"Türkiye’nin Üstü, Altından Daha Değerlidir"
"Türkiye’nin Üstü, Altından Daha Değerlidir"
13 Haziran 2025 tarihinde TBMM’ye sunulan ve kamuoyunda “Süper İzin” olarak bilinen 2/1359 Esas numaralı torba yasa teklifi, çevre ve hukuk çevrelerinde yoğun tepkilere neden oldu. Çanakkale Barosu, teklifin yasalaşması halinde doğa, tarım alanları ve hukuki güvenceler açısından telafisi güç sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
13 Haziran 2025 tarihinde TBMM’ye sunulan ve kamuoyunda “Süper İzin” olarak bilinen 2/1359 Esas numaralı torba yasa teklifi, çevre ve hukuk çevrelerinde yoğun tepkilere neden oldu. Çanakkale Barosu, teklifin yasalaşması halinde doğa, tarım alanları ve hukuki güvenceler açısından telafisi güç sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Baro, teklifin Anayasa’nın 35, 36, 45, 56 ve 169. maddeleri başta olmak üzere çok sayıda yasal düzenlemeye aykırı hükümler içerdiğini vurgularken, özellikle ÇED süreçlerinin devre dışı bırakılması, orman ve tarım alanlarının madencilik faaliyetlerine açılması, zeytinliklerin korunmasına dair yasanın esnetilmesi gibi düzenlemelerin çevresel yıkımı hızlandırabileceğine dikkat çekti.
“SESSİZ ONAY” SİSTEMİ VE KURUMLARIN YETKİ KAYBI
Teklife göre, madencilik projeleri için ilgili kurumlardan 3 ay içinde yanıt gelmemesi durumunda “izin verilmiş sayılması” maddesi, bürokratik denetimi ortadan kaldırarak çevresel riskleri artırıyor. Baro, bu düzenlemenin idari şeffaflığı zedelediğini ve halkın katılımını yok saydığını belirtti.
ZEYTİNLİKLER VE MERALARA MADENCİLİK AÇILIMI
Zeytinlikler için özel bir yasal koruma getiren 3573 sayılı yasa da teklifle etkisiz hale geliyor. Aynı şekilde, meralar için ÇED şartının kaldırılması ve acele kamulaştırma yetkilerinin genişletilmesi, tarımsal üretimi ve kırsal yaşamı tehdit ediyor.
ORMAN DENETİMİ MAPEG’E DEVREDİLİYOR
Devlet ormanlarında yapılacak madencilik faaliyetlerinin denetiminin Orman Genel Müdürlüğü’nden alınarak MAPEG’e devredilmesi, çevre hukukçuları tarafından “ormanların enerji ve madencilik çıkarlarına teslimi” olarak nitelendiriliyor.
YARGIYA MÜDAHALE ENDİŞESİ
En tartışmalı maddelerden biri ise, imar izni olmadan yapılmış elektrik üretim tesislerine yasal statü tanınması. Bu düzenleme, halihazırda bu tesislere karşı açılmış davaları düşürerek yargı sürecine açık müdahale olarak değerlendiriliyor. Baro, bu maddenin Anayasa’nın 36. maddesi ve Aarhus Sözleşmesi ile güvence altına alınan adalete erişim hakkına aykırı olduğunu belirtiyor.
“HUKUKU DA DOĞAYI DA SAVUNACAĞIZ”
Çanakkale Barosu, “Kaz Dağları’nın üstü altından değerlidir” ilkesiyle sürdürdükleri mücadeleyi hatırlatarak, çevre ve kent hukukunun savunulmasından asla vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Torba yasa görüşmeleri sırasında darp edilen meslektaşları Av. Yakup Okumuşoğlu ve Av. Reşat Murat Genç’e yönelik saldırıyı da kınayan Baro, bu yasal düzenlemelere karşı hukuki ve toplumsal mücadelenin büyüyerek süreceğini ilan etti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
