“Atikhisar Barajı Su İçme Kaynağı Değil; Endişe Kaynağımız Olmuştur”

Aynalı Pazar (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 03.08.2018 - 09:00, Güncelleme: 03.08.2018 - 09:00 2447+ kez okundu.
 

“Atikhisar Barajı Su İçme Kaynağı Değil; Endişe Kaynağımız Olmuştur”

Çanakkale Valiliğince geçtiğimiz hafta içerisinde Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni işletmeciliği yapacak olan firmaya Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatı(GSMR) verilmişti. Bu karar üzerine bugün bir araya gelen çevre örgütleri ve vatandaşlar Cumhuriyet Meydanında tepki eylemi gerçekleştirdiler.
Çanakkale Valiliğince geçtiğimiz hafta içerisinde Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni işletmeciliği yapacak olan firmaya Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatı(GSMR) verilmişti. Bu karar üzerine bugün bir araya gelen çevre örgütleri ve vatandaşlar Cumhuriyet Meydanında tepki eylemi gerçekleştirdiler.   Ellerinde pankart ve dövizlerle Atikhisar Barajı başta olmak üzere Kazdağları ve ilçelerde yaşamı tehdit eden Termik Santraller ve Altın madenciliği yapan işletmelere tepki gösterildi. Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın yanı sıra CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, İl Başkanı İsmet Güneşhan ve partililerin yanı sıra, Belediye Meclis üyeleri ile çok sayıda vatandaş da tepki eylemine katılarak destek verdiler. İDA Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu adına başkan Ekrem Akgül yaptığı basın açıklamasında Çanakkale Valiliğince onaylanan GSMR ile Atikhisar Barajının bundan böyle sadece içme su kaynağı değil; endişe kaynağı olduğunu söyledi.   “MİTOLOJİNİN DOĞDUĞU YERİ YIKARKEN HANGİ TARİHSEL DEĞERİ YAŞATABİLİRSİNİZ?”   İDA Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu başkanı Ekrem Akgül yaptığı basın açıklamasında 2018 Troya Yılında çevre katliamının önünü açan GSMR’ına tepki gösterdi. Akgül; “Hepimiz biliyoruz ki; Çanakkale önemli bir tarım, orman ve ilgi çekici bir kültür kentidir. Dahası, başarılı bir turizm kenti olma yolundadır. Kazdağı ve yöresinin sağlık ve eko turizm potansiyeli oldukça yüksektir. İlin bu özellikleri onun zengin ve kendine özgü coğrafyasından kaynaklanır. Gerçekte sahip olduğu değerlerin henüz çok azını bildiğimiz ve akıllıca kullanamadığımız Kazdağı ve yöresinin özel bir ilgiye ihtiyacı vardır. Bu yıl "Troya Yılı" ve Troya'nın en önemli mekânıdır "İDA" Homeros 'un diliyle "Bin pınarlı İDA" Yani Kazdağı... Ne yazık, bu yılı ilan edenlerce en büyük tahribata uğruyor. Mitolojinin doğduğu yeri yıkarken hangi tarihsel değeri yaşatabilirsiniz? Ve bizler, bu kentte yaşayanlar, bugün çok mutsuz bir durumla karşı karşıyayız. Çanakkale Atikhisar Barajı su toplama havzasında yer alan ve ÇED süreci henüz mahkeme aşamasında olan "Kirazlı Altın- Gümüş Madeni Kapasite Artışı ve Zenginleştirme Projesi"nin Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatı (GSMR) Çanakkale Valisi Sayın Orhan Tavlı tarafından imzalanmış bulunuyor.” “HUKUK YOK SAYILARAK RUHSAT VERİLMİŞTİR”   Çanakkale Valiliğince onaylanan Ruhsatın veriliş biçimine de eleştirilerde bulunan Ekrem Akgül halen sürmekte olan hukuk mücadelesini hatırlatarak; “Bu kararla birlikte, bölgede aylar öncesinden ruhsatsız olarak başlamış olan, Danıştay’ın bozma kararına rağmen hız kesmeyen orman katliamına onay verilirken, maden işletmesinin işine kaldığı yerden pervasızca devam etmesine de izin verilmiştir. Yıllardır hukuk mücadelesi verdiğimiz Altın Madenciliğinin önünde halen sonuçlanmamış bir mahkeme süreci işlerken, hukuk yok sayılarak önündeki engel idarece kaldırılmıştır. Hatırlanacağı üzere, Danıştay kararında, söz konusu ÇED Raporunda yeni bir Bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ve ÇED sürecinde görev alacak Bilirkişi Heyetinin Çanakkale bölgesinden, gerekli niteliklere sahip kişilerden seçilmesi kararı alınmıştı. Yargı süreci bu aşamada iken Sayın Vali GSM Ruhsatını imzalamış bulunuyor” dedi. “BU KARARLA SİYANÜRLÜ ALTIN MADENCİLİĞİN BİZLERE VERECEĞİ ZARAR GÖRMEZDEN GELİNMİŞTİR”   Altın madenciliği işletmesinin Çanakkale ve yöresine telafisi olanaksız büyük zararlar vereceğine dikkat çeken Ekrem Akgül; “Bu karar, bölgede Altın Madeni İşletmeciliği yapacak olan firmanın, başta ağaç katliamı olmak üzere florası, faunasıyla tüm orman ekosistemini ve yaban hayatını, bölgenin biyolojik çeşitliliğini yok etmesinin ve daha birçok olumsuzlukların önünü açmıştır. Bu karar, eğer geri çekilmez ise, Çanakkale’nin tek içme ve kullanma su kaynağının ve havzasının, başta siyanür olmak üzere, çok sayıda ağır metal ile zehirlenmesinin öngörülebilir sonuçlarını önemsenmemiş ya da yok saymıştır. İşletme sonrası kirletici etkisi onlarca yıl sürecek zehirli atıkların doğaya ve insan sağlığına vereceği zarar görmezden gelinmiştir” dedi.   “ATİKHİSAR BARAJI SU İÇME KAYNAĞI DEĞİL; ENDİŞE KAYNAĞIMIZ OLMUŞTUR”   Çanakkale’nin bir yanda vahşi madencilik tehditi altındayken bir yandan da Termik Santral tehditi altında olduğuna dikkat çeken Ekrem Akgül; “Atıkhisar Barajımız bundan böyle bizler, yörede yaşayanlar için su kaynağımız değil, endişe kaynağımız olacaktır. Çeşmelerimizden akan suyu artık asla güvenle içemeyecek, kullanamayacak, banyo yapamayacak, bahçemizi sulayamayacak, hayvanlarımıza içiremeyeceğiz. Çanakkale yıllardır, giderek artan bir çevre baskısı altındadır. Üretimde olan ve planlanan binlerce MW’lık kömürlü termik santral kâbusumuz olurken, şimdi Şahinli ile başlayan ve Kirazlıdan sonra daha birçoğu sırada bekleyen vahşi madencilik işletmelerinin yöreyi nasıl yaşanmaz kılacağını öngörmek hiç de zor değildir” dedi. “VERİLECEK ZARAR 300-500 KİŞİYE SAĞLANACAK İSTİHDAMLA ÖDENEMEZ”   Altın madenciliği yapacak olan firmanın çevreye ve insan sağlığına vereceği zarara dikkat çeken Ekrem Akgül; “Artık kümülatif bir çevre baskısıyla karşı karşıyayız. Bunun toplumsal maliyetinin başta insan sağlığı olmak üzere, toprak, hava, su kirliliği, orman katliamları, gen kaynaklarının yitirilmesi, binlerce yıllık mitolojiye, tarihe ve kültüre tarımsal üretime vuracağı darbe %2’lik,o da beyana tabi devlet payları ile 300-500 kişilik istihdamlarla ödenemez. Kaldı ki, sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşama hakkı anayasal bir haktır... Ve o çevreyi korumak da her vatandaşın görevidir. Bizler sorumlu yurttaşlar olarak, haklarımızı biliyor, sorumluluklarımızı yerine getiriyoruz” dedi.   “YETKİLİLERİ BİR KEZ DAHA DÜŞÜNMEYE DAVET EDİYORUZ”   GSMR’ını veren yetkililere çağrıda bulunan Akgül, her şeyin henüz birmediğini hukuk mücadelesine devam edeceklerini açıkladı; “Kamuoyu ile bu karara imza atmış devletin her kademesindeki yöneticileri, yetkilileri, içinde yaşamayacakları yerlerin ve zamanların geleceğine dair kararlar alırken hukuk ve adaletin gereğine uygun davranmadıkları hususundaki kanaatimizi paylaşıyoruz.  Zira daha önce, konuyla ilgili açılmış davalar olduğu gerekçesiyle ve de, konuya sadece idari değil, insanı ve vicdanı gerekçelerle yaklaşan ve Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatı vermeyen Sayın Valilerden de biliyor ve umuyoruz ki bu yanlıştan dönülecektir. Bu karar, Çanakkale'nin geleceğini karartan bir karardır. İdam fermanıdır belki ama henüz her şey bitmiş değildir. Mücadelemiz hukuk içinde, yasal ve meşru zeminde sürecektir. Yargıya taşımak dâhil tüm süreçlerde halkımızla dayanışma içinde olacağız. Dayanışma güçtür.”
Çanakkale Valiliğince geçtiğimiz hafta içerisinde Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni işletmeciliği yapacak olan firmaya Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatı(GSMR) verilmişti. Bu karar üzerine bugün bir araya gelen çevre örgütleri ve vatandaşlar Cumhuriyet Meydanında tepki eylemi gerçekleştirdiler.

Çanakkale Valiliğince geçtiğimiz hafta içerisinde Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni işletmeciliği yapacak olan firmaya Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatı(GSMR) verilmişti. Bu karar üzerine bugün bir araya gelen çevre örgütleri ve vatandaşlar Cumhuriyet Meydanında tepki eylemi gerçekleştirdiler.

 

Ellerinde pankart ve dövizlerle Atikhisar Barajı başta olmak üzere Kazdağları ve ilçelerde yaşamı tehdit eden Termik Santraller ve Altın madenciliği yapan işletmelere tepki gösterildi. Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın yanı sıra CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, İl Başkanı İsmet Güneşhan ve partililerin yanı sıra, Belediye Meclis üyeleri ile çok sayıda vatandaş da tepki eylemine katılarak destek verdiler. İDA Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu adına başkan Ekrem Akgül yaptığı basın açıklamasında Çanakkale Valiliğince onaylanan GSMR ile Atikhisar Barajının bundan böyle sadece içme su kaynağı değil; endişe kaynağı olduğunu söyledi.

 

“MİTOLOJİNİN DOĞDUĞU YERİ YIKARKEN HANGİ TARİHSEL DEĞERİ YAŞATABİLİRSİNİZ?”

 

İDA Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu başkanı Ekrem Akgül yaptığı basın açıklamasında 2018 Troya Yılında çevre katliamının önünü açan GSMR’ına tepki gösterdi. Akgül; “Hepimiz biliyoruz ki; Çanakkale önemli bir tarım, orman ve ilgi çekici bir kültür kentidir. Dahası, başarılı bir turizm kenti olma yolundadır. Kazdağı ve yöresinin sağlık ve eko turizm potansiyeli oldukça yüksektir. İlin bu özellikleri onun zengin ve kendine özgü coğrafyasından kaynaklanır. Gerçekte sahip olduğu değerlerin henüz çok azını bildiğimiz ve akıllıca kullanamadığımız Kazdağı ve yöresinin özel bir ilgiye ihtiyacı vardır. Bu yıl "Troya Yılı" ve Troya'nın en önemli mekânıdır "İDA" Homeros 'un diliyle "Bin pınarlı İDA" Yani Kazdağı... Ne yazık, bu yılı ilan edenlerce en büyük tahribata uğruyor. Mitolojinin doğduğu yeri yıkarken hangi tarihsel değeri yaşatabilirsiniz? Ve bizler, bu kentte yaşayanlar, bugün çok mutsuz bir durumla karşı karşıyayız. Çanakkale Atikhisar Barajı su toplama havzasında yer alan ve ÇED süreci henüz mahkeme aşamasında olan "Kirazlı Altın- Gümüş Madeni Kapasite Artışı ve Zenginleştirme Projesi"nin Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatı (GSMR) Çanakkale Valisi Sayın Orhan Tavlı tarafından imzalanmış bulunuyor.”

“HUKUK YOK SAYILARAK RUHSAT VERİLMİŞTİR”

 

Çanakkale Valiliğince onaylanan Ruhsatın veriliş biçimine de eleştirilerde bulunan Ekrem Akgül halen sürmekte olan hukuk mücadelesini hatırlatarak; “Bu kararla birlikte, bölgede aylar öncesinden ruhsatsız olarak başlamış olan, Danıştay’ın bozma kararına rağmen hız kesmeyen orman katliamına onay verilirken, maden işletmesinin işine kaldığı yerden pervasızca devam etmesine de izin verilmiştir. Yıllardır hukuk mücadelesi verdiğimiz Altın Madenciliğinin önünde halen sonuçlanmamış bir mahkeme süreci işlerken, hukuk yok sayılarak önündeki engel idarece kaldırılmıştır. Hatırlanacağı üzere, Danıştay kararında, söz konusu ÇED Raporunda yeni bir Bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ve ÇED sürecinde görev alacak Bilirkişi Heyetinin Çanakkale bölgesinden, gerekli niteliklere sahip kişilerden seçilmesi kararı alınmıştı. Yargı süreci bu aşamada iken Sayın Vali GSM Ruhsatını imzalamış bulunuyor” dedi.

“BU KARARLA SİYANÜRLÜ ALTIN MADENCİLİĞİN BİZLERE VERECEĞİ ZARAR GÖRMEZDEN GELİNMİŞTİR”

 

Altın madenciliği işletmesinin Çanakkale ve yöresine telafisi olanaksız büyük zararlar vereceğine dikkat çeken Ekrem Akgül; “Bu karar, bölgede Altın Madeni İşletmeciliği yapacak olan firmanın, başta ağaç katliamı olmak üzere florası, faunasıyla tüm orman ekosistemini ve yaban hayatını, bölgenin biyolojik çeşitliliğini yok etmesinin ve daha birçok olumsuzlukların önünü açmıştır. Bu karar, eğer geri çekilmez ise, Çanakkale’nin tek içme ve kullanma su kaynağının ve havzasının, başta siyanür olmak üzere, çok sayıda ağır metal ile zehirlenmesinin öngörülebilir sonuçlarını önemsenmemiş ya da yok saymıştır. İşletme sonrası kirletici etkisi onlarca yıl sürecek zehirli atıkların doğaya ve insan sağlığına vereceği zarar görmezden gelinmiştir” dedi.

 

“ATİKHİSAR BARAJI SU İÇME KAYNAĞI DEĞİL; ENDİŞE KAYNAĞIMIZ OLMUŞTUR”

 

Çanakkale’nin bir yanda vahşi madencilik tehditi altındayken bir yandan da Termik Santral tehditi altında olduğuna dikkat çeken Ekrem Akgül; “Atıkhisar Barajımız bundan böyle bizler, yörede yaşayanlar için su kaynağımız değil, endişe kaynağımız olacaktır. Çeşmelerimizden akan suyu artık asla güvenle içemeyecek, kullanamayacak, banyo yapamayacak, bahçemizi sulayamayacak, hayvanlarımıza içiremeyeceğiz. Çanakkale yıllardır, giderek artan bir çevre baskısı altındadır. Üretimde olan ve planlanan binlerce MW’lık kömürlü termik santral kâbusumuz olurken, şimdi Şahinli ile başlayan ve Kirazlıdan sonra daha birçoğu sırada bekleyen vahşi madencilik işletmelerinin yöreyi nasıl yaşanmaz kılacağını öngörmek hiç de zor değildir” dedi.

“VERİLECEK ZARAR 300-500 KİŞİYE SAĞLANACAK İSTİHDAMLA ÖDENEMEZ”

 

Altın madenciliği yapacak olan firmanın çevreye ve insan sağlığına vereceği zarara dikkat çeken Ekrem Akgül; “Artık kümülatif bir çevre baskısıyla karşı karşıyayız. Bunun toplumsal maliyetinin başta insan sağlığı olmak üzere, toprak, hava, su kirliliği, orman katliamları, gen kaynaklarının yitirilmesi, binlerce yıllık mitolojiye, tarihe ve kültüre tarımsal üretime vuracağı darbe %2’lik,o da beyana tabi devlet payları ile 300-500 kişilik istihdamlarla ödenemez. Kaldı ki, sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşama hakkı anayasal bir haktır... Ve o çevreyi korumak da her vatandaşın görevidir. Bizler sorumlu yurttaşlar olarak, haklarımızı biliyor, sorumluluklarımızı yerine getiriyoruz” dedi.

 

“YETKİLİLERİ BİR KEZ DAHA DÜŞÜNMEYE DAVET EDİYORUZ”

 

GSMR’ını veren yetkililere çağrıda bulunan Akgül, her şeyin henüz birmediğini hukuk mücadelesine devam edeceklerini açıkladı; “Kamuoyu ile bu karara imza atmış devletin her kademesindeki yöneticileri, yetkilileri, içinde yaşamayacakları yerlerin ve zamanların geleceğine dair kararlar alırken hukuk ve adaletin gereğine uygun davranmadıkları hususundaki kanaatimizi paylaşıyoruz.  Zira daha önce, konuyla ilgili açılmış davalar olduğu gerekçesiyle ve de, konuya sadece idari değil, insanı ve vicdanı gerekçelerle yaklaşan ve Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatı vermeyen Sayın Valilerden de biliyor ve umuyoruz ki bu yanlıştan dönülecektir. Bu karar, Çanakkale'nin geleceğini karartan bir karardır. İdam fermanıdır belki ama henüz her şey bitmiş değildir. Mücadelemiz hukuk içinde, yasal ve meşru zeminde sürecektir. Yargıya taşımak dâhil tüm süreçlerde halkımızla dayanışma içinde olacağız. Dayanışma güçtür.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.