'Türkiye’nin Çöpünün Yüzde 40’ını İşleyeceğiz'
'Türkiye’nin Çöpünün Yüzde 40’ını İşleyeceğiz'
A Para kanalında Özlem Doğaner’in hazırlayıp sunduğu Paranın Yönü isimli programa konuk olan Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, mobilya ve enerji sektörüne dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Davut Doğan, Biotrend Enerji olarak birleşmeye gideceklerini, birleşmenin gerçekleşmesi halinde Türkiye’nin çöpünün yüzde 40’ını işleteceklerini açıkladı.
Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, A Para kanalında Özlem Doğaner’in hazırlayıp sunduğu Paranın Yönü isimli programına konuk oldu. Programda 2026 yılını Doğanlar Holding ve mobilya sektörü açısından değerlendiren Davut Doğan; “Gerçekten zor süreçlerden geçiyoruz. Ülkemiz dışında her yerde bir savaş var. Kuzeyde Ukrayna-Rusya, alt taraftakiyse Suriye ile ilgili yine yeni sıkıntılar oluştu. İşte Yunanistan, İsrail gibi... İran-Amerika savaşı... Gerçekten bu dönemde tabii bir de enflasyonun yüksek olması tabii ki özellikle tüm kesimleri etkiliyor. Sanayiciden tutun emeklisine kadar herkesi etkileyen bir süreç içerisindeyiz. Ama biz hani zor süreçlerin sanki böyle biraz daha geride kalma durumuyla karşı karşıya kaldığımızı hissediyoruz. Burada ki gelişmelere pozitif olarak bakıyoruz. Zaten aile olarak da hep pozitif bakmışızdır. Oturup ağlanmanın bir anlamı yok. Yeni projeler geliştiriyoruz. Yapmamız gereken çalışmaları yapıyoruz. Bu bazen bir tasarruf önlemleri oluyor, bazen yeni iş fırsatları çıkabiliyor karşımıza. Onlarla ilgileniyoruz.
“ŞİRKETLERİ YÖNETMEK İÇİN BU DÖNEMDE ZOR”
Bölgedeki savaş ve çatışmaların Türk ekonomisini zorladığını belirten Davut Doğan “Bizde dört sektör var biliyorsunuz. Hani mobilya tarafı bizim ağırlıklı, işte markalarımız Doğtaş, Kelebek, Lova Yatak gibi önemli markalarımız var. Yine Biga markamızla Senegal'de bir fabrikamız var. Bu dönemde özellikle hani dünyanın en iyi CEO'su da olsanız şirketleri yönetmek biraz sıkıntılı, zor süreçler. Enflasyonla döviz arasındaki bir dengesizlik şirketleri önemli ölçüde etkiliyor. Özellikle ihracatçıları. Baktığınız zaman enflasyonun özellikle şimdi bir düşüş eğiliminde olsa da; örnek veriyorum lojistik giderleri yüzde 60-70'lerdeyken döviz artışının yüzde 20'lerde olması aradaki bir o makas farkı şirketleri ciddi derecede etkiliyor. Umarım bu süreçleri aşacağız. Enerji tarafında da yine benzer durum var. Dövizle satıyoruz. Ürettiğimiz elektriği yine döviz fiyatları belli bir oranda arttığı için, giderler daha yüksek arttığı için burada şirketlerin çok fazla kâr edilen şirketin olmadığını görüyoruz. 500'den fazla borsada şirket var. Ben bunların en az 100 tanesini inceliyorum her dönem. Baktığımız zaman yani önemli bir bölümünün %50'den fazlasının zarar açıkladığını, hatta vergi, amortisman, finans öncesi kâr bile üretemediğini görüyoruz. Ama bu süreçler zaman zaman yaşanıyor. Yani biz 40 yıllık bir sanayi tecrübemiz var. Bunları aşacağımızı umut ediyoruz” dedi.

“KONUT SATIŞLARINDAKİ DÜŞÜŞ MOBİLYA SEKTÖRÜNÜ DE ETKİLİYOR”
Konut satışlarındaki düşüşlerin mobilya sektörünü de etkilediğini belirten Davut Doğan; “Mobilyada da adetsel düşüşler var. Enflasyon yakını bir ciro yapabiliyoruz ama adetsel olarak düşüşler var. Bunların çeşitli nedenleri var. Bir tanesi örneğin evliliklerin azaldığını görüyoruz. İşte 650 binden 590 bine düşmüş. Boşanmaların arttığını görüyoruz. Daha çok insanlar daha bireysel hareket ediyor. Evler küçülüyor. Örneğin 1+1'ler daha çok satıldığını görüyoruz. Burada bir sosyolojik bir değişime de uğruyor. Ama bir yandan satın alma gücünün de zayıfladığını görüyoruz. Aslında insanlar bu evlerde mobilya bulundurmak zorunda. En azından yerde yatacak hali yok insanların. Bir yatak odası, bir yatak almak zorunda. Onun için burada bizim beklentimiz, kredi kartlarındaki sınırlamaların da biraz gevşetilmesi gerektiğini düşünüyoruz özellikle mobilya tarafında. Çünkü bunlar lüks ihtiyaç değil, yani artık zaruri ihtiyaçlar olduğu için orada öyle bir beklentimiz var” dedi.
“MOBİLYA SEKTÖRÜNDE BİRLEŞMELERİN ARTACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM”
Zorlu bir süreçten geçen mobilya sektöründe 42 bin üretici olduğuna dikkat çeken Davut Doğan; “Tüm mobilya sektörüne baktığımız zaman ilk 500'de de önemli markalar hâlen yerini koruyor ama ikinci 500'de firma kalmadı. Burada küçük firmaların, orta boy işletmelerin biraz daha sıkıntılı olduğunu görüyoruz. Burada konsolide olacağını sektörün gözlemliyoruz. İşte birleşmeler, satın almalar olduğunu. Bir de çok fazla mobilyacı var. İşte 42 bin mobilyacı olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla hani bunların bir şekilde birleşmelerinde fayda olduğunu düşünüyoruz. Bu tür ortamlar bu aslında bir bakıma da fırsatları da getiriyor. Bu çalışmaları yapıyor olmak lazım. Biz de zaten benzer çalışmalar içerisindeyiz” dedi.
“16 EKİMDE YENİBOSNA’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJEMİZİN LANSMANI VAR”
Doğanlar Holding’in inşaat sektöründeki faaliyetleri hakkında bilgi veren Davut Doğan; “İnşaat tarafında da varız. İşte biz de kentsel dönüşüm projesinde, 16 Ekim'de lansmanımız var. Burada Yenibosna'da 300 konutluk bir projemiz var iş yeri, rezidans gibi. Böyle bir projeleri takip ediyoruz. Yurt dışında zaten Senegal'de bir projemiz var, onu da devam ettiriyoruz. Bir de Çanakkale'de küçük de olsa bir Troya AVM diye bir AVM'miz var. Hani perakende tarafında da varız. Yani özellikle mobilya ve enerjide biraz daha sıkıntı var ama inşaatta beklentilerimiz yüksek. Yani önümüzdeki bu konut satışlarında kolaylıklar sağlanacağını düşünüyoruz. Yani vade açılımları, faizlerin düşürülmesi gibi böyle bir beklentimiz de var” açıklamasında bulundu.
“50’NİN ÜZERİNDE ÜLKEYE İHRACAT YAPIYORUZ”
Doğanlar Holding’in 50’den fazla ülkeye ihracat yaptığını, bölgede devam eden savaşların olumsuz etkilediğini belirten Davut Doğan; “Satışlarda bir düşüş var. Çünkü bütün sektörlerde genellikle olan, tekstil başta olmak üzere mobilya tarafında da ihracat tarafında düşüşler var. Çünkü fiyatlar uyum sağlamıyor veya döviz bazında bir Avrupalıya bunu anlatamazsınız yani yurt dışına hani bir zam yapmayı. Dolayısıyla bizdeki, içerideki fiyat artışları, giderlerin yüksek olması, az önce söylediğim gibi enerji fiyatlarının yüksekliği, lojistik giderlerinin yüksekliği tabii burada olumsuz etkiliyor” dedi.
“AFRİKA ÜLKELERİNDE CİDDİ FIRSATLAR GÖRÜYORUZ”
Afrika’daki yatırımlar hakkında bilgi veren Davut Doğan; “Bizim Senegal’de, Biga'lı olduğumuz için Biga Trend A Biga Mobilya diye bir marka kurmuştuk. Orada kendi mağazalarımızı açtık ama bir yandan da ECOWAS bölgesi olduğu için, kendi aralarında gümrük birliği olduğu için orada çalışmalar yapıyoruz. Hem o ülkedeki hem inşaat işlerimiz de var. Zaten orada müteahhitlik yapıyoruz bir yandan. Bir yandan da orada devletin daha önce de büyük işlerini almıştık, hani bir lojistik merkezi yapmıştık. Şimdi örneğin bizim ekibimiz Fas'ta. Hani Fas'ta da o Afrika ülkelerinde ciddi fırsatlar olduğunu gözlemliyoruz. Yani biraz oralara doğru da, oralardaki fırsatları takip ediyoruz. Senegal bizim çok sevdiğimiz bir ülke, hani ikinci memleketimiz sayılır. Orada da işte şimdi yeni Milli Eğitim Bakanlığıyla onların ihtiyaçlarını görüşüyoruz. Hani çalışmalarımız var Senegal'de.
“BİOTREND ENERJİ İÇİN BİR ŞİRKETLE BİRLEŞME ÇALIŞMALARIMIZ VAR”
Çöpten Enerji ve hammadde üretimi konusunda Biotrend Enerji şirketi ile yatırımlara devam ettiklerini belirten Davut Doğan “KAP'ta da açıklamasını yaptığımız gibi Biotrend olarak şu anda biz Biotrend olarak Türkiye'nin çöpünün %20'sini işliyoruz ve 17 tane tesisimiz var. Şimdi bir firmayla, bunu da açıkladık zaten, ITC diye Türkiye'nin bizim seviyemizde, bizden biraz daha büyük olabilir, bir çöpten elektrik üreten 20 tesisi olan bir şirketle birleşme aşamasındayız, çalışmalarımız sürüyor. Rekabet Kurulunun ve SPK'nın onayıyla birlikte burada şu büyüklüğe ulaşmış olacağız: 37 tesisimizle bu birleşmeyle birlikte Türkiye'nin İstanbul hariç çöpünün yüzde 40'ını işlemiş olacağız ki bu çok önemli. Zaten bu tesisler genelde illerde oluyor, büyük illerde oluyor. Bu 37 tane ilde böyle bir tesisimizin olması bizim için önemli bir avantaj” dedi.

“BİRLEŞME OLURSA TÜRKİYE’NİN ÇÖPÜNÜN YÜZDE 40’INI BİZ İŞLEYECEĞİZ”
Biotrend Enerji olarak birleşmenin tamamlanması halinde Türkiye’nin çöpünün yüzde 40’ını işleyeceklerine dikkat çeken Davut Doğan; “Burada da YEKDEM süreçleri vardı. YEKDEM süreçlerinde bir zamanımız var burada da sağ olsun Çevre Bakanlığımız, ondan sonra Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Bey olsun, bütün bakanlıklar, ilgili bürokratlara da gidip konuştuk. YEKDEM süreçleriyle ilgili bir çalışma yapılıyor. Yani onların uzatılması gibi, özellikle çöpten elektrik üreten biyogaz gibi, biyokütle gibi tesislerin tesislerimize verilmesi gereken destekleri de konuştuk. Burada pozitif bir yaklaşımları var” dedi.
“8.1 MİLYON DOLARLIK KARBON SERTİFİKASI SATTIK”
Biotrend Enerji olarak Karbon satışından ciddi gelirler elde ettiklerini açıklayan Davut Doğan; “Bir de bizim burada en çok beklentimiz karbon satışını yapacak olmamız. Biotrend olarak 8.1 milyon dolarlık bir karbon sattık, hatta ihraç etmiştik bu karbonu. Şimdi COP31 çalışmaları var Antalya'da kasım ayı boyunca ve 10 gün boyunca sürecek. Orada aldığımız bilgiye göre 100 bin kadar kişi katılım bekleniyor. 100 ülke lideri gelecek. Çok ciddi bir hazırlık yapılıyor. Bu konuda da Çevre Bakanlığımızı ve gerçekten diğer bakanlıkları da tebrik etmek lazım. Çünkü özellikle Sıfır Atık Vakfı yine biliyorsunuz Emine Hanım'ın kurduğu vakıf çok güzel çalışmalar yapıyor. Türkiye burada öncülük yapmış olacak ve 2050 yılındaki karbon nötrleme çalışması var. Bizim gibi karbon üreticilerinin Türkiye'de önce ne kadar karbon olduğunu, yani ne kadar karbonu nötrlediğimizi tespit çalışması yaptılar. Sertifikalar dağıtılacak önümüzdeki günlerde. Biz bu karbon sertifikalarımızı aldığımız zaman burada bizim tesislerimizin aslında neredeyse tesis gelirleri kadar bir karbon geliri elde etmiş olacağız. Karbonun fiyatları bugün için bile 12-15 dolar, ki 60-70 dolarlara çıkması bekleniyor. Bizim de elimizde 2030 yılına kadar 8 milyon tonluk bir karbon birikimi olacak ki bu yıl içerisinde yaklaşık 2-2.5 milyon ton stoğumuz var. Yani bunları çarptığınız zaman 10-12 dolarla bile çarpmış olsanız yani neredeyse şirketin cirosundan fazla bir gelir bekliyoruz. Bizi de en çok motive eden bu, yani bu karbon sertifikalarının veriliyor olması” dedi.
“BİZ EL FRENİ ÇEKECEK, VİTERS KÜÇÜLTECEK BİR DURUMDA DEĞİLİZ”
Ekonomik sıkıntılara, bölgesel çatışmalara rağmen pes etmek veya küçülmek gibi düşünceleri olmadığını ifade eden Davut Doğan; “Biz çünkü bir el freni çekecek, sağa çekecek, vites küçültecek bir durumda değiliz. Özellikle sanayiciler için bu geçerli. Biz de çok büyük bir ölçeğe ulaşmış durumdayız. Yani şu anda bu birleşmeyle birlikte direkt çalışan sayımız 5.400'e çıkmış olacak. Dolayısıyla bu 5.400 sayısı da şunu ifade ediyor: Biz sadece mobilya şirketimizde çalışan sayısıyla birlikte, 2.500 kişiyle, Türkiye'nin 70. sırasındayız. Muhtemelen bu 30-40 arasında bir sıralamaya oturmuş olur. Yani Türkiye'de en çok istihdam sağlayan 30 ile 50 firma arasında yer almak bizim için çok önemli bir motivasyon. Onun için biz hep şöyle bakıyoruz; yani bu dönemde de enerjide olduğu gibi diğer şirketlerimizde de sürekli ortaklık görüşmeleri yapıyoruz. Yani örneğin inşaatta da... İşte bir iş... bir ortaklık yaptık örneğin. Bu projeyi Albgaz'la ortak yapıyoruz %50-%50 gibi. Ama inşaatta neler yapabiliriz? Burada görüştüğümüz Türkiye'nin en büyük inşaat şirketleriyle görüşmeler yapıyoruz ortak projeler konusunda. Ama mobilya için de aynı vizyona sahibiz. Yani burada da satın almalar, ortaklıklar, birleşmeler konusunda da çalışmalar yapıyoruz. Ama bunlar somutlaşınca hani belki bir imza altına alınınca bunları açıklamamız gerekiyor” dedi.
“HOLDİNG OLARAK 2030 MASTER PLANIMIZ VAR, 1 SEKTÖRE DAHA GİRECEĞİZ”
Doğanlar Holding’in hali hazırda 4 sektörde faaliyet yürüttüğü ancak önümüzdeki dönemde bir sektöre daha girmek istediklerini belirten Davut Doğan; “Holding olarak biz 2030 master planımız içerisinde bir sektör daha katmak istiyoruz ve 2 yıldır ertelediğimiz halka açılma sürecini 2028 yılında artık yapmak istiyoruz. Şu dönemde halka açılmanın da hani bize çok faydası olacağını sanmıyorum. Çünkü istediğimiz ölçüde ve istediğimiz kârlılıkta değiliz. Ama biz 2027 yılında çok daha iyi bir seviyeye geleceğimizi ülke olarak da düşünüyoruz ve 2028 yılında da halka açılmayı düşünüyoruz. Bunun için de görüştüğümüz FinTek şirketleri var. Yani finansal teknolojilerde işte ödeme sistemleri gibi birkaç firmayla görüşüyoruz. Bunu daha çok kendimize yakın görüyoruz bu sektörü” dedi.
“2027 HEDEFLERİMİZ ARASINDA ENERJİ SEKTÖRÜNDE BÜYÜMEK VAR”
Holding’in 2027 hedeflerinde önceliklerinin enerji sektöründe büyümek olduğunu açıklayan Davut Doğan; “Özetleyecek olursam özellikle enerji tarafında biz biyogaz ve biyokütlelerle büyümeyi düşünüyoruz. Diğer alanlardan RES, GES, HES onlardan çıktık. Daha önce hidroelektrik santralimiz de vardı, çıktık. Ama burada biz özellikle daha verimli hale gelmek için işte bu birleşme çalışmamızı Ekim-Kasım ayında tamamlamayı düşünüyoruz. Şu anda bütün süreçler istediğimiz gibi gidiyor. Orada bu büyüklükle, bu ölçekle birlikte bu özellikle karbon konusunda büyük fırsatlar görüyoruz” dedi.
“FİNANSAL ERİŞİMİN KOLAYLAŞTIRILMASI, İSTİHDAMIN DESTEKLENMESİ GEREKİYOR”
Sanayici ve üreticilerin devletten beklentilerine de dikkat çeken Davut Doğan; “Özellikle istihdam konusunda desteklerin daha çok arttırılması gerekiyor. Biz şirket olarak, grup olarak finansa erişiyoruz ama finansal maliyetler çok yüksek. Bu finans maliyetleriyle iş yapmak mümkün değil. Zaten onun için de şirketlerin yarıdan fazlası zarar ediyor. Ben şirketlerin bilançolarına bakıyorum borsadaki bilançolara. Onun için finansal erişimin kolaylaştırılması ve özellikle faizlerin burada düşürülmesi çok kritik bir süreç. Bundan sonraki süreçte faiz indirimi bekliyoruz. Yılsonuna kadar iki toplantı kaldı. Artık aşama aşama böyle aşağı doğru inilmesi lazım” ifadelerini kullandı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
