Milletimiz geleceğine ve birliğine sahip çıkacaktır

Siyaset (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 06.08.2014 - 12:17, Güncelleme: 06.08.2014 - 12:17 3923+ kez okundu.
 

Milletimiz geleceğine ve birliğine sahip çıkacaktır

Ak Parti Çanakkale Merkez İlçe Başkanı Adnan Öncü, 12 yıllık Ak Parti iktidarı döneminde yaşanan gelişmeleri değerlendirdiği basın açıklamasında; "İnşallah halkımıza layık bir şekilde Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığında da bugüne kadar yaptığı hizmetler katlanarak çoğalacak ve Yeni Türkiye, demokratik, müreffeh, büyük ve öncü bir Türkiye olacaktır" dedi.
Ak Parti Çanakkale Merkez İlçe Başkanı Adnan Öncü yaptığı yazılı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Millet olarak tarihi bir seçimin arifesindeyiz. Demokrasimizin 91 yıllık çetin ve zaman zaman darbelerle sekteye uğrayan yolculuğunda bir dönüm noktasındayız. 2007 yılında yapılan referandumda milletimiz,  cumhurbaşkanının doğrudan halkın kendisi tarafından seçilmesi yönünde iradesini açıklamış olup, bu iradenin sonucu olarak 10 Ağustos tarihinde ilk kez milletimiz doğrudan, yani kendi oyuyla Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı seçecek."    "Bu tarihi bir olay, anayasal kurumların işlevlerine, toplumsal barıştan Türkiye Cumhuriyeti'nin dünya siyasetindeki rolüne kadar her alanı dönüştürecek bir devrimdir. Bu seçim; değişim, demokrasi, açıklık ve refah iradesi ile tutuculuk, vesayetçilik, kapalılık ve ekonomik oligarşi odakları arasında yapılacak bir seçimdir. Milletimiz her zaman olduğu gibi kendi iradesine, geleceğine ve birliğine sahip çıkacaktır."    "Genel Başkanımız, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde Ak Parti olarak 2002’den beri Türkiye’nin en temel sorunlarını cesaret ve kararlılıkla çözmeye çalışıyoruz. Ekonomide istikrarlı ve büyüyen bir Türkiye inşa ederken, demokratikleşme, insan hakları ve itibarlı dış politikayı tesis etme yolunda da tarihi adımlar atıyoruz. Sağlıktan eğitime, toplu konuttan ulaşıma, ekonomiden sosyal politikalara, enerjiden sanayiye, temel hak ve özgürlüklerden yargı sistemine, yerel yönetimlerden çevreye, sosyal güvenlik sisteminden yoksulluğun azaltılmasına kadar çok geniş bir alanda, birçok önemli reformu başarı ile gerçekleştirdik. Biz, değişim ve dönüşümü esas alan, bunu da daha çok özgürlük, daha çok demokrasi ve daha çok refah ekseninde başarmış bir hareket olarak, aslında 12 yılda ülkemizin dört alanda dönüşmesine yollar açtık: • Demokratikleşme • Refah • Şehirleşme • Uluslararası ilişkiler.    "İlk büyük dönüşüm demokrasi alanında oldu: Ülkemiz bugün 12 yıl evveline göre çok daha demokratik bir ülkedir. Her türlü engele rağmen demokratikleşme hedefimizden taviz vermedik. Milli iradeyi tutsak alan vesayetçi anlayış ve yapıları tasfiye ettik, ediyoruz. Hukukun üstünlüğü, vatandaşlık hakları, çoğulculuk, çözüm süreci, kurumların demokratik ilkelere göre çalışması, devletin değil milletin esas olduğu ilkesi, devletin hizmetkâr konumunun her alanda hayata geçmesi demokrasimize sınıf atlatmıştır."    "Refahın artışı ve yaygınlaşması ikinci önemli başarıdır: Onlarca yıldır milletimizi eğitimden sağlığa, ulaşımdan çevreye, enerjiden savunmaya kadar mahrumiyetler içinde yaşatan zihniyete biz son verdik. Bugün Türkiye’nin zenginliği ve refahı kat-be-kat artmış durumdadır. Aynı zamanda refahı topluma yaygınlaştırmak hedefimize yönelik olarak, milli borç ve enflasyonu düşürmekten sosyal güvenlik ve sosyal desteklere kadar her alanda büyük işler yaptık."    "Üçüncü dönüşüm şehirlerimizde olmuştur: Milletimizi hor gören, elitist anlayışın şehirlerimizde milletimize reva gördüğü hizmet mahrumiyetine son verdik.  Belediyeleri etkin, hızlı, sorumlu ve kapsamlı işler yapan birimlere dönüştürdük. Şehirlerimizi hastaneler, yollar, parklar, okullar ile donatarak vatandaşımızın hayat kalitesini yükselttik. Yerel demokrasiyi güçlendirdik. Şehirlerimizin tarihi karakteri büyük restorasyon çabamız ile yeniden ortaya çıkmaya başladı. Şehirlerimiz bugün daha düzenli, daha modern, daha yeşil, daha sağlıklı, daha yaşanabilir yerler haline geldi. Bugün belediyeler, hizmetlerini her vatandaşımıza en son teknoloji ve yöntem ile ulaştırma yarışındadır.    "Dördüncü dönüşüm uluslararası ilişkilerde oldu: Ülkemiz, insanımız şimdi uluslararası alanda daha saygın bir konumdadır. Ülkemizin adı artık sadece bölgemizde değil, dünyanın geniş bir coğrafyasında itibar, hürmet ve muhabbet ile anılıyor. Türkiye, artık siyasi ve ekonomik kriz endişesi içinde olan değil, herkesin geleceğe güvenle baktığı bir ülkedir."    "Türkiye, artık sağlıktan eğitime, ulaşımdan konuta, adaletten emniyete kadar her alanda hizmetlerden mahrum olan insanların değil, kaliteli hizmet alan insanların ülkesidir. Türkiye, artık her sabah bir kriz veya darbe haberi alma korkusuyla yaşayanların değil, çocukları ve ülkesi için geleceğe güvenle bakan insanların ülkesidir. Türkiye, artık yardım alan değil, yardım eden bir ülkedir. Takip eden değil, takip edilen ülkedir. Türkiye, artık kıyafeti veya inancı yüzünden okul ve devlet dairesi kapılarından kovulanların değil, her kimliğin, her inancın, her yaşam tarzının serbestçe birlikte yaşadığı bir ülkedir. Artık vatandaşımız daha müreffeh... Artık vatandaşımız daha özgür... Artık vatandaşımız daha saygın, daha güvenli, daha ümitli..."    "Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023, milletimiz için büyük bir hedeftir. Siyasette, ekonomide, kültürde, bilimde, hayat kalitesinde milletimize lâyık çok daha ileri düzeylere ulaşmalıyız. Gayretimiz, çabamız, çalışmamız bu büyük hedef içindir. Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 için tasavvurumuz, Yeni Türkiye Vizyonu’dur. Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ideallerindeki, hedeflerindeki hayallerindeki Yeni Türkiye vizyonu nedir?"   YENİ TÜRKİYE...      "Yeni Türkiye hedefine yorulmadan, bıkmadan, yılmadan ilerleyeceğiz. Milletimiz ile, hangi siyasi görüşten, hangi sosyal, dini, etnik kimlikten gelirse gelsin bütün vatandaşlarımız ile birlikte, can cana, yan yana Yeni Türkiye idealini gerçekleştireceğiz. Sevdamız da, davamız da budur. Yeni Türkiye, devletin milletiyle, tarihiyle ve coğrafyasıyla barıştığı Türkiye’dir. Kendi tarihinden, kültüründen, dilinden ve coğrafyasından uzak kalan değil, aksine ondan güç alan, onunla gurur duyan bir Türkiye inşa ediyoruz."    "Yeni Türkiye; büyümüş, kalkınmış ve güçlü Türkiye’dir. Yeni Türkiye; daha da çoğullaşan, farklılaşan toplumumuzu kucaklayan Türkiye’dir. Yeni Türkiye; toplumsal refah, büyük ekonomi, siyasi istikrar ve ileri demokrasi üzerinde yükselen Türkiye’dir. Yeni Türkiye; her insanının vatandaş olmakla gurur duyacağı dünya devleti Türkiye’dir. Yeni Türkiye; dünyaya daha açık, daha şeffaf, öncü bir Türkiye olacaktır.  Yeni Türkiye; bölge ve dünya barışına, adalete ve hakkaniyete daha çok hizmet eden bir Türkiye olacaktır.  Yeni Türkiye; dünyaya söz söyleyen, dünya ölçeğinde hareket eden bir Türkiye olacaktır. Yeni Türkiye; bilgisi, üretimi ve yönetimi ile lider bir Türkiye olacaktır. Yeni Türkiye; eğitimden kültüre, enerjiden ulaşıma, sağlıktan çevreye her alanda artık dünyaya yeni aşamalar, yeni standartlar getiren, işler yapan bir Türkiye olacaktır. Yeni Türkiye; üretimden spora, bilimden ihracata kadar dünya markası olan bir Türkiye olacaktır. Yeni Türkiye; finansta, sağlıkta, eğitimde, kültürde dünyanın cazibe merkezi olan bir Türkiye olacaktır.  Yeni Türkiye; bütün farklılıkları ile birbirini seven, birbirine kenetlenmiş, kendine güvenen, özgür, sorumlu ve erdemli insanlarıyla yeniden dünyanın medeniyet merkezi olan bir Türkiye olacaktır."   KOLTUK SEVDALILARININ SİYASETTE YERİ YOK      "Yeni Türkiye'de miladı dolmuş muhalefet partileri ile miladı dolmuş, halkından kopmuş muhalefet partisi liderlerine ve onların vatan millet sevgisi değil koltuk sevdası ekseninde yaptıkları siyasete de yer yoktur. Bugün ülkemizde muhalefet partileri ideolojilerinden uzaklaşmış, koltuğa giden her yol mubahtır mantığı ile millet için devletimiz için bir hedefi ve vizyonu olmaksızın siyaset yapmaktadır. Maalesef Cumhurbaşkanlığı Seçimi için gösterdikleri aday (kendi ifadeleriyle çatı aday)da bu vizyonsuzluğun, kendi genel başkanlık koltuklarını koruma çabalarının bir göstergesidir."    "2007 referandumunda Cumhur Başkanının Halk tarafından seçilmesine karşı çıkan muhalefet liderleri genel başkanlık için seçim sonrası kendilerine rakip olabilir düşüncesiyle kendi ideolojilerinden bir aday gösteremedikleri gibi, muhalefet partileri genel başkanları Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli cumhurbaşkanı adayı olarak halkın karşısına çıkacak cesareti de kendilerinde bulamamışlardır. Muhtemelen Türkiye'yi ve Türkiye Siyasetini dizayn etmek çabasında olan kişilerin ve grupların kendilerine önerdiği Sayın İhsanoğlu 'nu aday göstermek durumunda kalmışlar, böylece genel başkanlık koltuklarını da kendilerince garanti altına almışlardır. Ancak bu durum ne halkımızı ne de muhalefet partilerinin kendi tabanlarını memnun etmiş değildir."    "Çok iyi tanımadığımız hatta hala ismini dahi söylemekte zorlandığımız Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu seçime günler kalmasına rağmen halkımız için bir kapalı kutudur. Siyasi tecrübesi neredeyse hiç yoktur. Ülkemizin iç ve dış politikasına ilişkin Sayın İhsanoğlu'nun düşünceleri, vizyonu bilinmemektedir. Halkımıza belirsiz ve karanlık bir 5 yıldan başka bir şey vaat etmemektedir.   Gelişmekte olan bir ülkede ekonomi, iç ve dış siyaset açısından en büyük tehlike belirsizliktir. Cumhurbaşkanlığı böyle büyük tarihe sahip bir ülkede ve çevresi sorunlar yumağı ile örülü, bölgesinde ve dünyada lider ülke olma hedefine sahip ülkemizde basit bir temsil makamı, Türkiye Cumhuriyeti'nin protokol temsilcisi gibi görülemez."    "Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 12 yılda yaptıkları, ülkemizi getirdiği nokta Cumhurbaşkanlığında yapacaklarının garantisidir. Sayın Recep Tayyip Erdoğan her zaman zalime ne kadar sert ise mazluma o denli şefkat ile yaklaşmıştır. Her zaman kapsayıcı ve kucaklayıcı olmuştur, bazıları gibi belli bir zümre belli bir sınıf için değil bütün Türkiye için, Gazze için, Somali için, bütün insanlık için politika üretmiştir. Hiç bir zaman yüzde 34 için, yüzde 50 için siyaset yapmamış, Alevi, Sünni diye, Türk, Kürt, Çerkez, Laz diye,  laik, anti laik diye hiçbir vatandaşımızı ayırmamış, bizi ayrıştırmaya, birbirimizden uzaklaştırmaya çalışanlara inat Türkiye Cumhuriyetinin ay yıldızlı bayrağı altında birlik ve beraberlik içinde yaşamak için siyaset yapmıştır. Cumhuriyete ve ilkelerine kimileri gibi sözle değil çalışarak, geliştirerek, üreterek sahip çıkmıştır."    "Biz bunun karşılığını sayın milletvekillerimizle, il başkanımızla ve tüm teşkilatımızla ve teşkilatlarımızın tüm kademeleriyle yaptığımız STK ziyaretlerinde, ev ve köy ziyaretlerinde açıkça görüyoruz. Halkımız Sayın Cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan'a teveccühünü ve desteğini, ona olan güvenlerini,  inançlarını en önemlisi de sevgilerini açıkça dile getiriyorlar. İnşallah halkımıza layık bir şekilde Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığında da bugüne kadar yaptığı hizmetler katlanarak çoğalacak ve Yeni Türkiye, demokratik, müreffeh, büyük ve öncü bir Türkiye olacaktır..."
Ak Parti Çanakkale Merkez İlçe Başkanı Adnan Öncü, 12 yıllık Ak Parti iktidarı döneminde yaşanan gelişmeleri değerlendirdiği basın açıklamasında; "İnşallah halkımıza layık bir şekilde Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığında da bugüne kadar yaptığı hizmetler katlanarak çoğalacak ve Yeni Türkiye, demokratik, müreffeh, büyük ve öncü bir Türkiye olacaktır" dedi.

Ak Parti Çanakkale Merkez İlçe Başkanı Adnan Öncü yaptığı yazılı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Millet olarak tarihi bir seçimin arifesindeyiz. Demokrasimizin 91 yıllık çetin ve zaman zaman darbelerle sekteye uğrayan yolculuğunda bir dönüm noktasındayız. 2007 yılında yapılan referandumda milletimiz,  cumhurbaşkanının doğrudan halkın kendisi tarafından seçilmesi yönünde iradesini açıklamış olup, bu iradenin sonucu olarak 10 Ağustos tarihinde ilk kez milletimiz doğrudan, yani kendi oyuyla Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı seçecek."

   "Bu tarihi bir olay, anayasal kurumların işlevlerine, toplumsal barıştan Türkiye Cumhuriyeti'nin dünya siyasetindeki rolüne kadar her alanı dönüştürecek bir devrimdir. Bu seçim; değişim, demokrasi, açıklık ve refah iradesi ile tutuculuk, vesayetçilik, kapalılık ve ekonomik oligarşi odakları arasında yapılacak bir seçimdir. Milletimiz her zaman olduğu gibi kendi iradesine, geleceğine ve birliğine sahip çıkacaktır."

   "Genel Başkanımız, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde Ak Parti olarak 2002’den beri Türkiye’nin en temel sorunlarını cesaret ve kararlılıkla çözmeye çalışıyoruz. Ekonomide istikrarlı ve büyüyen bir Türkiye inşa ederken, demokratikleşme, insan hakları ve itibarlı dış politikayı tesis etme yolunda da tarihi adımlar atıyoruz. Sağlıktan eğitime, toplu konuttan ulaşıma, ekonomiden sosyal politikalara, enerjiden sanayiye, temel hak ve özgürlüklerden yargı sistemine, yerel yönetimlerden çevreye, sosyal güvenlik sisteminden yoksulluğun azaltılmasına kadar çok geniş bir alanda, birçok önemli reformu başarı ile gerçekleştirdik. Biz, değişim ve dönüşümü esas alan, bunu da daha çok özgürlük, daha çok demokrasi ve daha çok refah ekseninde başarmış bir hareket olarak, aslında 12 yılda ülkemizin dört alanda dönüşmesine yollar açtık:

• Demokratikleşme

• Refah

• Şehirleşme

• Uluslararası ilişkiler.

   "İlk büyük dönüşüm demokrasi alanında oldu: Ülkemiz bugün 12 yıl evveline göre çok daha demokratik bir ülkedir. Her türlü engele rağmen demokratikleşme hedefimizden taviz vermedik. Milli iradeyi tutsak alan vesayetçi anlayış ve yapıları tasfiye ettik, ediyoruz. Hukukun üstünlüğü, vatandaşlık hakları, çoğulculuk, çözüm süreci, kurumların demokratik ilkelere göre çalışması, devletin değil milletin esas olduğu ilkesi, devletin hizmetkâr konumunun her alanda hayata geçmesi demokrasimize sınıf atlatmıştır."

   "Refahın artışı ve yaygınlaşması ikinci önemli başarıdır: Onlarca yıldır milletimizi eğitimden sağlığa, ulaşımdan çevreye, enerjiden savunmaya kadar mahrumiyetler içinde yaşatan zihniyete biz son verdik. Bugün Türkiye’nin zenginliği ve refahı kat-be-kat artmış durumdadır. Aynı zamanda refahı topluma yaygınlaştırmak hedefimize yönelik olarak, milli borç ve enflasyonu düşürmekten sosyal güvenlik ve sosyal desteklere kadar her alanda büyük işler yaptık."

   "Üçüncü dönüşüm şehirlerimizde olmuştur: Milletimizi hor gören, elitist anlayışın şehirlerimizde milletimize reva gördüğü hizmet mahrumiyetine son verdik.  Belediyeleri etkin, hızlı, sorumlu ve kapsamlı işler yapan birimlere dönüştürdük. Şehirlerimizi hastaneler, yollar, parklar, okullar ile donatarak vatandaşımızın hayat kalitesini yükselttik. Yerel demokrasiyi güçlendirdik. Şehirlerimizin tarihi karakteri büyük restorasyon çabamız ile yeniden ortaya çıkmaya başladı. Şehirlerimiz bugün daha düzenli, daha modern, daha yeşil, daha sağlıklı, daha yaşanabilir yerler haline geldi. Bugün belediyeler, hizmetlerini her vatandaşımıza en son teknoloji ve yöntem ile ulaştırma yarışındadır.

   "Dördüncü dönüşüm uluslararası ilişkilerde oldu: Ülkemiz, insanımız şimdi uluslararası alanda daha saygın bir konumdadır. Ülkemizin adı artık sadece bölgemizde değil, dünyanın geniş bir coğrafyasında itibar, hürmet ve muhabbet ile anılıyor. Türkiye, artık siyasi ve ekonomik kriz endişesi içinde olan değil, herkesin geleceğe güvenle baktığı bir ülkedir."

   "Türkiye, artık sağlıktan eğitime, ulaşımdan konuta, adaletten emniyete kadar her alanda hizmetlerden mahrum olan insanların değil, kaliteli hizmet alan insanların ülkesidir. Türkiye, artık her sabah bir kriz veya darbe haberi alma korkusuyla yaşayanların değil, çocukları ve ülkesi için geleceğe güvenle bakan insanların ülkesidir. Türkiye, artık yardım alan değil, yardım eden bir ülkedir. Takip eden değil, takip edilen ülkedir. Türkiye, artık kıyafeti veya inancı yüzünden okul ve devlet dairesi kapılarından kovulanların değil, her kimliğin, her inancın, her yaşam tarzının serbestçe birlikte yaşadığı bir ülkedir. Artık vatandaşımız daha müreffeh... Artık vatandaşımız daha özgür... Artık vatandaşımız daha saygın, daha güvenli, daha ümitli..."

   "Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023, milletimiz için büyük bir hedeftir. Siyasette, ekonomide, kültürde, bilimde, hayat kalitesinde milletimize lâyık çok daha ileri düzeylere ulaşmalıyız. Gayretimiz, çabamız, çalışmamız bu büyük hedef içindir. Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 için tasavvurumuz, Yeni Türkiye Vizyonu’dur. Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ideallerindeki, hedeflerindeki hayallerindeki Yeni Türkiye vizyonu nedir?"

 

YENİ TÜRKİYE...

 

   "Yeni Türkiye hedefine yorulmadan, bıkmadan, yılmadan ilerleyeceğiz. Milletimiz ile, hangi siyasi görüşten, hangi sosyal, dini, etnik kimlikten gelirse gelsin bütün vatandaşlarımız ile birlikte, can cana, yan yana Yeni Türkiye idealini gerçekleştireceğiz. Sevdamız da, davamız da budur. Yeni Türkiye, devletin milletiyle, tarihiyle ve coğrafyasıyla barıştığı Türkiye’dir. Kendi tarihinden, kültüründen, dilinden ve coğrafyasından uzak kalan değil, aksine ondan güç alan, onunla gurur duyan bir Türkiye inşa ediyoruz."

   "Yeni Türkiye; büyümüş, kalkınmış ve güçlü Türkiye’dir. Yeni Türkiye; daha da çoğullaşan, farklılaşan toplumumuzu kucaklayan Türkiye’dir. Yeni Türkiye; toplumsal refah, büyük ekonomi, siyasi istikrar ve ileri demokrasi üzerinde yükselen Türkiye’dir. Yeni Türkiye; her insanının vatandaş olmakla gurur duyacağı dünya devleti Türkiye’dir. Yeni Türkiye; dünyaya daha açık, daha şeffaf, öncü bir Türkiye olacaktır.  Yeni Türkiye; bölge ve dünya barışına, adalete ve hakkaniyete daha çok hizmet eden bir Türkiye olacaktır.  Yeni Türkiye; dünyaya söz söyleyen, dünya ölçeğinde hareket eden bir Türkiye olacaktır. Yeni Türkiye; bilgisi, üretimi ve yönetimi ile lider bir Türkiye olacaktır. Yeni Türkiye; eğitimden kültüre, enerjiden ulaşıma, sağlıktan çevreye her alanda artık dünyaya yeni aşamalar, yeni standartlar getiren, işler yapan bir Türkiye olacaktır. Yeni Türkiye; üretimden spora, bilimden ihracata kadar dünya markası olan bir Türkiye olacaktır. Yeni Türkiye; finansta, sağlıkta, eğitimde, kültürde dünyanın cazibe merkezi olan bir Türkiye olacaktır.  Yeni Türkiye; bütün farklılıkları ile birbirini seven, birbirine kenetlenmiş, kendine güvenen, özgür, sorumlu ve erdemli insanlarıyla yeniden dünyanın medeniyet merkezi olan bir Türkiye olacaktır."

 

KOLTUK SEVDALILARININ SİYASETTE YERİ YOK

 

   "Yeni Türkiye'de miladı dolmuş muhalefet partileri ile miladı dolmuş, halkından kopmuş muhalefet partisi liderlerine ve onların vatan millet sevgisi değil koltuk sevdası ekseninde yaptıkları siyasete de yer yoktur. Bugün ülkemizde muhalefet partileri ideolojilerinden uzaklaşmış, koltuğa giden her yol mubahtır mantığı ile millet için devletimiz için bir hedefi ve vizyonu olmaksızın siyaset yapmaktadır. Maalesef Cumhurbaşkanlığı Seçimi için gösterdikleri aday (kendi ifadeleriyle çatı aday)da bu vizyonsuzluğun, kendi genel başkanlık koltuklarını koruma çabalarının bir göstergesidir."

   "2007 referandumunda Cumhur Başkanının Halk tarafından seçilmesine karşı çıkan muhalefet liderleri genel başkanlık için seçim sonrası kendilerine rakip olabilir düşüncesiyle kendi ideolojilerinden bir aday gösteremedikleri gibi, muhalefet partileri genel başkanları Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli cumhurbaşkanı adayı olarak halkın karşısına çıkacak cesareti de kendilerinde bulamamışlardır. Muhtemelen Türkiye'yi ve Türkiye Siyasetini dizayn etmek çabasında olan kişilerin ve grupların kendilerine önerdiği Sayın İhsanoğlu 'nu aday göstermek durumunda kalmışlar, böylece genel başkanlık koltuklarını da kendilerince garanti altına almışlardır. Ancak bu durum ne halkımızı ne de muhalefet partilerinin kendi tabanlarını memnun etmiş değildir."

   "Çok iyi tanımadığımız hatta hala ismini dahi söylemekte zorlandığımız Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu seçime günler kalmasına rağmen halkımız için bir kapalı kutudur. Siyasi tecrübesi neredeyse hiç yoktur. Ülkemizin iç ve dış politikasına ilişkin Sayın İhsanoğlu'nun düşünceleri, vizyonu bilinmemektedir. Halkımıza belirsiz ve karanlık bir 5 yıldan başka bir şey vaat etmemektedir.   Gelişmekte olan bir ülkede ekonomi, iç ve dış siyaset açısından en büyük tehlike belirsizliktir. Cumhurbaşkanlığı böyle büyük tarihe sahip bir ülkede ve çevresi sorunlar yumağı ile örülü, bölgesinde ve dünyada lider ülke olma hedefine sahip ülkemizde basit bir temsil makamı, Türkiye Cumhuriyeti'nin protokol temsilcisi gibi görülemez."

   "Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 12 yılda yaptıkları, ülkemizi getirdiği nokta Cumhurbaşkanlığında yapacaklarının garantisidir. Sayın Recep Tayyip Erdoğan her zaman zalime ne kadar sert ise mazluma o denli şefkat ile yaklaşmıştır. Her zaman kapsayıcı ve kucaklayıcı olmuştur, bazıları gibi belli bir zümre belli bir sınıf için değil bütün Türkiye için, Gazze için, Somali için, bütün insanlık için politika üretmiştir. Hiç bir zaman yüzde 34 için, yüzde 50 için siyaset yapmamış, Alevi, Sünni diye, Türk, Kürt, Çerkez, Laz diye,  laik, anti laik diye hiçbir vatandaşımızı ayırmamış, bizi ayrıştırmaya, birbirimizden uzaklaştırmaya çalışanlara inat Türkiye Cumhuriyetinin ay yıldızlı bayrağı altında birlik ve beraberlik içinde yaşamak için siyaset yapmıştır. Cumhuriyete ve ilkelerine kimileri gibi sözle değil çalışarak, geliştirerek, üreterek sahip çıkmıştır."

   "Biz bunun karşılığını sayın milletvekillerimizle, il başkanımızla ve tüm teşkilatımızla ve teşkilatlarımızın tüm kademeleriyle yaptığımız STK ziyaretlerinde, ev ve köy ziyaretlerinde açıkça görüyoruz. Halkımız Sayın Cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan'a teveccühünü ve desteğini, ona olan güvenlerini,  inançlarını en önemlisi de sevgilerini açıkça dile getiriyorlar. İnşallah halkımıza layık bir şekilde Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığında da bugüne kadar yaptığı hizmetler katlanarak çoğalacak ve Yeni Türkiye, demokratik, müreffeh, büyük ve öncü bir Türkiye olacaktır..."

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.