ÇOMÜ'lü Bilim Adamlarından "Bozcaada" Kitabı

Kültür-Sanat (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 12.08.2021 - 14:35, Güncelleme: 12.08.2021 - 14:35 1711+ kez okundu.
 

ÇOMÜ'lü Bilim Adamlarından "Bozcaada" Kitabı

ÇOMÜ Öğretim Üyelerin Turan Takaoğlu ve Mithat Atabay’ın ortak kaleme aldıkları “Tenedos / Bozcaada: Tunç Çağından Günümüze Bir Ada Tarihi” adlı kitap yayınlandı.
ÇOMÜ Öğretim Üyelerin Turan Takaoğlu ve Mithat Atabay’ın ortak kaleme aldıkları “Tenedos / Bozcaada: Tunç Çağından Günümüze Bir Ada Tarihi” adlı kitap yayınlandı. Kitabın yazarlarından Dr. Mithat Atabay’ın kitapla ilgili değerlendirmesi şöyle: "Bozcaada Çanakkale Boğazı’nı denizde bekleyen adeta bir üs gibi son iki yüzyılda yaşanan tüm olaylarda rol aldı. Gerek savunma ve gerekse toplumsal ve sosyal olaylarda adından söz ettirdi.   Fransız İhtilali ve Sanayi Devrimi dünyada her alanda hareketliliği ve değişimi o kadar fazlalaştırdığı insanoğlu bu değişim ve hareketlilik karşısında daha çok hürriyet daha iyi yaşam, daha fazla yerlere gitmek ve görmek, daha farklı insanlar ve topluluklarla tanışmak gibi duygularını ve istemlerini gerçekleştirmek çabası içerisine girdi. Bu bağlamda Türklerin egemen oldukları topraklar ve 19.yüzyılın Osmanlı toprakları batılı halklara cazip ve gizemli geliyordu. Bu amaçla yola çıkanlar İstanbul’u bir cazibe merkezi ve mutlaka görülmesi gereken yer olarak algıladıklarından Akdeniz’den Adalar Denizine ve Çanakkale Boğazına doğru güzergâhlarında Bozcaada, denizdeki belki de onlar için son durak oluyordu. O nedenle anılarında ve günlüklerinde Bozcaada hakkında notlarını düşmeden geçemiyorlardı. Adanın küçüklüğü ama o kadar da cazibesi ve güzelliği gelenleri hayran bırakırken, adadaki üzümler ve üretilen şaraplar bu cazibenin odağında yer alıyordu. Sahilde Ege’nin mavi sularına karşı yenilen bin bir çeşit taze balıklar ise bu yaşama zevkine daha bir renk katıyordu.   Tüm adalarda olduğu gibi Bozcaada’da da en korkulan ve istenmeyen şey denizde fırtınaydı. Ada rüzgârsız olmazdı ama fırtına başka bir şeydi. Fırtına kaygı, endişe, olay, kaza, heyecan demekti. O nedenle adadakiler sohbetlerini bir şekilde fırtınaya getirirler ve maceralarını anlatırlardı. Ama tabii bu maceralar sadece fırtınayla kalmaz, bir yaşam olan denizin çeşitli hikâyeleriyle şekillenir, artar, bazen de hayal ve gerçekler birbirine karışır giderdi. O zaman bunlar şairin dizelerinde şiir,  ozanın sesinde şarkı, yazarın kaleminde hikâye, görenin defterinde anı olurdu. Dışarıdan gelen ve araştıranın kaleminde ise kitap…   Herhalde elinizde tuttuğunuz şey eser sonuncusu olsa gerektir. Ama içinde hiç şüphesiz diğer unsurlardan da olabildiğince yararlanıldı ama en çok da araştırmanın ruhuna uygun olarak tarihten, arkeolojiden, belgelerden, hatıralardan ve bugün artık vazgeçemediğimiz görsel materyallerden faydalanıldı.   Bir şeyi, uzun uzun anlatmak erbabına hiç şüphesiz büyük bir haz verir. Ama o işin erbabı değilse ya da o konu ilgisini çekmiyorsa o zaman ne sıkıcı bir şeydir anlatılan. Sıkıcı olmasın diye cazip olanları, olabildiğince kısa ve öz şekilde anlatmak ister insan… Cazibe kişiden kişiye, düşünceden düşünceye, görmek istediğinden karşısına çıkana kadar çok değişiktir. Hele konu Bozcaada ise o zaman her şeyi merak ediyor insan. Adanın nasıl oluştuğundan, ağacına, yaşayan hayvanlarına, rüzgârına, suyuna, ulaşımına, yapılan savaşlara, adalılara, adanın idaresine, inançlarına, yapılarına kadar… Kısacası aklınıza gelebilecek her şeye… Bu eser de elimizden geldiğince bilinenlerin dışında daha çok bilinmeyen ve unutulanlara kapı araladık ya da aralamaya çalıştık. Umarım bu aralıktan sizin ufuklarına yeni yollar açabilmişizdir. Ve siz hangi yolu veya yolları beğendiyseniz Bozcaada’da onu takip edin. Zamanla tüm yolları kullanmayı seveceksiniz ve Bozcaadalı olacaksınız… Bu hafta yayınlanan “Tenedos / Bozcaada: Tunç Çağından Günümüze Bir Ada Tarihi” isimli kitabımız size bu konuda ışık tutacak yol gösterecektir, umarım."  
ÇOMÜ Öğretim Üyelerin Turan Takaoğlu ve Mithat Atabay’ın ortak kaleme aldıkları “Tenedos / Bozcaada: Tunç Çağından Günümüze Bir Ada Tarihi” adlı kitap yayınlandı.

ÇOMÜ Öğretim Üyelerin Turan Takaoğlu ve Mithat Atabay’ın ortak kaleme aldıkları “Tenedos / Bozcaada: Tunç Çağından Günümüze Bir Ada Tarihi” adlı kitap yayınlandı. Kitabın yazarlarından Dr. Mithat Atabay’ın kitapla ilgili değerlendirmesi şöyle: "Bozcaada Çanakkale Boğazı’nı denizde bekleyen adeta bir üs gibi son iki yüzyılda yaşanan tüm olaylarda rol aldı. Gerek savunma ve gerekse toplumsal ve sosyal olaylarda adından söz ettirdi.

 

Fransız İhtilali ve Sanayi Devrimi dünyada her alanda hareketliliği ve değişimi o kadar fazlalaştırdığı insanoğlu bu değişim ve hareketlilik karşısında daha çok hürriyet daha iyi yaşam, daha fazla yerlere gitmek ve görmek, daha farklı insanlar ve topluluklarla tanışmak gibi duygularını ve istemlerini gerçekleştirmek çabası içerisine girdi. Bu bağlamda Türklerin egemen oldukları topraklar ve 19.yüzyılın Osmanlı toprakları batılı halklara cazip ve gizemli geliyordu. Bu amaçla yola çıkanlar İstanbul’u bir cazibe merkezi ve mutlaka görülmesi gereken yer olarak algıladıklarından Akdeniz’den Adalar Denizine ve Çanakkale Boğazına doğru güzergâhlarında Bozcaada, denizdeki belki de onlar için son durak oluyordu. O nedenle anılarında ve günlüklerinde Bozcaada hakkında notlarını düşmeden geçemiyorlardı. Adanın küçüklüğü ama o kadar da cazibesi ve güzelliği gelenleri hayran bırakırken, adadaki üzümler ve üretilen şaraplar bu cazibenin odağında yer alıyordu. Sahilde Ege’nin mavi sularına karşı yenilen bin bir çeşit taze balıklar ise bu yaşama zevkine daha bir renk katıyordu.

 

Tüm adalarda olduğu gibi Bozcaada’da da en korkulan ve istenmeyen şey denizde fırtınaydı. Ada rüzgârsız olmazdı ama fırtına başka bir şeydi. Fırtına kaygı, endişe, olay, kaza, heyecan demekti. O nedenle adadakiler sohbetlerini bir şekilde fırtınaya getirirler ve maceralarını anlatırlardı. Ama tabii bu maceralar sadece fırtınayla kalmaz, bir yaşam olan denizin çeşitli hikâyeleriyle şekillenir, artar, bazen de hayal ve gerçekler birbirine karışır giderdi. O zaman bunlar şairin dizelerinde şiir,  ozanın sesinde şarkı, yazarın kaleminde hikâye, görenin defterinde anı olurdu. Dışarıdan gelen ve araştıranın kaleminde ise kitap…

 

Herhalde elinizde tuttuğunuz şey eser sonuncusu olsa gerektir. Ama içinde hiç şüphesiz diğer unsurlardan da olabildiğince yararlanıldı ama en çok da araştırmanın ruhuna uygun olarak tarihten, arkeolojiden, belgelerden, hatıralardan ve bugün artık vazgeçemediğimiz görsel materyallerden faydalanıldı.

 

Bir şeyi, uzun uzun anlatmak erbabına hiç şüphesiz büyük bir haz verir. Ama o işin erbabı değilse ya da o konu ilgisini çekmiyorsa o zaman ne sıkıcı bir şeydir anlatılan. Sıkıcı olmasın diye cazip olanları, olabildiğince kısa ve öz şekilde anlatmak ister insan… Cazibe kişiden kişiye, düşünceden düşünceye, görmek istediğinden karşısına çıkana kadar çok değişiktir. Hele konu Bozcaada ise o zaman her şeyi merak ediyor insan. Adanın nasıl oluştuğundan, ağacına, yaşayan hayvanlarına, rüzgârına, suyuna, ulaşımına, yapılan savaşlara, adalılara, adanın idaresine, inançlarına, yapılarına kadar… Kısacası aklınıza gelebilecek her şeye… Bu eser de elimizden geldiğince bilinenlerin dışında daha çok bilinmeyen ve unutulanlara kapı araladık ya da aralamaya çalıştık. Umarım bu aralıktan sizin ufuklarına yeni yollar açabilmişizdir. Ve siz hangi yolu veya yolları beğendiyseniz Bozcaada’da onu takip edin. Zamanla tüm yolları kullanmayı seveceksiniz ve Bozcaadalı olacaksınız… Bu hafta yayınlanan “Tenedos / Bozcaada: Tunç Çağından Günümüze Bir Ada Tarihi” isimli kitabımız size bu konuda ışık tutacak yol gösterecektir, umarım."

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.