Kent Konseyi’ni Yönetmeye Adayım!
Kent Konseyi’ni Yönetmeye Adayım!
Yaklaşık 8 aydır tartışmaların hedefi haline gelen Kent Konseyi’nin Seçimlerini Saim Yavuz Aynalı Pazar okurları için değerlendirdi.
Oldukça tartışmalı geçen ve mahkeme safhasının ardından 22 Nisan 2016 tarihinde Çanakkale Kent Konseyi seçimli Genel Kurulu gerçekleştirilecek. Kent Konseyi Başkanlığı için iki aday; Saim Yavuz ve Engin Kandemir.. Uzun yıllardan bu yana Kent Konseyi Başkanlığını yapan Saim Yavuz seçimli genel kurul öncesinde Aynalı Pazar okuyucuları için sorularımıza cevap verdi.
Kent Konseylerinin işlevleri, Kent yaşamına ve sosyal hayata Kent Konseyi’nin katkıları, Kent Konseyi’nin Çanakkale’ye kazandırdıklarını Aynalı Pazar okuyucularına anlatan Saim Yavuz, tartışmaların yaşandığı dönem ile ilgili olarak açıklamalarda bulunan Saim Yavuz; “Ben ne yaptığımı, nasıl yaşadığımı biliyorum. Cevabını veremediğim hiç bir şeyi yapmadım, hiç kimse de bana yaptıramadı bugüne kadar. Sorumluluktan kaçmam. Hesap vermekten de kaçmam. “Hacıyatmazlar” ne söylerse söylesin umurumda değil, ama içinde olduğum emek verdiğim zaman harcadığım bu yapıya ve bu yapının içinde yer alan gönüllülere söylenen en ufacık bir yalana, yanlış yorum ve ithamlara gereken cevapları hiç sakınmadan hakkıyla veririm” dedi.
Aynalı Pazar; “Yeniden aday mısınız? Neden ve ne yapacaksınız?”
Saim Yavuz; “Kent Konseyi Başkanlığı’na adayım. Kent Konseyi’ni yönetebileceğimi düşündüğüm için adayım. Bugüne kadar Kent Konseyi’nin başkanı olarak, yönetmelikle belirlenmiş görev ve sorumluluklar ne ise ona göre davranmaya çalıştım. Seçilirsem, bundan sonra da aynı şekilde yönetmelik çerçevesinde görevimi yapmaya devam edeceğim. Kent Konseyi birçok farklı kurum ve kuruluşun temsilcileri yoluyla oluşturulmuş bir yapıdır ve bu yapı Kent Konseyi’dir. Ben de bu Kent Konseyi’nin temsilcilerinden birisiyim. Seçilirsem temsilciliğimin ötesinde bir de başkan sıfatıyla görevlerim olacaktır. Nedir bu görevler? Genel Kurul toplantılarını yönetir başkan. Yürütme Kurulu’na başkanlık eder; genel kurulda oluşturulan kararları Belediye Meclisinde sunar, toplum nezdinde alınan bu kararlar savunur, toplumla paylaşır ve kurumlar ve kuruluşlarla ilişkilerde Kent Konseyini temsil eder.”
Aynalı Pazar; “Hepsi bu kadar mı?”
Saim Yavuz; “Biraz önce söylediklerimin dışında Kent Konseyi Başkanının başka bir görevi yoktur. Yani, benim Saim Yavuz olarak kişisel düşünce ve görüşlerim Kent Konseyi için hiçbir şey ifade etmez. Çok yüce, çok derin ve güçlü fikirlerim, projelerim olabilir, ama bunun başkanlık göreviyle hiçbir ilişkisi yoktur ve olamaz. Ben bu fikirlerimi kendi derneğim ya da özel olarak kendim, hayata geçirebilirsem geçiririm. Ancak, bu fikirlerimi bir çalışma grubu içerisinde ya da derneğimin kent konseyi ile ilişkisiyle birlikte hayata geçirebilmek için emek harcayabilirim. Bunu herkes ve her kurum yapabilir zaten.
Kent Konseyi için de önemli ve esas olan da budur zaten; kentte var olan başta dernekler olmak üzere, kuruluşların yapabilirliklerine hiçbir ayrım yapmadan kent konseyi imkân sağlar. Şöyle eleştiriler olabiliyor: “Ben Kent Konseyine gittim, benim kitabımı basmadı.” “Bizim dernek gezi düzenledi bize bir araba sağlamadı.” “Bizim derneğimize bir sandalye istedik vermediler.” vb. eleştiriler çok oluyor. Bu tarz talepler oluyor ve karşılanmayınca, “ne işe yarar bu kent konseyi” deniliyor.”
Aynalı Pazar; “Peki, Kent Konseyi ne işe yarar o zaman bunu açıklayabilir misiniz?”
Saim Yavuz; “Birkaç kez bu tür sorulara yanıt verdim. Biraz öncede söyledim; Kent Konseyi kentle ilgili konularda genel kurulundan kararlar çıkartır. Bu kararlar kentle ilgili sorunlara çözüm için önerilen kararlardır. Ya da uygulanmak istenen bir projeyle ilgili genel kurul bir karar verir. O projenin yanlış olduğuna, uygulanmaması gerektiğine dair gerekçelerini de söyleyerek karar alır. Kent Konseyi genel kurulu bu kararları alır, ama karar almaya kadar geçen bir zaman vardır ve bu zamanda yapılan çalışmalar vardır. Genel Kurula karar almak için getirilen konular gökten zembille düşmez ya da “benim aklıma geldi de onun için genel kurula geldi” olmaz.”
Aynalı Pazar; “Peki nasıl olur?”
Saim Yavuz; “Somut örnek üzerinden anlatayım: Geçtiğimiz yıllarda Ticaret ve Sanayi Odası Burda 17’nin karşı sahilinde, Yelken Cafe’den ve oradaki spor kulübünün yanından başlayıp, AKFA’ya kadar dayanan bir alanda Yat Limanı yapacağını açıkladı. (Şimdi tekrar aynı şey söylenmeye başladı). Plan, proje yaptırıldı. ÇED raporları alındı vs. Bu süreçte, Yat Limanı’nın oraya yapılmasına çeşitli nedenlerle itiraz eden, yanlış bulan kuruluşlar ve kentliler seslerini yükselttiler. İtiraz edenler Kent Konseyi’nde “Yat Limanı” çalışma grubu oluşturarak itirazlarıyla ilgili çalışma başlattılar. Bu çalışmalara, kentin STK’ları, bilim insanları, uzmanlar, kendisinde sorumluluk duyan kentliler ile diğer taraflar da bu çalışma grubunda yer alarak bir rapor ortaya koydular. Oluşturdukları rapor, Kent Konseyi temsilcilerine gönderildi. Onlardan da görüşleri talep edildi. Daha sonra son haliyle bu rapor genel kurulda görüşülmek üzere gündeme alınarak Kent Konseyi’nde görüşüldü. Taraflar görüşlerini ifade ederek tartıştı. Görüşmeler sonucunda rapor genel kurulda oylanarak kabul edildi. Sonra da bu karar belediye meclisine Kent Konseyi’nin, yani kentin kararı olarak sunuldu. Uzatmayalım. Netice olarak kentin “yat limanının yerinin yanlış olduğu” kararına uygun davranan Çanakkale Belediyesi o alanda yat limanının yapılmasına izin vermedi.
Böyle yapılmış birçok çalışma vardır Çanakkale Kent Konseyi’nde: AKFA raporu, HİLTON raporu, Marina raporu, Plajlar ve Sahillerle ilgili rapor, Seramik Müzesi raporu, Çocuk Oyun Alanları raporu, Çanakkale’nin Coğrafi Gelişim raporu, Fevzipaşa Mahallesi raporu, Kazdağları (Termik Santraller ve Maden Arama-İşletme) raporu, Seçmen Beyannamesi, Çevre Çalıştay raporu, Çocuk Kalbi Engel Tanımaz raporu, İskele Meydanı raporu…
Bütün bu çalışmalar, konuyla ilgili resmi-yarı resmi-sivil kuruluşlar ile üniversiteden katılımlarla gerçekleşir. Tek yanlı bir çalışmaya asla izin yoktur. Bilimsel değerlendirme vazgeçilmezidir Kent Konseyi’nin. Bunun dışında yapılan birçok aktivite Kent Konseyi’nin bu türden karar süreçlerine katılımın ve ilginin artırılmasına da hizmet edecek bir anlayışla yapılır.”
Aynalı Pazar; “Ne tür aktiviteler-projeler var Kent Konseyi’nde?”
Saim Yavuz; “Başlangıç olarak şunu söylemem lâzım: Kent Konseyi proje yapmaz! Bu cümleyi daha sonra anlatabilirim. Sadece şunu söyleyerek kapatayım şimdilik: Kent Konseyi STK’ların yapacakları projelere destek sağlar. Kent Konseyi özellikle kurumların (valiliğe bağlı kurumlar ile belediye) görev ve sorumluluklarını, kentin ve kentlinin hak ve hukukun korunması çerçevesinde yerine getirmesinde kullanılan bir araçtır. Kent Konseyleri Yönetmeliği’nin amaç maddesinde de bu şöyle ifade edilmiştir: “Kent yaşamında, kent vizyonunun ve hemşerilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım, yönetişim ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçirmeye çalışır.”
Boreas Kırkyama Çalışma Grubu’nun bu yıl 6.sının yapılacağı “İlyada Kırkyama Çanakkale Buluşması”, Esenler Mahalle Meclisi’nin “3. Esenler Bahar Şenliği”, Atikhisar Çalışma Grubunun “7. Atikhisar Kır Şenliği” aktiviteleri, başta belediye olmak üzere STK’lar ve diğer kurumların katılım ve katkılarıyla yapılıyor.”
Aynalı Pazar; “Saydığınız bu işlerin bütçesi nerden geliyor? Avrupa fonlarından destek alıyor musunuz?”
Saim Yavuz; “Çanakkale Kent Konseyine para sadece Çanakkale Belediyesi’nden geliyor. Başka yerden ne fon, ne destek ne bir kuruş para gelir. Ne de alırız. Her yıl faaliyetlerle ilgili hazırlanan bütçe talebimiz belediye meclisinin onayıyla belirlenerek kullanılır. Para belediyede durur. Gerekli olan para belge karşılığında belediye tarafından çıkartılır ve ilgili kuruma ödenir. Yani, Kent Konseyi’nin çekmecesinde para yoktur. Kimse (meclisler ve çalışma grupları ile yürütme kurulu) keyfine göre para kullanamaz. Yeri gelmişken şunu da söylemem gerekiyor: Kent Konseyi Başkanı ve Yürütme Kurulu üyeleri ile 11 meclisin yürütme kurulları ile 50’ye yakın çalışma grubunda yer alan seçilmiş ve gönüllüler bir kuruş para almadan, para verilmeden emek ve zamanlarını harcamaktadırlar. Ne için? Kent için, kendi için…
Ne yazık ve maalesef ki, selâmın bile menfaate dayandığı günlerimizde “menfaat olmadan ne işleri var orda” lâflarını duyuyoruz ve artık gülerek geçiştiriyoruz. Çünkü menfaatsiz selam vermeyenler bunu anlamıyorlar, anlayamıyorlar. Anlamayacaklar da. Herhangi bir menfaat yani sadece maaş veya başka bir ödenti ile bir nüfuz, siyaset, iş peşinde de koşmadığımız için Kent Konseyi bugünlere gelebildi. Beklentileri olanlar kısa bir sürede Kent Konseyi’ni terk ettiler. “Oo, burda huzur hakkı, maaş yoksa ne işimiz var” dediler.”
Aynalı Pazar; “Kent Konseyi’nde neler oluyor? Mahkemeler, soruşturmalar, istifalar filan… Basında Kent Konseysiz bir gün geçmiyor. Özellikle sizinle ilgili birçok eleştiri ve ithamlar var…”
Saim Yavuz; “Ohoo neler olmuyor ki! Sadece burada değil, ne yazık ki ülkemizin her tarafında “yalan” gerçekle yer değiştirdi. Buraya girersek çıkamayız. Bunlarla baş edebilmek için bir “trol” ordusu beslemek gerekiyor. Kendi hallerine bıraktım ben; söylesinler, yazsınlar. Memnun kalsınlar kendilerinden ne diyeyim. Hayat hem kısa hem uzun. Benim için söylenenlerin hiç biri umurumda değil. Ben ne yaptığımı, nasıl yaşadığımı biliyorum. Cevabını veremediğim hiç bir şeyi yapmadım, hiç kimse de bana yaptıramadı bugüne kadar. Sorumluluktan kaçmam. Hesap vermekten de kaçmam. “Hacıyatmazlar” ne söylerse söylesin umurumda değil, ama içinde olduğum emek verdiğim zaman harcadığım bu yapıya ve bu yapının içinde yer alan gönüllülere söylenen en ufacık bir yalana, yanlış yorum ve ithamlara gereken cevapları hiç sakınmadan hakkıyla veririm.
Genellikle de böylelerine “acırım”. Çünkü onlar, bulundukları ortamların “kurbanlarıdır”. Çaresiz bırakılmışlardır. Mecbur kalmışlardır. İnsanın bu hali üzer beni. “e, insanın aklı yok mu kardeşim” diyebilirsiniz! Bilmem ki… Hakaret ve yalan içermeyen, zemininde ve samimi olan eleştirileri ağır da olsa dinlerim, değerlendiririm. Ondan ötesi lâf-ı güzaf…
Kent Konseyi’nde neler oluyor? Ne olduğuyla ilgili başta da söylediğim gibi çok şeyler oluyor ve bu çok şeyler iki-üç cümleyle anlatılacak gibi değil. Mahkemeler, istifalar, soruşturmalara gelince; onları da seçim süreci bittikten 22 Nisan’dan sonra birlikte anlatacağım.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

