69 Barodan Ortak Açıklama: 'Demokratik Düzene Yargı Müdahalesi'

Siyaset (Web Sitesi) - Web Sitesi | 22.05.2026 - 11:30, Güncelleme: 22.05.2026 - 11:34 1409 kez okundu.
 

69 Barodan Ortak Açıklama: 'Demokratik Düzene Yargı Müdahalesi'

Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nı iptal eden ve parti yönetimini görevden uzaklaştıran "mutlak butlan" kararına karşı Türkiye genelindeki 69 baro başkanlığı ortak bir bildiri yayımladı. Ortak açıklamada, yargı kararına karşı ortak bir manifesto yayımlayarak, yaşanan gelişmeyi "yargı eliyle siyasal alanı dizayn etme çabası" olarak nitelendirdi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yönetim kademesini bütünüyle tasfiye eden adli kararın yankıları, sınırları aşarak tüm Türkiye hukuk dünyasını teyakkuza geçirdi. Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesi’nin tespiti sonrasında, ülkenin dört bir yanından yükselen itiraz sesleri kurumsal bir ittifaka dönüştü. Türkiye genelinde faaliyet gösteren 69 baro başkanlığı, "Demokratik Anayasal Düzene ve Halk İradesine Yargı Eliyle Müdahale Kabul Edilemez" başlığıyla ortak bir deklarasyon yayınlayarak adalet sisteminin anayasal sınırlarına dönmesi çağrısında bulundu.   "YILLAR SONRA GELEN İPTAL KARARI HUKUK GÜVENLİĞİNİ ZEDELİYOR" Anayasa’nın 68. maddesine atıfta bulunarak siyasi partilerin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olduğunu belirten 69 baro, seçim kurullarının onayından geçmiş bir kurultay iradesinin yıllar sonra "mutlak butlan" kavramı esnetilerek iptal edilmesinin ağır sonuçlar doğuracağını savundu. Ortak metinde, bu durumun çok partili demokratik yaşamın bütününe ve anayasal düzene yönelik ciddi bir tehlike oluşturduğu açıkça ifade edildi.   "ADLİ YARGI, YÜKSEK SEÇİM KURULU’NUN YETKİSİNİ ÇİĞNEYEMEZ" Baro başkanlıkları, anayasal kurumlar arasındaki yetki sınırlarının ihlal edildiğine dikkat çekerek şu kritik tespiti paylaştı: "Seçimlerin yönetimi ve denetimi Anayasa gereği münhasıran Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) yetkisindedir. Seçim kurullarının denetiminden geçerek kesinleşmiş siyasal iradenin, sonradan adli yargı eliyle hükümsüz hale getirilmeye çalışılması; anayasal kurumlar arasındaki görev dağılımını, hukuk güvenliği ilkesini ve demokratik meşruiyeti zedeleme riski taşımaktadır."   "YARGININ GÖREVİ SİYASAL ALANI DİZAYN ETMEK DEĞİLDİR" Mahkemelerin siyasi rekabete doğrudan etki eden kararlar alırken çok daha yüksek bir anayasal hassasiyet göstermesi gerektiğinin altını çizen 69 baro, bildirilerini adalet tarihine geçecek bir kararlılık mesajıyla noktaladı: "Yargının görevi siyasal alanı dizayn etmek değil; hukukun üstünlüğünü, temel hak ve özgürlükleri ve demokratik anayasal düzeni korumaktır. Bizler, aşağıda imzası bulunan barolar olarak; hukukun üstünlüğünü, demokratik siyasal yaşamı, seçme ve seçilme hakkını ve halk iradesinin meşruiyetini savunmaya devam edeceğimizi, yargının siyasal alanı şekillendirme aracına dönüştürülmesine karşı hukuk çerçevesinde mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz."
Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nı iptal eden ve parti yönetimini görevden uzaklaştıran "mutlak butlan" kararına karşı Türkiye genelindeki 69 baro başkanlığı ortak bir bildiri yayımladı. Ortak açıklamada, yargı kararına karşı ortak bir manifesto yayımlayarak, yaşanan gelişmeyi "yargı eliyle siyasal alanı dizayn etme çabası" olarak nitelendirdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yönetim kademesini bütünüyle tasfiye eden adli kararın yankıları, sınırları aşarak tüm Türkiye hukuk dünyasını teyakkuza geçirdi. Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesi’nin tespiti sonrasında, ülkenin dört bir yanından yükselen itiraz sesleri kurumsal bir ittifaka dönüştü. Türkiye genelinde faaliyet gösteren 69 baro başkanlığı, "Demokratik Anayasal Düzene ve Halk İradesine Yargı Eliyle Müdahale Kabul Edilemez" başlığıyla ortak bir deklarasyon yayınlayarak adalet sisteminin anayasal sınırlarına dönmesi çağrısında bulundu.

 

"YILLAR SONRA GELEN İPTAL KARARI HUKUK GÜVENLİĞİNİ ZEDELİYOR"

Anayasa’nın 68. maddesine atıfta bulunarak siyasi partilerin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olduğunu belirten 69 baro, seçim kurullarının onayından geçmiş bir kurultay iradesinin yıllar sonra "mutlak butlan" kavramı esnetilerek iptal edilmesinin ağır sonuçlar doğuracağını savundu. Ortak metinde, bu durumun çok partili demokratik yaşamın bütününe ve anayasal düzene yönelik ciddi bir tehlike oluşturduğu açıkça ifade edildi.

 

"ADLİ YARGI, YÜKSEK SEÇİM KURULU’NUN YETKİSİNİ ÇİĞNEYEMEZ"

Baro başkanlıkları, anayasal kurumlar arasındaki yetki sınırlarının ihlal edildiğine dikkat çekerek şu kritik tespiti paylaştı: "Seçimlerin yönetimi ve denetimi Anayasa gereği münhasıran Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) yetkisindedir. Seçim kurullarının denetiminden geçerek kesinleşmiş siyasal iradenin, sonradan adli yargı eliyle hükümsüz hale getirilmeye çalışılması; anayasal kurumlar arasındaki görev dağılımını, hukuk güvenliği ilkesini ve demokratik meşruiyeti zedeleme riski taşımaktadır."

 

"YARGININ GÖREVİ SİYASAL ALANI DİZAYN ETMEK DEĞİLDİR"

Mahkemelerin siyasi rekabete doğrudan etki eden kararlar alırken çok daha yüksek bir anayasal hassasiyet göstermesi gerektiğinin altını çizen 69 baro, bildirilerini adalet tarihine geçecek bir kararlılık mesajıyla noktaladı: "Yargının görevi siyasal alanı dizayn etmek değil; hukukun üstünlüğünü, temel hak ve özgürlükleri ve demokratik anayasal düzeni korumaktır. Bizler, aşağıda imzası bulunan barolar olarak; hukukun üstünlüğünü, demokratik siyasal yaşamı, seçme ve seçilme hakkını ve halk iradesinin meşruiyetini savunmaya devam edeceğimizi, yargının siyasal alanı şekillendirme aracına dönüştürülmesine karşı hukuk çerçevesinde mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz."

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (1 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Bir sağır
(22.05.2026 13:51 - #354)
Bu barolar neden Kemal KILIÇDAROĞLU'nun kaybettiği kurultayda parayla delegeler satın alındı diye açıklama yapan üstelik CHP'li olupta açıklama yapanları duymazdan gelmişlerdi? Yoksa benim mi haberim yoktu?
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.