Arsa Polemiği Büyüyor!
Arsa Polemiği Büyüyor!
Çanakkale’de, kamulaştırma kararıyla alınan arazilerini mahkemeyle geri kazanan köylüler, arazilerini kullanamadıkları gerekçesiyle Çanakkale Valisi Ahmet Çınar’dan yardım istemesi ve İÇDAŞ’ın bu olayla ilgili yaptığı basın açıklamasıyla devam eden polemik büyümeye devam ediyor.
İÇDAŞ Elektrik Enerjisi Üretim ve Yatırım A.Ş.’ın yaptığı açıklama da; “Yine önemle belirtmek isteriz ki Çanakkale Valiliği’ne dilekçe ile başvuranlardan olan Kenan Tas isimli şahsın; kamulaştırmaya konu hiçbir taşınmazı bulunmamakta olup, anılan kişinin yapmış olduğu şikâyetin de hiçbir hukuki dayanağı da bulunmamaktadır” ifadelerinin üzerine Kenan Taş kendisine cevap hakkı doğduğunu belirterek basın açıklamasında bulundu.
Kenan Taş isimli vatandaş yaptığı basın açıklamasında; “İÇDAŞ firmasının yayınladığı basın açıklamasında şahsım adına haksız ve asılsız isnatlar yapılmıştır. Bu nedenle de tarafıma cevap hakkı doğmuştur. Peygamberimizin “Sizden biriniz bir kötülük gördüğünde onu eliyle düzeltsin. Buna gücü yetmezse diliyle düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin.” hadisini kendisine ilke edinmiş bir aktivist olarak elinden geldiğince çaba harcayan bir vatandaşım.”
“Arazilerini geri alabilmek için mücadele eden kişilerle hem akrabalık, hem yakın dostluk ilişkim olması nedeniyle ve daha önemlisi bir aktivist olmam hasebiyle yakın münasebet içindeyim. Yapmış olduğum açıklama, mağdur şahısların talebi üzerine, vicdani ve ahlaki sorumluluğumu yerine getirmek amacıyla, onlar adına yapılmıştır.”
“Bahsi geçen şirket, muhterem Çanakkale Valiliği’ne dilekçe verdiğimi iddia ettikleri dilekçenin geçerliliği olmadığını ileri sürmüşlerdir. Bu açıklama tamamen yanıltıcı mahiyettedir. Çünkü iadesi talep olunan arazilerle ilgili olarak şahsım adına muhterem Çanakkale Valiliği’ne herhangi bir dilekçe verilmemiştir. Bahsi geçen dilekçelerin tamamı bizzat arazi sahipleri tarafından muhterem Valilik Makamı’na arz edilmiştir.”
“Bahsi geçen şirket, iadesi talep olunan (bazı) arazilerin maksadı dışında kullanıldığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu ileri sürmektedir. Oysa kurulan büyükbaş ve küçükbaş hayvan çiftliklerini, hububat ekilen arazileri, cümle alem gördüğü ve bildiği halde ve “İÇDAŞ Küçükbaş Çiftliği’nde koyun beşiz doğurdu” başlıklarıyla büyük coşkuyla yaptırdıkları haberler ortada dururken, gerçeği inkar yoluna giderek insanları inandırabileceklerini düşünmeleri gülünç bir durumdur.”
“AKRABALIK İLİŞKİLERİM VAR, AYRICA AKTİVİSTİM”
“Davaların açıldığı ilk günden beri arazilerin üzerine yeni bir işlem ve tasarruf yapılmadığı, arazilerin kullanımına son verdiği, ancak mevcut durumun korunması için çitlerle çevrildiği şeklindeki insan aklıyla alay eden açıklamaya inanmaya önce kendilerini davet ediyoruz. Eğer bu arazilere denildiği gibi hiçbir şey yapılmıyorsa neden sahiplerine geri verilmiyor? Vatandaşlar kendi arazilerine sahip çıkmaktan, kendi arazilerini kullanmaktan aciz midir?”
“Bahsi geçen şirket tarafından, tarafımca ve arazi sahibi vatandaşlarca medya önünde açıklama yapılmış olmasının amacı konusunda soru işaretleri olduğu ileri sürülmüştür. Yapılan açıklamada hiçbir soru işaretinin olmadığı, vatandaşların tek amacının arazilerini geri almak olduğu gün gibi meydandadır. Ayrıca bunca yıldır artık birilerinin kral çıplak demesi gerekiyordu ve biz bunu dedik.”
“Danıştay yapılan acele el koyma işlemleri hakkındaki davalarda önce yürütmenin durdurulması kararı verdiği halde, yürütmenin durdurulması kararlarına yapılan tüm itirazlar 21 Danıştay hakiminden oluşan İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından oy birliği ile reddedildiği halde ve en son olarak da 11.03.2015 tarihinde yüce Danıştay tarafından esastan iptal kararı verildiği halde ve ayrıca yasada öngörülmüş usul ve esaslara uyulmadan tesçil davası açılmış olması nedeni ile Çanakkale İdare Mahkemesi tarafından da iptal kararları verildiği halde, ortada sonuçlanmış bir dava olmadığını iddia etmenin hiçbir sonuç doğurmayacağı muhakkaktır. Yine sonuçlanmış davalara itiraz edilmiş olsa bile, bu itirazların (Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz.” Kuralını içeren 2577 Sayılı Kanunun 52. Maddesinin hükmü karşısında) arazilerin teslim edilmesine gerekçe olamayacağı açıktır.”
“Bahsi geçen şirket, acele kamulaştırma yolu ile el konulan taşınmazlar dışında, vatandaşların çoluk çocuğunun rızkından keserek dönümüne bin bir güçlükle otuz bin Türk Lirası ödeyerek Devletten satın aldığı 2B arazilerini de, ortada herhangi bir kamulaştırma işlemi dahi olmadığı halde ve kesinleşmiş yargı kararlarına rağmen sahiplerine vermemektedir. Bahsi geçen şirket tarafından yapılan basın açıklamasında bu konuya hiç değinilmemesi manidardır.”
“Bahsi geçen şirketin, mevcut onlarca yargı kararını görmezden gelmesinin, yüzleşmekten kaçınmasının, hiçe saymasının, mağrurca kayıtsızlığının hukuki karşılığının olacağı, hukuki ve cezai sonuçlar doğuracağı şüpheden uzak olup, konu adli ve idari makamlara intikal ettirilmiştir.”
“Bahsi geçen şirketin, vatandaşların yapmış olduğu meşru şikâyetlere verdiği, çarpıtıcı, örtbas edici ve anlam fakiri anlamsız tepkiyi kabul etmediğimizi saygı değer kamu oyunun takdirine ve bilgisine sunuyoruz.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
