‘Musluğumuzdan Zehir Akmasın’ İmza Kampanyası
‘Musluğumuzdan Zehir Akmasın’ İmza Kampanyası
Atikhisar Barajı havzasındaki maden projelerine karşı imza kampanyası başlatan çevreciler; siyanür riskine, endemik türlerin yok edilmesine ve anayasal su hakkının ihlaline dikkat çekerek "Dur" çağrısı yaptı.
Çanakkale halkının yaşam kaynağı Atikhisar Barajı ve çevresindeki su havzaları, madencilik faaliyetlerinin kıskacında. "Sarıçay’ı Yeniden Yaşatma" platformu, bölgedeki altın madeni projelerine karşı geniş kapsamlı bir imza kampanyası ve farkındalık hareketi başlattı. Kampanya metninde, içme suyunun kirletilmesinin sadece bir çevre sorunu değil, doğrudan bir halk sağlığı suçu olduğu vurgulandı.
"ALTIN ŞİRKETLERİN KASASINA, ZEHİR HALKIN MUSLUĞUNA"
Platform adına yapılan açıklamada, CVK ve Tümad gibi şirketlerin yürüttüğü projelerin halkın sağlığını tehdit ettiği belirtildi. Siyanür kullanımının içme ve sulama suyu üzerinde yaratacağı geri dönülemez yıkıma dikkat çekilen metinde, "Halkın yaşam süresinden çalınmasına kesinlikle izin verilmemelidir. Şirketlerin kârı uğruna kamu sağlığı feda ediliyor" denildi.
ANAYASAL HAK VE ULUSLARARASI SÖZLEŞMELER HATIRLATILDI
Kampanya kapsamında öne çıkan üç temel madde öner çıkartıldı. Kirliliğin yaratacağı devasa sağlık masraflarının vatandaşın sırtına yükleneceği ifade edildi. Birleşmiş Milletler tarafından tanınan "Güvenli İçme Suyuna Erişim" hakkının ve Anayasa’nın 56. maddesinin çiğnendiği savunuldu. Sadece bu topraklara özgü olan Truva Kardeleni ve Benli Sığır Kuyruğu gibi bitkilerin, uluslararası BERN Sözleşmesi’ne rağmen iş makineleri altında yok edildiği belirtildi.
"HERKESİ KARŞI KOYMAYA ÇAĞIRIYORUZ"
"İçme suyumuz kırmızı çizgimizdir" sloganıyla yola çıkan çevreciler, tüm Çanakkale halkını ve doğaseverleri imza kampanyasına destek vermeye davet etti. Kampanya, su havzalarında madenciliğin tamamen yasaklanması ve mevcut izinlerin iptal edilmesi talebiyle devam ediyor. İmza kampnayasına ulaşmak için TIKLAYIN
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



