Mobbing Yasallaşıyor

Siyaset (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 04.08.2014 - 23:55, Güncelleme: 04.08.2014 - 23:55 2986+ kez okundu.
 

Mobbing Yasallaşıyor

Belediyelerin yaptığı kulisle sessiz sedasız kabul edilen ve torba yasaya eklenen düzenlemeye göre, yüz binlerce belediye çalışanının görev yeri bir gecede değişebilecek. Düzenlemeye göre, 120 gün içinde belediyeler istedikleri personelin görev yerini değiştirebilecek. Üstelik çalışana yeni işyerinde, aynı görevin verilmesi zorunluluğu da olmayacak.
Uygulama, belediyeler, belediye iktisadi işletmeleri ve il özel idarelerinde çalışan yüz binlerce çalışanı yakından ilgilendiriyor. Ulusal basına yansıyan bilgilere göre düzenlemenin yapılması için Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek başta olmak üzere, belediye başkanları bir dizi temas yürüttü. Torba yasada yer alan taşeron hükümleri nedeniyle kendilerinin zorlanacağını belirten belediyeler, “Bu düzenlemeden sonra işten çıkarmalar başlar” görüşündeler. Yasa tasarının gündeme gelmesinin ardından DİSK Genel İş Sendikası Çanakkale Şube Başkanı Erdinç Uslan ile yaptığımız görüşmede konu hakkında bilgi aldık.   Kanuni Mücadele Hakkı Elimizden Alınır   Erdinç Uslan yaptığı açıklamada düzenleme yasalaşırsa işçilerin hak kaybına uğrayacağını söyledi; “Yürürlükte olan yasada; ‘Alt işverende çalışan işçi üst işverenin işini yapıyorsa, onun personelinin Muvazaası tespit edilmesi halinde üst işverenin işçisidir’ hükmü varken ve bu düzenleme bu yasa değiştirilmeden yapılırsa önerilen düzenlemede bu ilişki ortadan kaldırılmış olacak. Diyelim ki ben bir belediye başkanıyım ve Ahmet’i belediyemin şirketinde işe alıyorum. Ahmet işe girerken şirketimde temizlik işçisi olarak sigortadan girişi yapılırken ben Ahmet’i Özel Kalem müdürü yapıyorum. Çünkü Ahmet’in yeteneğini biliyorum. Mevcut kanunda bu kişi kendi işi olan temizliği yapmayıp özel kalem müdürlüğü yapmaya başlarsa ve bu tespit edilirse muvazaa denen olay gerçekleşiyor; bu personel Belediyenin işçisi olarak işlem yapılıyor. Bu sadece belediyelerde değil tüm kamu kurumlarında böyle oluyordu. Bu düzenleme hayata geçirilirse herhangi bir taşeron firma yanında çalışmaya başlarsanız kimin işini yaparsanız yapın taşeron işçisi olarak kalmaya devam edeceksiniz. Kanuni mücadele hakkınız elinizden alınıyor, muvazaa ile elde edebileceğiniz kadro hakkınız elinizden alınmış oluyor.   Mobbing Şikâyetleri Yapılamayacak   “Yapılan düzenleme ile işçilere sürgün yolu açılmış olmuyor mu” sorumuz üzerine Erdinç Uslan sürgün demenin abartı kaçacağını ama Mobbing olaylarında patlama yaşanacağını dile getirdi; “Bir belediyenin sorumluluk sahası içerisinde bulunan alanlarda işçilerini görevlendirebilmeli. A mahallesinde çalışan bir işçiyi belediye B mahallesine gönderebilmeli, buna sürgün demeyi abartı bulurum. Çünkü siz hala belediye işçisi olarak görünürsünüz. Taşeron firmada çalışan vasıflı bir işçiden belediyeler faydalanabilmeliler. Ancak şu var; mobbing olaylarında patlama yaşanabilir ve bu düzenleme ile mobbing şikâyeti nedeniyle dava açılamayacaktır. Düzenleme belediyelere bu yetkiyle mobbingi resmileştirmiş oluyor. Bir işçiyle aranız mı açık ya da işten mi çıkartmak istiyorsunuz; her hafta farklı işe, farklı yere işçiyi gönderirsiniz. İşçi kendisine mobbing yapıldığı iddiası ile hak mücadelesi yapamayacaktır, çünkü düzenleme bu yetkiyi belediyeye veriyor” dedi.   Toplu Sözleşmeler Varken Uygulanamaz   Erdinç Uslan düzenlemenin DİSK genel merkezinde takip edildiğini ve incelediğini belirterek; “Tabi ki sendikamız bu tür düzenlemeleri inceliyor ve gerekli itirazları yapmak için hazırlıklarını da yapıyor. Birde şu var; bizler belediyelerle toplu sözleşmeler imzalıyoruz. Yaptığımız sözleşmelerde kaç saat çalışacağımızdan tutunda, işçilerin görev yerlerinin değiştirilemeyeceğine dair sözleşme imzalıyoruz. Bu toplu sözleşmeler önümüzde dururken bu tür düzenlemelerin uygulanabileceğini sanmıyorum. Bu düzenleme illa uygulanacak diye bir şey yok; belediye başkanlarının işçiye karşı tutumuyla da ilgili bir durum birazda. Uygulamak isteyen başkanda çıkacaktır uygulamak istemeyende. Sendikacılık yasası kanunen bazı ayrıcalıklar tanıyor bizlere, toplu sözleşmelerde bizler yine hakkımızı almak için mücadele ederiz. Şimdilik sadece belediyeler ve il özel idaresi çalışanlarını kapsayan bir düzenleme olarak görünüyor. Belediye diye torbaya konur düzenlemeler yasalaşırken bir bakmışsınız ki tüm kamu kurumlarını kapsayan bir düzenleme olarak da çıkabilir. Bu açıdan Çanakkale çok şanslı ve örnek bir il olarak karşımıza çıkıyor. Çanakkale’ye baktığımızda çok da fazla kamu kurumu olmadığını görüyoruz. Valilik, Belediye ve Üniversite dışında çok da büyük bir kamu kuruluşu yok. Bir anlamda kamuda olup biteni görebileceğiniz laboratuar özelliği taşımakta Çanakkale. Bu yasalar çıkınca ne tür değişiklikler olacak, kim nereye gidecek en iyi bu şehirde görebiliyoruz” dedi.
Belediyelerin yaptığı kulisle sessiz sedasız kabul edilen ve torba yasaya eklenen düzenlemeye göre, yüz binlerce belediye çalışanının görev yeri bir gecede değişebilecek. Düzenlemeye göre, 120 gün içinde belediyeler istedikleri personelin görev yerini değiştirebilecek. Üstelik çalışana yeni işyerinde, aynı görevin verilmesi zorunluluğu da olmayacak.

Uygulama, belediyeler, belediye iktisadi işletmeleri ve il özel idarelerinde çalışan yüz binlerce çalışanı yakından ilgilendiriyor. Ulusal basına yansıyan bilgilere göre düzenlemenin yapılması için Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek başta olmak üzere, belediye başkanları bir dizi temas yürüttü. Torba yasada yer alan taşeron hükümleri nedeniyle kendilerinin zorlanacağını belirten belediyeler, “Bu düzenlemeden sonra işten çıkarmalar başlar” görüşündeler. Yasa tasarının gündeme gelmesinin ardından DİSK Genel İş Sendikası Çanakkale Şube Başkanı Erdinç Uslan ile yaptığımız görüşmede konu hakkında bilgi aldık.

 

Kanuni Mücadele Hakkı Elimizden Alınır

 

Erdinç Uslan yaptığı açıklamada düzenleme yasalaşırsa işçilerin hak kaybına uğrayacağını söyledi; “Yürürlükte olan yasada; ‘Alt işverende çalışan işçi üst işverenin işini yapıyorsa, onun personelinin Muvazaası tespit edilmesi halinde üst işverenin işçisidir’ hükmü varken ve bu düzenleme bu yasa değiştirilmeden yapılırsa önerilen düzenlemede bu ilişki ortadan kaldırılmış olacak. Diyelim ki ben bir belediye başkanıyım ve Ahmet’i belediyemin şirketinde işe alıyorum. Ahmet işe girerken şirketimde temizlik işçisi olarak sigortadan girişi yapılırken ben Ahmet’i Özel Kalem müdürü yapıyorum. Çünkü Ahmet’in yeteneğini biliyorum. Mevcut kanunda bu kişi kendi işi olan temizliği yapmayıp özel kalem müdürlüğü yapmaya başlarsa ve bu tespit edilirse muvazaa denen olay gerçekleşiyor; bu personel Belediyenin işçisi olarak işlem yapılıyor. Bu sadece belediyelerde değil tüm kamu kurumlarında böyle oluyordu. Bu düzenleme hayata geçirilirse herhangi bir taşeron firma yanında çalışmaya başlarsanız kimin işini yaparsanız yapın taşeron işçisi olarak kalmaya devam edeceksiniz. Kanuni mücadele hakkınız elinizden alınıyor, muvazaa ile elde edebileceğiniz kadro hakkınız elinizden alınmış oluyor.

 

Mobbing Şikâyetleri Yapılamayacak

 

“Yapılan düzenleme ile işçilere sürgün yolu açılmış olmuyor mu” sorumuz üzerine Erdinç Uslan sürgün demenin abartı kaçacağını ama Mobbing olaylarında patlama yaşanacağını dile getirdi; “Bir belediyenin sorumluluk sahası içerisinde bulunan alanlarda işçilerini görevlendirebilmeli. A mahallesinde çalışan bir işçiyi belediye B mahallesine gönderebilmeli, buna sürgün demeyi abartı bulurum. Çünkü siz hala belediye işçisi olarak görünürsünüz. Taşeron firmada çalışan vasıflı bir işçiden belediyeler faydalanabilmeliler. Ancak şu var; mobbing olaylarında patlama yaşanabilir ve bu düzenleme ile mobbing şikâyeti nedeniyle dava açılamayacaktır. Düzenleme belediyelere bu yetkiyle mobbingi resmileştirmiş oluyor. Bir işçiyle aranız mı açık ya da işten mi çıkartmak istiyorsunuz; her hafta farklı işe, farklı yere işçiyi gönderirsiniz. İşçi kendisine mobbing yapıldığı iddiası ile hak mücadelesi yapamayacaktır, çünkü düzenleme bu yetkiyi belediyeye veriyor” dedi.

 

Toplu Sözleşmeler Varken Uygulanamaz

 

Erdinç Uslan düzenlemenin DİSK genel merkezinde takip edildiğini ve incelediğini belirterek; “Tabi ki sendikamız bu tür düzenlemeleri inceliyor ve gerekli itirazları yapmak için hazırlıklarını da yapıyor. Birde şu var; bizler belediyelerle toplu sözleşmeler imzalıyoruz. Yaptığımız sözleşmelerde kaç saat çalışacağımızdan tutunda, işçilerin görev yerlerinin değiştirilemeyeceğine dair sözleşme imzalıyoruz. Bu toplu sözleşmeler önümüzde dururken bu tür düzenlemelerin uygulanabileceğini sanmıyorum. Bu düzenleme illa uygulanacak diye bir şey yok; belediye başkanlarının işçiye karşı tutumuyla da ilgili bir durum birazda. Uygulamak isteyen başkanda çıkacaktır uygulamak istemeyende. Sendikacılık yasası kanunen bazı ayrıcalıklar tanıyor bizlere, toplu sözleşmelerde bizler yine hakkımızı almak için mücadele ederiz. Şimdilik sadece belediyeler ve il özel idaresi çalışanlarını kapsayan bir düzenleme olarak görünüyor. Belediye diye torbaya konur düzenlemeler yasalaşırken bir bakmışsınız ki tüm kamu kurumlarını kapsayan bir düzenleme olarak da çıkabilir. Bu açıdan Çanakkale çok şanslı ve örnek bir il olarak karşımıza çıkıyor. Çanakkale’ye baktığımızda çok da fazla kamu kurumu olmadığını görüyoruz. Valilik, Belediye ve Üniversite dışında çok da büyük bir kamu kuruluşu yok. Bir anlamda kamuda olup biteni görebileceğiniz laboratuar özelliği taşımakta Çanakkale. Bu yasalar çıkınca ne tür değişiklikler olacak, kim nereye gidecek en iyi bu şehirde görebiliyoruz” dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.