Tuygan Çalıkoğlu
Köşe Yazarı
Tuygan Çalıkoğlu
 

Bir “Biyolojik Ajanı” Aşı İle Bertaraf Edeceğini Sanmak

Türkiye’de ilk aşılama 2021 Ocak ayında Sinovac ile başladı, ancak itirazlar başından beri vardı. Çünkü mikrop izole edilmemişti. İzole edilmeden aşı da olmazdı. Tanı kiti de olmazdı. Karşımızda nereden geldiği belli olmayan, nasıl yayıldığı bilinmeyen, çok hızlı mutasyon geçiren ve sürekli varyant üreten bir virüs vardı. 2008 Nobel ödüllü, dünyanın en saygın viroloğu Luc Montagnier “Pandemi sürecinde aşı ile mücadele yapılmaz, çünkü virüs o aşıdan çok daha hızlı hareket eder.” sözü hiç dikkate alınmadı. Virüsün bir biyolojik ajan olarak yenidünya düzeni kurmak adına laboratuarda geliştirilmiş bir virüs olduğu iddiaları hep bir komplo teorisi olarak görüldü. Çünkü dünya genelinde kitleler, kitle iletişim araçlarının etkisiyle çok korkmuş, adeta diz çökmüş durumdaydılar.   Küresel elitlerin çöken kapitalizmin yerini alacak, ulus devletlerden kontrolü ele geçirecek yeni bir finans sistemi için uzun zamandır hazırlık yaptıklarını biliyoruz. Global Reset, Starlink, Nörolink, 5G, Global Health Pas, Performans Pass bu sürecin öne çıkan uygulamaları. Herkese cip takacaklar deyince de komplo dediler, ancak bugün hepsi tek tek gerçekleşiyor. Mutasyona uğrama sırası şimdi insanda. Nörolink demek insan, hayvan ve bilgisayarı nesne olarak görmek demek. Beyin’inize kayıt yapılabiliyor, isterlerse var olanı silebiliyorlar. Cinsiyetiniz bile bireysel bir tercih sorunu artık. Bizler biyolojik insan türünün son örnekleriyiz. Yenidünya düzenini kurmak, bu nedenle ulus devletleri yıkmak isteyen dünyanın başına bu pandemiyi bela eden sözde elitlerin ne dinle, ne ahlakla, ne gelenekle ilişkileri var.   Normal olarak 5 yılda tamamlanacak bir aşıyı6 ayda tamamladıklarını söylediler ve inanmamızı istediler. Bu aşının milyonlarca seri üretimi de 6 ay sürdü. Dağıtım süreci ve prosedürü için de 3 ay gerekli. 2 ay da aşılamaya eklerseniz karşımıza yaklaşık 1,5 yıllık bir süre çıkıyor. Virüs bu süreçte boş durmadı, tam 17 kez mutasyona uğradı ve 7 varyant gerçekleştirdi. Bir başka ifade ile artık aşı ürettiğiniz virüs yok karşımızda. Aşıların 6 ay içinde etkilerini yitirdiğini üreticiler bizzat kendileri söylüyor. Karşımızda geni ile oynanmış bir biyolojik ajan var. Aslında bir grip bu. SARS; MERS; Kuş, Domuz gribine de aşı bulabilmiş değiliz. Covid aşısını bulduğunu söylemek ne demek oluyor?   Bu dönemde inanılmaz insanlık suçları işlendi, çocuklar ve 65 üstü insanlar evlere hapsedildi, yasaklar, kısıtlamalar yürürlüğe kondu. Bunlar insanın fıtratına aykırı, 7/24 hareket alinde olan evrenin işleyişine ters uygulamalar. Bu uygulamalarla dünyayı ikiye böldüler. Aşılanmayanlara ekmek bile vermemek gibi uçuk öneriler bile dile getirildi. Zorla aşılamalar için yasal düzenlemeler yapmak isteyenler, akılla, mantıkla hiç alakası olamayan dayatmacı öneriler. Hiçbir karşılığı olmayan maske dayatması hala sürdürülüyor. Mucidi Karry Mullis’in bile “PCR ile hastalık olduğunu belirleyemezsiniz, sonuç ancak yüzde 50 doğrudur”” ifadesine rağmen hala bu testleri yapmakta ısrar edenler. Ben kendi adıma aşıların içeriğinden, getirmesi beklenen faydadan kuşkuluyum ve yan etkileri beni çok fazla tedirgin ediyor. Çünkü hem Türkiye’den hem dünyadan yüz binlerce örnek var.   Pandemide aşılama yapmanın, Virolog Luc Montagnier’in ifadesi gereği çok yanlış olduğunu düşünüyorum. mRNA tabanlı aşıların bedenime zerk edilmesine de asla onay vermiyorum. Sonucuna da katlanacağımı söylüyorum. İsteyen bu aşıları olur olur ve onlar da sonucuna katlanır. Bill Gates, Elon Musk, Mark Zuckerberg başta olmak üzere Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) “Trans hümanizm” senaryosuna karşıyım ve bu süreçte onların kobayı olmayı da asla kabul etmiyorum. Bu arada ABD, AB, Birleşik Krallık başta olmak üzere aşı, PCR, maske vs. dayatmalarına karşı Batı dünyasında çok büyük olaylar yaşanıyor, yasaklar, dayatmalar her geçen gün yürürlükten kalkıyor. Geçen hafta ABD’de Yüksek Mahkeme Biden’ in zorunlu aşı ve zorunlu PCR uygulamasını Anayasaya aykırı bularak iptal etti. Sıra Türkiye’de; PCR Genelgesinin derhal iptali gerekiyor. Çok yakında dünyada ne aşı, ne PCR, ne maske, ne kısıtlama, ne yasaklama kalacak. Çünkü hiçbir karşılığı olmadan tam iki yıldır uygulanıyor hem de büyük bedeller ödenerek. Şimdi bu dayatmaları yapanların mahkemelerde boy gösterecekleri süreçler gündeme gelecek.   Gelelim sağladığı fayda tartışma konusu olan koronovirüs aşı pazarının finansal büyüklüğüne. 2020 yılında 370 milyon dolarlık Pazar büyüklüğü, yürütülen propaganda ve devlet politikaları ile 2021 yılı sonunda tam 75 milyar doları aştı. Düşünebiliyor musunuz? Bu sadece pandeminin aşılama bedeli. Bunun içinde kapanmalar, kısıtlamalar, işten çıkarılmaların yarattığı maliyetler yok. Eğer bu pandemi doğal akışına bırakılsaydı biz bugün pandemi sürecini çoktan tamamlamıştık. Bu sözler işin en tepesindeki bilim insanlarının sözleri. Peki, bize bunu dayatanlar kim? Mevcut insanı yetersiz bulan, onu“in- plant” ve “enkesiyonlarla”bir üst sürüme yükselterek, ona insan ötesi boyut kazandırmak isteyen küresel sermaye elitleri. Fortune Business Insights,2026 itibarıyla aşı pazarının93 milyar doları aşacağını dile getiriyor. Bunlar çılgın rakamlar. Pfizer 2021’de yüzde 1,8 yükselirken, BioNTeech’in yükselişi astronomik oldu. Yüzde 156. Moderna 18,4 milyar dolar satış bekliyor, hisselerindeki artış yüzde 372. Johnson& Johnson toplam 10 milyar dolarlık satış ve hisselerinde yüzde 7,7’lik artışa ulaştı.. En az kar etmesi beklenen AStra Zeneca’nın bile öngörülen satış rakamı 3 milyar dolar. Çin Sinovac Türkiye dışında Endonezya, Brezilya, Şili, Malezya ve Filipinler ile anlaşma yaptı Net rakam yok, ancak milyarlarca dolarlık satışlar söz konusu. Son olarak Rusya’nın Sputnik V için de en az 15- 20 milyar dolarlık satış bekleniyor. Ve bu milyar dolarlar aşı üreticilerin cebine giriyor.   Pandemi sürecinin sonuna yaklaştığımız bu aşamada, bütün dünyada, aşılamaya, PCR testlerine, maske kullanımına tepkilerin çığ gibi büyüdüğü ve bu uygulamaların anayasaya aykırı olduğu Yüksek Mahkeme kararlarıyla ortaya çıktığı bir döneme girdik. Ancak bu arada inanılması güç bir açıklama yapıldı. Ana Muhalefet Partisi CHP’nin İstanbul İl Başkanlığı Sağlık Komisyonu “Tedbirlerin gevşetilmesini kınıyor, salgının ciddiye alınarak mücadele edilmesini talep ediyoruz”  başlığı altında akla zarara açıklamalar yaptı. Kimin onayıyla, hangi verilerle olduğunu anlayamadığım aşağıdaki akıl almaz taleplerde bulundu;   •             Anayasa çiğnenerek aşısızlara, aşısını tamamlamamış olanlara yeniden PCR yapılması •             5- 11 yaş çocuklarına aşılanma zorunluluğu getirilmesi •             Aşı olmayan ve aşısı tamamlamayanlara özgürlüklerini kısıtlayan baskıların artırılması   Bu açıklamaya şu ana dek CHP Genel Merkezi’nden bir tepki ya da yalanlama görmedim. .Dünyadaki gelişmeleri de size bu nedenle bir kez daha anlattım. Çağımızda siyasal partilerin liyakat sahibi insanlara ihtiyacı var. Ortada ciddi bir yönetim sorunu var. Parti içi iletişim kalitesi çok düşük. Herkes kendi kafasına öre açıklama yapıyor. Ortak akılla, konuları istişare etme ihtiyacı büyük. Dünyadaki gelişmeleri takip etmeden, nesnel değerlendirmeler yapmadan ülke yönetemezsiniz. Artık hiç kimse salt karşıtlıktan dolayı seçmenin oyunu alabileceğini düşünmemeli. Bir şekilde seçmenin desteğini alsa bile başarılı olabilmesinin imkânsızlığını görebilmeli.   Pandemi sürecinin bütün yasakları önümüzdeki 4- 5 ay içinde kalkacak. Yerine tedarik zincirinde yaşanan sıkıntılar ve yaratılan suni kıtlıklar gündeme gelecek. Çok hassas bir dönemden geçiyor dünya. Çin ile ABD arasında üçüncü dünya savaşına yol açabilecek bir çatışma hala çıkmadıysa, dünyayı kontrol altına almak isteyen güçler arasında bu hassas denge yatıyor. Kazananın da en az kaybeden kadar hasara uğrayacağı bir kaotik dönemdeyiz. Hepimizin, ama hepimizin kaybedeceği bir döneme girdiğimizi bilmemiz gerek. Ne yazık ki bu süreci akılla yönetme çabası içinde olan bir siyaset anlayış da yok. Ailelerimizle daha yakın ilişkiler içinde ve hiçbir risk almadan yaşamayı başarmak zorundayız.   Tuygan ÇALIKOĞLU
Ekleme Tarihi: 27 Aralık 2025 -Cumartesi

Bir “Biyolojik Ajanı” Aşı İle Bertaraf Edeceğini Sanmak

Türkiye’de ilk aşılama 2021 Ocak ayında Sinovac ile başladı, ancak itirazlar başından beri vardı. Çünkü mikrop izole edilmemişti. İzole edilmeden aşı da olmazdı. Tanı kiti de olmazdı. Karşımızda nereden geldiği belli olmayan, nasıl yayıldığı bilinmeyen, çok hızlı mutasyon geçiren ve sürekli varyant üreten bir virüs vardı. 2008 Nobel ödüllü, dünyanın en saygın viroloğu Luc Montagnier “Pandemi sürecinde aşı ile mücadele yapılmaz, çünkü virüs o aşıdan çok daha hızlı hareket eder.” sözü hiç dikkate alınmadı. Virüsün bir biyolojik ajan olarak yenidünya düzeni kurmak adına laboratuarda geliştirilmiş bir virüs olduğu iddiaları hep bir komplo teorisi olarak görüldü. Çünkü dünya genelinde kitleler, kitle iletişim araçlarının etkisiyle çok korkmuş, adeta diz çökmüş durumdaydılar.

 

Küresel elitlerin çöken kapitalizmin yerini alacak, ulus devletlerden kontrolü ele geçirecek yeni bir finans sistemi için uzun zamandır hazırlık yaptıklarını biliyoruz. Global Reset, Starlink, Nörolink, 5G, Global Health Pas, Performans Pass bu sürecin öne çıkan uygulamaları. Herkese cip takacaklar deyince de komplo dediler, ancak bugün hepsi tek tek gerçekleşiyor. Mutasyona uğrama sırası şimdi insanda. Nörolink demek insan, hayvan ve bilgisayarı nesne olarak görmek demek. Beyin’inize kayıt yapılabiliyor, isterlerse var olanı silebiliyorlar. Cinsiyetiniz bile bireysel bir tercih sorunu artık. Bizler biyolojik insan türünün son örnekleriyiz. Yenidünya düzenini kurmak, bu nedenle ulus devletleri yıkmak isteyen dünyanın başına bu pandemiyi bela eden sözde elitlerin ne dinle, ne ahlakla, ne gelenekle ilişkileri var.

 

Normal olarak 5 yılda tamamlanacak bir aşıyı6 ayda tamamladıklarını söylediler ve inanmamızı istediler. Bu aşının milyonlarca seri üretimi de 6 ay sürdü. Dağıtım süreci ve prosedürü için de 3 ay gerekli. 2 ay da aşılamaya eklerseniz karşımıza yaklaşık 1,5 yıllık bir süre çıkıyor. Virüs bu süreçte boş durmadı, tam 17 kez mutasyona uğradı ve 7 varyant gerçekleştirdi. Bir başka ifade ile artık aşı ürettiğiniz virüs yok karşımızda. Aşıların 6 ay içinde etkilerini yitirdiğini üreticiler bizzat kendileri söylüyor. Karşımızda geni ile oynanmış bir biyolojik ajan var. Aslında bir grip bu. SARS; MERS; Kuş, Domuz gribine de aşı bulabilmiş değiliz. Covid aşısını bulduğunu söylemek ne demek oluyor?

 

Bu dönemde inanılmaz insanlık suçları işlendi, çocuklar ve 65 üstü insanlar evlere hapsedildi, yasaklar, kısıtlamalar yürürlüğe kondu. Bunlar insanın fıtratına aykırı, 7/24 hareket alinde olan evrenin işleyişine ters uygulamalar. Bu uygulamalarla dünyayı ikiye böldüler. Aşılanmayanlara ekmek bile vermemek gibi uçuk öneriler bile dile getirildi. Zorla aşılamalar için yasal düzenlemeler yapmak isteyenler, akılla, mantıkla hiç alakası olamayan dayatmacı öneriler. Hiçbir karşılığı olmayan maske dayatması hala sürdürülüyor. Mucidi Karry Mullis’in bile “PCR ile hastalık olduğunu belirleyemezsiniz, sonuç ancak yüzde 50 doğrudur”” ifadesine rağmen hala bu testleri yapmakta ısrar edenler. Ben kendi adıma aşıların içeriğinden, getirmesi beklenen faydadan kuşkuluyum ve yan etkileri beni çok fazla tedirgin ediyor. Çünkü hem Türkiye’den hem dünyadan yüz binlerce örnek var.

 

Pandemide aşılama yapmanın, Virolog Luc Montagnier’in ifadesi gereği çok yanlış olduğunu düşünüyorum. mRNA tabanlı aşıların bedenime zerk edilmesine de asla onay vermiyorum. Sonucuna da katlanacağımı söylüyorum. İsteyen bu aşıları olur olur ve onlar da sonucuna katlanır. Bill Gates, Elon Musk, Mark Zuckerberg başta olmak üzere Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) “Trans hümanizm” senaryosuna karşıyım ve bu süreçte onların kobayı olmayı da asla kabul etmiyorum.

Bu arada ABD, AB, Birleşik Krallık başta olmak üzere aşı, PCR, maske vs. dayatmalarına karşı Batı dünyasında çok büyük olaylar yaşanıyor, yasaklar, dayatmalar her geçen gün yürürlükten kalkıyor. Geçen hafta ABD’de Yüksek Mahkeme Biden’ in zorunlu aşı ve zorunlu PCR uygulamasını Anayasaya aykırı bularak iptal etti. Sıra Türkiye’de; PCR Genelgesinin derhal iptali gerekiyor. Çok yakında dünyada ne aşı, ne PCR, ne maske, ne kısıtlama, ne yasaklama kalacak. Çünkü hiçbir karşılığı olmadan tam iki yıldır uygulanıyor hem de büyük bedeller ödenerek. Şimdi bu dayatmaları yapanların mahkemelerde boy gösterecekleri süreçler gündeme gelecek.

 

Gelelim sağladığı fayda tartışma konusu olan koronovirüs aşı pazarının finansal büyüklüğüne. 2020 yılında 370 milyon dolarlık Pazar büyüklüğü, yürütülen propaganda ve devlet politikaları ile 2021 yılı sonunda tam 75 milyar doları aştı. Düşünebiliyor musunuz? Bu sadece pandeminin aşılama bedeli. Bunun içinde kapanmalar, kısıtlamalar, işten çıkarılmaların yarattığı maliyetler yok. Eğer bu pandemi doğal akışına bırakılsaydı biz bugün pandemi sürecini çoktan tamamlamıştık. Bu sözler işin en tepesindeki bilim insanlarının sözleri. Peki, bize bunu dayatanlar kim? Mevcut insanı yetersiz bulan, onu“in- plant” ve “enkesiyonlarla”bir üst sürüme yükselterek, ona insan ötesi boyut kazandırmak isteyen küresel sermaye elitleri. Fortune Business Insights,2026 itibarıyla aşı pazarının93 milyar doları aşacağını dile getiriyor. Bunlar çılgın rakamlar. Pfizer 2021’de yüzde 1,8 yükselirken, BioNTeech’in yükselişi astronomik oldu. Yüzde 156. Moderna 18,4 milyar dolar satış bekliyor, hisselerindeki artış yüzde 372. Johnson& Johnson toplam 10 milyar dolarlık satış ve hisselerinde yüzde 7,7’lik artışa ulaştı.. En az kar etmesi beklenen AStra Zeneca’nın bile öngörülen satış rakamı 3 milyar dolar. Çin Sinovac Türkiye dışında Endonezya, Brezilya, Şili, Malezya ve Filipinler ile anlaşma yaptı Net rakam yok, ancak milyarlarca dolarlık satışlar söz konusu. Son olarak Rusya’nın Sputnik V için de en az 15- 20 milyar dolarlık satış bekleniyor. Ve bu milyar dolarlar aşı üreticilerin cebine giriyor.

 

Pandemi sürecinin sonuna yaklaştığımız bu aşamada, bütün dünyada, aşılamaya, PCR testlerine, maske kullanımına tepkilerin çığ gibi büyüdüğü ve bu uygulamaların anayasaya aykırı olduğu Yüksek Mahkeme kararlarıyla ortaya çıktığı bir döneme girdik. Ancak bu arada inanılması güç bir açıklama yapıldı. Ana Muhalefet Partisi CHP’nin İstanbul İl Başkanlığı Sağlık Komisyonu “Tedbirlerin gevşetilmesini kınıyor, salgının ciddiye alınarak mücadele edilmesini talep ediyoruz”  başlığı altında akla zarara açıklamalar yaptı. Kimin onayıyla, hangi verilerle olduğunu anlayamadığım aşağıdaki akıl almaz taleplerde bulundu;

 

•             Anayasa çiğnenerek aşısızlara, aşısını tamamlamamış olanlara yeniden PCR yapılması

•             5- 11 yaş çocuklarına aşılanma zorunluluğu getirilmesi

•             Aşı olmayan ve aşısı tamamlamayanlara özgürlüklerini kısıtlayan baskıların artırılması

 

Bu açıklamaya şu ana dek CHP Genel Merkezi’nden bir tepki ya da yalanlama görmedim. .Dünyadaki gelişmeleri de size bu nedenle bir kez daha anlattım. Çağımızda siyasal partilerin liyakat sahibi insanlara ihtiyacı var. Ortada ciddi bir yönetim sorunu var. Parti içi iletişim kalitesi çok düşük. Herkes kendi kafasına öre açıklama yapıyor. Ortak akılla, konuları istişare etme ihtiyacı büyük. Dünyadaki gelişmeleri takip etmeden, nesnel değerlendirmeler yapmadan ülke yönetemezsiniz. Artık hiç kimse salt karşıtlıktan dolayı seçmenin oyunu alabileceğini düşünmemeli. Bir şekilde seçmenin desteğini alsa bile başarılı olabilmesinin imkânsızlığını görebilmeli.

 

Pandemi sürecinin bütün yasakları önümüzdeki 4- 5 ay içinde kalkacak. Yerine tedarik zincirinde yaşanan sıkıntılar ve yaratılan suni kıtlıklar gündeme gelecek. Çok hassas bir dönemden geçiyor dünya. Çin ile ABD arasında üçüncü dünya savaşına yol açabilecek bir çatışma hala çıkmadıysa, dünyayı kontrol altına almak isteyen güçler arasında bu hassas denge yatıyor. Kazananın da en az kaybeden kadar hasara uğrayacağı bir kaotik dönemdeyiz. Hepimizin, ama hepimizin kaybedeceği bir döneme girdiğimizi bilmemiz gerek. Ne yazık ki bu süreci akılla yönetme çabası içinde olan bir siyaset anlayış da yok. Ailelerimizle daha yakın ilişkiler içinde ve hiçbir risk almadan yaşamayı başarmak zorundayız.

 

Tuygan ÇALIKOĞLU

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleaynalipazar.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.