"Dayağa Hoş Geldiniz" Çocuklar

Aynalı Pazar (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 29.09.2014 - 11:16, Güncelleme: 29.09.2014 - 11:16 3116+ kez okundu.
 

"Dayağa Hoş Geldiniz" Çocuklar

Prof.Dr. Sedat Laçiner, seçilirken "Özgürlük, Demokrasi, Bilim, Adalet" gibi söylemlerle umut dağıtıyordu. 4 yıl sonra Sedat Laçiner'in Rektör olduğu üniversitede bir grup öğrenci üniversite içerisinde basın açıklaması yapmak istiyor, Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Fevzi Uğur polise müdahale yapması gerektiğini söylüyor..
Hatta o günlerde dağıttığı seçim bildirgelerinden birinin sonuç bölümünde; ‘Demokratik Üniversite’ sözünü verip şöyle diyordu: “Seçim demokrasinin en önemli göstergesidir ve insanların hür olduklarını adeta haykırmalarıdır. Cuma günü oyunuzu kime verirseniz verin, oy kullanarak Demokratik Üniversite idealinin inşa edilmesine katkı vermiş olacaksınız. Bugüne kadar kimseyi kırmamaya, seçim rekabetini şahsi hesaplaşma ve husumetlere alet etmemeye büyük bir özen gösterdim. Bugünden sonra da bu konuda kılı kırk yaran bir hassasiyet içinde olacağımın bilinmesini isterim. Biz kalp kırmak için görevlere talip olmuyoruz, bizim işimiz sevgi işidir, kırık kalpleri onarmaya, meslektaşlarımızı kucaklamaya gelmek istiyoruz. Eğer istemeden bir kalp kırdıysak, yapmak istediklerimizi tam olarak yapamamışız demektir”   4 yıl sonra ise gelinen nokta; Bir grup öğrenci üniversite içerisinde basın açıklaması yapmak istiyor, etrafları çevik kuvvet ekiplerince kuşatılmış, hocalar öğrencilerin konuşma hakkını savunurken öğrencilerle birlikte polisle karşı karşıya bırakılmış durumda kalıyorlar. Sonuçta 5 öğrenci çeşitli yerlerine aldıkları darbeler nedeniyle hastanelik oluyor. Özgürlükçü, Demokratik bilim yuvasına değil “Dayağa Hoş Geldiniz” öğrenciler.   Karadeniz Teknik Üniversitesinde 21 Eylül Pazar günü Öğrenci Kolektifleri üyesi Metehan Tuna Göre'nin saldırıya uğraması ve ardından komaya girmesi üzerine bir grup üniversitesi öğrencisi ÇOMÜ Anafartalar Kampüsü içerisinde toplanarak yaşanan saldırıyı kınamak ve basın açıklaması yapmak istiyor. Basın açıklamasından haberdar olan ÇOMÜ yönetimi emniyet güçleriyle irtibata geçerek kampus içerisinde düzen alarak öğrencileri bekliyorlar. Sakince olay yerine gelen öğrenciler polis çemberi içerisine alınınca duruma tepki göstererek basın açıklaması yapmak istediklerini; basın açıklamasının ardından da dağılacaklarını belirtiyorlar. Olay yerinde öğrencilere destek olmak amacıyla; aynı zamanda ÇOMÜ’de öğretim üyesi olan Eğitim-Sen Çanakkale Şube Başkanı Telat Koç ve birkaç akademisyen daha bulunarak öğrencilere zarar gelmemesi için çaba harcıyorlar.   Öğrencilerin ısrarı üzerine olay yerine Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Fevzi Uğur gelerek kampus içerisinde basın açıklaması yapmanın yasak olduğu ve öğrencilerin dışarı çıkmasını isteyince Eğitim-Sen Şube Başkanı Telat Koç ile bir süre tartışıyorlar. Prof.Dr. Fevzi Uğur Rektör Laçiner’in yasakçı zihniyetini temsilen Basın açıklaması yasaktır derken; öğrencilere destek olan Telat Koç ise “Hangi kanunla basın açıklaması yapmanın yasaklandığını” soruyor. Telat Koç’a cevap veremeyen Prof.Dr. Fevzi Uğur’un alandan ayrılır ayrılmaz devreye ÇOMÜ Güvenliği devreye giriyor. Karşılıklı itişmeye emniyet güçleri müdahale ederek grubu kampüs dışına çıkartıyorlar.   Çıkan karambol de beş öğrenci çeşitli yerlerinden yararlanıyor. Yaralı arkadaşlarının hastaneye kaldırılmasına yardım eden grup daha sonra kampusun karşısında İnönü Caddesini bir süre trafiğe kapatarak oturma eylemi yaptılar. Oturma eyleminin ardından basın açıklaması yapan grup olaysız şekilde dağılarak hastanede tedavi gören arkadaşlarının yanına gittiler.   Beş öğrencinin yaralanmasıyla Laçiner’in “Özgürlük, Demokrasi, Bilim, Adalet” gibi söylemlerine adeta yeni bir darbe iniyor. Öğrencilerin çeşitli yerlerinden yaralanırken kalplerinin incinip incinmediğini elbet bizler bilemeyiz ama rektör Sedat Laçiner’in; “Biz kalp kırmak için görevlere talip olmuyoruz, bizim işimiz sevgi işidir, kırık kalpleri onarmaya, meslektaşlarımızı kucaklamaya gelmek istiyoruz” sözlerinin de hiçbir anlamı da kalmıyor.   Yaşanan olayların ardından geriye anlamlı bir pankart kalıyor; Çanakkale için “Barışın Kenti” söylemini ağzından düşürmeyen Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ile sözde “Özgürlükçü” rektör Laçiner’in 2014-2015 eğitim öğretim yılının daha henüz başında Anafartalar kampusunda yüzlerce öğrencinin gözleri önünde, polis ve öğrencilerin karşı karşıya kalmasına nazire yaparcasına asılan pankartta aslında “Dayağa hoş geldiniz” yazılmalıydı.
Prof.Dr. Sedat Laçiner, seçilirken "Özgürlük, Demokrasi, Bilim, Adalet" gibi söylemlerle umut dağıtıyordu. 4 yıl sonra Sedat Laçiner'in Rektör olduğu üniversitede bir grup öğrenci üniversite içerisinde basın açıklaması yapmak istiyor, Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Fevzi Uğur polise müdahale yapması gerektiğini söylüyor..

Hatta o günlerde dağıttığı seçim bildirgelerinden birinin sonuç bölümünde; ‘Demokratik Üniversite’ sözünü verip şöyle diyordu: “Seçim demokrasinin en önemli göstergesidir ve insanların hür olduklarını adeta haykırmalarıdır. Cuma günü oyunuzu kime verirseniz verin, oy kullanarak Demokratik Üniversite idealinin inşa edilmesine katkı vermiş olacaksınız. Bugüne kadar kimseyi kırmamaya, seçim rekabetini şahsi hesaplaşma ve husumetlere alet etmemeye büyük bir özen gösterdim. Bugünden sonra da bu konuda kılı kırk yaran bir hassasiyet içinde olacağımın bilinmesini isterim. Biz kalp kırmak için görevlere talip olmuyoruz, bizim işimiz sevgi işidir, kırık kalpleri onarmaya, meslektaşlarımızı kucaklamaya gelmek istiyoruz. Eğer istemeden bir kalp kırdıysak, yapmak istediklerimizi tam olarak yapamamışız demektir”

 

4 yıl sonra ise gelinen nokta; Bir grup öğrenci üniversite içerisinde basın açıklaması yapmak istiyor, etrafları çevik kuvvet ekiplerince kuşatılmış, hocalar öğrencilerin konuşma hakkını savunurken öğrencilerle birlikte polisle karşı karşıya bırakılmış durumda kalıyorlar. Sonuçta 5 öğrenci çeşitli yerlerine aldıkları darbeler nedeniyle hastanelik oluyor. Özgürlükçü, Demokratik bilim yuvasına değil “Dayağa Hoş Geldiniz” öğrenciler.

 

Karadeniz Teknik Üniversitesinde 21 Eylül Pazar günü Öğrenci Kolektifleri üyesi Metehan Tuna Göre'nin saldırıya uğraması ve ardından komaya girmesi üzerine bir grup üniversitesi öğrencisi ÇOMÜ Anafartalar Kampüsü içerisinde toplanarak yaşanan saldırıyı kınamak ve basın açıklaması yapmak istiyor. Basın açıklamasından haberdar olan ÇOMÜ yönetimi emniyet güçleriyle irtibata geçerek kampus içerisinde düzen alarak öğrencileri bekliyorlar. Sakince olay yerine gelen öğrenciler polis çemberi içerisine alınınca duruma tepki göstererek basın açıklaması yapmak istediklerini; basın açıklamasının ardından da dağılacaklarını belirtiyorlar. Olay yerinde öğrencilere destek olmak amacıyla; aynı zamanda ÇOMÜ’de öğretim üyesi olan Eğitim-Sen Çanakkale Şube Başkanı Telat Koç ve birkaç akademisyen daha bulunarak öğrencilere zarar gelmemesi için çaba harcıyorlar.

 

Öğrencilerin ısrarı üzerine olay yerine Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Fevzi Uğur gelerek kampus içerisinde basın açıklaması yapmanın yasak olduğu ve öğrencilerin dışarı çıkmasını isteyince Eğitim-Sen Şube Başkanı Telat Koç ile bir süre tartışıyorlar. Prof.Dr. Fevzi Uğur Rektör Laçiner’in yasakçı zihniyetini temsilen Basın açıklaması yasaktır derken; öğrencilere destek olan Telat Koç ise “Hangi kanunla basın açıklaması yapmanın yasaklandığını” soruyor. Telat Koç’a cevap veremeyen Prof.Dr. Fevzi Uğur’un alandan ayrılır ayrılmaz devreye ÇOMÜ Güvenliği devreye giriyor. Karşılıklı itişmeye emniyet güçleri müdahale ederek grubu kampüs dışına çıkartıyorlar.

 

Çıkan karambol de beş öğrenci çeşitli yerlerinden yararlanıyor. Yaralı arkadaşlarının hastaneye kaldırılmasına yardım eden grup daha sonra kampusun karşısında İnönü Caddesini bir süre trafiğe kapatarak oturma eylemi yaptılar. Oturma eyleminin ardından basın açıklaması yapan grup olaysız şekilde dağılarak hastanede tedavi gören arkadaşlarının yanına gittiler.

 

Beş öğrencinin yaralanmasıyla Laçiner’in “Özgürlük, Demokrasi, Bilim, Adalet” gibi söylemlerine adeta yeni bir darbe iniyor. Öğrencilerin çeşitli yerlerinden yaralanırken kalplerinin incinip incinmediğini elbet bizler bilemeyiz ama rektör Sedat Laçiner’in; “Biz kalp kırmak için görevlere talip olmuyoruz, bizim işimiz sevgi işidir, kırık kalpleri onarmaya, meslektaşlarımızı kucaklamaya gelmek istiyoruz” sözlerinin de hiçbir anlamı da kalmıyor.

 

Yaşanan olayların ardından geriye anlamlı bir pankart kalıyor; Çanakkale için “Barışın Kenti” söylemini ağzından düşürmeyen Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ile sözde “Özgürlükçü” rektör Laçiner’in 2014-2015 eğitim öğretim yılının daha henüz başında Anafartalar kampusunda yüzlerce öğrencinin gözleri önünde, polis ve öğrencilerin karşı karşıya kalmasına nazire yaparcasına asılan pankartta aslında “Dayağa hoş geldiniz” yazılmalıydı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.