Sahte İmzalar, Şimdi de Sahte Tutanaklar…

Aynalı Pazar (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 27.12.2015 - 08:57, Güncelleme: 27.12.2015 - 08:57 1493+ kez okundu.
 

Sahte İmzalar, Şimdi de Sahte Tutanaklar…

Gördüğü ilik kanseri tedavisi sonucunu yaşamını yitiren Yrd.Doç.Dr. Güran Yahyaoğlu’nun ÇOMÜ yönetimi tarafından tutturulan tutanaklarla istifa etmiş sayılması üzerine açılan dava görüldü. Yahyaoğlu’nun duruşmasında sanıklardan Yard.Doç.Dr. Mukaddes Çelik’in Yahyaoğlu’nun üniversiteye gelmediği için tutulan tutanaklara imza attığı tarihlerin bir kaçında Yenice Meslek Yüksekokulunda olmadığı, buna rağmen sanki Üniversite’deymişçesine tutanaklara imza attığı tespit edildi.
Yenice Meslek Yüksek okulunda Bankacılık ve Sigortacılık dalında ders verirken yakalandığı ilik kanseri nedeniyle yattığı hastanede tedavi görürken; hakkında ÇOMÜ Yenice Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof.Dr. Engin Erdoğan hakkında derslere katılmadığı gerekçesiyle soruşturma başlatılmıştı. Soruşturmacı olarak görevlendirilen Yard.Doç.Dr. Mukaddes Çelik, Yüksek okul müdür yardımcısı Öğr.Gör.Murat İldirir ve yüksek okul sekreteri Yakup Bayar Yrd.Doç.Dr.Güran Yahyaoğlu’nun tedavisi devam ederken 24 Mayıs 2010 tarihinden itibaren Üniversitedeki derslerini girmediği gerekçesiyle 45 adet tutanak tutulmuştu. Tutulan bu tutanaklar neticesinde de Yahyaoğlu’nun disiplin yönetmeliği uyarınca meslekten çıkarılması istendi ve bu yönde işlem yapılmıştı.   YENİCE’DEYMİŞ GİBİ TUTANAKLARIN BAZILARI İMZALANMIŞ   Hafta içinde gerçekleşen duruşmada ise; bir önceki celsede Güran Yahyaoğlu ve ailesinin avukatı Seyfettin Uzunçakmak’ın sanıkların tutanaklara imza attıkları gün ve tarihlerde Yenice Meslek Yüksekokulunda olup olmadıklarının tespiti için TİB’den HST kayıtları duruşmaya damga vurdu. Söz konusu tutanaklara imza atan sanıklardan Mukaddes Çelik’in de imza attığı 45 tutanağın bazılarında tutanağın imzalandığı günlerde Yenice Meslek Yüksekokulunda değil, Çanakkale’de olduğu tespit edildi. Sanık avukatı ise müvekkili Mukaddes Çelik’in tutanaklara imza attığı tarihlerde Yenice Meslek Yüksekokulu’nda bölüm başkanlığı yaptığını, tutanakları da bu görev nedeniyle imzaladığını, bir bölüm başkanı olarak da üniversitedeki görevleri nedeniyle Çanakkale’ye gelmiş olabileceğini ama bu durumun davayı etkileyecek kadar az olarak gerçekleştiği yönünde savunma yaptı. Güran Yahyaoğlu’nun avukatı Seyfettin Uzunçakmak bunun üzerine, sanıkların olay gün ve tarihlerde yurtdışında olup olmadıklarının, başka birim veya il/ilçelerde görevlendirilip görevlendirilmediklerinin tespit edilmesini istedi.   Duruşma sonunda ÇOMÜ Rektörlüğüne olayda söz konusu olan tarihlerde sanıkların başka birimlerde görevli olup olmadıklarının tespit edilmesi, ayrıca dava başlangıcından bu yana Güran Yahyaoğlu’nun mesailerine katılıp katılmadığını gösterir defter veya ajanda olup olmadığını varsa bu defter ve ajandanın tutanakların tutulduğu tarihlerdeki kayıtlarının ÇOMÜ Rektörlüğünden istenmesine karar verilerek duruşma ileriki bir tarihe ertelendi.   GÜRAN YAHYAOĞLU OLAYI   İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan merhum Güran Yahyaoğlu Yenice Meslek Yüksekokulu Bankacılık ve Sigortacılık bölümünde bankacılık dalında ders verirken, 2010 yılında Yenice Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Engin Erdoğan’ın talimatıyla Yrd. Doç. Dr. Mukaddes Çelik soruşturmacı yapıldı.   24 Mayıs 2010’dan itibaren mesaiye gelmediğine dair tutulan 45 adet tutanakla Yahyaoğlu’nun Disiplin Yönetmeliği uyarınca meslekten çıkarılması istendi. Eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’ın da bulunduğu YÖK Yüksek Disiplin Kurulu, bu talebi “oybirliğiyle” reddetti. YÖK kararında, “24.05.2010-29.07.2010 arasında toplam 45 gün göreve gelmediğine yönelik dosyada kesin sonuca varılacak nitelikte delil olmadığı” belirtildi.   Yahyaoğlu, soruşturma sırasında kendisine mobbing uygulandığı, asıl amacın kendisini okuldan uzaklaştırmak olduğu gerekçesiyle hem 40 bin liralık manevi tazminat davası açtı hem de suç duyurusunda bulundu.   Savcılık, soruşturma evrakını Çanakkale Üniversitesi Rektörlüğü’ne gönderdi. Rektörlük, Yahyaoğlu’nu soruşturan personel için izin vermedi. İtiraz üzerine Danıştay 1. Daire, 13 Mart 2012’de bu işlemi iptal ederek, idari personel için “lüzum-u muhakeme” (soruşturma) kararı verdi.   KANSER TEDAVİSİ GÖRÜRKEN İSTİFA ETMİŞ SAYILDI   Üniversite Personel Daire Başkanlığı, Disiplin Yönetmeliği uyarınca meslekten atılması talebi YÖK tarafından reddedilen Yahyaoğlu’nun, “31 Ekim 2012-14 Kasım 2012 arasında mazeretsiz olarak mesaisine gelmediğinden” bu kez de 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca “müstafi” (istifa etmiş) sayılmasını talep etti. Bu talebe, 21 Kasım 2012 tarihinde Üniversite Rektör Vekili Prof. Dr. Şükriye Aras Hisar da “olur” verdi.   Kanser olduğunu üniversite yönetimine ne yapsa inandıramayan Yahyaoğlu, maaşının kesildiğine dair yazıyı da hastanede öğrendi. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Ana Bilim Dalı yoğun bakım ünitesine kaldırılan Yahyaoğlu, avukatı Seyfettin Uzunçakmak vasıtasıyla Çanakkale İdare Mahkemesi’nde işlemin iptali istemiyle dava açtı.   İlik kanseri için gördüğü tedavi esnasında bilinci kapalı olan Yahyaoğlu’nun ailesi, kendisinin kanser olduğuna üniversiteyi inandırabilmek için dilekçesinin ekine hastane odasındaki fotoğraflarını ekledi. İtirazıyla ilgili üniversitenin kararı beklenirken, Yahyaoğlu tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirmişti.  
Gördüğü ilik kanseri tedavisi sonucunu yaşamını yitiren Yrd.Doç.Dr. Güran Yahyaoğlu’nun ÇOMÜ yönetimi tarafından tutturulan tutanaklarla istifa etmiş sayılması üzerine açılan dava görüldü. Yahyaoğlu’nun duruşmasında sanıklardan Yard.Doç.Dr. Mukaddes Çelik’in Yahyaoğlu’nun üniversiteye gelmediği için tutulan tutanaklara imza attığı tarihlerin bir kaçında Yenice Meslek Yüksekokulunda olmadığı, buna rağmen sanki Üniversite’deymişçesine tutanaklara imza attığı tespit edildi.

Yenice Meslek Yüksek okulunda Bankacılık ve Sigortacılık dalında ders verirken yakalandığı ilik kanseri nedeniyle yattığı hastanede tedavi görürken; hakkında ÇOMÜ Yenice Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof.Dr. Engin Erdoğan hakkında derslere katılmadığı gerekçesiyle soruşturma başlatılmıştı. Soruşturmacı olarak görevlendirilen Yard.Doç.Dr. Mukaddes Çelik, Yüksek okul müdür yardımcısı Öğr.Gör.Murat İldirir ve yüksek okul sekreteri Yakup Bayar Yrd.Doç.Dr.Güran Yahyaoğlu’nun tedavisi devam ederken 24 Mayıs 2010 tarihinden itibaren Üniversitedeki derslerini girmediği gerekçesiyle 45 adet tutanak tutulmuştu. Tutulan bu tutanaklar neticesinde de Yahyaoğlu’nun disiplin yönetmeliği uyarınca meslekten çıkarılması istendi ve bu yönde işlem yapılmıştı.

 

YENİCE’DEYMİŞ GİBİ TUTANAKLARIN BAZILARI İMZALANMIŞ

 

Hafta içinde gerçekleşen duruşmada ise; bir önceki celsede Güran Yahyaoğlu ve ailesinin avukatı Seyfettin Uzunçakmak’ın sanıkların tutanaklara imza attıkları gün ve tarihlerde Yenice Meslek Yüksekokulunda olup olmadıklarının tespiti için TİB’den HST kayıtları duruşmaya damga vurdu. Söz konusu tutanaklara imza atan sanıklardan Mukaddes Çelik’in de imza attığı 45 tutanağın bazılarında tutanağın imzalandığı günlerde Yenice Meslek Yüksekokulunda değil, Çanakkale’de olduğu tespit edildi. Sanık avukatı ise müvekkili Mukaddes Çelik’in tutanaklara imza attığı tarihlerde Yenice Meslek Yüksekokulu’nda bölüm başkanlığı yaptığını, tutanakları da bu görev nedeniyle imzaladığını, bir bölüm başkanı olarak da üniversitedeki görevleri nedeniyle Çanakkale’ye gelmiş olabileceğini ama bu durumun davayı etkileyecek kadar az olarak gerçekleştiği yönünde savunma yaptı. Güran Yahyaoğlu’nun avukatı Seyfettin Uzunçakmak bunun üzerine, sanıkların olay gün ve tarihlerde yurtdışında olup olmadıklarının, başka birim veya il/ilçelerde görevlendirilip görevlendirilmediklerinin tespit edilmesini istedi.

 

Duruşma sonunda ÇOMÜ Rektörlüğüne olayda söz konusu olan tarihlerde sanıkların başka birimlerde görevli olup olmadıklarının tespit edilmesi, ayrıca dava başlangıcından bu yana Güran Yahyaoğlu’nun mesailerine katılıp katılmadığını gösterir defter veya ajanda olup olmadığını varsa bu defter ve ajandanın tutanakların tutulduğu tarihlerdeki kayıtlarının ÇOMÜ Rektörlüğünden istenmesine karar verilerek duruşma ileriki bir tarihe ertelendi.

 

GÜRAN YAHYAOĞLU OLAYI

 

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan merhum Güran Yahyaoğlu Yenice Meslek Yüksekokulu Bankacılık ve Sigortacılık bölümünde bankacılık dalında ders verirken, 2010 yılında Yenice Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Engin Erdoğan’ın talimatıyla Yrd. Doç. Dr. Mukaddes Çelik soruşturmacı yapıldı.

 

24 Mayıs 2010’dan itibaren mesaiye gelmediğine dair tutulan 45 adet tutanakla Yahyaoğlu’nun Disiplin Yönetmeliği uyarınca meslekten çıkarılması istendi. Eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’ın da bulunduğu YÖK Yüksek Disiplin Kurulu, bu talebi “oybirliğiyle” reddetti. YÖK kararında, “24.05.2010-29.07.2010 arasında toplam 45 gün göreve gelmediğine yönelik dosyada kesin sonuca varılacak nitelikte delil olmadığı” belirtildi.

 

Yahyaoğlu, soruşturma sırasında kendisine mobbing uygulandığı, asıl amacın kendisini okuldan uzaklaştırmak olduğu gerekçesiyle hem 40 bin liralık manevi tazminat davası açtı hem de suç duyurusunda bulundu.

 

Savcılık, soruşturma evrakını Çanakkale Üniversitesi Rektörlüğü’ne gönderdi. Rektörlük, Yahyaoğlu’nu soruşturan personel için izin vermedi. İtiraz üzerine Danıştay 1. Daire, 13 Mart 2012’de bu işlemi iptal ederek, idari personel için “lüzum-u muhakeme” (soruşturma) kararı verdi.

 

KANSER TEDAVİSİ GÖRÜRKEN İSTİFA ETMİŞ SAYILDI

 

Üniversite Personel Daire Başkanlığı, Disiplin Yönetmeliği uyarınca meslekten atılması talebi YÖK tarafından reddedilen Yahyaoğlu’nun, “31 Ekim 2012-14 Kasım 2012 arasında mazeretsiz olarak mesaisine gelmediğinden” bu kez de 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca “müstafi” (istifa etmiş) sayılmasını talep etti. Bu talebe, 21 Kasım 2012 tarihinde Üniversite Rektör Vekili Prof. Dr. Şükriye Aras Hisar da “olur” verdi.

 

Kanser olduğunu üniversite yönetimine ne yapsa inandıramayan Yahyaoğlu, maaşının kesildiğine dair yazıyı da hastanede öğrendi. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Ana Bilim Dalı yoğun bakım ünitesine kaldırılan Yahyaoğlu, avukatı Seyfettin Uzunçakmak vasıtasıyla Çanakkale İdare Mahkemesi’nde işlemin iptali istemiyle dava açtı.

 

İlik kanseri için gördüğü tedavi esnasında bilinci kapalı olan Yahyaoğlu’nun ailesi, kendisinin kanser olduğuna üniversiteyi inandırabilmek için dilekçesinin ekine hastane odasındaki fotoğraflarını ekledi. İtirazıyla ilgili üniversitenin kararı beklenirken, Yahyaoğlu tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirmişti.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.