Paralelcilerin Yeni Hedefi Ülgür Gökhan Oldu
Paralelcilerin Yeni Hedefi Ülgür Gökhan Oldu
Yöntem hiç değişmiyor; iyi dersen iyiler… En ufak bir eleştiri yaparsan hemen saldırıyorlar. Geçtiğimiz aylarda Ak Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş’i hedef alan ÇOMÜ’deki Paralel yapı bu seferde 24 Eylül 2014 günü ÇOMÜ Anafartalar Kampusunda öğrenciler ile polisin karşı karşıya gelmesi ve öğrencilerin yaralanmasıyla ilgili gazetecilerin sorduğu soruya “Öğrencileri dövdüren kişilerle aynı karede olamam” diyen Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ı hedef aldı.
Geçtiğimiz günlerde üniversitede bir grup öğrencinin basın açıklaması ile başlayan olaylarda öğrenci ve emniyet güçlerini karşı karşıya gelmesiyle sonuçlanan olayların ardından gazetecilerin konuyla ilgili sordukları soruya, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan şehrin muhtelif yerlerine asılan, üzerinde Ülgür Gökhan ve Rektör Sedat Laçiner’e ait resimlerin bulunduğu pankartı kaldırttığını açıklamıştı.
PANKART GİTTİ, KAVGA BİTMEDİ
Pankartların kaldırılma gerekçesini ise Ülgür Gökhan şöyle açıklamıştı; “Üniversite de öğrenciye bu şekilde davranıp, sonra da ‘Hoş Geldiniz’ demek biraz garip değil mi? Gelen öğrenci ‘Barışın Kentine Geldik’ diyor, sonra da dayak yiyor. Alt tarafı bir basın açıklaması yapılacak, şiddete gerek yoktu. Polisin görevi öğrencileri dövmek değil, öğrenciler demokratik hakkını kullanırken onların korumaktır. Bu olaylar ve bu ortaya çıkan görüntü, Çanakkale’ye yakışmamıştır. Demokratik süreçlere izin vermeyen, polisi çağırıp öğrenciyi dövdüren bir üniversite yönetimi ile aynı karede görünmek istemiyorum”.
Bu sözler üzerine harekete geçen ÇOMÜ içerisindeki paralel yapının mahlaslı yazarlarından Feride K Yavaş önceki gün Ülgür Gökhan’ı hedef alan çok sert bir yazı kaleme aldı. Feride K Yavaş yazdığı yazıda 1970’li yıllardan bahsederek zaman zaman önceki rektörlerin dönemine kadar gelip giderken son darbeyi de Ülgür Gökhan’a indirmekten çekinmiyor. Yazıyı kaleme alan kişiye Akademisyen deseniz bu kadar çok imla hatası yapmaz diyebileceğiniz yazının virgülüne, noktasına bile dokunmuyoruz; işte Feride K Yavaş’ın Yazısı;
Pankarata Yakışmayan Bir Belediye Başkanı
Geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da ÇOMÜ provakatörlerin girişimleriyle açıldı. Çanakkaleyi karıştırmak isteyen bir avuç karanlık el yine öğrencileri kullanmak istedi, yönetimin basireti yine girişimlere yol vermedi…
Neymiş efendim, Trabzonda bir öğrencinin ülkücüler tarafından dövülmesini protesto edeceklermiş… Ellerinde küfür ve dillerinde hakaret gösteri yapmaya yönlendirilmiş bir grup yeni öğrenci Eğitim Fakültesini adeta basmaya kalkıyor. Önlerinde ise sözde bilim adamı bir öğretim üyesi. Öğrencilere akıl veriyor, “güvenlik güçleri sizi kapıdan almıyorsa kapıların üstünden atlayın”…
Aynı tipleri Çanakkale, bundan 4 yıl önce de görmüştü. 2010-2011 eğitim öğretim yılında ÇOMÜde büyük felaketlerin eşiğinden dönülmüştü. Sözde solcu ve ülkücü öğrenciler taşlı-bıçaklı kavgalara tutuşmuştu… Bazı öğrencilerin üzerinden döner bıçakları bile çıkmıştı… ÇOMÜde Jandarma adeta karargâh kurmak zorunda kalmıştı…
2011de Olaylar Durdu, Barış Geldi
Sadece Ali Akdemir döneminde değil, Ramazan Aydın döneminde de ÇOMÜ polis ve jandarmanın en çok mesai harcadığı yerler arasındaydı… Olaylar 2011de, Rektörün değişmesiyle kesiliverdi… Kesildi, çünkü olayları kışkırtan hocaların bu eylemlerine izin verilmedi… 2011den bu yana neredeyse bir tek öğrencinin başına bir şey gelmedi… İdare sol ve sağ görüşlü öğrencileri asla karşı karşıya getirmedi…
İlginçtir yeni rektör aşırı sol görüşlü öğrencilere stant ve sınıf tahsis edecek kadar özgürlüklerde ileri gitti. Belki de ilk defa olarak bu öğrenciler rektörün odasında yönetim ile yüz yüze görüşme imkânını buldu…
Eğer geçen hafta sözde solcu öğrenciler Eğitim Fakültesinin basıp ülkücü öğrenciler ile çatışsaydı kan gövdeyi götürebilirdi. Merak ediyorum, o zaman bugün demokrasi naraları atanlar ne yorumlar yapacaklardı acaba?
Ayrıca size de ilginç gelmiyor mu, polis başka bir ilde öğrenci döver bir grup öğrenci gelir Çanakkale Üniversitesinde gösteri yapmaya kalkar. Yahu arkadaş, git Emniyetin önünde gösteri yap, niye ille de ders yapılan sınıfların önünde yapıyorsun… Bilmem nerede bir olay olur, bir grup öğrenci gelir Üniversitede eylem yapmaya kalkar. Git İskele Meydanında yap, sınavlar yapılırken eylemin sırası mı? Ama siz de ben de biliyorum ki maksat demokrasi değil, dikkatleri çekip ülkeyi karıştırmak, eğitimi öğretimi askıya aldırmak… Bu tam da bir Doğu kafası… 1970lerden hatırlayın, dersleri boykot etmeyi, yani eğitimi durdurmayı demokrasi arayışı sanan cehalettir bu…
Başkana Bak, Başkana
Diğer tarafta Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan öğrencilere fakülte basma izni vermeyen yönetimi ve polisi kınamış…
Neymiş efendim, Çanakkale demokratik bir yermiş, barışın kentiymiş…
Bu yüzden mi ÇOMÜnün bir dekanını Çanakkaleden kovmaya kalktınız?
Bu yüzden mi her fırsatta Üniversiteyi, bir bilim yuvasını her fırsatta kınamaya kalkıyorsunuz?
Herşeyi sen mi biliyorsun başkan? Onca bilim adamı ve bilim kadını senden mi akıl alacak?
2011den beri Üniversitede olaylar durduysa, öğrenciler kardeş kardeş eğitimine bakıyorsa barışın kentine asıl bu yakışmaz mı?
Ayrıca o bilim yuvasındaki insanlar senin ağır cezada yargılanmana bir şey diyor mu? Yolsuzluk iddialarını kınıyor mu? Alamadıkları belediye hizmetleri nedeniyle seni kentten kovmaya kalkıyor mu?
Nedir bu öfke? Neyin gazıdır bu garip tepkiler?
O Fotoğrafta Ülgür Gökhan Fazlaydı
Neymiş efendim demokratik olmayan Üniversite ile yan yana poz veremezmiş… Belki siz farkında değilsiniz ama, siz o fotoğrafta zaten fazladan duruyordunuz… Üniversitede herkes Rektör Hocanın size olan sabrına şaşıp kalıyordu…
Ve son bir soru Ülgür Gökhana, eğer o öğrencilerden birinin başına bir hal gelse bunun sorumlusu siz mi olacaktınız? Çanakkalede bir öğrenci hayatını kaybetse veya yaralansa o çocukların ailelerine Çanakkale Belediye Başkanı olarak bir cümle kurabilecek misiniz?
Herkes Kendi İşine
Demokrasi kaos veya anarşi değildir... Herkes kendi işine bakmalıdır. Sokaklarını çöp, denizlerini kanalizasyon götüren bir kentte belediye başkanı başka kurumların işlerine karışma hakkını kendisinde bulamaz.
Üniversiteye karışan belediye başkanına “önce sen şu yolları yap, önce Çanakkaleye belediyeciliği getir de ondan sonra bilim insanlarının işlerine burnunu sok” derler…
İşin doğrusu, Üniversite düşmanlığı Çanakkalede bir CHP geleneğiydi. Birileri CHPnin değiştiğini sandı… Oysa insanlar ve kurumlar kolay kolay değişmiyor. Aynı tas, aynı hamam…
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

