'Sağlık hakkımız ideolojik kararlara feda edilemez'

Çanakkale (Web Sitesi) - Web Sitesi | 14.03.2026 - 15:28, Güncelleme: 14.03.2026 - 15:28 154 kez okundu.
 

'Sağlık hakkımız ideolojik kararlara feda edilemez'

Türkiye'de trans bireylerin sağlık hakkına yönelik kısıtlamalar derinleşiyor. Hormon Hakkım Kollektifi, 20 Kasım 2024'ten bu yana adım adım uygulanan kota, yaş sınırı ve son olarak sistem üzerinden getirilen fiili reçete engellerine karşı "Hormon haktır, yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz" diyerek ses yükseltti.
Türkiye'de trans bireylerin hormon ilaçlarına erişimi, bir yılı aşkın süredir devam eden idari düzenlemeler ve sistem kısıtlamalarıyla tamamen durma noktasına geldi. Hormon Hakkım Kollektifi tarafından yapılan basın açıklamasında, sağlık hizmetlerinin bilimsel etik yerine ideolojik müdahalelerle engellendiği vurgulanarak, bu durumun bir "hak gaspı" olduğu ifade edildi.   ADIM ADIM GELEN YASAKLAR ZİNCİRİ Kollektif, sürecin 20 Kasım 2024'te Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun (TİTCK) getirdiği e-reçete zorunluluğu ve kota uygulamasıyla başladığını belirtti. Açıklamada, 30 Ocak 2025’te kurulan "Cinsiyet Değişikliği Denetim ve Değerlendirme Bilimsel Komisyonu" ile hastaneler üzerindeki baskının arttığı, Haziran 2025’te ise 18 olan kanuni sınırın bir idari yazıyla 21 yaşa çıkarıldığı hatırlatıldı.   "SİSTEM ÜZERİNDEN TAMAMEN KAPATILDI" Bugün gelinen noktada durumun çok daha vahim bir boyut kazandığı ifade edilen açıklamada şu bilgilere yer verildi: "Hastane sistemlerinde F64 tanı kodu kullanılarak artık hormon reçetesi yazılamıyor. Herhangi bir resmi yazı veya kamuoyu duyurusu yapılmadan, fiili bir yasak uygulanıyor. Yıllardır hormon kullanan transların tedavi sürekliliği bir günde ortadan kaldırıldı. Bu durum sadece bir bürokratik engel değil, doğrudan transların fiziksel ve ruhsal sağlığına yönelik bir şiddettir."   "ZEYNEP'İN HESABINI KİM VERECEK?" Kısıtlamaların yarattığı ağır sonuçlara dikkat çekilen metinde, geçtiğimiz haftalarda yaşamına son veren genç trans kadın Zeynep’in ölümü hatırlatıldı. Zeynep’in yaş kısıtlaması nedeniyle tedavisine devam edemediği vurgulanırken, "Hormona erişimi zorlaştırmanın yaratacağı sağlık risklerinin sorumluluğunu kim üstlenecek? Zeynep’in intiharının hesabını kim verecek?" soruları soruldu.   DAYANIŞMA ÇAĞRISI Açıklama, sağlık meslek örgütlerine ve insan hakları savunucularına yapılan çağrıyla son buldu: "Bedenlerimiz ve kimliklerimiz aile politikalarının veya siyasi gündemlerin nesnesi değildir. Sağlık hakkı evrenseldir. Bu yasaklar geri çekilene kadar mücadelemiz sürecek. Çünkü biz buradayız ve hormon hakkımızdan vazgeçmiyoruz!"
Türkiye'de trans bireylerin sağlık hakkına yönelik kısıtlamalar derinleşiyor. Hormon Hakkım Kollektifi, 20 Kasım 2024'ten bu yana adım adım uygulanan kota, yaş sınırı ve son olarak sistem üzerinden getirilen fiili reçete engellerine karşı "Hormon haktır, yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz" diyerek ses yükseltti.

Türkiye'de trans bireylerin hormon ilaçlarına erişimi, bir yılı aşkın süredir devam eden idari düzenlemeler ve sistem kısıtlamalarıyla tamamen durma noktasına geldi. Hormon Hakkım Kollektifi tarafından yapılan basın açıklamasında, sağlık hizmetlerinin bilimsel etik yerine ideolojik müdahalelerle engellendiği vurgulanarak, bu durumun bir "hak gaspı" olduğu ifade edildi.

 

ADIM ADIM GELEN YASAKLAR ZİNCİRİ

Kollektif, sürecin 20 Kasım 2024'te Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun (TİTCK) getirdiği e-reçete zorunluluğu ve kota uygulamasıyla başladığını belirtti. Açıklamada, 30 Ocak 2025’te kurulan "Cinsiyet Değişikliği Denetim ve Değerlendirme Bilimsel Komisyonu" ile hastaneler üzerindeki baskının arttığı, Haziran 2025’te ise 18 olan kanuni sınırın bir idari yazıyla 21 yaşa çıkarıldığı hatırlatıldı.

 

"SİSTEM ÜZERİNDEN TAMAMEN KAPATILDI"

Bugün gelinen noktada durumun çok daha vahim bir boyut kazandığı ifade edilen açıklamada şu bilgilere yer verildi: "Hastane sistemlerinde F64 tanı kodu kullanılarak artık hormon reçetesi yazılamıyor. Herhangi bir resmi yazı veya kamuoyu duyurusu yapılmadan, fiili bir yasak uygulanıyor. Yıllardır hormon kullanan transların tedavi sürekliliği bir günde ortadan kaldırıldı. Bu durum sadece bir bürokratik engel değil, doğrudan transların fiziksel ve ruhsal sağlığına yönelik bir şiddettir."

 

"ZEYNEP'İN HESABINI KİM VERECEK?"

Kısıtlamaların yarattığı ağır sonuçlara dikkat çekilen metinde, geçtiğimiz haftalarda yaşamına son veren genç trans kadın Zeynep’in ölümü hatırlatıldı. Zeynep’in yaş kısıtlaması nedeniyle tedavisine devam edemediği vurgulanırken, "Hormona erişimi zorlaştırmanın yaratacağı sağlık risklerinin sorumluluğunu kim üstlenecek? Zeynep’in intiharının hesabını kim verecek?" soruları soruldu.

 

DAYANIŞMA ÇAĞRISI

Açıklama, sağlık meslek örgütlerine ve insan hakları savunucularına yapılan çağrıyla son buldu: "Bedenlerimiz ve kimliklerimiz aile politikalarının veya siyasi gündemlerin nesnesi değildir. Sağlık hakkı evrenseldir. Bu yasaklar geri çekilene kadar mücadelemiz sürecek. Çünkü biz buradayız ve hormon hakkımızdan vazgeçmiyoruz!"

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.