MHP İl Başkanı Pınar'dan Gündeme Dair Sert Açıklamalar
MHP İl Başkanı Pınar'dan Gündeme Dair Sert Açıklamalar
MHP Çanakkale İl Başkanı Hakan Pınar bugün düzenlediği basın toplantısında Çanakkale gündeminden Ülke gündemine kadar her konuda değerlendirmede bulundu. Özellikle İl Genel Meclisi, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın Devlet Bahçeli’ye karşı yaptığı eleştirilere cevap veren Hakan Pınar, Çanakkale’nin çevre sorunları ve MHP gündemini işgal eden Kurultay ile ilgili olarak da çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.
MHP İl Başkanı Hakan Pınar, düzenlediği basın toplantısında göreve gelmelerinden bugüne kadar hemen her konuda geniş açıklamalarda bulundu. MHP İl Başkanlığı görevine getirilmesinde bir önceki yönetimin Genel Başkan adaylarına destek vermelerinden kaynaklanmadığını açıklayan Hakan Pınar; “Bilinmesini isterim ki ne Merkez İlçe Başkanı atanırken bir talebim olmuştur, nede İl Başkanlığı görevinde, ancak görev istenmez verilir minvalinden her ikisini de bu kutsal görevlerin gerektirdiği özveri ve gayretle ifa etmeyi bir şerefli vazife addetmişimdir. Ancak üzülerek ifade etmek isterim ki bu bayrak nöbeti değişikliğine müteakip, bir kısım arkadaşlarımız adeta kendi evinin camını taşlarcasına göreve gelen bizlere siyasi linç kampanyası başlatmış, aslı olmayan; Parti kapatıldı, kapısına kilit vuruldu, partinin anahtarı Valiliğe teslim edildi, Çanakkale İl Teşkilatı Muhalif kanatta yer aldığı için görevden alındı hatta bir yerel gazetede İl Başkanı Hükümeti eleştirdi görevden alındı gibi gerçekdışı isnatlarla itibarsızlaştırma kampanyası yürütülmüştür.”
“İL BAŞKANLARIMIZ MUHALİF OLDUKLARI İÇİN GÖREVDEN ALINMADILAR”
“Halbuki bizden önceki İl Başkanı Genel Merkez aleyhine dava açılması için imza veren 16 İl Başkanı içersinde yer almamaktadır ve görevden alınışının da imza veren İl Başkanlarıyla ilgisi yoktur.Ayrıca görevden alınan İl Yönetim Kurulu üyelerinin bir çoğu, 2014 Temmuzunda görevden alınan Sayın Efkan Erkan beyin yerine atanan (yani yine atamayla gelen) Sayın Mustafa Doğan’ın listesinde yer almaktadır. Anlaşılacağı üzere nasıl ki bizden öncekilerin atamaları kendi içinde oluşan siyasi zorunluluklardan meydana gelmişse bizim atamamızda aynı siyasi saikle gerçekleşmiştir.”
7 HAZİRAN SEÇİMLERİ SONRASI, 1 KASIM VE KURULTAY TALEBİNE GİDEN SÜREÇ
7 Haziran Genel Seçimleri’nin hemen sonrasında kamuoyunda özellikle yandaş basın olarak tabir edilen kesimlerce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkında dezenfarmosyon yapıldığı söyleyen Hakan Pınar, 7 Haziran seçimlerinden Kurultay sürecine kadar yaşananları da şu sözlerle özetledi; “Bilindiği üzere 7 Haziran Seçim sonuçları; Adalet ve Kalkınma Partisinin 258, Cumhuriyet Halk Partisinin 132, Milliyetçi Hareket Partisinin 80 ve Halkların Demokratik Partisinin 80 vekil çıkarması ile şekillenmiştir. Mevcut aritmetik hiçbir Partiye tek başına iktidar imkanı tanımamıştır.”
Dönemi hatırlayalım, Sayın Cumhurbaşkanı Hükümeti kurma görevini gecikmelide olsa 9 Temmuzda Sayın Davutoğlu’na verir ve Hükümet kurma çalışmaları başlar, aynı bilinçli geciktirme taktiği Sayın Davutoğlu tarafından da devam ettirilerek kendilerinden sonra en yüksek oyu alan Cumhuriyet Halk Partisi ile görüşmeler ancak 24 Temmuzda başlayacaktır.
24 Temmuz – 3 Ağustos tarihleri arasında Arapçadan dilimize geçmiş ve İlk defa Ege Adaları ile ilgili Yunanistan ile yürütülen görüşmelerde siyasi literatürümüze giren İstikşafı yani yoklama keşfetme adını verdikleri süreçte yaklaşık 35 saat süren görüşmelerden sonuç çıkmamıştır. Bilinçli olarak geciktirme taktiği MHP ile yapılacak olan görüşmelerde de devam ettirilerek 17 Ağustosa kadar MHP’nin kapısı çalınmamış, çalındığında ise Milliyetçi Hareket Partisinin değil eli, gövdesi ile yer almayı planladığı Koalisyon ortaklığı şartlarının hiç birisi kabul edilmemiştir.
“TÜRK MİLLETİNİN HAKLI TALEPLERİ AK PARTİSİNCE YOK SAYILDI”
Yukarıda da açıkça ifade ettiğimiz üzere Türk Milletinin beklenti ve ihtiyaçlarına cevap verecek bu haklı talepler Adalet ve Kalkınma Partisince yok sayılmış hatta üstüne bir de Sayın Genel Başkan her şeye hayır diyen anlaşılması imkânsız bir siyasi kimlik olarak takdim edilmiştir. Maalesef bu algı operasyonu amacına ulaşmış ve bu tabloyla 1 Kasım seçim startı verilmiştir. Devletin tüm imkânlarının seferber edildiği havuz medyasının da büyük desteği ve istikrar masalları ile 1 Kasım seçimleri yürütülmüştür.
“ALGI OPERASYONLARIYLA SEÇİM YENİLGİSİ ORTADAN KALDIRDILAR”
“Oslo’yla başlayan Habur Rezaleti ile vicdanları yaralayan ve Türk Milletinin aklıyla alay eden Akil adamlar heyeti ile devam eden Açılım rezaleti unutturulmuş, Ekonomide sözde iyimserlik havası estirilerek duvara toslayan ekonomik göstergeler halktan kaçırılmış, satıp savmadıkları kamu kaynağı kalmadığı halde pembe tablolarla vatandaş kandırılmış, dış politikada adeta fanus içine kapatılan ve bulunduğu coğrafyada bir tane bile dostu kalmamış ülkemiz, hatalı dış politikalardan dolayı başta Suriye ve göçmenler meselesi ile karşı karşıya kalırken milli vicdana oynanarak nur topu gibi süreç içerisinde 5 milyonu bulacak olan Suriyeli göçmen sorunu kucağımıza bırakılmış ancak buda hamasi nutuklarla vatandaşın gözünde kaçırılmış, açıklamakta güçlük yaşadıkları olayları da dün beraber yol yürüdükleri hatta laf söyletmedikleri Cemaate yıkmak suretiyle kendilerini bir güzel aklamış, olağanüstü ekonomik bütçelerle toplum mühendisliği ve algı operasyonları yaparak 7 Haziranda uğradıkları yenilgiyi ortadan kaldırmayı başarmışlardır.”
“Tabii bu süreçte Milliyetçi Hareket Partisi ve Sayın Lideri Devlet Bahçeli de hayırcı ve anlaşılması imkânsız bir lider olarak oynanan bu oyunlar ve kirli tezgâhlar sebebiyle Milli hafızada yerini almıştır.1 Kasım seçimlerinde AKP Hükümet kuracak sayısal çoğunluğa ulaşmış , Milliyetçi Hareket Partisi de yüzdelik dilimde fazla olmasına rağmen Milletvekili sayısında HDP’nin gerisine düşmüştür ve Milliyetçi Hareket Partisi üzerinde hesap yapanlara gün doğmuştur. Tüm bunlarla birlikte 1 Kasımda sandıkta tecelli eden vatandaşın takdirine saygı duyduğumuzu da ifade etmek isterim.”
“Bu gün geldiğimiz noktada maalesef Milliyetçi Hareket Partisi Ocak 2016 da seçim takvimini açıklamasına rağmen ki 9 Ekim 2016 tarihinde İlçe Kongreleri ile bu Takvim başlayacaktır, ısrarla seçime götürülmek istenmektedir. Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi her Milliyetçi Hareket Partisi üyesinin başta Genel Başkanlık olmak üzere Partinin tüm organlarına aday olma hakkı vardır, ancak bunun usulü zamanı ve zemini bellidir. İnşallah aklı selim hakim olur ve bu süreç; Başbuğumuzun her birini bayrak olarak nitelendirdiği dava arkadaşlarımızın itidalli, soğukkanlılığı ve vakarlı duruşları ile teamül ve geleneklerimize uygun olarak sonuçlanır.”
“İL GENEL MECLİS YÖNETİM ORGANLARI SEÇİMİ ADALETSİZLİKLERİ GÖSTERİYOR”
İl genelinde yüzde 38,7 oy alan AK Parti’nin muhalefetin oy çokluğuna rağmen İl Genel Meclisi yönetim organları seçiminde tüm kademelere kendi partililerin yerleştirildiğine dikkat çeken Hakan Pınar, MHP üyesi olarak İl Genel Meclisine seçildikten sonra partiden istifa eden üyelere de sert ifadelerle yüklendi. Hakan Pınar; “4 Nisan 2016 tarihinde kıymetli basınımızın da takip ettiği üzere İl Genel Meclisi 2. Dönem Yönetim Kademesi seçimleri gerçekleşmiştir. Bizimde şahsen takip ettiğimiz oturumda maalesef vatandaşın sandıkta tecelli eden iradesi Meclis Salonuna yansımamış ve 201 4 Yerel Seçimlerinde sadece %38,7 oy alan Adalet ve Kalkınma Partisi İl Genel Meclis üyeleri kendilerinin dışında kalan %57’lik oy çokluğunu dikkate almadan temsilde adalet ilkesini yok sayarak Meclis Başkanlığını, Başkan Vekilliğini, Başkanlık Divanı Katip Üyeliklerini ve İl Daimi Encümen Üyeliklerinin tamamında kendi Partilerine mensup adaylara oy vererek demokrasiye ve temsilde adalete olan inançlarının ne kadar boş olduğunu bir kez daha ortaya koymuşlardır.Üzülerek ifade etmek isterim ki Milliyetçi Hareket Partisinden seçilerek İl Genel Meclis Üyesi olmaya hak kazanan hali hazırda bağımsız üye sıfatı taşıyan 2 eski parti mensubumuzda Adalet ve Kalkınma Partisiyle birlikte hareket ederek kendilerine oy veren Milliyetçi Hareket Partili seçmenlere ihanet etmişlerdir.Bu vebal ve utançla bir ömür yaşamak zorunda kalacak olan bu arkadaşlarımızı kan ve göz yaşıyla yoğrularak bu günlere gelen Milliyetçi-Ülkücü Hareketin vicdanına havale ediyorum” dedi.
“ÇEVRE DUYARLILIĞI KONUSU VE MADENCİLİK FAALİYETLERİNE BAKIŞ AÇIMIZ”
Çanakkale’nin çevre sorunlarıyla ilgili MHP’nin görüşlerini de açıklayan Hakan Pınar; “Göreve geldiğimiz ilk günlerde Cerattepe ile ilgili Çanakkale Çevre Platformu adlı çevre heyetini kabul etmiş, çevre ve doğal güzelliklerin korunması ve insan sağlığını olumsuz etkileyecek konularda hassasiyetlerini paylaştığımızı kendilerine aktarmıştık. Çanakkale içinde önümüzdeki günlerde gündemimizi epey meşgul edecek olan Maden Arama ve Çıkarma Faaliyetlerine bakış açımız kısaca; ‘Madenlerimizin üretimi ve işletilmesi ekonomik yönüyle gayrı safi milli hasılaya olumlu katkı yaparken gayri insani yaşam koşullarına yol açmamalı , sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının kullanılmasını engellememeli , bir yandan gelişme ve kalkınma odaklı bir üretim anlayışı benimsenirken diğer yandan da bu gelişme ve kalkınmadan pay alacak olan insan unsuru göz ardı edilmemelidir’ şeklindedir.”
“Yukarıda da ifade ettiğim gibi uzun süredir Kent gündemini meşgul eden madencilik faaliyetlerine yönelik olarak en son Sayın Valimizin Lapseki Şahinli köyünde yapılmak istenen Madencilik Faaliyetleri için imzalayarak onay verdiği “Gayrı Sıhhi Müessese Ruhsatı” Çevre ve Toplum sağlığı açısından bizce kaygı verici olarak değerlendirilmekte ve diğer Madencilik Firmalarına emsal teşkil edeceği korkusu taşımaktayız. Şu anda aktif durumda ya da inşaat halinde olan 4 adet Termik Santral ve Proje aşamasında olan ve bir müddet sonra hayata geçirilecek olan 12 adet Kömürlü Termik Santralında Çanakkale’nin gündeminde olması Çevre ve İnsan Sağlığına yönelik duyarlılığımız noktasındaki haklı kaygılarımızı arttırmaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu konuda üzerimize düşen siyasal sorumluluğun farkındayız ve süreç içerisinde yapılması gerekenler yapılacaktır” dedi.
ÜLGÜR GÖKHAN’A CHP’NİN KÜRT POLİTİKASI ÜZERİNDEN CEVAP
MHP İl Başkanı Hakan Pınar, Belediye meclis toplantısında Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeliye yönelik yaptığı eleştirilere de cevap verdi. Hakan Pınar konuyla ilgili olarak; “Aslında Sayın Başkana cevap vermeden önce Cumhuriyet Halk Partisi’nin Güneydoğu meselesine ve Terör sorununa bakış açısına bakmakta yarar görüyorum. 8 Nisan 1923 tarihinde Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı sıfatıyla yayınladığı bildiride yer alan 9 ilke ile temelleri atılan ve Resmi kuruluşu Cumhuriyetimizden de eski olan Cumhuriyet Halk Partisi maalesef son dönemde temel kuruluş felsefesi olan Türk Milliyetçiliği fikrinden fersah fersah uzaklaşmıştır. CHP tarafından 1938 de 15. Yıl Kitabında tanımı yapılan Türk Milliyetçiliği kavramı “Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde Türk Dili ile konuşan Türk Kültürü ile yetişen, Türk Ülküsünü benimseyen her vatandaş hangi din ve menşeiden olursa olsun Türk’tür” ifadesinde vücut bulmuş ve daha sonra Anayasamızın 66. Maddesine Türk Devletine Vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür ifadesi ile son şeklini almıştır.”
“Ancak gerek Milli Kuruluş Ruhunu temsil eden Anayasamızın ilk 3 maddesi ve Cumhuriyetin temel niteliklerinin başında yer alan Türkiye Cumhuriyetinin Ülkesi ve Milletiyle bölünmez bütünlüğü ile sorunu olan ve bizce PKK’nın legal uzantısı ve siyasi kuryesi olan HDP ile siyasal yakınlaşma içerisinde olduklarını üzülerek müşahede etmekteyiz. Ulu Önder Atatürk iki miras bıraktığını ifade etmektedir, Birincisi Cumhuriyettir ancak üzülerek görüyoruz ki 2. Mirası Cumhuriyet Halk Partisi bu mirasın temel dinamikleri ile sorunu olan siyasi partinin yani HDP’nin savunuculuğuna soyunmuş Tüm Ülkede olduğu gibi Çanakkale’de de başarısını sevinç çığlıkları ile kutlamıştır. Hatta birçok yöneticisi HDP ye oy verdiğini çekinmeden ifade etmiştir.”
“Bununla yetinmeyerek PKK’nın Suriye uzantısı PYD nin Kobani’de öldürülen teröristlerine bizzat Genel Başkan Yardımcısı düzeyinde katılarak taziye verilmiş hatta Uşak Milletvekili Dilek Akagün cenazede gözyaşlarına boğulmuştur. Paris’te öldürülen PKK’lıların Taziyesine Sayın Kılıçdaroğlu’nun bilgisi dahilinde katılan Hüseyin Aygün’den mi CHP eski Parti Meclisi Üyesi Mesut Değer’in yazdığı Kürt Sorunu mu adlı kitapta PKK’lılara Genel Af istemesinden mi bahsedeceğiz. Bu bilgiler ışığında Çanakkale Belediye Başkanının HDP’nin başarısını kutlayarak pilav dağıtması da, her nevruzda Esenler de PKK paçavraları ve APO posterleri altında nevruz ateşi yakması da bizlere şaşırtıcı gelmemektedir.
“Tüm bu gerçeklikler orta yerde dururken 6 Nisanda gerçekleşen Belediye Meclisi toplantısında Sayın Genel Başkanımızın bölücülere ve Vatan Hainlerine yönelik taş üstünde taş baş üstünde baş kalmasın ifadesini eleştirmesi bizleri hiç de şaşırtmamıştır. Belediye Başkanının fikride safı da bellidir, kendisini Sur Belediyesi ile ilgili konuda Temmuz 2014 de ilk uyaran kişi olarak hala ısrarla terörist faaliyetlerin yuvalandığı yerle olan Kardeş Belediye Protokolünü sonlandırmamış olması da meselelere hangi pencereden baktığının açık kanıtıdır.
Bize göre Teröriste merhamet ülkeye ihanettir, elbette Genel Başkanımızın ifade ettiği üzere ülkemize baş kaldıranın milli birliğimize ihanet edenlerin başları hala omuzları üzerinde duruyorsa bu Milli bilince sahip her vatandaş için züldür. Sözümüz Milli birliğe ihanet edenleridir, yoksa Laz da, Çerkezde, Boşnakta, Arnavutta, Kürtte bizim öz kardeşimizdir, ve biz hep birlikte Türk’üz ve Türkiye’yiz” dedi.
“DÜN DÜŞMAN EDİLEN İSRAİL BUGÜN STRATEJİK ORTAK OLDU”
MHP İl Başkanı Hakan Pınar ülke gündemine ilişkin olarak da şu açıklamalarda bulundu; “Son olarak ifade etmek isterim ki Ülkemizin öncelikli meselesi Milli Birliğin temini ve Üniter yapının muhafazasıdır. Ancak görülmektedir ki Adalet ve Kalkınma Partisi bu konuda oldukça ürkek ve karmaşık fikirlere sahiptir, bir yandan Sayın Davutoğlu 2013 Mayısına geri dönülebileceğini söyleyerek Bölgede görev yapan Asker ve Polisimizin moralini düşürmekte diğer yanda Sayın Cumhurbaşkanı son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar Terör ve teröristle mücadele edilecektir demektedir. Ana Muhalefet Partisi de nöbetçi HDP gibi davranarak hala HDP ye kol kanat germektedir. Taşeron yalanı ile Yüz binlerce işçinin hayalleri ile oynanmış ve üstüne üstlük yetmezmiş gibi birde tazminat hakları ellerinden alınmak üzeredir. Mülteciler sorunu toplumu sosyal patlama noktasına getirmiş, hatalı dış politika nedeniyle Ülkemiz Milletler Cemiyetinde yalnızlaştırılmış, dün düşman ilan ettiğim İsrail bu gün ihtiyaç duyulan stratejik ortak haline dönüşmüştür.”
“Türk Dünyasının ve İslam Âleminin umudu Büyük Türkiye ideali içerde ve dışarıda düşmanca saldırı altındadır ve maalesef bunu bertaraf edecek güçlü irade sergilenememektedir. Bütün bu gerçekler yeterince irdelendiğinde Milli Şuura sahip bir siyasal yapının Ülke yönetimini devralması zaruri hale gelmiş ve bunun yegâne talibi de Milliyetçi-Ülkücü Harekettir. Bu bilinçle her Ülkücünün birbirine her zamankinden fazla sarılması, kardeşlik hukukunun muhafaza edilmesi ve aramıza sokulmak istenen tefrikalara her zamankinden fazla dirayetle karşı koyması gerekmektedir. Ne başka Türkiye vardır, nede onun yegâne kurtuluş ümidi başka Milliyetçi Hareket Partisi vardır, bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son veriyor, lisanı kalp ile samimi duygularımızı değerli Çanakkale halkıyla paylamamıza aracılık ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
