Sürekli Uyuma ve Karbonhidrat İsteği Hastalık Habercisi Mi?

Sağlık (Web Sitesi) - Web Sitesi | 26.02.2026 - 14:22, Güncelleme: 26.02.2026 - 14:33 1575 kez okundu.
 

Sürekli Uyuma ve Karbonhidrat İsteği Hastalık Habercisi Mi?

Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, atipik depresyonun klasik türden en büyük farkının çevresel olaylara verilen ani tepkiler olduğunu açıkladı. Vücutta "kurşun ağırlığı" hissi, aşırı uyku ve karbonhidrat kriziyle kendini gösteren bu tablo, tedavi edilmezse yıllarca sürebiliyor.
Atipik depresyon, isminin aksine depresyon vakalarının %15 ile %29'u gibi azımsanmayacak bir oranında görülüyor. Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, bu rahatsızlığın en belirgin özelliğinin, kişinin iç dünyasında çöküş yaşarken olumlu bir gelişme karşısında kısa süreliğine neşelenip sonra tekrar karanlığa gömülmesi olduğunu belirtti.   VÜCUTTA "KURŞUN AĞIRLIĞI" VE AŞIRI UYKU Halk arasında "kurşun paralizi" olarak bilinen belirtinin bu hastalıkta kilit rol oynadığını ifade eden Hüseyin; "Kişi kollarında ve bacaklarında gerçek bir fiziksel ağırlık varmış gibi hisseder. Bu durum yorgunlukla karışır ancak biyolojik temeli olan bir ağırlıktır. Kişinin numara yaptığı ya da iradesiz olduğu düşünülmemelidir" dedi. Atipik depresyonda görülen diğer temel farklar ise şunlar: İştah Patlaması: Klasik depresyonun aksine iştah artar, özellikle karbonhidrat ve tatlı isteğiyle kilo alınır. Hipersomni: Günde 10-12 saatten fazla uyuma ve yataktan çıkamama hali baskındır. Reddedilme Hassasiyeti: Sosyal ilişkilerde en küçük bir eleştiri veya ilgisizlik, yoğun değersizlik hissini tetikler.   KADINLARDA VE GENÇLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜYOR Atipik depresyonun genellikle ergenlik sonu ve erken yetişkinlikte başladığını vurgulayan uzman, kadınlarda görülme sıklığının daha yüksek olduğunu kaydetti. Ergenlerde ise bu durumun üzüntüden ziyade; çabuk sinirlenme, alınganlık ve aileye öfke şeklinde maskelenebileceği uyarısı yapıldı.   ERKEN MÜDAHALE HAYAT KURTARIR Tedavi yaklaşımlarında aktive edici antidepresanlar, psikoterapi ve yaşam tarzı değişikliklerinin bir arada kullanıldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin; "İki haftadan uzun süren çökkünlük, aşırı uyku ve sosyal ilişkilerde aşırı kırılganlık varsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Erken müdahale, hastalığın kronikleşmesini engeller" diyerek sözlerini tamamladı.
Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, atipik depresyonun klasik türden en büyük farkının çevresel olaylara verilen ani tepkiler olduğunu açıkladı. Vücutta "kurşun ağırlığı" hissi, aşırı uyku ve karbonhidrat kriziyle kendini gösteren bu tablo, tedavi edilmezse yıllarca sürebiliyor.

Atipik depresyon, isminin aksine depresyon vakalarının %15 ile %29'u gibi azımsanmayacak bir oranında görülüyor. Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, bu rahatsızlığın en belirgin özelliğinin, kişinin iç dünyasında çöküş yaşarken olumlu bir gelişme karşısında kısa süreliğine neşelenip sonra tekrar karanlığa gömülmesi olduğunu belirtti.

 

VÜCUTTA "KURŞUN AĞIRLIĞI" VE AŞIRI UYKU

Halk arasında "kurşun paralizi" olarak bilinen belirtinin bu hastalıkta kilit rol oynadığını ifade eden Hüseyin; "Kişi kollarında ve bacaklarında gerçek bir fiziksel ağırlık varmış gibi hisseder. Bu durum yorgunlukla karışır ancak biyolojik temeli olan bir ağırlıktır. Kişinin numara yaptığı ya da iradesiz olduğu düşünülmemelidir" dedi. Atipik depresyonda görülen diğer temel farklar ise şunlar:

  • İştah Patlaması: Klasik depresyonun aksine iştah artar, özellikle karbonhidrat ve tatlı isteğiyle kilo alınır.

  • Hipersomni: Günde 10-12 saatten fazla uyuma ve yataktan çıkamama hali baskındır.

  • Reddedilme Hassasiyeti: Sosyal ilişkilerde en küçük bir eleştiri veya ilgisizlik, yoğun değersizlik hissini tetikler.

 

KADINLARDA VE GENÇLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

Atipik depresyonun genellikle ergenlik sonu ve erken yetişkinlikte başladığını vurgulayan uzman, kadınlarda görülme sıklığının daha yüksek olduğunu kaydetti. Ergenlerde ise bu durumun üzüntüden ziyade; çabuk sinirlenme, alınganlık ve aileye öfke şeklinde maskelenebileceği uyarısı yapıldı.

 

ERKEN MÜDAHALE HAYAT KURTARIR

Tedavi yaklaşımlarında aktive edici antidepresanlar, psikoterapi ve yaşam tarzı değişikliklerinin bir arada kullanıldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin; "İki haftadan uzun süren çökkünlük, aşırı uyku ve sosyal ilişkilerde aşırı kırılganlık varsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Erken müdahale, hastalığın kronikleşmesini engeller" diyerek sözlerini tamamladı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.