Çanakkale’nin Ölüm Fermanı İmzalandı
Çanakkale’nin Ölüm Fermanı İmzalandı
Geçmiş Çanakkale Valileri; Süleyman Kamçı, Orhan Okur, Abdülkadir Atalık, Güngör Azim Tuna, Ahmet Çınar’ın imzalamadığı Altın Madenleri Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatı Vali Hamza Erkal tarafından imzalandı.
Haberin duyulması üzerine Çevreciler kıyameti koparttı, Vali Hamza Erkal’ı suçladı; “Çanakkale’yi “yeryüzü cenneti” diye niteleyen Sayın Vali Hamza Erkal tarafından yeryüzü cenneti çok ağır yara almıştır”
Siyanür ile altın ara faaliyetleri tam 20 yıldan buyana Çanakkale’nin gündeminde hep tartışma konusu oldu. Kamuoyunun ısrar ile karşı çıktığı siyanürle altın madenciliği faaliyetleri ile ilgili olarak yüzlerce dava açıldı. Merkezi hükümetin özellikle Ak Parti İktidarı sürecince sıcak baktığı faaliyetler konusunda neredeyse 20 yıldır hiçbir kamu görevlisi işletme ruhsatı olarak nitelendirilen “Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatını” vermeye cesaret edememişti.
Altın lobilerinin ısrarlı baskılarına rağmen verilmeyen ruhsat geçtiğimiz hafta imzalandı. Çanakkale Valisi Hamza Erkal tarafından Lapseki’nin Şahinli-Kocabaşlar Altın-Gümüş Madeni için verildi. Verilen ruhsat talepleri olan 10’a yakın firma içinde örnek teşkil edecek. Haberin duyulması üzerine çevreciler kıyameti koparttı, Vali Hamza Erkal’ı suçladı; “Çanakkale’yi “yeryüzü cenneti” diye niteleyen Sayın Vali Hamza Erkal tarafından yeryüzü cenneti çok ağır yara almıştır” denildi….
ÇEVRECİLERDEN ÇOK SERT AÇIKLAMA
Çanakkale Çevre Platformu adına açıklama yapan Prof.Dr. Murat Türkeş; “Kazdağı ve yöresinde altın tekellerine ilk kez Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatı verildi. Hem de Çanakkale’yi “yeryüzü cenneti” diye niteleyen Sayın Vali Hamza Erkal tarafından. Böylelikle yeryüzü cenneti çok ağır yara aldı. Bundan önceki Valiler tarafından kanuni, insani, ahlaki ve vicdani boyutları dikkate alınarak imzalanmayan ruhsat 23 Mart 2016 tarihi itibarı ile düzenlendi.”
“Lapseki’nin Şahinli Köyündeki vahşi metalik madencilik faaliyetleri yıllardır Çanakkale kamuoyunun gündeminde idi. Açılan davalar, yeniden alınan ÇED raporları ile ilgili sürdürdüğümüz hukuki süreç devam ederken, Sayın Vali Hamza Erkal’ın böyle bir kararın sorumluluğunu alması anlaşılamamıştır. Şöyleki; 18.03.2016 tarihinde tüm Çanakkale Halkı ve STK’ları adına Ziraat Mühendisleri Odası’nın verdiği dilekçede; “Danıştay kararı esas alınarak Gayrı Sıhhi Müessese Ruhsatı verilmesi doğru değildir. Verilecek yanlış bir karar, bölgede faaliyet gösteren 10 dolayında altın-gümüş şirketi için “yol olacak”, bölgemizin ormanları, tarım alanları, yeraltı ve yerüstü su kaynakları geri dönüşü olmayacak biçimde zarar görecektir. Ayrıca bu kararın Altın-Gümüş madenciliği faaliyetleriyle ilgili ilk Gayri Sıhhi Müessese izni olması nedeniyle tarihsel bir önemi bulunmaktadır.”
“SAYIN VALİ BELLİ Kİ HİÇ DİKKATE ALMAMIŞ”
“Yukarıdaki açıklamalardan görüleceği gibi, Şahinli-Kocabaşlar Altın-Gümüş Madeni için Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatı vermek hem ilk ve olumsuz bir emsal olacak, hem de ekolojik sistem ve doğal yaşam alanlarının geri dönüşümü olmayacak biçimde zarar görmesine neden olacağından bu konuda son açılmış davanın sonuçlanmasına kadar ruhsat verilmemesi hususunda; Sayın Vali Hamza Erkal’ı ayrıntılı bilgilendirmemiz ve ek olarak randevu talebimiz belli ki hiç dikkate alınmamıştır.”
“Dünyanın en kaliteli marka olmuş meyveleri ile ünlü, Lâpseki İlçesinin içme ve kullanma suyunun sağlandığı Umurbey ve Bayramdere Barajlarının su toplama havzasında, siyanürle altın işleyecek şirkete izin vermek, Çanakkale halkının kabul edebileceği bir durum değildir. Sayın Vali Hamza Erkal böyle bir karara imza atarak madenci lobilerinin tarafında olduğu algısını yaratmıştır.”
SAYIN VALİ RUHSATI VERMEKLE ÇOK ACELE ETTİ
“Sayın Vali; hukuki sürecin tamamlanmasını beklemeden, yıllardır Çanakkale’de sürdürülen çevre ve yaşam hakkı mücadelesini göz ardı ederek, bu ruhsatı vermekte çok acele ettiniz. Mitolojisi, tarihi, kültürü, coğrafyası, kendine özgü tarımsal ve doğal ekosistemleri, su kaynakları, ormanları ve Kiraz, Şeftali, Elma gibi marka ürünleri ile Çanakkale’nin Lapseki İlçesinin değerini düşürdünüz. Bu ve benzeri kararlar, bu yörede genel olarak tarımla geçinen yurttaşları ve özellikle de nitelikli üretici tarım köylüsünü, üretim sürecinden koparmak ve taşeron şirketlerde güvencesiz çalışmak zorunda bırakmak gibi olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Tüm bu gerekçelerle, bizler bu yanlış kararı da yargıya taşıyarak, en kısa zamanda ruhsat izninin iptalini sağlamaya çalışacağız. Çanakkale’de Kazdağı ve yöresinde şirketlere karşı yıllardır sürdürdüğümüz mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
