“Demokrasinin ve Milli İradenin Mabedi Gazi Meclistir!”
“Demokrasinin ve Milli İradenin Mabedi Gazi Meclistir!”
CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, askeri darbe girişimi sonrasında TBMM’de yaptığı incelemeler sonrasında basın açıklamasında bulundu.
Milletvekili Muharrem Erkek, askeri darbe girişimi esnasında darbeciler tarafından bombalanan Türkiye Büyük Millet Meclisi binasında incelemelerde bulundu. Milletvekili Muharrem Erkek incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada; “15 Temmuz günü, cuntanın darbe girişimi tarihe kara bir leke olarak geçmiştir. Milli irade ve demokrasi karşısında hiçbir hareket, girişim, kalkışma kabul edilemez. Bu durum “amasız, gerekçesiz” reddedilmelidir. Bu tür girişimler kabul edilemez. İktidarda kim olursa olsun, demokrasinin ilkeleri şöyle ya da böyle işletilen bir sistemde askerin yeri kışladır, yurt güvenliğidir. Unutulmasın ki tüm eksikliklerine rağmen en kötü demokrasi, her türlü vesayetten ve darbeden daha iyidir. Demokratik kurumlara, demokrasiye ve hukuk devletine sahip çıkmak, bunun karşısında olan girişimlere “direnmek” her vatandaşımızın görevidir.”
“HER TÜRLÜ DARBE VE VESAYETE KARŞI DURACAĞIZ”
“Parlamenter demokrasi birikimimizin yarattığı demokrasi kültürü, bu darbe girişimini başarısız kılmıştır. Her türlü darbe ve kalkışmaya karşı halkın demokratik direnme hakkı kutsaldır. Parlamenter demokrasinin yarattığı tarihsel birikimin gücüyle halkımız, darbeye karşı direnme hakkının önemli bir örneğini vermiştir. Bu bağlamda, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da asker sivil ayrımı yapmaksızın her türlü darbe girişimine ve vesayete karşı duracağız.”
“Darbe girişiminin olduğu ilk andan itibaren, başta Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere, tüm partililerimiz darbeye karşı çıkmıştır. Bunu sosyal medya hesaplarımızdan paylaşarak, darbe girişimine suskun kalmadığımızı her an gösterdik. 17 Temmuz günü Genel Merkezimizde Parti Meclisi Üyelerimiz ve TBMM Grubundan Milletvekillerimiz ile Genel Başkanımız başkanlığında yaptığımız toplantı da bu anlamda büyük önem taşımaktadır.”
“Türkiye tarihinde darbelerden en çok zarar görmüş; Genel Başkanları tutuklanmış, yöneticileri ve üyeleri işkence görmüş, öldürülmüş, kapısına kilit vurulmuş siyasi Parti CHP’dir. Bu kara tarihin tecrübesinde kışlada ülke güvenliği çerçevesinde görevini yapması gereken asker ile demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde görev yapması gereken iktidarların bu acı süreçten ders alması gerekmektedir. Aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri ve demokrasinin kurumlarının itibarı zedelenmemelidir. Balyoz ve Ergenekon gibi davalarda, ülkemizin önemli ve nitelikli subayları tasfiye edilirken, tüm itirazlarımıza rağmen, bugün darbe girişiminde bulunan komutanlar görev ve yetki sahibi yapılmış ve bugünlere gelinmiştir.”
DARBECİLER VE İŞBİRLİKÇİLERİ YARGILANSIN AMA CADI AVI YAPILMASIN
“Bu anlamda, 17 Temmuz’da gerçekleştirdiğimiz toplantımızın sonucunda yayınlanan bildirimizde belirttiğimiz önemli noktaları sizlerle paylaşmak isterim: Darbenin başarısız kılınmasında, tüm baskılara rağmen özgür ve bağımsız kalma iradesini kaybetmeyen medyanın rolü de ayrıca takdir edilmelidir. Önümüzdeki görev, darbecilerin hesap vermesi, toplumsal normalleşmenin sağlanması ve demokrasinin güçlendirilmesidir.”
“Türkiye’nin saygınlığı açısından hesaplaşma süreci sadece ve sadece hukuk sınırları içinde yürütülmelidir. Darbeciler, tüm işbirlikçileri ile birlikte hukuk düzeni içinde yargı önünde hesap vermelidir. Hesap sorma sürecini ve soruşturmaları, Anayasa ve hukuk sınırları dışına taşıyıp bir cadı avına dönüştürmek, Anayasayı ihlal eden darbecilerle aynı konuma düşmek olur.”
“Soruşturmalarda özellikle sorumlu olanla olmayanı ayırmak, sorumlulardan hukuk sınırları içinde hesap sormak, bundan sonraki normalleşme ve demokratikleşme sürecinin selameti açısından büyük önem taşımaktadır. Soruşturmalar, intikam ve tasfiye fırsatı gibi görülmemelidir. Öte yandan hukuk devletinin gereği olarak er ve erbaşlara dönük linç girişimleri de aynı biçimde soruşturulmalıdır.”
MECLİS İÇERİSİNDEKİ RUHA VE İRADEYE ASLA ZARAR VEREMEZSİNİZ
“Siyaset kurumu ve devlet organları, halkın kutuplaştırılmasına, kışkırtılmasına, çatışma potansiyelinin tahrik edilmesine, Türk Silahlı Kuvvetlerinin düşman gibi gösterilmesine dönük her türlü girişim ve ortamı ortadan kaldırmakla sorumludur. Ülkemizin en karanlık günlerinde, askeri vesayet ve darbe zamanlarında dahi demokrasinin, milli iradenin mabedi olan Gazi Türkiye Büyük Millet Meclisi saldırıya uğramamıştır. Maalesef 15 Temmuz gecesi, Gazi Meclis saldırıya uğramıştır. Bugün Meclis’te saldırı sonucu hasar alan yerleri incelediğimde, üzüntüm daha da ağırlaştı. Gazi Meclis’in binasına, bedenine zarar verebilirsiniz; ama içindeki ruha ve iradeye asla zarar veremezsiniz.
“Anayasa’nın 6. maddesinin 3. fıkrasında yazan hükmü, kimsenin unutmaması gerekir: “Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.” Her türlü vesayet ve otoriterleşme anlamında sivil ya da askeri kalkışmanın tarih olması ümidiyle bu süreçte canlarını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifalar dilerim” ifadelerine yer verdi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

