Yeni Rektörü Bekleyen Sorunlar!

İlçelerden (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 26.12.2014 - 14:55, Güncelleme: 26.12.2014 - 14:55 1142+ kez okundu.
 

Yeni Rektörü Bekleyen Sorunlar!

Yaşasın Üniversitesi Platformu, seçimlerden sonra belirlenecek yeni Rektör adayını bekleyen sorunları düzenledikleri basın toplantısı ile açıkladılar. Yaşasın Üniversite Platformu sözcüsü Prof.Dr. Arzu Mirici yaptığı açıklamada; “Üniversitemiz için çalışanlar ve akademisyenler için istediğimiz birçok şey var. Bunların dışında yapılmasını istemediklerimiz hatta bir daha asla yaşanmaması gereken var” dedi.
ÇOMÜ Rektörlü için yapılacak olan seçimler öncesinde adaylar yavaş yavaş belirirken; seçilecek olan adayı bekleyen kemikleşmiş sorunlarında çözüme ulaşıp ulaşmayacağı büyük bir merak konusu. Sorunları gündemde tutmak ve sorunlara çözüm önerisi sunmak için akademisyen ve çalışanların destekleriyle kurulan Yaşasın Üniversite Platformu bu sorunları düzenledikleri basın toplantısıyla kamuoyu ile paylaştılar. Yaşasın Üniversite Platformu adına basın açıklamasını okuyan Prof.Dr. Arzu Mirici; platformun kuruluş amacını şu ifadelerle açıkladı; “Bizler son dört yılda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin geleneklerinden ve kurumsal kimliğinden uzaklaştığını gören ve bu şekilde "yaşayamayacağını" düşünen üniversite çalışanlarıyız. Bizler ÇOMÜ'nün akademik ve idari personeliyiz, Üniversite’nin sesiyiz. Her türlü görüşe sahip üniversite personeli ve sivil toplum kuruluşu desteğine açık olan bu platform sayesinde, Üniversitemizin geleneklerini ve kimliğini bulmasını ve yaşamasını amaçlıyoruz. Bu nedenle de “Yaşasın Üniversite Plâtformunu” kurduk, çünkü isteklerimiz ve sorunlarımız var.”   “ÜNİVERSİTE İÇİN, KALİTELİ EĞİTİM İÇİN BEKLENTİLERİMİZ”   Prof.Dr. Mirici açıklamaların devamında ise daha iyi bir üniversite için beklentilerini açıkladı; “Akademik ve idari kadro olarak özlük haklarımızı zamanında ve yerinde almak istiyoruz. Tüm birimler için mutlaka ve daima belirlenecek kriterlere dayalı liyakate dayalı atamalar yapılmasını istiyoruz. Üniversite kaynaklarının öncelikle akademik amaçlar için kullanılmasını istiyoruz. Üniversite eğitiminin yüksek standartlarının korunması için her türlü sorumluluğu alan bir yönetim anlayışı istiyoruz. Stratejik planların katılımcılıkla hazırlandığı ve çalışanlarla paylaşıldığı, kadro ilanlarının üniversite web sayfasında da yayınlandığı şeffaf ve hesap verebilir bir kimlik geliştirilmesini istiyoruz. Üniversitenin her biriminde karar süreçlerine daha fazla katılmak istiyoruz. Bunun için başlangıçta, sadece yürürlükteki mevzuatın uygulanması bile yeterli olacaktır.”   “YAŞANMASINI, TEKRARLANMASINI İSTEMEDİKLERİMİZ DE VAR”   Prof.Dr. Mirici açıklamalarının devamında ise birde üniversitede yaşanmaması gereken olayları belirterek şunları söyledi; “Ve istemediklerimiz, hatta bir daha asla yaşanmaması gerekenler var. Soruşturmaların ve mevzuattaki boşlukların mobbing aracı olarak kullanılmasını istemiyoruz. Üniversite çalışanlarının hiçbir nedenle, hiçbir şekilde dışlanmasını istemiyoruz Söz veriyoruz: Yaşasın Üniversite Platformu olarak; Bilimsel, şeffaf, demokratik, katılımcı, doğaya saygılı ve hesap verebilir bir üniversite için insan hakları evrensel bildirgesi ilkelerine bağlı kurumsal yönetimin oluşması için bugün yarın ve daima çalışmaya kararlıyız.”   “Akademik ve idari personel dini ve dünya görüşleri nedeniyle her türlü yönetsel araç ve medya kullanılarak dışlanmakta, ötekileştirilmektedir. Lisansüstü eğitime giriş çok basitleştirildiği için akademik yeterliliği olmayan kişilerin lisansüstü programlara girişi kolay olmaktadır. Akademik liyakata önem verilmemekte, akademik kriterlere uyulsa bile kadro verilmemektedir. Atamalarda akademik kriterlerin dışında kriterler aranmaktadır. Atamalarda akademik liyakata önem verilmemesi, her seviyedeki eğitim- öğretimi olumsuz yönde etkilemektedir. Atamalar, bölüm ve anabilim dalı kurullarının görüşleri alınmadan yapılmaktadır.”   “MOBBİNG SON BULSUN, MEVZUATLAR UYGULANSIN”   “Son üç yıldır akademik-idari personel alım ilanları ÇOMÜ web sayfasından duyurulmamaktadır. Birimlerde akademik kurullar düzenli olarak toplanmamaktadır. Yapılan az sayıdaki toplantıda alınan kararlar üst birim yöneticilerince değiştirilmekte ya da uygulanmamaktadır. Ders görevlendirmelerinde öğretim elemanlarının uzmanlık konuları yerine daha başka sübjektif değerlendirmeler kullanılmakta, akademik olmayan gerekçelerle ders görevlendirmelerinde değişikliğe gidilmektedir. Dikey iletişim yolları bilinçli olarak kapatılmıştır. Öğrencilerin ve personelin ifade özgürlükleri ellerinden alınmıştır. Disiplin yönetmelikleri tehdit olarak kullanılmakta, soruşturmalar mobbing amaçlı yapılmaktadır.”   “Mevzuattaki boşluklar kullanılarak akademik ve idari personel hakkında hukuka aykırı işlemler yapılmaktadır. Akademik ve idari personelin görev yeri değişiklikleri keyfi olarak yapılmaktadır. Üniversitemizden son üç yılda nitelikli akademik ve idari personel ayrılmak zorunda bırakılmıştır. Yerleşkelerde akademik ve İdari Personel için yeterli sosyal mekanlar bulunmamaktadır. Bina inşaatları üniversiteye özgü projelere dayanmadığından personelin çalışma alanları yetersiz, (tersliklerin teknik donanımları düşüktür. Kampus alanı plansız şekilde yeşil alan hızla yok edilmektedir.”   “Üniversitenin kaynaklan öncelikli olarak akademik amaçlara hizmet edecek şekilde kullanılmamaktadır. Uygulanan stratejik plan, akademik ve idari personelin bilgisine sunulmamaktadır. Tüm bu olumsuzluklar üniversitemizde "kurum kültürü" olarak yerleşmeye başlamıştır. Nasıl çözeriz? Kurumsal yönetim ilkelerimiz. Bilimsel, şeffaf, demokratik, katılımcı, doğaya saygılı, hesap verebilir bir üniversite için insan hakları evrensel bildirgesi ve hakçalık ilkelerine bağlı kalarak, kurumsal yönetim ilkeleri hazırlanıp, uygulanarak tüm sorunları çözebiliriz.”  
Yaşasın Üniversitesi Platformu, seçimlerden sonra belirlenecek yeni Rektör adayını bekleyen sorunları düzenledikleri basın toplantısı ile açıkladılar. Yaşasın Üniversite Platformu sözcüsü Prof.Dr. Arzu Mirici yaptığı açıklamada; “Üniversitemiz için çalışanlar ve akademisyenler için istediğimiz birçok şey var. Bunların dışında yapılmasını istemediklerimiz hatta bir daha asla yaşanmaması gereken var” dedi.

ÇOMÜ Rektörlü için yapılacak olan seçimler öncesinde adaylar yavaş yavaş belirirken; seçilecek olan adayı bekleyen kemikleşmiş sorunlarında çözüme ulaşıp ulaşmayacağı büyük bir merak konusu. Sorunları gündemde tutmak ve sorunlara çözüm önerisi sunmak için akademisyen ve çalışanların destekleriyle kurulan Yaşasın Üniversite Platformu bu sorunları düzenledikleri basın toplantısıyla kamuoyu ile paylaştılar. Yaşasın Üniversite Platformu adına basın açıklamasını okuyan Prof.Dr. Arzu Mirici; platformun kuruluş amacını şu ifadelerle açıkladı; “Bizler son dört yılda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin geleneklerinden ve kurumsal kimliğinden uzaklaştığını gören ve bu şekilde "yaşayamayacağını" düşünen üniversite çalışanlarıyız. Bizler ÇOMÜ'nün akademik ve idari personeliyiz, Üniversite’nin sesiyiz. Her türlü görüşe sahip üniversite personeli ve sivil toplum kuruluşu desteğine açık olan bu platform sayesinde, Üniversitemizin geleneklerini ve kimliğini bulmasını ve yaşamasını amaçlıyoruz. Bu nedenle de “Yaşasın Üniversite Plâtformunu” kurduk, çünkü isteklerimiz ve sorunlarımız var.”

 

“ÜNİVERSİTE İÇİN, KALİTELİ EĞİTİM İÇİN BEKLENTİLERİMİZ”

 

Prof.Dr. Mirici açıklamaların devamında ise daha iyi bir üniversite için beklentilerini açıkladı; “Akademik ve idari kadro olarak özlük haklarımızı zamanında ve yerinde almak istiyoruz. Tüm birimler için mutlaka ve daima belirlenecek kriterlere dayalı liyakate dayalı atamalar yapılmasını istiyoruz. Üniversite kaynaklarının öncelikle akademik amaçlar için kullanılmasını istiyoruz. Üniversite eğitiminin yüksek standartlarının korunması için her türlü sorumluluğu alan bir yönetim anlayışı istiyoruz. Stratejik planların katılımcılıkla hazırlandığı ve çalışanlarla paylaşıldığı, kadro ilanlarının üniversite web sayfasında da yayınlandığı şeffaf ve hesap verebilir bir kimlik geliştirilmesini istiyoruz. Üniversitenin her biriminde karar süreçlerine daha fazla katılmak istiyoruz. Bunun için başlangıçta, sadece yürürlükteki mevzuatın uygulanması bile yeterli olacaktır.”

 

“YAŞANMASINI, TEKRARLANMASINI İSTEMEDİKLERİMİZ DE VAR”

 

Prof.Dr. Mirici açıklamalarının devamında ise birde üniversitede yaşanmaması gereken olayları belirterek şunları söyledi; “Ve istemediklerimiz, hatta bir daha asla yaşanmaması gerekenler var. Soruşturmaların ve mevzuattaki boşlukların mobbing aracı olarak kullanılmasını istemiyoruz. Üniversite çalışanlarının hiçbir nedenle, hiçbir şekilde dışlanmasını istemiyoruz Söz veriyoruz: Yaşasın Üniversite Platformu olarak; Bilimsel, şeffaf, demokratik, katılımcı, doğaya saygılı ve hesap verebilir bir üniversite için insan hakları evrensel bildirgesi ilkelerine bağlı kurumsal yönetimin oluşması için bugün yarın ve daima çalışmaya kararlıyız.”

 

“Akademik ve idari personel dini ve dünya görüşleri nedeniyle her türlü yönetsel araç ve medya kullanılarak dışlanmakta, ötekileştirilmektedir. Lisansüstü eğitime giriş çok basitleştirildiği için akademik yeterliliği olmayan kişilerin lisansüstü programlara girişi kolay olmaktadır. Akademik liyakata önem verilmemekte, akademik kriterlere uyulsa bile kadro verilmemektedir. Atamalarda akademik kriterlerin dışında kriterler aranmaktadır. Atamalarda akademik liyakata önem verilmemesi, her seviyedeki eğitim- öğretimi olumsuz yönde etkilemektedir. Atamalar, bölüm ve anabilim dalı kurullarının görüşleri alınmadan yapılmaktadır.”

 

“MOBBİNG SON BULSUN, MEVZUATLAR UYGULANSIN”

 

“Son üç yıldır akademik-idari personel alım ilanları ÇOMÜ web sayfasından duyurulmamaktadır. Birimlerde akademik kurullar düzenli olarak toplanmamaktadır. Yapılan az sayıdaki toplantıda alınan kararlar üst birim yöneticilerince değiştirilmekte ya da uygulanmamaktadır. Ders görevlendirmelerinde öğretim elemanlarının uzmanlık konuları yerine daha başka sübjektif değerlendirmeler kullanılmakta, akademik olmayan gerekçelerle ders görevlendirmelerinde değişikliğe gidilmektedir. Dikey iletişim yolları bilinçli olarak kapatılmıştır. Öğrencilerin ve personelin ifade özgürlükleri ellerinden alınmıştır. Disiplin yönetmelikleri tehdit olarak kullanılmakta, soruşturmalar mobbing amaçlı yapılmaktadır.”

 

“Mevzuattaki boşluklar kullanılarak akademik ve idari personel hakkında hukuka aykırı işlemler yapılmaktadır. Akademik ve idari personelin görev yeri değişiklikleri keyfi olarak yapılmaktadır. Üniversitemizden son üç yılda nitelikli akademik ve idari personel ayrılmak zorunda bırakılmıştır. Yerleşkelerde akademik ve İdari Personel için yeterli sosyal mekanlar bulunmamaktadır. Bina inşaatları üniversiteye özgü projelere dayanmadığından personelin çalışma alanları yetersiz, (tersliklerin teknik donanımları düşüktür. Kampus alanı plansız şekilde yeşil alan hızla yok edilmektedir.”

 

“Üniversitenin kaynaklan öncelikli olarak akademik amaçlara hizmet edecek şekilde kullanılmamaktadır. Uygulanan stratejik plan, akademik ve idari personelin bilgisine sunulmamaktadır. Tüm bu olumsuzluklar üniversitemizde "kurum kültürü" olarak yerleşmeye başlamıştır. Nasıl çözeriz? Kurumsal yönetim ilkelerimiz. Bilimsel, şeffaf, demokratik, katılımcı, doğaya saygılı, hesap verebilir bir üniversite için insan hakları evrensel bildirgesi ve hakçalık ilkelerine bağlı kalarak, kurumsal yönetim ilkeleri hazırlanıp, uygulanarak tüm sorunları çözebiliriz.”

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.