"Komşularımızdaki İç Çatışmalara Arabulucu Olmalıyız, Taraf Değil"
"Komşularımızdaki İç Çatışmalara Arabulucu Olmalıyız, Taraf Değil"
Tele 1 kanalında yayınlanan Demokrasi Arenası isimli programda ünlü Televizyoncu Uğur Dündar'ın bu haftaki konukları CHP Genel Başkan Yardımcısı Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek oldu. Türkiye'nin içinde bulunduğu sorunların kaynağında Tek Adam Rejimi olduğunu belirten Erkek, Millet İttifakı olarak çözüm önerilerinin hazır olduğunu açıkladı.
Tele 1 kanalında yayınlanan Demokrasi Arenası isimli programda ünlü Televizyoncu Uğur Dündar'ın bu haftaki konukları CHP Genel Başkan Yardımcısı Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek oldu. Türkiye'nin içinde bulunduğu sorunların kaynağında Tek Adam Rejimi olduğunu belirten Erkek, Millet İttifakı olarak çözüm önerilerinin hazır olduğunu açıkladı.
Emekli Tuğamiral Türker Ertürk ve Tarihçi Sinan Meydan ile birlikte Uğur Dündar'ın Demokrasi Arenası'na konuk olarak katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek; gündeme dair açıklamalarda bulundu.
"1 AY ÖNCE UYARDIK, DİNLEMEDİLER. 33 ŞEHİT VERDİK.."
Programda Moskova Mutabakatı ve görüşmelerini değerlendiren CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, hükümeti ve sarayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun şehitler gelmeden 24 gün önce uyarılarda bulunduğunu hatırlattı. Erkek; "Yurtta barış, dünyada barış. Bu hasret bizim. Bizler ateşkes ilan edilmesini, askerimizin güvence altında olmasını destekliyoruz ve bu her zaman bizi mutlu eder. Yalnız bir şeyi de paylaşmak zorundayım. 27 şubatta 33 askerimizi şehit verdik. Gerekli güvenlik tedbirleri alınmadan, hava desteği sağlanmadan neden o askerlerimizi oraya gönderildiler. 27 Şubatta 33 askerimi şehit verdik ancak tam 23 gün öncesinde 3 Şubat tarihinde Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında İdlib'de derinleşen kriz için öneride bulunmuştu. Rusya ile birlikte İdlib de süreci yeniden değerlendirilmesini, gerekirse Soçi mutabakatının unsurları değişen koşullara uyarlansını hatırlattı; 'Mevcut duruma göre gerekirse yeni bir ateşkes hattı belirlenmeli Türk Askeri de bu hatta göre pozisyon almalıdır.' İşte Moskova'da bu yapıldı. CHP'nin Genel başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu'nu dinleseydi Sayın Erdoğan biz 27 Şubatta 33 askerimizi şehit vermeyecektik. Bizi dinlemiyor, bu ülkenin meclisini dinlemiyor. Ama Moskova'ya gidiyor Putin'i dinliyor. Yine de gelinen nokta olumludur."
"KOMŞULARIMIZDAKİ İÇ ÇATIŞMALARA ARABULUCU OLMALIYIZ, TARAF DEĞİL"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Moskova mutabakatı sonrasında yaptığı açıklamalara değinen CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek; "Sayın Erdoğan 'Şehitler tepesi boş kalmayacak' diyordu, Cami de 'Müslüman, Müslüman'ın kanını dökmeyecek artık' diyor. Biz bunu yıllardır söylüyoruz. Türkiye Cumhuriyetinin Dış politikasının en temel ilkesi neydi? Özellikle komşularımız arasındaki iç çatışmalara, sorunlarda taraf olmamaktır. Bizim vatan toprağımıza saldırı olursa 83 milyon vatandaşımızın her biri şehit olmaya hazırdır, bunda sıkıntımız yok. Ancak kimse Ortadoğu da emperyalistlerin oyuncağı olmamalıdır. Biz arabuluculuk yapmalıyız. Türkiye Cumhuriyeti komşularına arabulucu olur, yangına bir kova su alıp koşturursunuz, bir bidon benzinle koşturmazsınız. Tüm milletimize baş sağlığı diliyoruz. Şehitlerimize rahmet diliyoruz. Annelere babalara sabır, tüm milletimize baş sağlığı diliyoruz. Düğme maalesef en başta yanlış iliklendi ve maalesef yıllardır böyle gidiyor. Haklı uyarılar dikkate alınmadığı için bu acıları yaşıyoruz. Gelin Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatını kuralım diyoruz. Suriye, İran, Irak ve Türkiye egemen güçler olmadan, sorunları kendimiz çözelim diye önerimiz var. Kim kazanıyor? Amerika kazanıyor, İsrail kazanıyor, Rusya kazanıyor. Kim kaybediyor? Türkiye, İran, Irak Suriye kaybediyor. Burada yaşayan halklar, çocuklar, bizlerin çocuklarına olan oluyor. Biz onlara Müslüman kanının dökülmesine aracı olmayın dedik, taraf olmayın dedik, bu yangına benzinle gitmeyin dedik. Çıkmış 'artık Müslüman kanı dökülmeyecek' diyor.
"ÇANAKKALE'Yİ İDLİB İLE KIYASLAMAK; GAFLETTİR, DELALETTİR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İdlib'de verilen şehitler sonrasında yaptığı açıklamada İdlib ile Çanakkale'yi bir tutmasını eleştiren CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek; "Bizi en çok yaralayan Çanakkale Savaşı ile idlib'in kıyaslanması oldu. İdlib bugün vatan toprağı değildir; bugün ülkemize bir saldırı olursa her kim olursa olsun canını seve seve verir. Ama askerimizi biz İdlib'de şehit vermemeliyiz hele böyle ağır ihmallerle. İdlib de şehit vermemiz yüreğimizi yakıyor. Suriye'nin Rusya onayı olmadan böyle bir saldırı yapabilmesi mümkün mü? Orada Putin'e sorulması gereken soruları soramadılar. En acısı ise; egemen devletler arasında tam bir eşitlik olmasına rağmen 'Beni kabul ettiğiniz için teşekkür ediyorum demesi' bizim yüreğimizden bir şeyleri koparttı. Bir Çanakkale Milletvekili olarak da şunu söylemek istiyorum; Türkiye'nin önsözünün yazıldığı Çanakkale gibi kutsal bir vatan toprağını bugünkü İdlib ile kıyaslamak, tam bir gaflet ve delalettir" dedi.
"NEDEN TÜRKİYE ÖZGÜR OLMAYAN ÜLKELER KATEGORİSİNDE?"
Barış Terkoğlu ile birlikte tutuklanan iki gazetecinin durumunu değerlendiren CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek; "Türkiye bugün 'Özgür Olmayan Ülkeler' kategorisinde yer alıyor. Neden ülkemiz 'Özgür Olmayan Ülkeler' kategorisinde? Neden? Basın özgürlüğü yoksa, toplum zaten özgür değildir. O kadar çok korkuyorlar ki; halkın gerçekleri öğrenmesinden, gerçek gazetecilerden, gerçek sorulardan.. Basın yönetenlere hizmet için değil; yönetilenlere hizmet için vardır. Gazetecileri hapsedebilirler ama düşüncelerini, haberlerini hapsedemezler. Bunu göremiyorlar. Türkiye bilinçli olarak kutuplaştırılıyor. Bugün artık güzel ülkemiz öyle bir noktaya geldi ki; otoriter rejimden yana olanlar, demokrasiden yana olanlar. Bugün Türkiye'nin verdiği mücadele, Millet İttifakının verdiği mücadele tam bir demokrasi mücadelesidir. Asıl bu sorunların ağırlaşmasının temelinde yatan sebep de Tek Adam Rejimidir, Saray rejimi. Egemenlik şahsileşti, kuvvetler ayrılığı ortadan kalktı ve maalesef artık hukuk güvenliği kalmadı. Öyle bir sistem yarattılar ki; biz bunu televizyonlarda, kahvelerde meydanlarda her yerde o kadar çok anlattık ki; Cumhurbaşkanı Devletin sigortasıdır. Cumhurbaşkanı devleti ve millet temsil ediyorsa partili olmamalıdır.
"İSTEDİĞİNİ SÖYLÜYOR; CEVAP GELİNCE CUMHURBAŞKANI ŞAPKASI TAKIYOR"
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç ile ilgili durumu değerlendiren Muharrem Erkek; "Cumhurbaşkanı meclis kürsüsünde görevini tarafsızlıkla yerine getireceğine namusu ve şerefi üzerine and içiyor. Şimdi tarafsızlıkla görevini yapacağına yemin eden bir cumhurbaşkanı diğer siyasi partilerin genel başkanlarına hakaret edebilir mi? Hem de çok ağır kelimelerle hakaret ediliyor, siz çirkin kelimelerle bir siyasi parti genel başkanına saldırıyorsunuz. Parti genel başkanı sıfatıyla bunu yapıyor, cevap gelince Cumhurbaşkanı şapkanızı takıyorsunuz. Aslında grup başkanvekilimi Engin Özkoç bir ders verdi; 'bak bunlar doğru değil, bu dil doğru değil, bak aynı dille cevap veriyorum. Bunu bir daha yapma' diyor. Şimdi tarafsızlık yemini edenler çarpıldılar. Tarafsızlık yemininizi tutmazsanız çarpılırsınız. Cumhurbaşkanı gerçekten 83 milyon yurttaşı temsil ediyor, tarafsızsa ve o yemini etmişse tarafsız davranmak zorundadır, parti genel başkanlığını bırakmak zorundadır. Gerçekten milletini ve devletini temsil etmek isteyen bir Cumhurbaşkanı parti genel başkanı olmaz. Bizim kuvvetler ayrılığına ve hukuk devletine ihtiyacımız var. Her şeyi bir kişi belirlediği zaman Türkiye'nin sorunları da ağırlaşıyor. Bugün dış politikada, eğitimde, ekonomide, adalette, toplumsal barışımızın sağlanmasındaki temel sorunlarımızı neden çözemiyoruz? Bu sistemin kendisi bu sorunları büyütüyor. Bu sistem freni patlamış kamyon gibi uçuruma sürüklüyor" dedi.
"DEVLETİN DİNİ; ADALET OLACAK"
Yargı üzerinde çok ağır baskılar olduğunu belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek; "Millet ittifakı olarak biz bu demokrasi mücadelesini verirken ne istiyoruz? Güçlü bir meclis olsun, siyasi güç merkezi gelişmiş ülkelerde meclislerdir, parlamentolardır. Saraylar, külliyeler değildir. Ama şimdi siyasi güç merkezi saray yapılmak isteniyor. Yasama yetkisi ve egemenlik oraya kaydırılmak isteniyor. Onun için bu demokrasi mücadelesi önemli. Güçlü bir meclis olacak, gerçekten güvenilir ve saygın, güçlü ve tarafsız bir yargı olacak. Yargıç güvencesi anayasa da teminat altında olacak. Şeffaflık olacak, adalet olacak. Kanun önünde eşitlik, gelir dağılımında adalet olacak. Devletin dini adalet olacak. Kamu hizmetinde liyakat olacak. Bizim yapacağımız budur, göreceksiniz ilk genel seçimde ve cumhurbaşkanlığı seçiminde otoriter rejimden yana olanlar değil; demokrasiden yana olanlar kazanacak" dedi.
"HANİ EKONOMİMİZ ŞAHA KALKACAK, ŞEHİT CENAZELERİ GELMEYECEKTİ?"
Tek adam rejimi için yapılan referandum öncesinde e sonraki genel seçimlere gidilirken iktidar partisinin sözlerini hatırlatan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek; "16 Nisan 2017 tarihli referandumdan sonra ilk seçim 24 Haziran 2018'de oldu. Ne demişti o zaman iktidar? Dediler ki; 'Bu yetkiyi bize verin. Ekonomi şaha kalkacak, artık şehit gelmeyecek' dediler. Genel seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde 'Bize bu yetki verin bu sistemde artık şehit gelmeyecek' demişlerdi. Ama şehitlerimiz ardı ardına gelmeye devam ediyor. Çünkü bu sistemde demokrasi yok. Bu sistem sorunlarımızı ağırlaştırıyor. Çünkü Tek Adam Rejimleri sorunları çözemez, kaos yaratı ve sorunları büyütür" dedi.
"GÜÇLÜ DEMOKRASİ.. ÜRETİM.. SOSYAL DEVLET.. SÜRDÜREBİLİRLİK"
Ülkeyi yönetmeye hazır olduklarının altını çizen CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek; Millet İttifakı olarak Türkiye'nin tüm sorunlarını çözmek için çözüm önerilerinin hazır olduğunu açıkladı. Erkek; "Bizim bu sorunları çözmek için yapacağımız ilk iş, 4 ayaklı bir stratejimiz var. Millet İttifakı olarak bunu başaracağız. Bu ayakların ilki; Demokrasiyi tesis etmektir. Güçlendirilmiş bir parlamenter sistem, yeni bir anayasa hazırlanacak. Demokrasiyi ve özgürlükleri sağlayamazsak hiç bir şeyi başaramayız. Ağustos 2018'de ekonomik krizin geldiğini söyledik iktidara, tedbir alın dedik. 18 maddelik ekonomik krizi çözecek çalışmaları da verdik ama önemsemediler. İkinci stratejimiz üretimdir. Türkiye üretimden kopartılmıştır. Bunu herkes biliyor. Artık üreteceğiz; tarlada, fabrikalarda üreteceğiz. Üretim derken; yalnızca tarladaki, fabrikadaki üretimi kastetmiyoruz, üniversitelerimiz bilgi üretecekler. Bilimsel ve idari özerklikleri olacak üniversitelerin. Rektör ataması bir kişinin iki dudağı arasında olmayacak. Her konuda çözüm önerilerimiz hazır. Üretmeden hiçbir şeyi başaramayacağız" dedi.
MİLLETİN BEREKETLİ KESESİ VARSA; NEDEN İŞSİZLİKTEN İNTİHAR EDİYORLAR?
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek; Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriyeli göçmenler için söylediği; 40 milyar dolar harcadık. Gerekirse 40 milyar dolar daha harcarız. Çünkü bizim milletimizin bereketli kesesi var" sözlerine atıf yaparak; "Eğer bizim milletimizin gerçekten bereketli kesesi varsa; işsizlikten yoksulluktan bizim insanımız neden intihar ediyor? O zaman neden Aile Sigortasını getirmiyorsunuz? Neden güçlü sosyal devleti devreye sokmuyorsunuz. Bizim milletimizin öyle bereketli bir kesesi yok. Dar gelirli ailelerin evlerine kırmızı et girmiyor. Her üç çocuktan biri eğitim alamıyor, yeterince protein alamıyor. Bu gerçeklerin üzerini hiç kimse örtemez. Bunların sorumlusu da hükümettir" dedi.
"MİLLETİMİZ BUNLARA 31 MARTTA ŞAMARI VURDU AMA ANLAMADILAR.."
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, iktidarın hiçbir şeyden ders almadığını belirterek; "Dördüncü stratejimiz ise sürdürülebilirlik. Bu olamdan hiç bir şey olmaz. Demokrasiyi tesis edersiniz, hukuk devletini tesis edersiniz, üreten bir Türkiye yaratır, güçlü bir sosyal devlet olabilirsiniz. Ancak bunu sürdürülebilir kılamazsanız çok kısa sürede yine her şeyi kaybedersiniz. Türkiye neden her 10-15 yılda bir ekonomik kriz yaşıyor? Çünkü yapısal reformlar yapılamıyor. Sürdürülebilirlik bu açıdan çok önemli. Yeter ki bu demokrasi mücadelesini kararlılıkla sürdürelim. Bizler kararlıyız. Bedeli ne olursa olsun; gerekirse bunu önce bizler ödeyeceğiz. Adaleti, eşitliği, özgürlüğü hep birlikte bu ülkeye getireceğiz. Millet İttifakı olarak bunu hep birlikte başaracağız. Bu mücadele kutsal bir mücadeledir, bu mücadele demokrasi, adalet mücadelesidir. Bunun yapabilecek gücümüz var; bunu 31 Mart seçimlerinde yaptık. 31 martta milletimiz, seçmen ciddi bir ders verdi. O dersi bunlar almadılar. 6 Mayısta İstanbul seçim sonuçlarını iptal ettiler. Seçmenin iradesine darbe vurdular. Seçmen bunun üzerine 23 Haziranda çok daha büyük bir ders verdi. Çok sert bir şamar vurdu. Ama asıl ciddi şamarı önümüzdeki ilk Genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde vuracaklardır. Çünkü yine hiçbir şeyden ders almıyorlar. Devleti yönetenlerin görevi şehit gelmemesini sağlamaktır. Devleti yönetenlerin görevi işsizlikle yoklulukla mücadele etmektir. Adaleti tesis etmektir. Halkın kaynaklarını doğru kullanmaktır. Çünkü tüm kaynakların sahibi halktır. Harcanan her kuruş milletimizin cebinden çıkmıştır. Bugün ülkeyi yönetenler hesap vermiyorlar, şeffaf değiller. Ama biz hesap vereceğiz harcadığımız her kuruşun hesabını halkımıza vereceğiz. Halkın kaynaklarını doğru yönetir, israf etmezseniz bu ağırlaşmış sorunları kısa sürede çözersiniz. Bizim amacımız, gelişmiş, refah içerisinde barışça yaşayan bir Türkiye yaratmaktır. Bunu da hep birlikte başaracağız" dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
