Seçmeli Derslerle İlgili Dayatmaya Geçit Vermeyeceğiz!

Çanakkale (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 14.01.2021 - 08:01, Güncelleme: 14.01.2021 - 08:01 3755+ kez okundu.
 

Seçmeli Derslerle İlgili Dayatmaya Geçit Vermeyeceğiz!

Dünya genelinde pandemi salgını tehlikesi büyürken, salgından en büyük darbeyi yiyen kesimlerin başında da öğrenciler geliyor. Aylardır evlerinden dışarı çıkamayan ve uzaktan eğitime mahkum kalan öğrencilerin geleceği en çok veliler kadar öğretmenleri de düşündürüyor. Tüm bu süreç içerisinde öğrencilere seçmeli ders dayatılması üzerine Eğitim-İş Çanakkale Şube Yönetim Kurulu basın açıklaması düzenleyerek tepki gösterdi.
Dünya genelinde pandemi salgını tehlikesi büyürken, salgından en büyük darbeyi yiyen kesimlerin başında da öğrenciler geliyor. Aylardır evlerinden dışarı çıkamayan ve uzaktan eğitime mahkum kalan öğrencilerin geleceği en çok veliler kadar öğretmenleri de düşündürüyor. Tüm bu süreç içerisinde öğrencilere seçmeli ders dayatılması üzerine Eğitim-İş Çanakkale Şube Yönetim Kurulu basın açıklaması düzenleyerek tepki gösterdi.   Eğitimde tam anlamıyla fırsat eşitliği bile sağlanamamışken öğrencilere seçmeli ders dayatmasına tepki gösteren Eğitim-İş Çanakkale Şube Yönetim Kurulu düzenledikleri basın açıklamasında; “Bilindiği üzere 4-11 arası tüm sınıflarda okuyan öğrencilerin alacağı derslerin 4-22 Ocak tarihleri arasında belirlenmesi gerekmektedir. Sendikamızın ulaştığı MEB'in iç yazışmaları ise öğrencilere pozitif bilimlerle/sanatla/sporla/yabancı dillerle ilgili dersleri seçtirmeyip dini içerikli derslerin dayatılacağını ortaya koymuştur” denildi.   TALİMATLA SEÇMELİ “DİNİ EĞİTİM” DAYATMASI Eğitim-İş Çanakkale Şube Yönetim Kurulu yaptıkları açıklamanın devamında İl Milli Eğitim Müdürlüğünü eleştirerek; “İl Milli Eğitim Müdürlüklerinden İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen talimatta "Kuran'ı Kerim, Peygamberimizin Hayatı ve Temel Dini Bilgiler derslerinin seçilmesi için ilçe müdürlerine büyük rol düştüğünün altı çizilmektedir. İlçe Milli Eğitim Müdürlerinin de bu talimatı görev kabul edip, okul müdürlerine seçmeli derslerde nasıl dayatma yapacaklarına dair sunum hazırlamış olduğu da sendikamızın eline geçen belgelerden anlaşılmaktadır. Yani daha önceki senelerden de bildiğimiz, kamuoyuna ifşa ederek ve yargıya taşıyarak mücadele ettiğimiz bu yönetmeliğe aykırı uygulama için belli ki bu yıl daha çok uğraşılmaktadır. Talimatnamelerde bu 3 ders öğrencilere zorla dayatıldıktan sonra ilgili STK'ların da sürece katılmasının sağlanması gerektiğine dair not düşülmesi de, dernek/vakıf maskesi takmış tarikatların eğitime yine arka bahçeden sokulmaya çalışıldığının göstergesidir. Belli ki dayatılan 3 dersten başka dersleri almayı talep edecek çocuklarımıza yine "bu dersi verecek öğretmen yok" yalanı, tozlu raflardan çıkarılıp hazırda bekletilmektedir. Bilinsin ki biz bu filmi daha önce izledik ve mücadelemizle vizyondan kaldırdık! Tekrar sahnelenmesine izin vermeyeceğiz” denildi.   “DAYATMA ZİNCİRLEME MAĞDURİYET VE TAHRİBAT YARATMAKTADIR” Dini eğitim dayatmasının telafisi güç mağduriyetler yarattığına dikkat çeken Eğitim-İş Çanakkale Şube Yönetim Kurulu; “Daha önce de anlattığımız üzere seçmeli derslerdeki bu dayatma, zincirleme bir mağduriyet, büyüyen bir tahribat yaratmaktadır: Birçok öğrenci okul yönetimiyle ters düşmemek için bu dayatmalara boyun eğmek zorunda kalmaktadır. Öğrencilerimiz kendilerine hayati derecede fayda sağlayacak dersleri alamamaktadır. Velilere sadece müşteri gözüyle bakan zihniyet, seçmeli derslerin belirlenme sürecinde de velileri ekarte etmektedir. Normalde okulların önünden bile geçmesine izin verilmemesi gereken, sicilleri ağza alınmayacak suçlarla kabarmış, Cumhuriyet alerjisi, söylemlerinden taşan yobaz topluluklar, STK adı altında okullara enjekte edilmektedir. Bu dayatmalar, okullardaki norm dengesini alt üst ederek eğitim emekçilerini de mağdur etmektedir. Örneğin sınıfları 50 kişilik koca liselerde ancak 1 tane fizik, kimya ya da biyoloji öğretmeni istihdam edilirken, bu dayatmalar sonucunda onlarca din dersi öğretmeni bulunmaktadır. Bu haksız durum, başka branşlardan mezun öğretmenlerimizi de haklı bir tedirginliğe sürüklemektedir. Oysa ki artan ders sayısı, Din Kültürü Ahlak Bilgisi öğretmenlerinin yönetici yapılmasına bağlı olarak din içerikli dersleri verecek öğretmen bulunamamakta, din görevlerinin derslere girmesi sağlanmaktadır” ifadelerine yer verdi.  
Dünya genelinde pandemi salgını tehlikesi büyürken, salgından en büyük darbeyi yiyen kesimlerin başında da öğrenciler geliyor. Aylardır evlerinden dışarı çıkamayan ve uzaktan eğitime mahkum kalan öğrencilerin geleceği en çok veliler kadar öğretmenleri de düşündürüyor. Tüm bu süreç içerisinde öğrencilere seçmeli ders dayatılması üzerine Eğitim-İş Çanakkale Şube Yönetim Kurulu basın açıklaması düzenleyerek tepki gösterdi.

Dünya genelinde pandemi salgını tehlikesi büyürken, salgından en büyük darbeyi yiyen kesimlerin başında da öğrenciler geliyor. Aylardır evlerinden dışarı çıkamayan ve uzaktan eğitime mahkum kalan öğrencilerin geleceği en çok veliler kadar öğretmenleri de düşündürüyor. Tüm bu süreç içerisinde öğrencilere seçmeli ders dayatılması üzerine Eğitim-İş Çanakkale Şube Yönetim Kurulu basın açıklaması düzenleyerek tepki gösterdi.

 

Eğitimde tam anlamıyla fırsat eşitliği bile sağlanamamışken öğrencilere seçmeli ders dayatmasına tepki gösteren Eğitim-İş Çanakkale Şube Yönetim Kurulu düzenledikleri basın açıklamasında; “Bilindiği üzere 4-11 arası tüm sınıflarda okuyan öğrencilerin alacağı derslerin 4-22 Ocak tarihleri arasında belirlenmesi gerekmektedir. Sendikamızın ulaştığı MEB'in iç yazışmaları ise öğrencilere pozitif bilimlerle/sanatla/sporla/yabancı dillerle ilgili dersleri seçtirmeyip dini içerikli derslerin dayatılacağını ortaya koymuştur” denildi.

 

TALİMATLA SEÇMELİ “DİNİ EĞİTİM” DAYATMASI

Eğitim-İş Çanakkale Şube Yönetim Kurulu yaptıkları açıklamanın devamında İl Milli Eğitim Müdürlüğünü eleştirerek; “İl Milli Eğitim Müdürlüklerinden İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen talimatta "Kuran'ı Kerim, Peygamberimizin Hayatı ve Temel Dini Bilgiler derslerinin seçilmesi için ilçe müdürlerine büyük rol düştüğünün altı çizilmektedir. İlçe Milli Eğitim Müdürlerinin de bu talimatı görev kabul edip, okul müdürlerine seçmeli derslerde nasıl dayatma yapacaklarına dair sunum hazırlamış olduğu da sendikamızın eline geçen belgelerden anlaşılmaktadır. Yani daha önceki senelerden de bildiğimiz, kamuoyuna ifşa ederek ve yargıya taşıyarak mücadele ettiğimiz bu yönetmeliğe aykırı uygulama için belli ki bu yıl daha çok uğraşılmaktadır. Talimatnamelerde bu 3 ders öğrencilere zorla dayatıldıktan sonra ilgili STK'ların da sürece katılmasının sağlanması gerektiğine dair not düşülmesi de, dernek/vakıf maskesi takmış tarikatların eğitime yine arka bahçeden sokulmaya çalışıldığının göstergesidir. Belli ki dayatılan 3 dersten başka dersleri almayı talep edecek çocuklarımıza yine "bu dersi verecek öğretmen yok" yalanı, tozlu raflardan çıkarılıp hazırda bekletilmektedir. Bilinsin ki biz bu filmi daha önce izledik ve mücadelemizle vizyondan kaldırdık! Tekrar sahnelenmesine izin vermeyeceğiz” denildi.

 

“DAYATMA ZİNCİRLEME MAĞDURİYET VE TAHRİBAT YARATMAKTADIR”

Dini eğitim dayatmasının telafisi güç mağduriyetler yarattığına dikkat çeken Eğitim-İş Çanakkale Şube Yönetim Kurulu; “Daha önce de anlattığımız üzere seçmeli derslerdeki bu dayatma, zincirleme bir mağduriyet, büyüyen bir tahribat yaratmaktadır: Birçok öğrenci okul yönetimiyle ters düşmemek için bu dayatmalara boyun eğmek zorunda kalmaktadır. Öğrencilerimiz kendilerine hayati derecede fayda sağlayacak dersleri alamamaktadır. Velilere sadece müşteri gözüyle bakan zihniyet, seçmeli derslerin belirlenme sürecinde de velileri ekarte etmektedir. Normalde okulların önünden bile geçmesine izin verilmemesi gereken, sicilleri ağza alınmayacak suçlarla kabarmış, Cumhuriyet alerjisi, söylemlerinden taşan yobaz topluluklar, STK adı altında okullara enjekte edilmektedir. Bu dayatmalar, okullardaki norm dengesini alt üst ederek eğitim emekçilerini de mağdur etmektedir. Örneğin sınıfları 50 kişilik koca liselerde ancak 1 tane fizik, kimya ya da biyoloji öğretmeni istihdam edilirken, bu dayatmalar sonucunda onlarca din dersi öğretmeni bulunmaktadır. Bu haksız durum, başka branşlardan mezun öğretmenlerimizi de haklı bir tedirginliğe sürüklemektedir. Oysa ki artan ders sayısı, Din Kültürü Ahlak Bilgisi öğretmenlerinin yönetici yapılmasına bağlı olarak din içerikli dersleri verecek öğretmen bulunamamakta, din görevlerinin derslere girmesi sağlanmaktadır” ifadelerine yer verdi.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.