“Yangın” Meclis Gündeminde.. İhmal Var Mıydı?
“Yangın” Meclis Gündeminde.. İhmal Var Mıydı?
19 Ağustos 2018 Pazar günü eski Askeri Hastane içerisinde bulunan otların yanmasıyla başlayan, rüzgârın etkisi ile büyüyen ve iki binanın çatısına sıçrayan Yangın, Belediye Meclis gündemine geldi. “Yangın da belediyenin ihmali vardı” ve “Belediye itfaiye ekipleri yetersiz” iddialarına Belediye İtfaiye Müdürü Olcay Runa yanıt verdi. Runa, yangına müdahale, yapılan çalışmalar ve yangının çıkış nedeni ile ilgili meclis üyelerine bilgi verirken hiçbir ihmalin söz konusu olmadığını belirtti.
19 Ağustos 2018 Pazar günü eski Askeri Hastane içerisinde bulunan otların yanmasıyla başlayan, rüzgârın etkisi ile büyüyen ve iki binanın çatısına sıçrayan Yangın, Belediye Meclis gündemine geldi. “Yangın da belediyenin ihmali vardı” ve “Belediye itfaiye ekipleri yetersiz” iddialarına Belediye İtfaiye Müdürü Olcay Runa yanıt verdi. Runa, yangına müdahale, yapılan çalışmalar ve yangının çıkış nedeni ile ilgili meclis üyelerine bilgi verirken hiçbir ihmalin söz konusu olmadığını itfaiye araçları takip programı ile gösterdi.
19 Ağustos 2018 Pazar günü eski Askeri Hastane içerisinde bulunan otların yanmasıyla başlayan, rüzgârın etkisi ile büyüyen ve iki binanın çatısına sıçrayan Yangın ile ilgili iddialar üzerine Belediye İtfaiye Müdürü Olcay Runa meclis üyelerine sunum yaptı. Belediye İtfaiye Müdürü Olcay Runa; Meclis Üyelerine önce yangın nerede olduğu ve neden çıktığı hakkında bilgi verdi.
“HER KURUM KENDİ SORUMLULUK SAHASINDAKİ YANGINA BAKIYOR”
Belediye İtfaiye Müdürü Olcay Runa yangın türlerine ve yangının çıktığı bölgelere göre yangınlara müdahale edecek kurumların değiştiğini açıkladı. Runa; “19 Ağustos günü Eski Askeri Hastane’de MİT ve Jandarma arasında kalan bölgede yangın çıktı. Yangın çeşitli durumlara göre farklı kurumların sorumluluklarında bulunduğunu belirtmek isterim. Kent içi yangınlara bizler bakıyoruz; fakat bazı kurumlara da destek veriyoruz. Orman yangınlarında Orman Müdürlüğüne, Denizde bir gemi yangını olsa Boğaz Komutanlığı veya diğer kurumlar müdahale eder, bizlerde gerektiğinde destek veririz. Yangın türleri ve yangın bölgeleri ile ilgili olarak kurumlar arasında belirlenmiş protokol vardır. Her ne kadar protokol yapılmış olsa da yardımcı oluyoruz. Gerekirse çeşitli kurumlarda bizlere destek veriyorlar” dedi.
“YANGINA MÜDAHALE SÜREMİZ 4,5 DAKİKA! BU MUAZZAM BİR SÜRE, ÇÜNKÜ..”
“Yangına Belediye itfaiye ekipleri geç müdahale etti” iddialarına İtfaiye araçlarında bulunan takip sisteminin görüntüleri ile yanıt veren İtfaiye Müdürü Olcay Runa, yangının itfaiye merkezine ilk ulaştığı ihbarı da meclis üyelerine dinletti. Olcay Runa; “Kamuoyunda çeşitli iddialar var; geciktiğimiz veya yetersiz olduğumuz şeklinde. Bize ulaşan ihbar neticesinde bizim kullandığımız takip sistemi var. Hepsini sizlere açıklayacağız. 17:32 de ilk ihbar bize ulaştı. Yapılan ihbarda birimlerimize yangın çeşidi olarak ‘Ot Yangını’ olarak bildirilmiştir. Ekiplerimiz ihbarı alır almaz sirenlere basıp ekipleri alarma geçiriyor. İlk aracımız çıkış yapıyor; tankerimiz o arada benzin ikmali yapılıyor. Oradaki tankerde yangına müdahaleye gidiyor. İlk ekip aracımızın yangın yerine ulaşma süresi 4 dakika 30 saniyedir. Bu muazzam bir süredir. Tankerimiz ise; yangın yerine 4 dakika 51 saniyede olay yerine varıyor. İki aracımız da derhal müdahaleye başlıyorlar. İlk aracımız ile tankerimizin yangın yerine ulaşma süresi arasında fark sadece 21 saniyedir! İzlediğiniz takip sistemi bunu da doğruluyor” dedi.
“YANGIN ALANINA VARDIK; KARŞIMIZA KAPI ÇIKTI!”
Esenlerde çıkacak bir yangına müdahale etmek için belirlenen ulaşım süresinin 7 Dakika olduğunu açıklayan Olcay Runa; “Süresinde gelmedi dendiği için bu iddialara yanıt vermiş olduk. Biz bu konuda sadece yangın planlarını değil; ulaşım planları da yapıyoruz. Müfettişler her yıl bu konuda bizleri denetliyorlar. Bizim planlarda o alana ulaşım süremiz 6-7 dakika iken bizim ekiplerimiz 4 dakika 30 saniyede ulaşıyor” dedi.
“YAPILACAK ŞEYİ YAPTIK; HAYAT KURTARDIK”
Yangın ve yangına müdahale ile ilgili bilgilerde veren Olcay Runa, yaşananları şu şekilde anlattı; “Ekiplerimiz yangına ulaştığında bir kapı ile karşılaşıyorlar. Orman birimlerine haber veriliyor. Müthiş bir rüzgâr var; tankerimiz yangının çatılara sıçramaması için bina girişlerinde önlem alıyorlar. Bu arada itfaiye merkezine Çatı Yangını ihbarı geliyor. Bu seferde yangına müdahale için merdivenli araçlarımız yola çıkıyor. 7 dakika da o ekiplerimiz olay yerine ulaşıyorlar. Ot yangınına ayrı ekipler, çatı bina yangınlarına diğer ekiplerimiz müdahale ediyor. ” dedi.
“BİZ ÇOK İYİ MÜCADELE VERDİK; ATİNA YANGINI GİBİ BİR FELAKET OLABİLİRDİ”
Eleştiri ve iddiaların yersiz olduğunu belirten İtfaiye Müdürü Olcay Runa, yangına karşı Belediye ekiplerinin amansız bir mücadele verdiğini ve Çanakkale’yi büyük bir felaketten kurtulduğuna dikkat çekti. Runa; “Oradaki çatı yangını çok tehlikeliydi. Atina yangını gibi olabilirdi; biz orada çok iyi mücadele ettik; Allah korusun bir kaçırmış olsaydık aşağıdaki mahallelere kadar yangın yayılabilirdi. Tankerde su olmadığı iddiaları var. Bu iddiaları kesinlikle kabul etmiyoruz; bazı belediyeler çiçek sulamak için bu tür tankerleri kullanabiliyorlar ama bizim böyle bir durumumuz yok. Zaten görüleceği gibi araçlarımız 5 dakika bile dolmadan yangına müdahale edebilmişlerdir. İlk aracın takviyesini de tanker aracımız yapmıştır. Merdivenli araçlarımıza da aynı tankerimiz su takviyesinde bulunmuştur. Emniyetten TOMA, Boğaz Komutanlığı ve Orman Müdürlüğünden ekipler gelerek destek vermişlerdir. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Orada otlar zaten yanmıştı; biz acaba çatıyı kontrol altına almasaydık ne olurdu? Yerleşim yerlerine sirayet etseydi ne olurdu. Evet, TOMA gelmiştir; Orman Müdürlüğü araçları gelmiştir. Bu işin çıkış noktası ot yangınıdır. Yangın büyüyünce Çam ağaçlarına sıçramış bu seferde Ağaç yangınına dönüşüyor. Yangın çatıya sıçrayınca yangının yine türü değişiyor. Öyle bir yangındı ki; bizim bu yangını belediye olarak kontrol etmemiz mümkün değildi; burada evlere yangının sıçramaması çok önemliydi. Can kaybı yaşanmaması için mücadele edilmiştir" dedi.
“DEDİKODU ALMIŞ BAŞINI GİTMİŞ”
Çanakkale Belediye başkanı Ülgür Gökhan yaptığı konuşmada yangının dehşetini gözler önüne sererken çıkartılan dedikodulara da kırgın olduğunu belirtti. Gökhan; “Çatı yangınlarına bizim ekiplerimiz müdahale ediyorlar; diğer kurumlar ve belediyeler ise ot yangınına karşı müdahale ediyorlar. Bende oradaydım ekiplerimiz yoğun bir mücadele verdiler. Ben gittiğimde hem orman ekipleri otlara su sıkıyordu em TOMA su sıkıyordu hem de Lâpseki Belediyesi su sıkıyordu. İnsanlar su sıkıyor yangın sönüyor, öbür tarafa giderken aynı yerde yine yangın çıkıyor, Sabaha kadar ekiplerimiz orada bekleyerek önlemde almışlardır. Ben olay yerine vardığımda zaten dedikodu almış başına gitmişti” dedi.
“VATANDAŞLAR DAVA AÇACAK, KİMİN İHMALİ VAR HERKES GÖRECEK!”
Gökhan ayrıca yangından zarar gören vatandaşların dava açacaklarını, dava neticesinde yangından kimlerin sorumlu olacağı ve kimlerin ihmali söz konusu olduğunun da ortaya çıkacağını açıkladı. Gökhan; “Orada zarar görev vatandaşlarımız var. Bu yangının sonunda zarar görmüş vatandaşlar var, raporlar da var. Biz bu olaylar bittikten sonra vatandaşlarla temas kurup evlerini temizledik. Onlarda çatılarını onartıyorlar. Buna ihmali olanlar elbet bunun faturasını ödeyecekler. Dava açacaklar sonucu göreceğiz. Teessüf ediyorum bu dedikoduları çıkartan hemşerilerime.. Geçen yılda aynı şey oldu yine; askeri alan da yangın çıktı. Oraya da müdahale ettik. Askeriye o alandan da çekilmişti oraya bir girdik ne oldu diye; boyum kadar ot vardı. Bu tür risklere karşı tedbirliyiz ama kurumlarda bir baksın. Bize bir müracaat yapsınlar. Vatandaş bile ihbar etmiş burada şu kadar ot var diye. Ben burada bu işin sorumluluğunun belediye itfaiyesine kesilmesine sitem ediyorum. Devir alındıktan sonra belediye ile iş birliği yapılsa bu felaketi yaşamazdık. Biz herkese destek veriyoruz” dedi.
“ORANIN SORUMLULUĞU İL KÜLTÜR TURİZM MÜDÜRLÜĞÜNDEDİR”
Belediye Başkanı Ülgür Gökhan yangının çıktığı Askeri Hastanenin mülkiyetinin Askeriyeden İl Kültür Turizm Müdürlüğüne geçtiğine dikkat çekerek; “İşin gerçeği o alan; eskiden askeriyenin denetimindeydi. Ve askeriye o otları biçiyordu. Geçtiğimiz sene Kültür Bakanlığına devredildi ama otların kesimi yapılmadı. Burada vatandaşlar ilgilileri uyarmışlar; bugüne kadar da hiçbir şey yapılmamış. Bu noktada yangının çıkış nedeni; rüzgarın etkisiyle otlarla devam eden, ağaçların tutuşması sonrasında kozalıkların fırlaması sonucunda hem ot hem de ev yangını ortaya çıkmıştır. 31 Ağustos tarihli yazı var; Kültür müdürlüğünce gönderilen yazı; bu mimar yapının alanında çıkan yangın alanın yangına karşı korunması, engellenmesi için yeterli temizlik görevlisi bulunmadığından otların temizlenmesi, alanın korunması açısından bizden destek istiyorlar. Bizde bu desteği kendilerine veriyoruz. Otlar o alanda temizlik yapılmaya başlanmış, atık ve otlar temizlenmeye başlanmıştır. Biz bu hizmeti vermeye devam edeceğiz; keşke daha önce bildirselerdi de böyle bir felaketle karşı karşıya kalmasaydık” dedi.
“ORADA TİNERCİLER VAR, HİÇ BİR ÖNLEM ALINMAMIŞ”
İYİ Partili Meclis Üyesi Ufuk Demirbaş ise İl Kültür Turizm Müdürlüğünün tedbir almamasını eleştirdi. Ufuk Demirbaş; “Buranın sadece temizlik sorunu değil ayrıca güvenlik sorunları da vardır. Burası tinercilerin mekânı olmuş. Buraya tel çekilemiyor mu? Böyle bir zihniyet olabilir mi? Burası tarihi bir değerdir; 2010 yılında burası ile ilgili bir rapor var. İstanbul üniversitesi burası için rapor hazırlamış, tehlikeli olduğuna dair rapor var. 2016 yılında şöyle yapacağız böyle yapacağız deniyor ama buraya gerekirse tel çekeceksin, iki güvenlik görevlisi koyacaksın. Ot biçemiyoruz diyebilirlerdi. Bakıyoruz milletvekilinin arkasında 15 tane araçla eskortla geziyorlar. Buraya iki bekçi koyulamıyor mu? Sahipsiz kalmış demek ki burası. Halen ne güvenlik var, ne bir tel örgü.. Yine bir yangın çıkabilir. Çanakkale’de bu zihniyetin kültüre bakış açısıyla kalınıyor. Yapıyoruz ediyoruz gazete beyanatları var ama yapılan hiç bir şey yok. 8 yıldan beri burası göz ardı edilmiş” dedi.
“BELEDİYE İSTEYİNCE MAL KIYMETE BİNİYOR”
Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; “Biz burayı istedik ve bize verilmişti burası. Ama Milli Emlak Genel müdürlüğünden burası için onay çıkmadı. Askeriye izin verdi, her şey tamam ama Ankara yok kardeşim dedi bize vermedi. Burası bize 5 yıl öne verilmişti. Aynı şekilde Necippaşa Cami içinde geçerli. Orası da askeriyeye aitti. Orayı da istedik, ooo belediye isteyince mal bir anda kıymete biniyor. Bu anlayışla olmuyor, bize vermiyorsanız en azından teslim ettiğiniz kurumların temsilcileri bizimle iletişime geçsin. Biz gereken temizliği yaparız, yaptıkta” dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

