Mehmet Daniş Mezunu Olduğu Okulda Gençlerle Buluştu
Mehmet Daniş Mezunu Olduğu Okulda Gençlerle Buluştu
RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, mezunu olduğu Çanakkale Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileriyle bir araya gelerek YouTube'da yayınlanan özel bir röportajda gençlerin sorularını yanıtladı. Öğrencilerin sorularını yanıtlamaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Daniş, gençlerin geçmişi geleceğe taşıyan en kritik insan kaynağı olduğunu vurguladı.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, mezunu olduğu Çanakkale Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileriyle bir araya geldi. YouTube platformunda yayınlanan röportaj kapsamında gençlerin merak ettiği konuları yanıtlayan ve samimi bir sohbet gerçekleştiren Daniş, okul yıllarına duyduğu bağlılığı dile getirdi.
"GENÇLERİMİZ GELECEĞİ TAŞIYAN EN KRİTİK İNSAN KAYNAĞIDIR"
Gerçekleştirilen röportajla ilgili duygularını ve düşüncelerini paylaşan RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, şu ifadeleri kullandı "Mezunu olmaktan büyük gurur duyduğum Çanakkale Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin öğrencileriyle gerçekleştirdiğimiz röportaj, benim için ayrı bir anlam taşıdı. Gençlerimizin sorularını yanıtlamak, merak ettikleri konular üzerine konuşmak ve onların bakış açılarını dinlemek çok kıymetliydi. Cumhurbaşkanımız Sayin Recep Tayyip Erdoğan; 'Gençliğin bir devam ve beka halkası, geçmişi geleceğe taşıyan en kritik insan kaynağı' olduğuna işaret ediyor. Bu misyonla geleceğimiz olan gençlerimizle bir arada olmanın karşılıklı öğrenme açısından çok anlamlı olduğunu düşünüyorum. Emeği geçen sevgili öğrencilerimize ve kıymetli öğretmenlerimize teşekkür ediyor, başarılarının daim olmasını diliyorum."
RTÜK Başkanı Mehmet Daniş’in Çanakkale İmam Hatip Lisesi öğrencileri ile yaptığı röportajın içeriği ise şöyle;
Sunucu: Bugün Çanakkale İmam Hatip Anadolu Lisesi öğrencisi, mezun olan Mehmet Daniş başkanımız aramızda. Onu burada ağırlamaktan çok büyük bir onur ve gurur duyuyoruz. Kendisiyle kısa bir röportajımız olacak, ardından onu ağırlayacağız. Efendim, hoş geldiniz tekrardan. Öncelikle size kitabın ortasından bir soruyla başlamak istiyorum. Şimdi günümüzde gençler sosyal ortamlardan çok dijital platformlarda vakit geçiriyorlar. TikTok, YouTube ve Instagram gibi dijital platformların platformlar RTÜK tarafından nasıl denetleniyor? Bize açıklar mısınız?
Mehmet Daniş: Aslında güzel bir konu. Bizim de sektörel anlamda en büyük problemimiz bu diyebiliriz. Şu an itibariyle, radyo televizyon üst kurulu tabii bizim kurumumuz, son yıllardaki gelişmelerle televizyon radyonun yerini büyük oranda aslında bu dijital platformlar aldı. Ancak bizim kanunumuzda, bizim şu anda yetki alanımıza bu saydığınız platformlar girmemekte tam olarak. Dolayısıyla bunun için yasal bir düzenleme yapılması gerekiyor. Özellikle bunların içerik anlamında denetimi olmaması, toplumuz açısından, gençlerimiz açısından da ciddi bir tehdit oluşturuyor. Bununla ilgili, özellikle meclisin ilgili komisyonlarında ciddi çalışmalar var. Cumhurbaşkanlığımızın ciddi çalışmaları var. Bizim bu konuda bir hazırlığımız var. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte bu platformlar da RTÜK'ün denetim kapsamına, kanunla beraber mecliste yapılacak bir kanun düzenlemesiyle beraber girmesini biz de bekliyoruz. Bu aslında sadece Türkiye'nin değil, aslında dünyadaki hemen hemen bütün ülkelerin de yayıncılık alanındaki en büyük sorunlarından biri.
Sunucu: Efendim, şimdi başka bir soruyla devam ediyoruz. Çanakkale'den geçen çocukluk yıllarınız, aile yapınız karakterinizi şekillendirmede nasıl bir rol oynadı? Ve sizinki, sizi bugünkü liderlik çizgisine taşıyan en erken hatırladığınız dönem hatıralarınız neler?
Mehmet Daniş: Tabii aradan 40 yıldan fazla zaman geçmiş ben İmam Hatip'e başladığım 82 yılında başlamıştım ben. Orta 1'de. Tabii o günlerden bugünlere ülkemizin, devletimizin imkanları çok gelişti. Az önce gittik eski okulumuza. Belki fiziki anlamda, maddi anlamda imkanların dar oldu ama paylaşmanın, birlikteliğin hat safhada olduğu bir dönemdi. Dolayısıyla o günleri hatırladığımda çok sıcak bir ortamımız vardı. Hem öğretmenlerimizle hem öğrenci arkadaşlarımızla, gerçekten bir yuva sıcaklığında, aile sıcaklığındaki ailemizdeki o samimiyetin sıcaklığının okulumuzda da olduğunu görüyorduk ve hala o günkü arkadaşlarımızla, hayatta olanlarla da görüşmeye devam ediyoruz. Tabii o zaman İmam Hatip bize ne kattı? O günkü öğretmenlerimizin bizim üzerimizde çok büyük emekleri oldu. Mesela işte ismini anacak olursak tabii belki şimdiki tam olarak sosyal yapıyı bilemiyorum ama o zaman bizim arkadaşlarımızın yarıdan fazlası köylerden gelen öğrencilerden oluşuyordu. Çanakkale merkez veya ilçelerden de arkadaşlarımız vardı. Tabii o arkadaşlar köylerini bırakıp Çanakkale'ye gelmişlerdi. Bazıları yurtta, bazıları evlerde kalıyordu. Bazıları da günübirlik gidip geliyordu. Öğretmenlerimiz bizimle bir kere aşırı ilgileniyordu. Gerçekten de hepsi özellikle köyden gelen arkadaşlarımız başta olmak üzere, öğretmenlerimizin yanında bir de üst sınıf abilerimiz bizimle çok ciddi ilgileniyordu. Hem derslerimize katkı anlamında, hem spor yaparken, hem diğer ihtiyaçlarımız anlamında bir abilik, kardeşlik ilişkilerimiz de vardı.
Tabii mesela hitabet derslerinin, kompozisyon derslerimizin, münazaraların, sportif faaliyetlerin, kültürel aktivitelerin, tiyatroların bu anlamda çok katkısı olduğunu düşünüyorum. Burada da anmak isterim. Mesela Ramazan İşgüdür hocamızın bize aşılamaya çalıştığı şey "Siz lider olacaksınız, bunu hiç unutmuyorum" yani derslerinde sürekli bunu bize tekrar ederdi ki, işte şimdi bunu görüyoruz. Aslında bize bir ülkemiz adına, milletimiz adına bir ideal aşıllama gayretiymiş. Gerçekten o dönemki sadece eğitimin değil, bu sıcak atmosferin de benim hayatımda çok önemli yer ettiğini düşünüyorum. Daha sonra o kimlik zaten bütün hayatımız boyunca bu ailenin bir üyesi olarak da devam etti. Bunları söyleyebilirim. Gerçekten de o günkü bütün öğretmenlerimize, abilerimize, üst sınıfta bize destek olan abilerimize çok minnettarım.
Sunucu: Teşekkür ederiz cevabınız için. Çanakkale gibi tarihi ve kültürel kökleri derin olan bir şehrin çocuğu olarak siyaset ve bürokraside uzun yıllardır üst düzey görevler yürütüyorsunuz. Anadolu'nun kültürel kodları bugünkü medya politikalarınızı şekillendirirken size nasıl bir perspektif kazandırıyor?
Mehmet Daniş: Önce şunu ifade etmek isterim, tabii Çanakkaleli olmak aslında her zaman böyle olduğumuz ortamlarda siyasette olsun, bürokraside olsun, bir farkındalık oluşturdu. Çünkü Türkiye'de herhangi bir aile yok ki Çanakkale ile bir bağlantısı olmasın geçmişte. 1915 tabii Çanakkale savaşları dendiğinde bir milletin yeniden varoluş mücadelesi ki mesela ben bunu çok önemserim. Şu anki Misak-ı Millî’nin millî sınırlarının dışından da birçok şehidimiz var Çanakkale'de. Dolayısıyla burada bir milletin bağımsızlık adına, geleceği adına ödediği çok ağır bir bedel var. Bir kere bu bizi, Türk milletini, bu coğrafyayı bizi biz yapan en önemli değerlerden bir tanesi.
Dolayısıyla çocukluğumuzdan beri belki bu bilinçle, bu şuurla büyüdüğümüz için herkesin bizde bir emaneti var aslında. Yani bugün Türkiye Cumhuriyeti'ndeki 81 ilin 900'den fazla ilçeden baktığınız zaman hemen hemen hepsinde burada bir şehidimiz var. Dolayısıyla biz bunların hepsiyle bir akrabalık ilişkisi içerisindeyiz. Onlar da öyle hissettiriyor, biz de öyle hissediyoruz. Dolayısıyla Çanakkaleli olmanın, Çanakkale'nin tarihi geçmişinin her zaman üzerimde çok büyük etkisinin olduğunu söyleyebilirim.
Özellikle 2003 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın Çanakkale şehitliklerine olan ilgisi talimata dönüştüğünde, buranın yeniden projelendirilmesi, bir açık hava müzesine dönüşmesi, bir tarihi alana dönüşmesi, o süreçlerin hepsinin içinde olmuş biri olarak söyleyebilirim ki bu sadece Çanakkale için değil, bence bütün Türkiye için, Türk gençliği için, Türk milleti için çok anlamlıydı. İşte bugün de yaklaşık 2 milyon üzerinde ziyaretçi alan bir şehitlik alanımız var, Çanakkale şehitliği var. Dolayısıyla bu bilinç, bu şuur, Çanakkaleli olmak bu vatanın her köşesinden bir şehide ev sahipliği yapan bu toprakların bir çocuğu olmak gerçekten de bana çok büyük katkısı olduğunu söyleyebilirim. Ne diyoruz? Çanakkale Türkiye Cumhuriyeti'nin ön sözüdür. Dolayısıyla Çanakkale'de bu milletin Çanakkale'de ödemiş olduğu bedeli biz hiçbir zaman unutmamalıyız ve bu bilinçle, bu şuurla da görevimiz sıfatımız ne olursa olsun ülkemize, milletimize hizmet etmeye devam etmeliyiz. Bana bu şuuru kazandırdığını düşünüyorum.
Sunucu: Evet cevabınız için teşekkür ederiz başkanım. Şimdi biraz da gelecekten bahsedelim. Türkiye'yi medya üzerinde önümüzdeki 10 yıl içerisinde nasıl görmektesiniz? Ve RTÜK'ün dijital dönüşüm fırtınasında nereye konumlandırmayı planlıyorsunuz?
Mehmet Daniş: Tabii gerçekten son yıllarda artık geleneksel medya dijital karşısında zorlanmaya başladı. Çünkü geleneksel medyanın bir kere maliyeti çok yüksek, sorumluluğu çok yüksek. Bir editoryal denetim var, bir denetim mekanizması var ama dijitalde böyle bir şey yok. Dijital bu işi çok ucuzlattı ve kolaylaştırdı. İlk bakıldığında hani bunun demokratik bir yönünün olduğunu söyleyebilirsiniz belki. İşte bir cep telefonu ve birkaç saniyeyle yayıncı durumuna geçebiliyorsunuz ama bunun bir kontrolü yok.
Ne geldi arkasından? Yapay zeka geldi. Şimdi yapay zekayı da düşündüğümüz zaman algoritmaların da desteğiyle sadece ekran karşısında ve bilinçsizce ekrana bakan bir bireyin, özellikle bir çocuğun veya bir gencin maruz kaldığı zararlı içeriklerin nereye gidebileceğini artık kestirmemiz mümkün değil. Dolayısıyla ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum. Ciddi bir dijital anaforun içinde gençlerimizin kalabileceğini düşünüyorum. Dolayısıyla öncelikle dijital platformlar üzerindeki denetim mekanizmalarının kurulması gerekiyor. Bunun için zaten bizim ülkemizde ciddi çalışmalar, hazırlıklar var. Ve önümüzdeki süreçte de bu adımların atılacağını hepimiz göreceğiz. Ama burada tabii teknolojiden imtina etmek mümkün mü? Teknolojiyi kullanmıyorum demek bunun dışında kalmak mümkün mü? Değil. En etkin mücadele yöntemi aslında bilinçlenme. Mesela biz RTÜK olarak Milli Eğitim Bakanlığıyla medya okuryazarlığı dersleri veriyoruz okullarda, okul aile birliklerinde. Şimdi bunu dijital okuryazarlık olarak da güncelledik. Dolayısıyla bizim bu içerikler karşısında bir bilinç kazanmamız lazım. Çünkü teknoloji o kadar hızlı ve yıkıcı bir şekilde gelişiyor ki siz ne kadar önlem alırsanız alın, ne kadar denetlemeye çalışırsanız çalışın muhakkak bundan kaçış yollarını bulabiliyor aslında. Tabii bunlar uluslararası ve çok büyük sermayeli şirketler ama onun karşısında sadece tüketici olarak kalırsanız, hazırlanan içerikleri sadece izleyen olarak kalırsanız maalesef oluşabilecek telafisi mümkün olmayan zararları hem birey olarak hem de toplum olarak yaşayabiliriz. Bu tehdit bizi bekleyen bence en büyük tehditlerden bir tanesi. Dolayısıyla medya okuryazarlığı, dijital okuryazarlık bence çok önemli. O tabii ki yasal denetimler de yapılmalı, düzenlenmeli. Tüm dijital medya aslında aynı geleneksel medya radyo televizyonda olduğu gibi denetim kapsamında olabilmeli.
Sunucu: Teşekkür ediyoruz sayın vekilim. Kapanış yapalım. Diğer yerden de Evet, değerli başkanımıza aramızda katıldığı için ve bize bu değerli cevapları verdiği için çok teşekkür ediyoruz. Kendisini bir kez daha burada ağırlamaktan gurur duyduk. Teşekkür ederiz.
Mehmet Daniş: Ben çok teşekkür ederim. Ben de size başarılar diliyorum eğitim hayatınızda. Burada olmaktan da çok mutluyum, sağ olun. Teşekkür ederim.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
