Atikhisar Havzasında Madencilik Baskısı: Su Krizi Derinleşiyor
Atikhisar Havzasında Madencilik Baskısı: Su Krizi Derinleşiyor
Madenciler ile Bölge arasında gerilim tırmanıyor. Bürokrasi çözüm bulamıyor. Kurak geçmesi beklenen yaz aylarında iki taraf için de var olma savaşı kaçınılmaz hale gelecek.
Çanakkale’nin tek içme su kaynağı Atikhisar Barajından Çırpılar Köyü’ne kadar uzanan kuş uçuşu 50 kilometrelik mesafe içerisinde kimisi yerli kimisi ise 6 tane Altın, Bakır Ve Kuvars Madenciliği yapmak isteyen firma var. 6 madencilik firmasının da ciddi miktarlarda suya ihtiyacı varken; bölgede yaklaşık 350 bin kişinin içmesuyu, dolaylı yoldan milyonlarca kişiyi besleyen tarım arazilerinin de su ihtiyaçları tehlike altında.
Alamos Gold’un Kirazlı-Balaban’dan çekilmesinden sonra Çanakkale yıllar sonra yine içme suyu mücadelesi ile karşı karşıya. Atikhisar Barajından başlayarak kuş uçuşu Çırpılar Köyüne kadar Alamos Gold’un haklarını devir alan TÜMAD, CVK Madencilik, Koza Altın İşletmeleri, Park Teknik, Cengiz Holding ve Alamos Gold’un hala sahip olduğu Ağıdağı ve Çamyurt maden projeleri yer alıyor. Tüm bu projeler için ise

ÇAN’DA KOCABAŞ ÇAYI KURUDU!
6 maden firması projeleri için yüz milyonlarca metreküp su ihtiyacı için Çanakkale’nin başta tek içme su kaynağı olan Atikhisar Barajını kaynak olarak kullanmak isterken; birçok dere ve gölette madencilerin hedefi halinde. Oysa Çanakkale’nin ne merkezde ne de ilçelerinde madencilere verebilecek suyu kalmadı!
Çan’da örneğin Biga’nın da su ihtiyacı açısında büyük öneme sahip olacak Kocabaş Çayı özellikle son birkaç yıl içerisinde hızla kurudu. 5-6 yıl öncesine kadar herhangi bir yağışta taşan Kocabaş çayının Çanda ve Biga’da özellikle büyük yıkımlara yol açtığı halen hafızalarda iken Kocabaş’ın artık o halinden eser kalmadı. Yüzlerce hektar tarım arazisinin sulanmasında kullanılan Kocabaş çayının kuruması Biga’ya da büyük zarar verdi.
BİGALI TARLAYI BIRAK İÇECEK SU BULAMIYOR!
Çanakkale’de sadece barajlar dereler değil yer altı suları da tükenmiş durumda. Çan ve Biga’nın binlerce hektar tarım arazisine jayat veren Kocabaş çayı’nın kuruması ile yaşanan kuraklık sadece bir sebep. Biga’yı çeltik ve pirinç üretiminde Türkiye’nin en önemli ilçesi haline getiren sulu tarımdan da son 5 yılda eser kalmadı.

Bigalı üreticiler çeltik ve pirinç ekemez hale gelmişken, ilçe merkezi ve yakın köylerde ise içecek su bulunamıyor. 5 yıldan bu yana Biga’da ciddi kuraklık sorunu yaşanıyor. Biga ilçe merkezine sağlıklı bir şekilde ne içme ne de kullanma suyu sağlıklı verilemiyor. Kuraklık nedeniyle yer altı suları kururken açılan kuyulardan da ilçenin ihtiyacını karşılayacak kadar su bulunamıyor. Biga Belediyesi kuraklığı çözmek için ise ilçenin su ihtiyacını karşılayacak bir baraj yapılmasını istiyor ama bunun için ne siyasi irade var ne de bütçe.
LAPSEKİ’DE YAZ AYLARINDA KÖYLERE SU TAŞINIYOR!
Lapseki de kuraklık sıkıntısı yaşayan ilçelerin başında geliyor. Maden firmasına kendi su kaynaklarını devreden ilçede su Umurbey barajından getirilecek diye yıllarca su sıkıntısı yaşandı. Lapseki’ye Umurbey barajından su verilse de bazı köylerde özellikle yaz aylarında ciddi su sıkıntısı yaşanıyor. Köylerin yaşadığı su sıkıntısı ise taşıma sistemiyle çözülmeye çalışılıyor. Köylerde içme ve kullanma suyu kullanımı tankerlerle taşınarak karşılanıyor. Söz konusu köylerde yaz aylarında tarla, bağ ve bahçeler ise sulanıp sulanamadığı bilinmiyor!
“ÇANAKKALE’NİN MADENCİLİKTEN ÇOK SUYA İHTİYACI VAR”
Çanakkale’nin tek içme su kaynağı olan Atikhisar Barajı su toplama ve koruma havzası içerisinde madencilik yapılacak olmasına en şiddetli tepkiyi gösteren isimlerin başında Çanakkale Belediye başkanı Muharrem Erkek geliyor. Çevre örgütleri ile istişare içerisinde hukuki yolları kullanarak barajın su toplama ve koruma havzası korumak için mücadelenin öncülüğü yapan Erkek, madenciliğin su kaynaklarını kurutarak en fazla su tüketen sektör olduğunu söyledi. Başkan Erkek, Çanakkale’nin madencilikten çok suya ihtiyacı olduğunu söyledi. Erkek, “ Kaz Dağları çığlık atıyor. Bunu her zaman söylüyoruz. Bunu bütün dünya duydu. Sorumluluk sahibi olan herkes duydu ama iktidar sahipleri duymadı bu çığlığı…” çağrısında bulundu.

“SUYUMUZU, TOPRAĞIMIZI BARAJLARIMIZI KORUMAYA KARARLIYIZ”
“Bin Pınarlı İda’yı, Kaz Dağlarımızı, toprağımızı, suyumuzu, barajlarımızı ve havzamızı korumakta kararlıyız.” diyen Belediye Başkanı Muharrem Erkek sözlerine şunları ekledi: “Bir kez daha tekrar ediyoruz: Barajlarımızın, su kaynaklarımızın koruma sahası ve havzası içerisinde metalik madenciliğe asla izin verilmemeli; doğa korunmalıdır.”
Sürecin takipçisi olacaklarını belirten Erkek, “Meslek odalarımızla, sivil toplum örgütlerimizle, çevre mücadelesi veren herkesle ve Çanakkale halkıyla birlikte bu süreci yakından takip edeceğiz. Bu müstesna ve olağanüstü coğrafyaya, Bin Pınarlı İda’ya ihanet etmeyin.” diyerek kentlilerle ortak hareket edeceklerini söyledi ve konuşmasını sonlandırdı.
“SU ZİRVESİ’ RAPORU HALA YAYIMLANMADI”
Birçok kurumun paydaşlığıyla 10-11 Nisan tarihleri arasında Çanakkale’de düzenlenen “Su Zirvesi”nin ardından hazırlanan raporun hâlâ yayımlanmadığını belirten Belediye Başkanı Muharrem Erkek, şunları kaydetti: “Altını çizerek söylüyorum, nedense bu Su Zirvesi’nin de raporu hala yayınlanmadı. Acaba birileri mi yayınlanmasını engelliyor? Bu zirve niçin yapıldı? Bakın size birkaç cümle okuyayım. Bizim Atıkhisar Barajımızdan bahsediyor; ‘Atıkhisar Barajı'nın orta mesafeli koruma alanı içerisinde hiçbir madencilik faaliyetine izin verilmemesi, asit kaya drenajı oluşturma potansiyeli bulunan metalik madenlere ise havzanın tamamında izin verilmemesi’. Yani yakın, orta, uzun mesafeli koruma alanı dahil Havza'nın hiçbir yerinde izin verilmemesi’ diyor ki, bu yapılması istenen projelerin hepsi metalik madenler, asit kaya madenciliği. Suyumuz için madenler çok ciddi bir tehdit. Çanakkale Su Zirvesi Raporunun yayınlanmasını ivedilikle bekliyoruz. Sonuç olarak biz toprağımızı, ağacımızı, suyumuzu koruyacağız.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
