Yenice’de Maden Projesi Durduruldu: Haritalar Büyük Çelişkiyi Gösterdi

İlçelerden 09.02.2026 - 22:36, Güncelleme: 09.02.2026 - 22:36 8590 kez okundu.
 

Yenice’de Maden Projesi Durduruldu: Haritalar Büyük Çelişkiyi Gösterdi

Orman Genel Müdürlüğü, Kaz Dağları’ndaki 29 milyon dolarlık biyoçeşitlilik projesini gerekçe göstererek Bahar Madencilik’in Armutçuk’taki sahasını iptal etti; ancak haritalar, iptal edilen alanda başka maden ruhsatıyla çevrili olduğunu ortaya koydu.
Yenice ilçesi Armutçuk mevkiinde Bahar Madencilik tarafından planlanan ve kamuoyunda “kuvars maskeli altın madeni” şüphesi yaratan proje, Orman Genel Müdürlüğü'nün (OGM) vetosuyla 6 Şubat 2026’da iptal edildi. OGM, iptal gerekçesi olarak bölgede yürütülen milyon dolarlık uluslararası “Kaz Dağları Biyoçeşitliliğinin Korunması Projesi”ni gösterdi. Ancak ortaya çıkan haritalar, bölgedeki madencilik baskısının boyutunu ve OGM’nin gerekçesindeki tutarsızlığı gözler önüne serdi.   Proje dosyasında yer alan haritalar, iptal edilen 10,78 hektarlık alanın çevresinin adeta bir “maden kuşatması” altında olduğunu belgeliyor. Bahar Madencilik’in ÇED Dosyasında bulunan haritaya göre OGM’nin “biyoçeşitlilik ve orman bütünlüğü zarar görür” diyerek izin vermediği Bahar Madencilik sahasının (kırmızı alan) hemen bitişiğinde ve çevresinde; Demir Export A.Ş. ve Oreks Mad. Ltd. Şti. gibi şirketlere ait çok sayıda işletme ruhsatı bulunuyor. Haritada mavi, sarı ve pembe renklerle işaretlenen bu geniş maden sahaları, iptal edilen küçük alanın etrafını sararak Kaz Dağları'nın bu bölgesinde yoğun bir madencilik faaliyeti yürütüldüğünü veya planlandığını kanıtlıyor.   ORMAN BÜTÜNLÜĞÜ ARTIK KRİTİK EŞİKTE İTİRAFI GEF projesi (Kazdağları Biyoçeşitliliğin Korunması Projesi), bölgenin biyolojik değerini tescil etse de bu statü tüm bölgeyi “madene kapalı” hale getirmemekte. Bakanlığın Bahar Madencilik kararında bu projeyi gerekçe göstermesi, bölgedeki orman bütünlüğünün artık kritik eşiğe geldiğinin bir itirafı niteliğinde. Haritada mavi ile işaretlenen Bahar Madencilik ruhsat alanının (1323 hektar) sadece küçük bir kısmında (10,77 hektar) ÇED başvurusu yapılması, şirketlerin genelde ÇED sürecini kolay aşmak için kullandığı bir yöntem. Bakanlık, bu kez "bütünlüğü bozacağı" gerekçesiyle bu parçacıl yaklaşımı reddetmiş görünmekte.   Bahar Madencilik projesinin GEF sahası ve biyoçeşitlilik nedeniyle iptal edilmesi, haritada gördüğünüz diğer projeler için de (henüz işletmeye geçmemiş olanlar için) bir engel teşkil edebilir. Ancak Cengiz Holding veya TÜMAD gibi Kazdağı ve Madra dağında faaliyet gösteren ya da göstermekte olan daha büyük ölçekli ve “stratejik” görülen projelerde, benzer ekolojik gerekçelerin her zaman aynı kararlılıkla uygulanmadığı görülmekte. DİĞER MADENLER GEF’İ TEHDİT ETMİYOR MU? Bölgedeki ruhsat dağılımını gösteren raporlara göre Kazdağları yöresinin yüzde 79’u madenler için ruhsatlandırılmış durumda. Bu yoğunluk, GEF gibi koruma projelerinin sahadaki etkisini kısıtlamakta. Böyle bir ortamda eğer bölge “GEF Biyoçeşitlilik Projesi” kapsamında korunması gereken hassas bir alansa, iptal edilen sahanın hemen sınırındaki diğer madenler bu biyoçeşitliliği tehdit etmiyor mu?” sorusu yanıtını bekliyor   MADENİ DURDURAN “29 MİLYON DOLARLIK” DOĞA PROJESİ NEDİR? Madenin iptaline gerekçe gösterilen ve Tarım ve Orman Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) iş birliğinde yürütülen proje, Kaz Dağları’nın geleceği için yaşamsal önem taşıyor. Yaklaşık 29 milyon dolar bütçeli (yaklaşık 4,6 milyon doları GEF hibesi, kalanı eş finansman) bu proje; Kaz Dağları'nda 185.000 hektarlık devasa bir alanda biyolojik çeşitliliğin korunmasını, ormanların rehabilite edilmesini ve sürdürülebilir yönetim modellerinin oluşturulmasını hedefliyor. Proje sadece ormanı korumakla kalmıyor; “Uygulamalı Çiftçi Okulları” (UÇO) modeli ile yerel halkı desteklemeyi hedefliyor. Eğitimlerin sınıflarda değil doğrudan tarlada verildiği bu modelde, özellikle kadın üreticilerin tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliği, arıcılık ve ekolojik turizm gibi alanlarda istihdam edilmesi amaçlanıyor. OGM'nin iptal yazısında da maden projesinin "orman-halk ilişkileri bakımından sosyal problemlere neden olabileceği" vurgulanarak bu projeye atıf yapılıyor.   "KUVARS MASKELİ ALTIN MADENİ" İDDİASI VARDI İptal edilen proje, bölge halkı ve yaşam savunucuları tarafından uzun süredir “kuvars maskeli altın madeni” girişimi olarak nitelendiriliyordu. Proje dosyasında yer alan teknik verilerde, sahada “ekonomik üretime elverişli altın cevherleşmesi” bulunduğunun itiraf edildiği, ancak şirketin “ÇED Olumlu” kararı alabilmek için başvuruyu düşük kapasiteli kuvars ocağı olarak yaptığı iddia edilmişti.   Maden sahasının, Marmara Havzası’nın kritik su kaynaklarından Gönen Çayı Alt Havzası içinde yer alması ve yerleşim yerlerine sadece 2,86 km mesafede olması, projenin iptali için verilen mücadelenin ana dayanaklarını oluşturuyordu.   Bakanlık, OGM’nin bu kritik uyarısı ve olumsuz görüşü üzerine ÇED Yönetmeliği’nin 5. maddesi gereğince projeyi “aşamasında bakılmaksızın” iptal ettiğini duyurdu. Ancak çevredeki diğer madenlerin varlığı, bu koruma kalkanının ne kadar kapsayıcı olduğu sorusunu yanıtsız bıraktı.   TÜMAD TEHDİDİ KAPIDA: 26 ŞUBAT’TA KRİTİK TOPLANTI VAR Bölgedeki tek tehlike mevcut ruhsatlar değil. Bahar Madencilik projesinin iptal edilmesine rağmen, aynı ekosistemi tehdit eden yeni girişimler hız kesmeden devam ediyor. Bölgede faaliyet yürüten maden devlerinden TÜMAD Madencilik’in projesi için 26 Şubat’ta ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) toplantısı yapılması planlanıyor. TÜMAD’ın İvrindi projesi bu özel koruma/GEF proje alanının dışında olmasına rağmen her iki bölge de geniş ölçekli Kazdağları-Madra ekosisteminin hassas parçaları arasında bulunuyor.
Orman Genel Müdürlüğü, Kaz Dağları’ndaki 29 milyon dolarlık biyoçeşitlilik projesini gerekçe göstererek Bahar Madencilik’in Armutçuk’taki sahasını iptal etti; ancak haritalar, iptal edilen alanda başka maden ruhsatıyla çevrili olduğunu ortaya koydu.

Yenice ilçesi Armutçuk mevkiinde Bahar Madencilik tarafından planlanan ve kamuoyunda “kuvars maskeli altın madeni” şüphesi yaratan proje, Orman Genel Müdürlüğü'nün (OGM) vetosuyla 6 Şubat 2026’da iptal edildi. OGM, iptal gerekçesi olarak bölgede yürütülen milyon dolarlık uluslararası “ Kaz Dağları Biyoçeşitliliğinin Korunması Projesi”ni gösterdi. Ancak ortaya çıkan haritalar, bölgedeki madencilik baskısının boyutunu ve OGM’nin gerekçesindeki tutarsızlığı gözler önüne serdi.

 

Proje dosyasında yer alan haritalar, iptal edilen 10,78 hektarlık alanın çevresinin adeta bir “maden kuşatması” altında olduğunu belgeliyor. Bahar Madencilik’in ÇED Dosyasında bulunan haritaya göre OGM’nin “ biyoçeşitlilik ve orman bütünlüğü zarar görür” diyerek izin vermediği Bahar Madencilik sahasının (kırmızı alan) hemen bitişiğinde ve çevresinde; Demir Export A.Ş. ve Oreks Mad. Ltd. Şti. gibi şirketlere ait çok sayıda işletme ruhsatı bulunuyor. Haritada mavi, sarı ve pembe renklerle işaretlenen bu geniş maden sahaları, iptal edilen küçük alanın etrafını sararak Kaz Dağları'nın bu bölgesinde yoğun bir madencilik faaliyeti yürütüldüğünü veya planlandığını kanıtlıyor.

 

ORMAN BÜTÜNLÜĞÜ ARTIK KRİTİK EŞİKTE İTİRAFI

GEF projesi (Kazdağları Biyoçeşitliliğin Korunması Projesi), bölgenin biyolojik değerini tescil etse de bu statü tüm bölgeyi “madene kapalı” hale getirmemekte. Bakanlığın Bahar Madencilik kararında bu projeyi gerekçe göstermesi, bölgedeki orman bütünlüğünün artık kritik eşiğe geldiğinin bir itirafı niteliğinde. Haritada mavi ile işaretlenen Bahar Madencilik ruhsat alanının (1323 hektar) sadece küçük bir kısmında (10,77 hektar) ÇED başvurusu yapılması, şirketlerin genelde ÇED sürecini kolay aşmak için kullandığı bir yöntem. Bakanlık, bu kez "bütünlüğü bozacağı" gerekçesiyle bu parçacıl yaklaşımı reddetmiş görünmekte.

 

Bahar Madencilik projesinin GEF sahası ve biyoçeşitlilik nedeniyle iptal edilmesi, haritada gördüğünüz diğer projeler için de (henüz işletmeye geçmemiş olanlar için) bir engel teşkil edebilir. Ancak Cengiz Holding veya TÜMAD gibi Kazdağı ve Madra dağında faaliyet gösteren ya da göstermekte olan daha büyük ölçekli ve “stratejik” görülen projelerde, benzer ekolojik gerekçelerin her zaman aynı kararlılıkla uygulanmadığı görülmekte.

DİĞER MADENLER GEF’İ TEHDİT ETMİYOR MU?

Bölgedeki ruhsat dağılımını gösteren raporlara göre Kazdağları yöresinin yüzde 79’u madenler için ruhsatlandırılmış durumda. Bu yoğunluk, GEF gibi koruma projelerinin sahadaki etkisini kısıtlamakta. Böyle bir ortamda eğer bölge “GEF Biyoçeşitlilik Projesi” kapsamında korunması gereken hassas bir alansa, iptal edilen sahanın hemen sınırındaki diğer madenler bu biyoçeşitliliği tehdit etmiyor mu?” sorusu yanıtını bekliyor

 

MADENİ DURDURAN “29 MİLYON DOLARLIK” DOĞA PROJESİ NEDİR?

Madenin iptaline gerekçe gösterilen ve Tarım ve Orman Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) iş birliğinde yürütülen proje, Kaz Dağları’nın geleceği için yaşamsal önem taşıyor. Yaklaşık 29 milyon dolar bütçeli (yaklaşık 4,6 milyon doları GEF hibesi, kalanı eş finansman) bu proje; Kaz Dağları'nda 185.000 hektarlık devasa bir alanda biyolojik çeşitliliğin korunmasını, ormanların rehabilite edilmesini ve sürdürülebilir yönetim modellerinin oluşturulmasını hedefliyor.

Proje sadece ormanı korumakla kalmıyor; “Uygulamalı Çiftçi Okulları” (UÇO) modeli ile yerel halkı desteklemeyi hedefliyor. Eğitimlerin sınıflarda değil doğrudan tarlada verildiği bu modelde, özellikle kadın üreticilerin tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliği, arıcılık ve ekolojik turizm gibi alanlarda istihdam edilmesi amaçlanıyor. OGM'nin iptal yazısında da maden projesinin "orman-halk ilişkileri bakımından sosyal problemlere neden olabileceği" vurgulanarak bu projeye atıf yapılıyor.

 

"KUVARS MASKELİ ALTIN MADENİ" İDDİASI VARDI

İptal edilen proje, bölge halkı ve yaşam savunucuları tarafından uzun süredir “kuvars maskeli altın madeni” girişimi olarak nitelendiriliyordu. Proje dosyasında yer alan teknik verilerde, sahada “ekonomik üretime elverişli altın cevherleşmesi” bulunduğunun itiraf edildiği, ancak şirketin “ÇED Olumlu” kararı alabilmek için başvuruyu düşük kapasiteli kuvars ocağı olarak yaptığı iddia edilmişti.

 

Maden sahasının, Marmara Havzası’nın kritik su kaynaklarından Gönen Çayı Alt Havzası içinde yer alması ve yerleşim yerlerine sadece 2,86 km mesafede olması, projenin iptali için verilen mücadelenin ana dayanaklarını oluşturuyordu.

 

Bakanlık, OGM’nin bu kritik uyarısı ve olumsuz görüşü üzerine ÇED Yönetmeliği’nin 5. maddesi gereğince projeyi “aşamasında bakılmaksızın” iptal ettiğini duyurdu. Ancak çevredeki diğer madenlerin varlığı, bu koruma kalkanının ne kadar kapsayıcı olduğu sorusunu yanıtsız bıraktı.

 

TÜMAD TEHDİDİ KAPIDA: 26 ŞUBAT’TA KRİTİK TOPLANTI VAR

Bölgedeki tek tehlike mevcut ruhsatlar değil. Bahar Madencilik projesinin iptal edilmesine rağmen, aynı ekosistemi tehdit eden yeni girişimler hız kesmeden devam ediyor. Bölgede faaliyet yürüten maden devlerinden TÜMAD Madencilik’in projesi için 26 Şubat’ta ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) toplantısı yapılması planlanıyor. TÜMAD’ın İvrindi projesi bu özel koruma/GEF proje alanının dışında olmasına rağmen her iki bölge de geniş ölçekli Kazdağları-Madra ekosisteminin hassas parçaları arasında bulunuyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.