muharrem x600

“Kendi Düşüncesi.. Bizi Bağlamaz”

Gündem (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 26.02.2018 - 17:05, Güncelleme: 26.02.2018 - 17:05 3110+ kez okundu.
 

“Kendi Düşüncesi.. Bizi Bağlamaz”

1924 yılında Çanakkale ve Bursa’da camilerin genelev olarak kullanıldığını açıklayan Yrd.Doç.Dr. Abdullah Akın’ın haberlerinin basında yer almasından sonra ÇOMÜ İlahiyat Fakültesi Dekanlığından kamuoyuna açıklama yapıldı. Abdullah Akın’ın kullandığı ifadelerin kendisini bağladığı belirtilen açıklamada kurum olarak kendilerinin bir ilgileri olmadığı, yargılama haklarının bulunmadığı belirtildi.
ÇOMÜ İlahiyat Fakültesi Dekanlığı, bünyelerinde öğretim üyeliği yapan Yrd.Doç.Dr. Abdullah Akın’ın Türkiye’de infial yaratan ifadeleri nedeniyle kamuoyu açıklaması yayınladı. Açıklamada Yrd.Doç.Dr. Abdullah Akın’ın kullandığı ifadelerin sadece kendisini bağladığı kurum olarak ise kendilerinin bir ilgilerinin olmadığı belirtildi. Abdullah Akın ve söyledikleri hakkında ise savcılık yapacak konumda olmadıkları belirtildi. Dekanlıktan yapılan yazılı açıklamada şu ifadeler yer aldı;   KAMUOYUNA ÖNEMLİ DUYURU!   Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlâhiyât Fakültesi olarak ilke, prensip ve düsturlarımızı buradan tekrar hatırlatmakta yarar görüyoruz:   Gerek klasik tarih, gerekse yakın tarih ile ilgili kişisel görüşlerini ortaya koyan öğretim elemanlarının görüşleri, fikirleri, yorumları ve yaklaşımları tamamen ve hususi olarak kendilerini bağlar ve ne kurum olarak, ne de akademik çerçeve olarak akademisyenlerimizin görüşlerinin ifadesi olarak değerlendirilemez; ne kurum, ne de öğretim elemanları olarak kimsenin iddialarının “savcılığı”nı üstlenecek durum ve konumda değiliz;     Akademisyenlik her şeyden ve her durumdan önce “ön kabul”lerden soyutlanmayı ve ortaya atılan iddiaların delillendirilmesini ön şart kabul eder. Bu da iddia sahibini / sahiplerini bağlar ve iddialar delillendirilinceye dek, ortaya atılanlar ancak şahsî, sübjektif, indî ve tek taraflı görüş, fikir, yorum ve yaklaşım olarak kabul edilirler;     Akademik iklim; düşünce üretimi, fikir yürütme, perspektif ortaya koyma gibi hususlarda kontrol, teftiş, hegemonya ve “yapılması-yapılmaması gerekenler” şeklindeki despotik tutum ve refleksleri yadsır ve reddeder. Bu bağlamda kimlerin neler konuşacağı, nasıl ve ne tarz görüşler ortaya atacağı gibi hususlar bu iklimin dinamitlenmesi olarak kabul edilmesi gerektiğinden, kişilerin değişik ortamlarda dile getirdiği iddialar, görüşler, yorumlar, hatta “safsatalar” bile korunması gereken bu iklimin bir gereği olarak görülmelidir. Bununla birlikte kişi/ler, ortaya attıkları iddialar ile ilgili olarak şahıslar ve/ya hukuk açısından sorumlulukları kendilerini bağlar ve kurumsal olarak herhangi bir sorumluk ve savunma yükümlülüğünü baştan ve ilkesel olarak reddederiz.    Kamuoyuna Saygıyla Arz Ederiz
1924 yılında Çanakkale ve Bursa’da camilerin genelev olarak kullanıldığını açıklayan Yrd.Doç.Dr. Abdullah Akın’ın haberlerinin basında yer almasından sonra ÇOMÜ İlahiyat Fakültesi Dekanlığından kamuoyuna açıklama yapıldı. Abdullah Akın’ın kullandığı ifadelerin kendisini bağladığı belirtilen açıklamada kurum olarak kendilerinin bir ilgileri olmadığı, yargılama haklarının bulunmadığı belirtildi.

ÇOMÜ İlahiyat Fakültesi Dekanlığı, bünyelerinde öğretim üyeliği yapan Yrd.Doç.Dr. Abdullah Akın’ın Türkiye’de infial yaratan ifadeleri nedeniyle kamuoyu açıklaması yayınladı. Açıklamada Yrd.Doç.Dr. Abdullah Akın’ın kullandığı ifadelerin sadece kendisini bağladığı kurum olarak ise kendilerinin bir ilgilerinin olmadığı belirtildi. Abdullah Akın ve söyledikleri hakkında ise savcılık yapacak konumda olmadıkları belirtildi. Dekanlıktan yapılan yazılı açıklamada şu ifadeler yer aldı;

 

KAMUOYUNA ÖNEMLİ DUYURU!

 

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlâhiyât Fakültesi olarak ilke, prensip ve düsturlarımızı buradan tekrar hatırlatmakta yarar görüyoruz:

 

Gerek klasik tarih, gerekse yakın tarih ile ilgili kişisel görüşlerini ortaya koyan öğretim elemanlarının görüşleri, fikirleri, yorumları ve yaklaşımları tamamen ve hususi olarak kendilerini bağlar ve ne kurum olarak, ne de akademik çerçeve olarak akademisyenlerimizin görüşlerinin ifadesi olarak değerlendirilemez; ne kurum, ne de öğretim elemanları olarak kimsenin iddialarının “savcılığı”nı üstlenecek durum ve konumda değiliz;

   

Akademisyenlik her şeyden ve her durumdan önce “ön kabul”lerden soyutlanmayı ve ortaya atılan iddiaların delillendirilmesini ön şart kabul eder. Bu da iddia sahibini / sahiplerini bağlar ve iddialar delillendirilinceye dek, ortaya atılanlar ancak şahsî, sübjektif, indî ve tek taraflı görüş, fikir, yorum ve yaklaşım olarak kabul edilirler;

   

Akademik iklim; düşünce üretimi, fikir yürütme, perspektif ortaya koyma gibi hususlarda kontrol, teftiş, hegemonya ve “yapılması-yapılmaması gerekenler” şeklindeki despotik tutum ve refleksleri yadsır ve reddeder. Bu bağlamda kimlerin neler konuşacağı, nasıl ve ne tarz görüşler ortaya atacağı gibi hususlar bu iklimin dinamitlenmesi olarak kabul edilmesi gerektiğinden, kişilerin değişik ortamlarda dile getirdiği iddialar, görüşler, yorumlar, hatta “safsatalar” bile korunması gereken bu iklimin bir gereği olarak görülmelidir. Bununla birlikte kişi/ler, ortaya attıkları iddialar ile ilgili olarak şahıslar ve/ya hukuk açısından sorumlulukları kendilerini bağlar ve kurumsal olarak herhangi bir sorumluk ve savunma yükümlülüğünü baştan ve ilkesel olarak reddederiz. 

 

Kamuoyuna Saygıyla Arz Ederiz

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.