil. Kömür madenlerimiz bile işletmesi kolay bir yatırım değil. Türkiye'de her şey bulunur ama bu rezervlerin ne kadar zengin olduğu belli değildir. Arama yapan insanların, bunu ne kadar süreyle işletme eğilimleri olduğu da su götürür. Beni ilgilendiren bir de; Devletin ortaklığı zayıftır. Bunu ileri sürüyorlar. Bunların hepsi suç teşkil eder aslında.

 

"O SULAR KESİLDİKÇE DAHA KÖTÜ OLACAK"

Dünya'nın çeşitli yerlerinde madencilik yapan Türklerin gittikleri ülkede son derece başarılı madencilik yaptıklarını fakat Türkiye'de bunu yapmayarak Vahşi Madenciliğe yöneldiklerini hatırlatan İsmail Küçükkaya'ya Prof.Dr. İlber Ortaylı şöyle yanıt verdi; "Buradakiler zaten vahşi. Yani bu çok kötü bir şey. Türkiye'nin seçkinleri maalesef seçkin değiller. Bunu hazırlayan mekanizmalar var toplumda. İnsanlar doğal olarak rahatsız oluyorlar. Çevreleri kirleniyor, tarım arazileri, suları zehirleniyor. O sular kesildikçe daha kötü olacak. Uşak mesela koca dağı yok ediyorlar. Uşak'ın iklimi bozkır iklimine yakındır, onun şu anki bereketi gider. Tüm bunların üzerinde durmamız gerekir. Yurt coğrafyasını bilmeyen bir milletle karşı karşıyayız. Anlamıyorlar; zeytin nedir? Zeytinlik nedir? İstikbali nedir? Gerçekten bilen bir memleket olsak; herkes birer ikişer dönüm zeytinlik alırız. Memleketin zeytinlerini koruruz" dedi.

"ÇEVREYİ TAHRİP EDEN İNSANLAR SİLAHLI DÜŞMANLAR DEĞİL, İÇİMİZDEKİ.."

Çevre katliamlarının yurdu koruma aşamasına geldiğine dikkat çeken Prof.Dr. İlber Ortaylı tehlikeyi şu sözlerle açıkladı; "Bir kere yurdunu koruma safhasında Türkiye. Bunun farkında değil. Çevreyi tahrip eden insanlar; zırhlı ve silahlı gelen düşmanlar değil; içimizdeki bir takım ne idüğü belirsiz yatırımcılar. Bu fevkalade ciddi bir sorun. Tabiatına, memleketine, doğana sahip çıkacaksın. Bu da böyle lafazanlıkla, kavgayla dövüşle değil; işe girişeceksiniz. Tabiattan kopmayacaksınız, koptuğunuz doğaya yeniden sahip çıkacaksınız."

 

"ÇEVREYE KAVGAYLA DÖVÜŞLE DEĞİL.. OYLARINIZLA SAHİP ÇIKACAKSINIZ"

Prof.Dr. İlber Ortaylı, çevre mücadelesinin yurdun topraklarını savunmak anlamına geldiğini belirterek, mücadeleyi kavga dövüşle değil; vatandaşın oylarıyla sahip çıkması gerektiğine dikkat çekerek; "Hem de tapulu bir şekilde, tapunuz olacak yani. Ki oralarda rastgele işler yapılmasın. Herif gelecek orada taş ocağı açacak, bilmem nerede altın arayacak, doğayı tahrip edecek. İnsanın bunlara karşı çıkması için önce canının yongasının yanması lazım. Kendi malının tehlikede olması lazım. Üç beş köylünün bunları savunması hiç bir şey ifade etmez. Siz hepiniz orada olacaksınız. Kavgayla değil; düpedüz mülk sahipliğiniz ile, oylarınızla bunu göstereceksiniz. Bunu yapmadığınız takdirde iş biter" dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.