Madenci Eşi Herkesi Gözyaşına Boğdu

İlçelerden (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 03.09.2014 - 09:07, Güncelleme: 03.09.2014 - 09:07 2758+ kez okundu.
 

Madenci Eşi Herkesi Gözyaşına Boğdu

29 Ağustos tarihinde Çanakkale’ye gelen 37 kişilik Somalı ailelere Çanakkale Belediye Başkanlığı ziyaretlerinin son gününde kahvaltı düzenledi. Kahvaltıda konuşma yapan eşini 13 Mayıs’ta Soma’da ki maden faciasında kaybeden iki çocuk annesi Miyase Erol yaptığı konuşmada kahvaltıda bulunan herkesin gözyaşlarına boğdu.
Çanakkale Belediyesinin girişimleri ile Somalı ailelere acılarını hafifletmek ve psikolojik destek sağlamak amacıyla 21’i çocuk, 16’sı yetişkin olmak üzere toplamda 37 Somalı aile Çanakkale’de misafir edildi. 29 Ağustos tarihinde kente gelen aileler ve çocukları için Belediye çalışanları ve gönüllülerden oluşan ekipler çeşitli etkinlikler düzenlediler. Aynı zamanda psikolojik destek sağlamak amacıyla da uzmanlar acılı ailelerle görüştüler. Beş günlük ziyaretin ardından bu sabah Somalı ailelere veda kahvaltısı düzenlendi. Kahvaltıya eşi Hale Gökhan ile birlikte katılan Başkan Ülgür Gökhan burada yaptığı konuşmada acıların paylaşıldıkça hafifletilebileceğine inandığını belirtip, Somalı ailelerinde her zaman yanlarında olduğunu ve kapılarının herkese açık olduğunu belirtti. Ülgür Gökhan’ın ardından konuşma yapmak isteyen Soma Maden Kazasında hayatını kaybeden madenci eşi, iki çocuk annesi Miyase Erol duygusal bir konuşma yaparak kahvaltıda olan herkesi duygulandırdı. “Yardım Yaptık Diyenler Yalan Söylüyor”   Miyase Erol yaptığı konuşmada; “Yaşanan maden kazasından bugüne kadar rahat ve huzurlu bir şekilde boğazımızdan tek lokma geçmedi inanın. Buraya da sırf çocuklarımızın biraz yüzleri gülsün, okula başlarken bir nebze olsun rahat gitsinler istediğimiz için buraya geldik. Bu ziyarette bizi misafir eden bizimle ilgilenen herkese özellikle teşekkür etmek istiyorum, çünkü bugüne kadar bizimle hiç kimse ilgilenmedi. Ne devlet bizimle ilgilendi ne de onca söz vermelerine rağmen Recep Tayyip Erdoğan ilgilenmedi. Devlet olarak bize her türlü yardım yaptıklarını söylüyorlar ama gerçek şu ki bize hiç kimse yardım yapmadı. Vatandaşların yaptıkları yardımlardan da çok az kısmı bizlere ulaştı. O yardımı yapanlardan da Allah razı olsun” dedi.   Şehitlere Kelle Deniliyor, Ben Kabul Etmiyorum   Miyase Erol konuşmasının devamında ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir dönem katıldı radyoda şehitler için söylediği “Kelle” sözüne atıfta bulunarak; “Şehitlerimize kelle denmesini ben kabul etmiyorum. Şehidime, eşime kelle diyenler eşimin tırnağı bile olamazlar. Zaten söz vermelerine rağmen eşimde diğer madenciler de Şehit olarak kabul edilmediler. 301 madenci öldü, 302 kişi ölmüş olsaydı Anayasaya göre çoktan şehit olmaları gerekirdi. Ayrıca ölen kişi sayısı söylendiği gibi 301 de değildir; orada madende 3 vardiye var ve sabah vardiyasında bin kişi çalışıyordu. Bu vardiyada çalışanlardan 160-180 kadar madenci sağlam olarak kurtuldu oradan. Ama bunların hiç birisi medyaya yansıtılmadı çünkü herkese sus payı verildi, insanlar susturuldu, saklıyorlar. Sorumlular Erdoğan ve Bakan Yıldız’dır   Ak Partiye oy vermek için yemin ettirildiklerini ileri süren Miyase Erol; “Bizden kendilerine oy vermemiz için zorla yemin etmemizi isteyenler, bugün verdikleri hiçbir sözü tutmadılar. Bu facianın sorumlusu bana göre Recep Tayyip Erdoğan ve Enerji Bakanı Taner Yıldız’dır, denetimleri yaptırmadılar. Eşim o madenlerde aylar öncesinden bir felaket yaşanacağını bazı yerlere söylemişti. Madenlerde sıcaklık olduğunu içeride durulamayacak şekilde olduğunu ama her seferinde kendisine ‘Hayır, bir şey olmaz’ denilmiş. Eğer onlar bu ihbarları önemseselerdi benim eşim şimdi yanımda olurdu. İki çocuğumla ortada kalmazdım. O madenler yanıyordu; insanların borçları vardı mecburen zorla madene girmek zorunda kaldılar. Olan yine bizlere oldu, şimdi de insan yerine konmuyoruz. Recep Tayyip Erdoğan madene geldi, geldiği gibi kapısından geri döndü. İçeri girip o havayı 2 saat solusaydı eşlerimizin ne şartlar altında çalıştığını bilirlerdi. Herkes şimdi eylem yapıyor; polis eylemcilere müdahale ediyor, basına çıkartılmıyor. O madenlerin sahiplerine hiçbir şey yapamayanlar bizler sırf hakkımızı arıyoruz diye bize yapmadıklarını bırakmıyorlar. Ben vermek istemedim ama eşime madende yemin ettirilmiş ailece oy vereceksiniz AKP’ye diye, çocuklarımın üstüne yemin ettirdi eşim, istemeye istemeye verdim” dedi.   “Gitme” dedim, Gitmek Zorundaydı   Miyase Erol eşinin kendisine madenlerde sürekli havasız kaldıklarını ve madendeki sıcaklığın yüksek olduğunu söylediğini kendisinin ise işi bırakmasını istemesine rağmen eşinin gittiğini anlattı; “Gitme dedim kaç defa ama geçinmek için başka çaresi de yoktu eşimin. Şimdi bize diyorlar ki çocuklarınızı okutacağız, büyüdüklerinde devlet dairelerinde işleri olacak. Bunu o zaman yapacaklardı, o zaman bu işleri vereceklerdi kocalarımıza. Son zamanlarda insanlar madene girmek istemiyorlardı, zorlayarak götürüyorlardı artık. O yüzden ben bu yaşananlara Takdir-i İlahi diyemiyorum; ihmalkârlık diyorum. İki çocuğum yetim kaldı. O gün madene hava yanlış verildi; bir tarafa temiz hava verilirken diğer taraf kapalı olduğu için dumanlı hava öbür kısımdaki insanları öldürdü. O gün adam gibi müdahale etmediler. Madenlerde düzgün denetim yapılsaydı, maskeleri çalışsaydı herkes kurtulabilirdi” dedi.
29 Ağustos tarihinde Çanakkale’ye gelen 37 kişilik Somalı ailelere Çanakkale Belediye Başkanlığı ziyaretlerinin son gününde kahvaltı düzenledi. Kahvaltıda konuşma yapan eşini 13 Mayıs’ta Soma’da ki maden faciasında kaybeden iki çocuk annesi Miyase Erol yaptığı konuşmada kahvaltıda bulunan herkesin gözyaşlarına boğdu.

Çanakkale Belediyesinin girişimleri ile Somalı ailelere acılarını hafifletmek ve psikolojik destek sağlamak amacıyla 21’i çocuk, 16’sı yetişkin olmak üzere toplamda 37 Somalı aile Çanakkale’de misafir edildi. 29 Ağustos tarihinde kente gelen aileler ve çocukları için Belediye çalışanları ve gönüllülerden oluşan ekipler çeşitli etkinlikler düzenlediler. Aynı zamanda psikolojik destek sağlamak amacıyla da uzmanlar acılı ailelerle görüştüler. Beş günlük ziyaretin ardından bu sabah Somalı ailelere veda kahvaltısı düzenlendi. Kahvaltıya eşi Hale Gökhan ile birlikte katılan Başkan Ülgür Gökhan burada yaptığı konuşmada acıların paylaşıldıkça hafifletilebileceğine inandığını belirtip, Somalı ailelerinde her zaman yanlarında olduğunu ve kapılarının herkese açık olduğunu belirtti. Ülgür Gökhan’ın ardından konuşma yapmak isteyen Soma Maden Kazasında hayatını kaybeden madenci eşi, iki çocuk annesi Miyase Erol duygusal bir konuşma yaparak kahvaltıda olan herkesi duygulandırdı.

“Yardım Yaptık Diyenler Yalan Söylüyor”

 

Miyase Erol yaptığı konuşmada; “Yaşanan maden kazasından bugüne kadar rahat ve huzurlu bir şekilde boğazımızdan tek lokma geçmedi inanın. Buraya da sırf çocuklarımızın biraz yüzleri gülsün, okula başlarken bir nebze olsun rahat gitsinler istediğimiz için buraya geldik. Bu ziyarette bizi misafir eden bizimle ilgilenen herkese özellikle teşekkür etmek istiyorum, çünkü bugüne kadar bizimle hiç kimse ilgilenmedi. Ne devlet bizimle ilgilendi ne de onca söz vermelerine rağmen Recep Tayyip Erdoğan ilgilenmedi. Devlet olarak bize her türlü yardım yaptıklarını söylüyorlar ama gerçek şu ki bize hiç kimse yardım yapmadı. Vatandaşların yaptıkları yardımlardan da çok az kısmı bizlere ulaştı. O yardımı yapanlardan da Allah razı olsun” dedi.

 

Şehitlere Kelle Deniliyor, Ben Kabul Etmiyorum

 

Miyase Erol konuşmasının devamında ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir dönem katıldı radyoda şehitler için söylediği “Kelle” sözüne atıfta bulunarak; “Şehitlerimize kelle denmesini ben kabul etmiyorum. Şehidime, eşime kelle diyenler eşimin tırnağı bile olamazlar. Zaten söz vermelerine rağmen eşimde diğer madenciler de Şehit olarak kabul edilmediler. 301 madenci öldü, 302 kişi ölmüş olsaydı Anayasaya göre çoktan şehit olmaları gerekirdi. Ayrıca ölen kişi sayısı söylendiği gibi 301 de değildir; orada madende 3 vardiye var ve sabah vardiyasında bin kişi çalışıyordu. Bu vardiyada çalışanlardan 160-180 kadar madenci sağlam olarak kurtuldu oradan. Ama bunların hiç birisi medyaya yansıtılmadı çünkü herkese sus payı verildi, insanlar susturuldu, saklıyorlar.

Sorumlular Erdoğan ve Bakan Yıldız’dır

 

Ak Partiye oy vermek için yemin ettirildiklerini ileri süren Miyase Erol; “Bizden kendilerine oy vermemiz için zorla yemin etmemizi isteyenler, bugün verdikleri hiçbir sözü tutmadılar. Bu facianın sorumlusu bana göre Recep Tayyip Erdoğan ve Enerji Bakanı Taner Yıldız’dır, denetimleri yaptırmadılar. Eşim o madenlerde aylar öncesinden bir felaket yaşanacağını bazı yerlere söylemişti. Madenlerde sıcaklık olduğunu içeride durulamayacak şekilde olduğunu ama her seferinde kendisine ‘Hayır, bir şey olmaz’ denilmiş. Eğer onlar bu ihbarları önemseselerdi benim eşim şimdi yanımda olurdu. İki çocuğumla ortada kalmazdım. O madenler yanıyordu; insanların borçları vardı mecburen zorla madene girmek zorunda kaldılar. Olan yine bizlere oldu, şimdi de insan yerine konmuyoruz. Recep Tayyip Erdoğan madene geldi, geldiği gibi kapısından geri döndü. İçeri girip o havayı 2 saat solusaydı eşlerimizin ne şartlar altında çalıştığını bilirlerdi. Herkes şimdi eylem yapıyor; polis eylemcilere müdahale ediyor, basına çıkartılmıyor. O madenlerin sahiplerine hiçbir şey yapamayanlar bizler sırf hakkımızı arıyoruz diye bize yapmadıklarını bırakmıyorlar. Ben vermek istemedim ama eşime madende yemin ettirilmiş ailece oy vereceksiniz AKP’ye diye, çocuklarımın üstüne yemin ettirdi eşim, istemeye istemeye verdim” dedi.

 

“Gitme” dedim, Gitmek Zorundaydı

 

Miyase Erol eşinin kendisine madenlerde sürekli havasız kaldıklarını ve madendeki sıcaklığın yüksek olduğunu söylediğini kendisinin ise işi bırakmasını istemesine rağmen eşinin gittiğini anlattı; “Gitme dedim kaç defa ama geçinmek için başka çaresi de yoktu eşimin. Şimdi bize diyorlar ki çocuklarınızı okutacağız, büyüdüklerinde devlet dairelerinde işleri olacak. Bunu o zaman yapacaklardı, o zaman bu işleri vereceklerdi kocalarımıza. Son zamanlarda insanlar madene girmek istemiyorlardı, zorlayarak götürüyorlardı artık. O yüzden ben bu yaşananlara Takdir-i İlahi diyemiyorum; ihmalkârlık diyorum. İki çocuğum yetim kaldı. O gün madene hava yanlış verildi; bir tarafa temiz hava verilirken diğer taraf kapalı olduğu için dumanlı hava öbür kısımdaki insanları öldürdü. O gün adam gibi müdahale etmediler. Madenlerde düzgün denetim yapılsaydı, maskeleri çalışsaydı herkes kurtulabilirdi” dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.