“Böyle Geniş Yetkilerle Ben Cumhurbaşkanı Olmak İstemem”

Siyaset (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 14.04.2017 - 07:25, Güncelleme: 14.04.2017 - 07:25 3696+ kez okundu.
 

“Böyle Geniş Yetkilerle Ben Cumhurbaşkanı Olmak İstemem”

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Çanakkale TV ve Ton TV ortak yayınıyla hazırlanan Referanduma Doğru isimli programa konuk olarak katıldı. Çanakkaleli yerel gazetecilerin Anayasa Değişikliği referandumu ile ilgili sorularını yanıtlayan ve düşüncelerini paylaşan Ülgür Gökhan; “Böyle geniş yetkiler ile ben Cumhurbaşkanı olmak istemem” dedi.
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Çanakkale TV ve Ton TV’nin ortak yayını ile hazırlanan Referanduma doğru isimli programda Çanakkaleli Yerel Gazeteciler Murat Kıray, Vedat sezer, Ogün İnal, Kadir Kenar ve Güngör Yıldız’ın sorularını yanıtladı. Çarpıcı açıklamalarda bulunan Ülgür Gökhan; vatandaşlara seslenerek; “Tek bir adama ülkenin yönetimi teslim edilemez. Herkes sözlerimize uyarılarımıza dikkat etsin, iyi düşünüp ona göre tercihlerini kullansınlar” dedi.     GÜÇLER AYRILIĞI VATANDAŞLARIN GÜVENCESİDİR   “Türk Usulü Başkanlık Sistemi” adı verilen ve 16 Nisan 2017 tarihinde referandum ile oylanacak olan Anayasa’da Güçler Ayrılığı olmadığının altını çizen Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, ABD’den örnek vererek; “Bakın Amerika’da Başkanlık Sistemi var ve Başkanlık sistemi güçler ayrılığı ile bu sistem denetlenir. Obama gitti, cumhuriyetçi çoğunlukla Trump geldi. Gelirken ‘Ben kralım’ diyerek Obama2nın çıkardığı sağlık sistemini değiştirmeye kalktı. Ne yaptı yasa hazırlayıp ABD Meclisine gönderdi. Meclisten geçmedi, Cumhuriyetçiler çoğunlukta olmasına rağmen. Çünkü orada Başkan’ın hazırladığı listelerle meclis üyeleri seçilmiyor. Baktı meclisten geçiremeyecek; hemen tasarıyı geri çekti. Güçler ayrılığı vatandaşların güvencesidir.   “AYNI SÖYLEMLER 2010 REFERANDUMUNDA DA SÖYLENDİ.. SONUÇ ORTADA”   ANAYASA Değişikliğinin toplumsal uzlaşı olmadan yapıldığına dikkat çeken Ülgür Gökhan; 16 Nisan referandumu için söylenenlerin 2010 yılındaki referandum öncesinde de söylendiğine dikkat çekti. Gökhan; “Doğru düzgün bir çalışma yapılmadan, toplumsal uzlaşı sağlanmadan bu anayasa değişikliği hazırlandı. Bizim itirazlarımızdan bir tanesi de budur. Bakın bu anayasa değişikliği için söylenen tüm söylemler 2010 yılında yapılan referandum öncesinde de söylenmişti. Darbe anayasasını kaldıracağız, ekonomi uçacak, şöyle olacak, böyle olacak dediler. Sonuç ortada. Tam tersi oldu FETÖ’cüler darbe girişimi yaptılar. Bunu bu şekilde, kimin hazırladığı belli olmayan bir şekilde hazırlanması yerine Hayır verelim. Oturalım hep birlikte parlamenter sistemin eksikliklerini tespit edelim. Partiler, siyasi seçimler yasasını değiştirelim, daha geniş kapsayıcı, meclisin fonksiyonunu daha artırıcı çalışmalar yapalım. Gizli gizli yapılmasın hiç bir şey. Gece 03.00’de yapacağımıza gündüz 15.00’de yapalım herkes ne yaptığımızı görsün” dedi.   NE DEMEK “17 NİSAN’DA HALK KENDİ DEVLETİNİ KURACAK” DEMEK?   Anayasa Değişikliği önerisini kimlerin nerede hazırladığı sorularını ve bu öneriyi hazırlayan Danışmanların düşüncelerini Gazetecilere soran Ülgür Gökhan, sorduğu sorulara yine kendisi yanıt verdi; “Bu anayasa değişikliği önerisini kimler hangi amaçla hazırladılar? Ben size söyleyeyim; bu değişikliği hazırlayanlar Sarayda bunu hazırladılar. Kimler hazırladı? Cumhurbaşkanı’nın danışmanları. Kim Bunlar? “hayır diyenler 7 Haziran sonrasındaki kaos ve istikrarsızlığı mumla ararsınız” diyen danışman. Toplumu tehdit ediyor. 7 Haziran sonrasında da böyle dediler, 1 Kasım da tehdit ederek oyları topladılar. “eyaletçi bir danışman var. Eyaletler olabilir, mahsuru yok diyor.  Baktık olmuyor yine değiştiririz” diyen başdanışman. Evin badanası mıdır bu? “17 Nisan’da halk kendi devletini kuracak” diyenler. Peki, şuanda yaşadığımız Türkiye Cumhuriyetini kim kurdu? Halkımız kurmadı mı? Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da şehit olan yüz binler kanları, canları pahasına kurmadılar mı? Bu açıklamayı yapan Danışmanın bir an önce görevden alınmalıdır” dedi.   “BU YETKİLER BEN BİLE CUMHURBAŞKANI OLMAK İSTEMEM”   Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; “Siz böyle bir Cumhurbaşkanı olmak istemez misiniz” sorusuna şöyle yanıt verdi; “Net olarak cevap vereyim; Hayır. Neden hayır? Çünkü; çok riskli bir durum. Tüm yetkileri üstünde toplayan kişi herkesin hedefi haline gelir. Dış düşmanlardan tutun iç düşmanlara kadar. Ve o kişiyi kandırmaya yönelik, yanlış yönlendirmeye yönelik içerdeki ve dışarıdaki tüm devlet düşmanları fırsat kollar. Bu durumun emniyet sibobu yok. Bu sibop Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Tek başına her şeye karar vereceği için bu noktada büyük zafiyet meydana gelir. Bakın bende tek başıma bir belediye başkanıyım. Ama benim meclisimin olması, encümenimin olması beni yanlışlarımdan kurtarır. Sıkıştığım zaman “Bir dakika mecliste görüşelim, meclis karar versin” diyorum. Öbür türlü ‘Sen başkansın, sen yaparsın’ diyecekler. Bu referandum geçerse ne olacak? Hiçbir şey olmayacak yetkileri artmış olacak.”   BÖYLE BİR DEĞİŞİKLİĞİ NEDEN İSTEDİLER ANLAYAMIYORUZ!   “Bazılarını bugünden bazılarını ise 2,5 yıl sonra kullanmaya başlayacak. Yani o kadar geniş yetki ki; bakanlık kuruyor, bakanlıkları kaldırıyor, vilayetleri kaldırıyor, birleştiriyor. Hepsi bunların mümkün. Eyalet sistemi kurabilir bilemeyiz. Toplumdan çok büyük tepkiler görülecektir. Evet geçtiği zaman büyük tepkiler olacaktır. Bir kere vicdanlar sızlayacaktır. Neden böyle bir şeyi istediklerini anlayamıyoruz. Cumhurbaşkanı belli bir oy oranı ile seçilir; 50+1’den arta kalan geri de bir kitle vardır. Ve bu seçilecek kişi aynı zamanda bir partinin de genel başkanı olacak. Bu partiye oy vermemiş, başkana oy vermemiş kişiler o kişiyi rakip olarak görürler. Artık bir cumhurbaşkanı değil, bir partinin lideri olarak görürler. İktidar olduğu için daha fazla muhalefet görür; saygınlığı zarar görür. O zaman bir tarafına parti bayrağı, bir tarafına da Türk Bayrağı assınlar. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir yetki yok, meclisi fesih etme yetkisi kimsede yok. Böyle bir şey kabul edilebilir bir durum değildir. Belki yandaşları çok mutlu olabilir ama muhalif olarak bizler ne yapacağız? Bizim hak ve hukukumuzu kim koruyacak? Vali deseniz, İl Başkanları daha yetkili olacak, bu vali bizim sözümüzü dinlemiyor dedikleri anda Vali görevden alınır? Birisi atanmış kişi, diğeri seçilmiş bir partinin il başkanı. İl başkanının  partisinin genel başkanı da Başkan! Böyle bir sistem ancak Suriye’de, Irak’ta var. Öyle olmaz, böyle olacak diyorlar. Ama son pişmanlık fayda etmez. 2010 yılında da biz uyarmıştık, o dönemde yetmez ama evetçiler vardı. Şimdi o yetmez ama evet diyenlerin büyük çoğunluğu cezaevlerinde. O yüzden vatandaşlarımız son kez ve iyi düşünerek oy versinler diyorum” dedi.  
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Çanakkale TV ve Ton TV ortak yayınıyla hazırlanan Referanduma Doğru isimli programa konuk olarak katıldı. Çanakkaleli yerel gazetecilerin Anayasa Değişikliği referandumu ile ilgili sorularını yanıtlayan ve düşüncelerini paylaşan Ülgür Gökhan; “Böyle geniş yetkiler ile ben Cumhurbaşkanı olmak istemem” dedi.

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Çanakkale TV ve Ton TV’nin ortak yayını ile hazırlanan Referanduma doğru isimli programda Çanakkaleli Yerel Gazeteciler Murat Kıray, Vedat sezer, Ogün İnal, Kadir Kenar ve Güngör Yıldız’ın sorularını yanıtladı. Çarpıcı açıklamalarda bulunan Ülgür Gökhan; vatandaşlara seslenerek; “Tek bir adama ülkenin yönetimi teslim edilemez. Herkes sözlerimize uyarılarımıza dikkat etsin, iyi düşünüp ona göre tercihlerini kullansınlar” dedi.

 

 

GÜÇLER AYRILIĞI VATANDAŞLARIN GÜVENCESİDİR

 

“Türk Usulü Başkanlık Sistemi” adı verilen ve 16 Nisan 2017 tarihinde referandum ile oylanacak olan Anayasa’da Güçler Ayrılığı olmadığının altını çizen Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, ABD’den örnek vererek; “Bakın Amerika’da Başkanlık Sistemi var ve Başkanlık sistemi güçler ayrılığı ile bu sistem denetlenir. Obama gitti, cumhuriyetçi çoğunlukla Trump geldi. Gelirken ‘Ben kralım’ diyerek Obama2nın çıkardığı sağlık sistemini değiştirmeye kalktı. Ne yaptı yasa hazırlayıp ABD Meclisine gönderdi. Meclisten geçmedi, Cumhuriyetçiler çoğunlukta olmasına rağmen. Çünkü orada Başkan’ın hazırladığı listelerle meclis üyeleri seçilmiyor. Baktı meclisten geçiremeyecek; hemen tasarıyı geri çekti. Güçler ayrılığı vatandaşların güvencesidir.

 

“AYNI SÖYLEMLER 2010 REFERANDUMUNDA DA SÖYLENDİ.. SONUÇ ORTADA”

 

ANAYASA Değişikliğinin toplumsal uzlaşı olmadan yapıldığına dikkat çeken Ülgür Gökhan; 16 Nisan referandumu için söylenenlerin 2010 yılındaki referandum öncesinde de söylendiğine dikkat çekti. Gökhan; “Doğru düzgün bir çalışma yapılmadan, toplumsal uzlaşı sağlanmadan bu anayasa değişikliği hazırlandı. Bizim itirazlarımızdan bir tanesi de budur. Bakın bu anayasa değişikliği için söylenen tüm söylemler 2010 yılında yapılan referandum öncesinde de söylenmişti. Darbe anayasasını kaldıracağız, ekonomi uçacak, şöyle olacak, böyle olacak dediler. Sonuç ortada. Tam tersi oldu FETÖ’cüler darbe girişimi yaptılar. Bunu bu şekilde, kimin hazırladığı belli olmayan bir şekilde hazırlanması yerine Hayır verelim. Oturalım hep birlikte parlamenter sistemin eksikliklerini tespit edelim. Partiler, siyasi seçimler yasasını değiştirelim, daha geniş kapsayıcı, meclisin fonksiyonunu daha artırıcı çalışmalar yapalım. Gizli gizli yapılmasın hiç bir şey. Gece 03.00’de yapacağımıza gündüz 15.00’de yapalım herkes ne yaptığımızı görsün” dedi.

 

NE DEMEK “17 NİSAN’DA HALK KENDİ DEVLETİNİ KURACAK” DEMEK?

 

Anayasa Değişikliği önerisini kimlerin nerede hazırladığı sorularını ve bu öneriyi hazırlayan Danışmanların düşüncelerini Gazetecilere soran Ülgür Gökhan, sorduğu sorulara yine kendisi yanıt verdi; “Bu anayasa değişikliği önerisini kimler hangi amaçla hazırladılar? Ben size söyleyeyim; bu değişikliği hazırlayanlar Sarayda bunu hazırladılar. Kimler hazırladı? Cumhurbaşkanı’nın danışmanları. Kim Bunlar? “hayır diyenler 7 Haziran sonrasındaki kaos ve istikrarsızlığı mumla ararsınız” diyen danışman. Toplumu tehdit ediyor. 7 Haziran sonrasında da böyle dediler, 1 Kasım da tehdit ederek oyları topladılar. “eyaletçi bir danışman var. Eyaletler olabilir, mahsuru yok diyor.  Baktık olmuyor yine değiştiririz” diyen başdanışman. Evin badanası mıdır bu? “17 Nisan’da halk kendi devletini kuracak” diyenler. Peki, şuanda yaşadığımız Türkiye Cumhuriyetini kim kurdu? Halkımız kurmadı mı? Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da şehit olan yüz binler kanları, canları pahasına kurmadılar mı? Bu açıklamayı yapan Danışmanın bir an önce görevden alınmalıdır” dedi.

 

“BU YETKİLER BEN BİLE CUMHURBAŞKANI OLMAK İSTEMEM”

 

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; “Siz böyle bir Cumhurbaşkanı olmak istemez misiniz” sorusuna şöyle yanıt verdi; “Net olarak cevap vereyim; Hayır. Neden hayır? Çünkü; çok riskli bir durum. Tüm yetkileri üstünde toplayan kişi herkesin hedefi haline gelir. Dış düşmanlardan tutun iç düşmanlara kadar. Ve o kişiyi kandırmaya yönelik, yanlış yönlendirmeye yönelik içerdeki ve dışarıdaki tüm devlet düşmanları fırsat kollar. Bu durumun emniyet sibobu yok. Bu sibop Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Tek başına her şeye karar vereceği için bu noktada büyük zafiyet meydana gelir. Bakın bende tek başıma bir belediye başkanıyım. Ama benim meclisimin olması, encümenimin olması beni yanlışlarımdan kurtarır. Sıkıştığım zaman “Bir dakika mecliste görüşelim, meclis karar versin” diyorum. Öbür türlü ‘Sen başkansın, sen yaparsın’ diyecekler. Bu referandum geçerse ne olacak? Hiçbir şey olmayacak yetkileri artmış olacak.”

 

BÖYLE BİR DEĞİŞİKLİĞİ NEDEN İSTEDİLER ANLAYAMIYORUZ!

 

“Bazılarını bugünden bazılarını ise 2,5 yıl sonra kullanmaya başlayacak. Yani o kadar geniş yetki ki; bakanlık kuruyor, bakanlıkları kaldırıyor, vilayetleri kaldırıyor, birleştiriyor. Hepsi bunların mümkün. Eyalet sistemi kurabilir bilemeyiz. Toplumdan çok büyük tepkiler görülecektir. Evet geçtiği zaman büyük tepkiler olacaktır. Bir kere vicdanlar sızlayacaktır. Neden böyle bir şeyi istediklerini anlayamıyoruz. Cumhurbaşkanı belli bir oy oranı ile seçilir; 50+1’den arta kalan geri de bir kitle vardır. Ve bu seçilecek kişi aynı zamanda bir partinin de genel başkanı olacak. Bu partiye oy vermemiş, başkana oy vermemiş kişiler o kişiyi rakip olarak görürler. Artık bir cumhurbaşkanı değil, bir partinin lideri olarak görürler. İktidar olduğu için daha fazla muhalefet görür; saygınlığı zarar görür. O zaman bir tarafına parti bayrağı, bir tarafına da Türk Bayrağı assınlar. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir yetki yok, meclisi fesih etme yetkisi kimsede yok. Böyle bir şey kabul edilebilir bir durum değildir. Belki yandaşları çok mutlu olabilir ama muhalif olarak bizler ne yapacağız? Bizim hak ve hukukumuzu kim koruyacak? Vali deseniz, İl Başkanları daha yetkili olacak, bu vali bizim sözümüzü dinlemiyor dedikleri anda Vali görevden alınır? Birisi atanmış kişi, diğeri seçilmiş bir partinin il başkanı. İl başkanının  partisinin genel başkanı da Başkan! Böyle bir sistem ancak Suriye’de, Irak’ta var. Öyle olmaz, böyle olacak diyorlar. Ama son pişmanlık fayda etmez. 2010 yılında da biz uyarmıştık, o dönemde yetmez ama evetçiler vardı. Şimdi o yetmez ama evet diyenlerin büyük çoğunluğu cezaevlerinde. O yüzden vatandaşlarımız son kez ve iyi düşünerek oy versinler diyorum” dedi.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.