muharrem x600

Et Fiyatlarını Lobi Yükseltiyor…

Aynalı Pazar (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 30.08.2015 - 08:41, Güncelleme: 30.08.2015 - 08:41 3976+ kez okundu.
 

Et Fiyatlarını Lobi Yükseltiyor…

Et ithalatını isteyen lobiye karşı hayvancılıkla uğraşan köylünün savunuculuğunu yapıyor…
Tarım KOOP Genel Başkanı Mehmet Özkurnaz, 13 milyon büyük baş, 32 milyon küçükbaş hayvanın bulunduğu Türkiye’nin et ithalatına ihtiyacı olmadığını söyledi. Et lobisinin her kurban bayramı öncesi yapay kriz çıkarttığına dikkat çeken Özkurnaz, et ithalatına karşı çıktı…   ET FİYATLARINI LOBİ BİLEREK ARTTIRIYOR   Son yıllarda Kurban Bayramları öncesinde Türkiye’de Büyük-Küçükbaş hayvancılıkta bir kaos yaşanacağına, vatandaşların Kurban Bayramlarında hayvan bulamayacağı, bulsalar da pahalıya satın alacakları yönünde spekülatif haberlerin yapıldığına değinen TARIM-KOOP Genel Başkanı Mehmet Özkurnaz çıkartılan haberlerin arkasında büyük hayvan çiftlikleri sahiplerinin olduğunu söyledi.  Türkiye’de büyük ve küçük baş hayvancılığın artan teknoloji ve hükümet politikaları ile birlikte büyük bir dönüşüm geçirdiğini açıklayan TARIM-KOOP Genel Başkanı Mehmet Özkurnaz, et üretimi, süt ve besi hayvancılığından çiftçilere yapılan teşvik ve desteklemeleri anlattı. Özellikle her yıl Kurban Bayramı öncesinde çıkartılan spekülatif haberler konusunda halkın büyük çiftlikler tarafından kandırıldığına dikkat çeken Mehmet Özkurnaz; “Et fiyatlarının yükselmesinin temelinde; yurt dışında değil ama Türkiye içerisinde çok büyük çiftliklerden kaynaklanıyor. Bu çiftlikler maalesef çok büyük miktarlarda besi hayvancılığı yaparak bir kartel oluşturmuş durumdalar. Özellikle kış aylarında bu çiftlik sahipleri piyasadan çok büyük miktarlarda hayvanları satın alıyorlar. Örneğin 300 liralık hayvana 500 lira fiyat ödeyerek bunları satın alıyorlar. 200-300 bin büyük baş hayvanı 3-4 çiftlik sahibi elinde tuttuğu zaman Türkiye’de ister istemez bir kaos meydana geliyor. Ellerinde tuttukları besi hayvanlarını piyasaya sürmeyerek tam bir tekelleşme anlayışıyla hareket ederek et’in kilogram fiyatlarının artmasını sağlıyorlar. Tüm bu olaylar sonucunda sanki et üretiminde büyük sıkıntılar varmış gibi piyasa da haberler yapılıyor. Biz bunlara ET Lobisi diyoruz ve bunlara karşı mücadele etmek için hazırladığımız proje ve önerilerle hükümetimiz nezdinde bakanlığımız aracılığıyla mücadele ediyoruz.   13 MİLYON BÜYÜK BAŞ’IN YETİŞTİĞİ ÜLKE’DE ET KRİZİ OLMAZ   Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ET Lobileri’nin yarattığı kaos ortamı için hayvan ithalatının önünü açarken; sorunu kalıcı olarak çözmek içinde gerek TARIM-KOOP gerekse diğer STK’lar ile birlikte ortak çalışmalar gerçekleştirildiğine dikkat çeken Mehmet Özkurnaz şunları söyledi; “Et Lobileri’nin yarattığı bu yapay kaos ortamından çıkmak amacıyla Bakanlık zorunlu olarak, yani piyasa da bir sıkıntı varsa e yaparsınız? Dışarıdan ithal edilmesine izin veriyor. Burada izlenen yolu doğru buluyoruz ve sorunun kalıcı olarak ortadan kaldırılması içinde TARIM-KOOP olarak Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı aracılığıyla hükümetimizle ortak çalışmalar yürütüyoruz. Et Lobilerinin önüne yurt dışında nasıl geçildiğinin araştırmalarını yaptığımızda AB ülkelerinde kişi başı hayvan yetiştirilmesinde bir kota olduğunu gördük. AB Ülkelerinde, Fransa’da örneğin bir kişi 50‘den fazla büyük baş hayvancılık yetiştiremiyor, buna izin verilmiyor ki kartel dediğimiz, bu Et Lobileri oluşmasın. Ülkemizde böyle bir sıkıntı yok; ekonomik gücünüz ve imkanınız varsa dilediğini kadar hayvan bakabiliyorsunuz. Hal böyle olunca da piyasayı kontrol altında tutmak adına ET Lobisi dediğimiz çiftlik sahipleri dilediklerinde et fiyatını yükseltiyorlar, dilediklerinde düşürüyorlar. Biz bunlarla mücadele etmek için çalışmalarımızı sunduk; Et Lobilerinin yarattığı kaos ortamını engelleyici yapısal çalışmalar hazırlandı” dedi. KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIKTA DÜNYADA SAYILI ÜLKELERDEN BİRİYİZ   Mehmet Özkurnaz büyük ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde büyük bir gelişmeler yaşandığına dikkat çekerek şunları söyledi; “Türkiye, tarım ve hayvan yetiştiriciliği alanında son 12-13 yılda yaptığı reformlar ile büyük bir dönüşüm geçirdi. Bugün Türkiye’de büyük baş olarak anaç hayvan sayısı 13 milyon civarındadır, her yıl 1 yavru alındığında 26 milyon büyük baş hayvan sayısına ulaşıyoruz. Hayvan üretiminde dişi ve erkek materyallerin oranı hemen hemen yüzde 50’ye yüzde elli şeklindedir. Yani doğan hayvanların yarısı hemen hemen erkek yarısı dişi şeklinde kabul edilebilir. Bunun yanı sıra küçükbaş hayvancılık üretiminde dünyada sayılı ülkelerden biriyiz. Ülkemizde küçükbaş hayvanın olmaması mümkün müdür? Burada Et Lobisi dediğim çiftlikler bu üretim ve tüketimde dalgalanmalar yaratarak büyük karlar elde ediyorlar. Bugün Türkiye’nin yıllık Büyükbaş hayvan üretimi 13 milyon, 30 milyon civarında keçi ve 12-16 milyon arasında da koyun üretimi gerçekleşiyor. Et Lobilerinin bilinçli olarak piyasaya yaydığı ‘Türkiye’de et sıkıntısı var, küçükbaş hayvan kalmadı’ gibi haberler vatandaşı tedirgin ediyor haliyle” dedi.   Bir Ülkede ‘Et Kalmadı’ gibi haberlerin ulusal basında yer almasını ne bir hükümet ne de bir Tarım Bakanı’nın bu sorumluluğu kaldıramayacağına dikkat çeken Mehmet Özkurnaz; “Doğal olarak da hükümet bu Et Lobileri ile mücadele etmek amacıyla yurt dışından hayvan ithalatının önünü açarak piyasayı dengede tutmaya çalışır. Açıkçası şunu da ifade etmek istiyorum; bugüne kadar bu tür haberler nedeniyle herhangi bir vatandaşın et sıkıntısı çektiğini de sanmıyorum. Ama fiyatlar yükseldiği zaman et oluyor da, fiyatlar düştüğü zaman neden et olmuyor? Buna bu açıdan bakmak gerekiyor. Kırsaldaki yetiştiricilerin ortalama maksimumum 50-60 arası küçükbaş hayvanı olur, onların doğurması ile birlikte belli bir yaşa geldiklerinde zaten ellerinden çıkartıyorlar” dedi.   FİYATLAR ARTINCA ET OLUYORDA, DÜŞÜNCE NEDEN ET OLMUYOR?   “Kırsaldaki üreticilerimizin et fiyatları konusunda yaratılan kaos ortamına alet olması ne mümkündür ne de bir katkısı olmaz. Büyük işletmeler adına bunları söylüyorum; 40-50 bin baş hayvanın tek bir çiftlikte bulunması ile bir ağıldaki 10-20 dananın, ineğin piyasaya etkileri farklıdır. Zaten bir inekten maksimum 3 defa buzaği alınabilir. Bir inekten 10 tane buzağı filan alınamaz. Çanakkale’de Poli-kültür tarımı yapılan Çanakkale’mizde her üründen azar azar ekerler. Doğadan kaynaklanan bir etkiden dolayı zarar görürlerse diğer bir üründen 3-5 kurul para kazanırım mantığı ile hareket ederler. Hayvancılıkta da bu yöntemi uyguluyorlar; çiftçimiz ekonomik olarak çok sıkışırsa ağılındaki birkaç hayvanı satarak nakit paraya çevirme yolunu tercih ediyorlar. 3-5 hayvan bir çiftçiyi ihya etmez yâda 10 tane büyük baş hayvan bir aileyi zengin etmiyor. Ama birkaç hayvandan elde ettiği süt geliri ile mutfak masrafını çıkartması, çoluğuna çocuğuna birkaç kuruş harçlık verme noktasında çalışıyorlar.   28 İL’DE 600 BİN ÜYE’YE ULAŞTIK     Türkiye Tarım Kooperatifleri Genel Başkanı Mehmet Özkurnaz, Kooperatifin Çanakkale'de 48 bin ortağı bulunduğunu, Türkiye genelinde ise 28 ilde 600 bin dolayında üyelerinin olduğunu anlattı. Özkurnaz, "Biz sadece süt hayvancılığı ile değil zeytinyağı fabrikalarıyla, soğuk hava depolarıyla ve orman kesimleriyle yoğun bir şekilde faaliyette bulunuyoruz. Kooperatiflerimiz o konuda oldukça aktif" diye konuştu. TARIM-KOOP olarak hayvancılığa yönelik proje kapsamında, 2 bin 500 "Simental" ırkı büyükbaş hayvanı Avusturya, Fransa ve Letonya bölgesinden getirmeyi planladıklarını belirtti.   TARIMSAL ÜRÜNLER DAHA FAZLA DEĞER KAZANACAK   Her kooperatif üyesine 10'ar baş hayvan dağıtımını planladıklarını anlatan Özkurnaz; "Proje kapsamında üreticilerimizle sözleşmelerimizi hazırladık. Simental"in hem et hem de süt ırkına mensup bir hayvan olduğunu ifade ederek; "Bu proje süt artışını sağlayacak ve çiftçimiz buradan geçimini temin etmiş olacak diye değerlendiriyoruz. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bu sıkıntılı sürecin aşılması halinde tarımsal ürünlerin daha değer kazanacağına inanıyoruz. Bu süreci süreklilik halinde değil geçici olarak değerlendiriyoruz. Bu çalışmalarımızın yanı sıra bölgemizde bazı firmalarımızın sütleri, süt ürünlerini bırakması dolayısıyla 50 ton gibi bir süt elimizde kaldı. Onu da bir haftalık bir çalışmayla başka firmalara dağıttık. İlimizde özellikle Biga, Çan, Yenice ve Bayramiç ilçelerimizde birlik olarak süt toplama merkezleri yapmaya başladık. Bu çalışmalarımız devam ediyor. Oralarda süt toplama merkezleri oluşturup, hem nakliye açısından hem de kış aylarında yoğun kar yağışı alan dağlık bölgelerimizdeki kooperatiflerimizin de üreticilerimizin de ürünlerini daha merkezi yerlere ara nakliye yaptırarak sütleri toplamak arzusundayız" dedi.   6500 METREKARELİK SÜT TOPLAMA MERKEZLERİ İNŞA EDİLDİ   TARIM-KOOP Genel Başkanı Mehmet Özkurnaz; Çanakkale süt üretiminde AB Standartları üzerinde üretim gerçekleştirdiğini, çiftçilerin üretimlerinde değer kaybı yaşamaması içinde başta Bayramiç, Biga ve Çan ilçelerinde süt toplama merkezleri inşa edildiğini açıkladı. Mehmet Özkurnaz; “Çanakkale süt üreticisine, özellikle Hükümet ve AB Desteklerinden maksimum derecede faydalanabilmeleri için yaptığımız çalışmalar sonucunda süt üretimi açısından AB standartlarının üzerinde üretim yapıyor. Süt üreticilerimiz ürettiği kaliteli süt ürünlerinin fabrikalara taşınması aşamasında ürünlerinin değer kaybı yaşamaması için; hükümet ve AB kaynaklı teşviklerle Bayramiç, Biga ve Çan ilçelerimizde yüksek kapasiteli süt toplama merkezleri inşa edildi. 6500 metrekare büyüklüğündeki süt toplama merkezlerine gelen sütler buradan fabrikalara sevk ediliyor. Böylece üretilen sütün kalitesinden bir şey kaybedilmiyor. Sütün kalitesi korundukça çiftçilerimizin kazandıkları teşviklerde artıyor” dedi.  
Et ithalatını isteyen lobiye karşı hayvancılıkla uğraşan köylünün savunuculuğunu yapıyor…

Tarım KOOP Genel Başkanı Mehmet Özkurnaz, 13 milyon büyük baş, 32 milyon küçükbaş hayvanın bulunduğu Türkiye’nin et ithalatına ihtiyacı olmadığını söyledi. Et lobisinin her kurban bayramı öncesi yapay kriz çıkarttığına dikkat çeken Özkurnaz, et ithalatına karşı çıktı…

 

ET FİYATLARINI LOBİ BİLEREK ARTTIRIYOR

 

Son yıllarda Kurban Bayramları öncesinde Türkiye’de Büyük-Küçükbaş hayvancılıkta bir kaos yaşanacağına, vatandaşların Kurban Bayramlarında hayvan bulamayacağı, bulsalar da pahalıya satın alacakları yönünde spekülatif haberlerin yapıldığına değinen TARIM-KOOP Genel Başkanı Mehmet Özkurnaz çıkartılan haberlerin arkasında büyük hayvan çiftlikleri sahiplerinin olduğunu söyledi.  Türkiye’de büyük ve küçük baş hayvancılığın artan teknoloji ve hükümet politikaları ile birlikte büyük bir dönüşüm geçirdiğini açıklayan TARIM-KOOP Genel Başkanı Mehmet Özkurnaz, et üretimi, süt ve besi hayvancılığından çiftçilere yapılan teşvik ve desteklemeleri anlattı. Özellikle her yıl Kurban Bayramı öncesinde çıkartılan spekülatif haberler konusunda halkın büyük çiftlikler tarafından kandırıldığına dikkat çeken Mehmet Özkurnaz; “Et fiyatlarının yükselmesinin temelinde; yurt dışında değil ama Türkiye içerisinde çok büyük çiftliklerden kaynaklanıyor. Bu çiftlikler maalesef çok büyük miktarlarda besi hayvancılığı yaparak bir kartel oluşturmuş durumdalar. Özellikle kış aylarında bu çiftlik sahipleri piyasadan çok büyük miktarlarda hayvanları satın alıyorlar. Örneğin 300 liralık hayvana 500 lira fiyat ödeyerek bunları satın alıyorlar. 200-300 bin büyük baş hayvanı 3-4 çiftlik sahibi elinde tuttuğu zaman Türkiye’de ister istemez bir kaos meydana geliyor. Ellerinde tuttukları besi hayvanlarını piyasaya sürmeyerek tam bir tekelleşme anlayışıyla hareket ederek et’in kilogram fiyatlarının artmasını sağlıyorlar. Tüm bu olaylar sonucunda sanki et üretiminde büyük sıkıntılar varmış gibi piyasa da haberler yapılıyor. Biz bunlara ET Lobisi diyoruz ve bunlara karşı mücadele etmek için hazırladığımız proje ve önerilerle hükümetimiz nezdinde bakanlığımız aracılığıyla mücadele ediyoruz.

 

13 MİLYON BÜYÜK BAŞ’IN YETİŞTİĞİ ÜLKE’DE ET KRİZİ OLMAZ

 

Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ET Lobileri’nin yarattığı kaos ortamı için hayvan ithalatının önünü açarken; sorunu kalıcı olarak çözmek içinde gerek TARIM-KOOP gerekse diğer STK’lar ile birlikte ortak çalışmalar gerçekleştirildiğine dikkat çeken Mehmet Özkurnaz şunları söyledi; “Et Lobileri’nin yarattığı bu yapay kaos ortamından çıkmak amacıyla Bakanlık zorunlu olarak, yani piyasa da bir sıkıntı varsa e yaparsınız? Dışarıdan ithal edilmesine izin veriyor. Burada izlenen yolu doğru buluyoruz ve sorunun kalıcı olarak ortadan kaldırılması içinde TARIM-KOOP olarak Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı aracılığıyla hükümetimizle ortak çalışmalar yürütüyoruz. Et Lobilerinin önüne yurt dışında nasıl geçildiğinin araştırmalarını yaptığımızda AB ülkelerinde kişi başı hayvan yetiştirilmesinde bir kota olduğunu gördük. AB Ülkelerinde, Fransa’da örneğin bir kişi 50‘den fazla büyük baş hayvancılık yetiştiremiyor, buna izin verilmiyor ki kartel dediğimiz, bu Et Lobileri oluşmasın. Ülkemizde böyle bir sıkıntı yok; ekonomik gücünüz ve imkanınız varsa dilediğini kadar hayvan bakabiliyorsunuz. Hal böyle olunca da piyasayı kontrol altında tutmak adına ET Lobisi dediğimiz çiftlik sahipleri dilediklerinde et fiyatını yükseltiyorlar, dilediklerinde düşürüyorlar. Biz bunlarla mücadele etmek için çalışmalarımızı sunduk; Et Lobilerinin yarattığı kaos ortamını engelleyici yapısal çalışmalar hazırlandı” dedi.

KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIKTA DÜNYADA SAYILI ÜLKELERDEN BİRİYİZ

 

Mehmet Özkurnaz büyük ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde büyük bir gelişmeler yaşandığına dikkat çekerek şunları söyledi; “Türkiye, tarım ve hayvan yetiştiriciliği alanında son 12-13 yılda yaptığı reformlar ile büyük bir dönüşüm geçirdi. Bugün Türkiye’de büyük baş olarak anaç hayvan sayısı 13 milyon civarındadır, her yıl 1 yavru alındığında 26 milyon büyük baş hayvan sayısına ulaşıyoruz. Hayvan üretiminde dişi ve erkek materyallerin oranı hemen hemen yüzde 50’ye yüzde elli şeklindedir. Yani doğan hayvanların yarısı hemen hemen erkek yarısı dişi şeklinde kabul edilebilir. Bunun yanı sıra küçükbaş hayvancılık üretiminde dünyada sayılı ülkelerden biriyiz. Ülkemizde küçükbaş hayvanın olmaması mümkün müdür? Burada Et Lobisi dediğim çiftlikler bu üretim ve tüketimde dalgalanmalar yaratarak büyük karlar elde ediyorlar. Bugün Türkiye’nin yıllık Büyükbaş hayvan üretimi 13 milyon, 30 milyon civarında keçi ve 12-16 milyon arasında da koyun üretimi gerçekleşiyor. Et Lobilerinin bilinçli olarak piyasaya yaydığı ‘Türkiye’de et sıkıntısı var, küçükbaş hayvan kalmadı’ gibi haberler vatandaşı tedirgin ediyor haliyle” dedi.

 

Bir Ülkede ‘Et Kalmadı’ gibi haberlerin ulusal basında yer almasını ne bir hükümet ne de bir Tarım Bakanı’nın bu sorumluluğu kaldıramayacağına dikkat çeken Mehmet Özkurnaz; “Doğal olarak da hükümet bu Et Lobileri ile mücadele etmek amacıyla yurt dışından hayvan ithalatının önünü açarak piyasayı dengede tutmaya çalışır. Açıkçası şunu da ifade etmek istiyorum; bugüne kadar bu tür haberler nedeniyle herhangi bir vatandaşın et sıkıntısı çektiğini de sanmıyorum. Ama fiyatlar yükseldiği zaman et oluyor da, fiyatlar düştüğü zaman neden et olmuyor? Buna bu açıdan bakmak gerekiyor. Kırsaldaki yetiştiricilerin ortalama maksimumum 50-60 arası küçükbaş hayvanı olur, onların doğurması ile birlikte belli bir yaşa geldiklerinde zaten ellerinden çıkartıyorlar” dedi.

 

FİYATLAR ARTINCA ET OLUYORDA, DÜŞÜNCE NEDEN ET OLMUYOR?

 

“Kırsaldaki üreticilerimizin et fiyatları konusunda yaratılan kaos ortamına alet olması ne mümkündür ne de bir katkısı olmaz. Büyük işletmeler adına bunları söylüyorum; 40-50 bin baş hayvanın tek bir çiftlikte bulunması ile bir ağıldaki 10-20 dananın, ineğin piyasaya etkileri farklıdır. Zaten bir inekten maksimum 3 defa buzaği alınabilir. Bir inekten 10 tane buzağı filan alınamaz. Çanakkale’de Poli-kültür tarımı yapılan Çanakkale’mizde her üründen azar azar ekerler. Doğadan kaynaklanan bir etkiden dolayı zarar görürlerse diğer bir üründen 3-5 kurul para kazanırım mantığı ile hareket ederler. Hayvancılıkta da bu yöntemi uyguluyorlar; çiftçimiz ekonomik olarak çok sıkışırsa ağılındaki birkaç hayvanı satarak nakit paraya çevirme yolunu tercih ediyorlar. 3-5 hayvan bir çiftçiyi ihya etmez yâda 10 tane büyük baş hayvan bir aileyi zengin etmiyor. Ama birkaç hayvandan elde ettiği süt geliri ile mutfak masrafını çıkartması, çoluğuna çocuğuna birkaç kuruş harçlık verme noktasında çalışıyorlar.

 

28 İL’DE 600 BİN ÜYE’YE ULAŞTIK

 

 

Türkiye Tarım Kooperatifleri Genel Başkanı Mehmet Özkurnaz, Kooperatifin Çanakkale'de 48 bin ortağı bulunduğunu, Türkiye genelinde ise 28 ilde 600 bin dolayında üyelerinin olduğunu anlattı. Özkurnaz, "Biz sadece süt hayvancılığı ile değil zeytinyağı fabrikalarıyla, soğuk hava depolarıyla ve orman kesimleriyle yoğun bir şekilde faaliyette bulunuyoruz. Kooperatiflerimiz o konuda oldukça aktif" diye konuştu. TARIM-KOOP olarak hayvancılığa yönelik proje kapsamında, 2 bin 500 "Simental" ırkı büyükbaş hayvanı Avusturya, Fransa ve Letonya bölgesinden getirmeyi planladıklarını belirtti.

 

TARIMSAL ÜRÜNLER DAHA FAZLA DEĞER KAZANACAK

 

Her kooperatif üyesine 10'ar baş hayvan dağıtımını planladıklarını anlatan Özkurnaz; "Proje kapsamında üreticilerimizle sözleşmelerimizi hazırladık. Simental"in hem et hem de süt ırkına mensup bir hayvan olduğunu ifade ederek; "Bu proje süt artışını sağlayacak ve çiftçimiz buradan geçimini temin etmiş olacak diye değerlendiriyoruz. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bu sıkıntılı sürecin aşılması halinde tarımsal ürünlerin daha değer kazanacağına inanıyoruz. Bu süreci süreklilik halinde değil geçici olarak değerlendiriyoruz. Bu çalışmalarımızın yanı sıra bölgemizde bazı firmalarımızın sütleri, süt ürünlerini bırakması dolayısıyla 50 ton gibi bir süt elimizde kaldı. Onu da bir haftalık bir çalışmayla başka firmalara dağıttık. İlimizde özellikle Biga, Çan, Yenice ve Bayramiç ilçelerimizde birlik olarak süt toplama merkezleri yapmaya başladık. Bu çalışmalarımız devam ediyor. Oralarda süt toplama merkezleri oluşturup, hem nakliye açısından hem de kış aylarında yoğun kar yağışı alan dağlık bölgelerimizdeki kooperatiflerimizin de üreticilerimizin de ürünlerini daha merkezi yerlere ara nakliye yaptırarak sütleri toplamak arzusundayız" dedi.

 

6500 METREKARELİK SÜT TOPLAMA MERKEZLERİ İNŞA EDİLDİ

 

TARIM-KOOP Genel Başkanı Mehmet Özkurnaz; Çanakkale süt üretiminde AB Standartları üzerinde üretim gerçekleştirdiğini, çiftçilerin üretimlerinde değer kaybı yaşamaması içinde başta Bayramiç, Biga ve Çan ilçelerinde süt toplama merkezleri inşa edildiğini açıkladı. Mehmet Özkurnaz; “Çanakkale süt üreticisine, özellikle Hükümet ve AB Desteklerinden maksimum derecede faydalanabilmeleri için yaptığımız çalışmalar sonucunda süt üretimi açısından AB standartlarının üzerinde üretim yapıyor. Süt üreticilerimiz ürettiği kaliteli süt ürünlerinin fabrikalara taşınması aşamasında ürünlerinin değer kaybı yaşamaması için; hükümet ve AB kaynaklı teşviklerle Bayramiç, Biga ve Çan ilçelerimizde yüksek kapasiteli süt toplama merkezleri inşa edildi. 6500 metrekare büyüklüğündeki süt toplama merkezlerine gelen sütler buradan fabrikalara sevk ediliyor. Böylece üretilen sütün kalitesinden bir şey kaybedilmiyor. Sütün kalitesi korundukça çiftçilerimizin kazandıkları teşviklerde artıyor” dedi.

 


Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.